Giriş Kayıt
Yorumlar (7)
default avatar
(178) -
son zamanlarda psikopat yaşlı filmlerine de sık rastlanır oldu mesela : https://www.imdb.com/title/tt13560574/ daha aklımagelmeyen bi kaç film daha var onun dışında bu süprizi dışında vasat bir film
5


avatar
(8103) -
Tek mekan, az oyuncu ile kapalı ortam gerilimi... Oyunculuklar kötü, insanı gereceğim derken irrite eden sahneleri çok! Zorlama salaklıklar, sinir eden sakarlıklar... Çok uzatmadan beğenmedim, gerek yok bence ama tabi yine de siz bilirsiniz derim.


avatar
(1162) -
“The Owners”, senaryosunu da, baba – oğul Hermann ve Yves Huppen’in “Une Nuit de pleine lune / Game over” (2011) isimli çizgi romanından, bire bir sadık kalmadan uyarlayarak Mathieu Gompel ve Geoff Cox’un işbirliği ile beraberce yazan Julius Berg’in yönetmen koltuğunda oturduğu ilk uzun metrajlı sinema filmi…

Aslında gerek filmin kendisinin gerekse de senaryoya esas alınan eserin adı, hikâyede “ters köşe” bir durumun olduğunu yahut da olabileceğini “ima ediyor gibi” ama biz yine de bir bakalım acaba neler yaşanacak bu düşük bütçeli tek mekân filminde…

Terry (Andrew Ellis), Nathan(Ian Kenny) ve Gaz (Jake Curran) isimli üç kafadar, Terry’nin annesi Jean’ın (Stacha Hicks) haftada bir temizliğe gittiği Huggins’lerin evindeki kasayı soymaya karar vermişlerdir…

Bunun içinde Dr. Richard Huggins’in (Sylvester McCoy) karısı Ellen (Rita Tushingham) ile birlikte dışarıda bir restoranda yemek üzere evden çıkıp gitmelerini beklemeye başlamışlardır, eve hâkim kuytu bir köşede…

Zira Doktor, Terry’nin annesinden edindiği bilgiye göre, Cuma günlerine özel olarak bu işi yıllardır rutin bir alışkanlık haline getirmiştir…

Tam ellerinde dürbün soyacakları evi gözetlerlerken, içinde oturdukları otomobilin sahibi ve aynı zamanda da Nathan’ın sevgilisi olan Mary’de (Maisie Williams) gelerek “şıp” diye konuya dâhil oluverir…

Derken, Huggins çifti araçlarına atlayarak evden ayrılırlar…

Ki, bu da bir anlamda, üçlü çetenin eve girme vaktinin geldiğini göstermektedir…

Zaten çok fazla zorlanmadan, öyle de yaparlar…

Girişten itibaren müthiş bir “Vandalizm” örneği sergileyen Gaz, neredeyse evde önüne çıkan her şeyi kırıp dökmekte, yoksul bir ailenin çocuğu olması yüzünden “eziklik” hisseden ve zenginleri soymayı kendine doğal bir “hak” olarak görüp öyle kabul eden Nathan’da, onun bu serseriliklerine ayak uydurmaya çalışmaktadır…

Ancak onların gerçek hedefleri, içi tıka basa para dolu olduğunu düşündükleri çelik kasadır ve evin içinde köşe bucak onu aralar…

Nihayet bulurlar da…

Fakat bu kasa, onların kolaylıkla açabilecekleri türden değildir ve şifre gerektirmektedir…

O yüzden de, korkutarak kolaylıkla ikna ederek kasanın şifresini alabileceklerini zannettikleri yaşlı karı kocayı beklemeye karar verirler…

Bu arada, Nathan’a aralarındaki ilişkiden hamile olduğunu itiraf eden Mary’de, her ne kadar isteksiz olsa da evin içine girmiştir…

Ve çok geçmeden beklenen an da gelir:

Yemek paydosları sona eren ve döner dönmez “kapıda derdest edilen” Huggins’ler de eve varmışlardır artık…

Filmin bundan sonrasında, zengin olma hayalleri kuran “dörtlü” ile kasayı açtırmamayı kendilerine şiar edinmiş olan “ev sahibi (The Owner) çift” arasında önce psikolojik ardında da oldukça kanlı bir ölüm kalım savaşı başlayacaktır…

Bu arada unutmadan, bu altı kişiden birinin delibozuk bir psikopat, ikisinin de tedavisi bile mümkün olmayan manyaklar olduğunu söyleyelim…

Ve:

O nedenle de yorumumuza son noktayı koymadan sizlere, her an için beklenmedik sürprizlere ve tahmini asla mümkün olmayan “şok” bir finale hazırlıklı olun diyoruz…

Bakın bakalım kim veya kimler “Game over” olacak, oyuncularının da yeterince tatmin edici bir performans sergiledikleri bu gerilim filminde…

Belki, yine klasik bir laf olacak ancak diğer yorumlarımızda olduğu gibi “spoiler vermeden” yazılmayanları yazmaya, anlatılmayanları anlatmaya, söylenilmeyenleri söylemeye çalıştığımız bu son derece özgün satırlar, filme ilişkin aydınlatıcı tespitler toplamımız olsun…

Sinema sanatına yaraşır; “emek ve bilgi verilerek” yazılmış bir başka kapsamlı yorumda yeniden buluşmak üzere kendi değerlendirme sistemimiz içinde “Geçer” kategorisine dâhil ederek puan olarak da 6 verdiğimiz bu film için önerimiz de, olumsuz puan ve yorumlara aldırmadan “bir şans da siz verebilirsiniz” şeklinde olacak…

Keyifli seyirler,

Son bir not:
Bizce, “Only two things infinite, the universe and human stupidty, and I’m not sure about the former / Sadece iki şey sonsuzdur, evren ve insanın ahmaklığı ve ilki hakkında emin değilim” diyen Albert Einstein'ın tüm insanlığa yönelik "evrensel" uyarısı hatta önemli bir çığlığı çerçevesinde tasarlanarak kurgulanmış olan bu filmi kesinlikle kaçırmayın...
6


avatar
(1818) -
Rezalet.

Hem oyunculuk hem senaryo hem de her şey çok kötü olan bir film. İngilizlerin yaptığı çoğu şey gibi bu da başarıdan uzak bir yapım. Maisie Williams da gerçekten ne kadar kötü bir oyuncuymuşu görüyoruz bu yapımda. Korku ve gerilim anlamında neredeyse bir şey yok. Öylesine çekilmiş beleş bir yapım. Aklı sıra gizem falan koymuşlar filme. Akıcı da değil izlenilir de. Yani korku filmlerinin neredeyse hepsini izlemiş biri olarak bu yapım gerçekten aşırı başarısız. Baştan sona kadar bildiğiniz ne varsa siz daha iyisini çekerdiniz bu filmi diyebiliyorum arkadaşlar. O derece anlamsız bir film. Zamanınıza yazık.

İzleme.
Saygılar
3


avatar
(6002) -
'' Desperatess '' isimli yorumcu arkadaşın dediği gibi sırf Maisie Williams için izledim. Daha önce benzerlerini izlediğimiz olan bu filmde bir grup genç boş bir evde soygunu gerçekleştirmek isterler.Sonrası evin sahibi olan yaşlı çift evlerine dönünce grubun planları altüst olur.Evet çok beklenti olmadan film kendisini izlettiriyor ve devamı gelecekmiş gibi bitti sanıyorum.Bu arada Terry'e acayip sinir oldum bunu da yazmadan geçemeyeceğim...
6


avatar
(147) -
Bence film iyi akıcı ve sıkmıyor yani izlenebilir.sadece muallakta bırakılmış bazı noktalar var.4,7 puan düşük kalmış ...bence 6,5 eder..
7


avatar
(101) -
1- Benim gibi yeter ki gerilim olsun diyenler mutlaka izleyeceklerdir. Bu bağlamda yazacaklarım gerilim severleri filmi izlemekten alıkoymayacaktır.
2- İMDB puanını görünce o kadar kötü olamaz diye düşünmüştüm; o kadar kötüymüş.
3- Söylemesem olmaz; Sen git Game of Thrones'da ak gezenlerin kralını öldür, şu filmde iki psikopat yaşlıyla uğraşmaya çabala. Maisie William'n Game of Thrones'da Arya Stark rolündne sonra şu filmde oynaması inanılır gibi değil.
4- Filmde toplamda 7 kişi var. Bu sorun değil; az kişiyle çok başarılı gerilim filmleri de çekildi ki, yakın dönemdeki örneği Alone'dur (2020). Ama bu film açısından değerlendirdiğimizde oyunculuk, senaryo, karakterler, inandırıcılık nereden tutsan elinde kalıyor.
5- Filmin konusu, yaşlı bir çiftin evini soymak isteyen bir grup genç ve sonrasında yaşadıkları. Her şey kötü mü olur; evet kötü olur...

Sözü bağlayalım; iflah olmaz korku/ gerilim severler kötü bir film örneği olarak filmi zaten izleyeceklerdir. Bir grup Games of Thrones sevenleri de filmi Maisie Williams için izleyeceklerdir. Diğerlerine tavsiyem, elinizin altında hiçbir şey yoksa, sevdiğiniz bir filmi açın, tekrar izleyin. Aman bulaşmayın.

Notum: 4/10...

*** Filmin altyazısını çeviren "Bozgn" a çok teşekkürler. İyi bir alt yazı çevirisi olmuş. Film kötü olsa da altyazılı izleme imkanı yarattığı için teşekkür borcumuz baki...


‹ Önceki 1 Sonraki ›
Türkçe Altyazı © 2007 - 2024