Giriş Kayıt

Kutsal Geyiğin Ölümü (2017) Yorumlar


The Killing of a Sacred Deer

En çok beğenilen yorumlar
avatar
(3924) -
The Lobster filmi izlediyseniz, sizi neyin beklediğini az çok tahmin edersiniz. Karakterler seri katil gibi, konuşmaları, davranışları... İzlemesi sinir bozucu ama bir yandan da ilgi çekici... Yönetmen ve senaristlerin tarzını bilerek kendiniz karar vermelisiniz, tavsiye edilecek bir film değil.


default avatar
(8) -
Çok iyiydi be, psikolojik film sevenler hayran olacaktır.
9


default avatar
(7) -
Temel bir değerlendirme yapacak olursak son zamanlarda yapılan ve beğenilen çoğu filmde olduğu gibi bu filmde de zayıf bir hikaye var. Bu ve buna benzeyen diğer filmlerin beğenilmesi yönetmenlerinin kendine has bir üslubu ve çekim tekniğinin olması diye düşünüyorum.Gerçekten de filmi izlerken gerilmenin yanında farklı bir filmi izliyor olduğunuz duygusu kendini fazlasıyla hissettiriyor. Bu tarz filmlerin gerekli olduğu ve farklı bir tadı olduğunu düşünmemle birlikte, son zamanlarda çoğu yönetmenin bir başrol oyuncusu gibi filmin her sahnesinde kendini hissettirmesi,hikayenin ikinci planda olması gibi durumların geçici olduğu ve sürdürülebilir olmadığı kanaatindeyim.


Yorumlar (41)
default avatar
(13) -
izlediğim en iyi psikolojik gerilim filmlerinden birisi , bunda Barry Keoghan ın payı büyük yani filmi seyrederken öyle bir geriyor ki adamı, ağzına bir tane patlatasınız geliyor tavsiye olunur ama öyle kan kesme biçme aramayın


default avatar
(7) -
Yok yunan miti yok gönderme semboller vsvs..
Yahu buna benzer ve çok daha kaliteli mother filmi var.O harikaydı ve çok garip bir filmdi mesela.
Sanattan bahseden sinefiller falan okuyorum burada sizi ama aç bir spoiler orada yaz olayın ne olduğunu.Neden imtina ediyorsunuz.

Sürprizbozan: Göster


Arkadaşlar şuna emin olun beş para etmez filmlere “çok iyiydi kanka egektler falan süperdi” diyen elemanlarla bu sinefiller amcaoğulları olduğuna yemin edebilirim.herkes kafasını yaşıyor.

Not:görüntü yönetmeni ve oyuncular çok iyi iş çıkarmış.Ama oyunculuklar gıcık olmuş.Bunun nedeni maşum YUNAN MİTİ.


avatar
(551) -
“The Killing of a Sacred Deer”, hikâyesini antik Yunan tragedyalarından “Iphigenia in Aulis” den esinlenerek Efthymis Filippou ile birlikte yazan Yorgos Lanthimos’un yönetmen koltuğunda oturduğu çarpıcı bir psikolojik drama…

Dünya prömiyerini aday olduğu “Palme d'Or / Altın Palmiye” ödülü (o yıl bu ödülü “The Square” -2017 alırken, Yorgos Lanthimos En İyi Senaryo ödülüyle yetinmek zorunda kalmıştı) için yarıştığı 2017 Cannes Film Festivalinde yapan ve 20 Ekim 2017 tarininde de vizyona giren filmin, 7.1/10 (69.982 oy) ve 3.3/5 (9.256 oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 7.6/10 (239 yorum) ve 73/100 (45 yorum) olan Rotten Tomatoes ve Metacritics yorum ortalamaları oldukça etkileyici…

Ancak, sadece 6,1 milyon dolarlık bir gişe yapmış olması da fazlasıyla düşündürücü…

Bu çelişkinin nedenlerini anlayabilmek için, her zamanki gibi önceliği yine oyuncu kadrosuna vermek suretiyle gelin filmimize biraz daha yakından bakalım…

Lafı çok uzatmadan hemen söyleyeyim… Filmin, Colin Farrell, Nicole Kidman, Barry Keoghan, Raffey Cassidy ve Sunny Suljic’li kadrosu oldukça iyi… Bunlardan, (daha önce Lanthimos’un “The Lobster” (2015) filminde de oynamış olan) Colin Farrell ile Nicole Kidman, bütün sinemaseverlerin zaten çok yakından tanıdığı oldukça deneyimli ve popüler isimler… Ancak eminim Barry Keoghan ve güzelliği ile kısa sürede yeni bir Emma Watson vakasına dönüşeceğini düşündüğüm Raffey Cassidy’de bundan sonra kendilerinden sıkça söz edilen isimler arasına girecekler… Şahsen ben, kendilerinde bu ışığı gördüm…

Teknik kadroya baktığımızda ise, Yorgos Lanthimos’un film için hayati öneme sahip iki önemli görev olan görüntü yönetmenliği ve editörlük koltuklarına, daha önce “Kynodontas” (2009) ve “The Lobster” (2015) da da birlikte çalıştığı, Thimios Bakatakis ile Yorgos Mavropsaridis’i oturttuğunu görüyoruz… Bütün bunlara birde, başta Sofiya Gubaydulina’nın besteleri olmak üzere filmin çarpıcı müzikleri de eklenince, 121 dakikalık bir kurgu da olması gereken akıcılık ve teknik kaliteye, tereyağından kıl çeker gibi hiç zorlanılmadan ulaşılmış…

Antik Yunan tragedyalarından “Iphigenia in Aulis” den esinlenilerek yazılan filmin hikâyesi bazılarınca anlaşılmaz bulunmuş olabilir… Bunun için önerim, Euripides’in Türkçe baskısı İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkmış olan “İphigenia Aulis'te” isimli eserini okumaları olacak…

Tamamen konu dışı ama filmde dikkatimi çeken bir diğer husus, 12 yaşındaki Sunny Suljic hariç (o da muhtemelen gelebilecek tepkilerden çekindikleri için olsa gerek) başroldeki bütün oyuncuların sürekli sigara içiyor olması… Bu da aslında bize, uluslararası tütün kartellerinin sponsor olarak film endüstrisi üzerinde ne kadar önemli bir etkiye sahip olduklarını gösteriyor…

Şahsen ben, gelecekte de bu türden iyi işlere imza atmaya devam edeceğini umduğum Yorgos Lanthimos’un bu filmini de çok beğendim… Umarım sizlerde bu filmi sever ve aynı beğeni ile izlersiniz…

Keyifli seyirler…
7


default avatar
(166) -
Film 2 saat sürüyor. 2 saat boyunca hiç sıkılmadan kaçırdığım altyazıları geri alarak seyrettim. Gizemi sonuna kadar koruyor. Konu işlenişi mükemmel. Tek eksiği; Neden var. Ama nasıl olduğunu anlatmıyor. Bir karabüyü var ama bu nasıl olmuş, bunu kim yapmış? O yüzden filmin tek eksiği konuyu tam olarak anlatamıyor olması. girişi fazlasıyla uzun tutup nasıl olduğunu aktaramamış. Yine de hiç sıkılmadan izlettiği için 8 puan verdim. Kara büyü ile ilgili gizemli filmler sevenler için harika. Bun izleyince Drag me to hell geldi aklıma benim nedense.
8


avatar
(20) -
Film ağır ilerliyor fakat merak duygusu uyandırdığı için kendisine izlettiriyor. Ben beğendim ve de tavsiye ederim.
8


avatar
(345) -
Film tam bana göreydi. Puanına aldanmamak lazım. Bu tarz psikolojik,yapaylığın önde olduğu, garip filmleri sevenlere göre bir film. Farklı, bu yüzden insan garipsiyor, sevmeyedebiliyor. Ama önyargıyla yaklaşmadan garipsemeden izleyin. Ben normalde puanına baktıktan sonra bir önyargıya kapılıyorum, ama bu film o önyargıyı doğrudan mahvetti. Yönetmenin her zamanki tarzı bu. Yapay filmleri çekmeye bayılıyor. Farklı bir dünya sunuyor bizlere, kendi kuralları olan bizim dünyamızdan farklı bir dünya. İşte bu yüzden yapaylık var. Yapaylık bu dünyanın bir kuralı. Ve bunu inanılmaz iyi yedirmiş. Tek kelimeyle mükemmel. Bunu severseniz Lobster i kaçırmayın derim.
9


avatar
(455) -
bazı yerleri havada bırakmasaydı çok iyi film olurdu aslında
7


default avatar
(701) -
Lobster ı çok beğenmiş biri olarak kötü yorumlara kulağımı tıkayarak izledim.Gayette güzel ilerliyordu ama bir kaç sahne hariç olayın derinliğini bulabilecek en önemli noktaları ıskalamışlar gibi .Aslında bizi biraz daha sıkmasını psikolojimizle oynamasını beklerken ...Film bitti. İphigenia teması varmış filmin içinde.Evet var ama o da ıska geçiyor.Başka yerlerde o kadar harcadı ki zamanı en önemli seçim kısmı hakkını vererek doldurulamadı.Üzüldüm doğrusu
5


avatar
(364) -
The Lobster'dan çok daha iyi bir film olmuş. Metaforik filmleri izlemeyi sevmeyenlerin nefret edeceği bir film.

Film hakkında (senaryo) söylenecek çok şey var ama beni en etkileyen şey oyuncuların performanslarıydı. Gerçekten inanılmaz iş çıkartmışlar. Senaryo çok vurucu ama oyuncuların performansları sayesinde film başka bir boyuta taşınmış.

Genel olarak hristiyanlığa göndermeler içeren bir film olmasına rağmen zaman zaman hem ironik hem de sarkastik olmayı başarmış. Filmin genelinde çok büyük bir gerilim ve psikolojik baskı olmasına rağmen birkaç sahnede güldüm.

Hem izlemesi ama aynı ölçüde izlemeyi bırakması zor filmlerden biri. Bu yönetmeni sevenlerin bayılacağı bir film.
8


avatar
(33) -
Klişe bir gerilim ve senorya bekleyenler izlemesin. Farklı ve derin manalar içeren bir filmdi benim için.
7


avatar
(18) -
Her ne kadar bir yunan mitolojisinden baz alınma bir senaryoya sahip olsa da, bence yönetmen özellikle hristiyanlık ritüellerine bir eleştirisi olduğuna inandığım bir film çekmiş. Her dinin kendinden öncekilerden hikayeler çalarak geldiğini göstermek istemiş olabilir özellikle.
Çünkü;
Sürprizbozan: Göster

Bir çok kişinin aklını bulandırmak ve suratına bir şaplak atmak isteyen bu film, pek anlaşılmadığı aşikar. Bence beğenenlerde sadece beyninin bu kadar zorlanmasını sevmiş izlenimi yaratıyor. Bu bağlamda filminde çok iyi bir gerilim kara mizah hissiyatı var, bundan kaynaklı olabilir sevenler içinde.

Son olarak Cannes bu filmi anlamış ki EN İYİ SENARYO ödülünü vermiş. O yüzden izlerken kendinizi günaha içine bırakıp yaratana sığınmanızda fayda var.
9


default avatar
(24) -
Filmi yeni izledim.Son dönemlerde izlediğim en enteresan filmlerden biriydi.Film ağır ilerleyen,izleyiciye psikolojik gerilim sağlayan bir film.Ancak bu tarz filmlere ilgisi olanlar filmin sonuna kadar katlanabilir.Açıkcası benim hoşuma gitti,sadece filmin sonunu pek beğenmedim.Onunda dışında gayet iyiydi....
7


default avatar
(55) -
Gayet güzel bir film izlenebilir düzeyde sıkıcı diyenlere bakmayın bazı filmler ağır olur ama etkisi fazla olur...
7


default avatar
(228) -
Ne kadar ağır, sıkıcı bir drama... Kutsal geyiğe ne oldu bu arada ? Tamamen zaman kaybı bir o kadar da berbat bir film. kaybettiğim zamana acıyorum. Çok kötü. 1/10
1


default avatar
(32) -
Bu yönetmenin filmlerini yakından takip etmeye çalışıyorum. her filmini izlemedim tabi ama izlediklerim kadarıyla şunu söyleyebilirim. Anarşist ruhlu olabilir her filminde hazmedilmesi zor bir konuyu işlemesine de itirazım yok. Ancak bu kadar sıkıcı bunaltıcı depresif ele olmak zorunda mı? Haneke Trier de arıza yönetmenler ama en azından filmlerinde belli belirsiz bir seyir zevki mevcut.Sanırım hayata küsmüş her an intihar edecekmiş te film yaparak bu intiharı biraz geciktiriyor gibi geldi bana.. Filmlerinde Din Devlet Aile Toplum ne varsa hepsine saldırmayı marifet bilen bu arkadaşı çok ta tanımanıza gerek yok bence.
6


default avatar
(6) -
izlemesi çok zor ama müthiş bir film. her sahnesini neredeyse gözümü bile kırpmadan izledim film bittiğinde kendime gelmem baya bir zaman aldı Gülücük film metaforlar üzerine kurulu olduğu için sakin kafayla izlemenizi tavsiye ederim.
10


default avatar
(2) -
Pek çok film izlememe rağmen bu filmden keyif alamadım. Sebepleri çok fazla. Birkaç tanesini yazayım. 1-filmin müzikleri berbat, sanki yok gibi. 2-filmin doğru dürüst bir mantığı yok, konusu ve kurgusu saçma. 3-oyuncular sanki zoraki oynatılmış filmde. Bana sorarsanız bu filmi izlemeniz için hiçbir sebep görmüyorum. 2 saatimi verdim, lakin beklediğim kalitede bir film izleyemedim. Nicole kidman ve colin farrell gibi oyuncular böyle mantıksız ve saçma bir filmde oynatılmamalıydı bence.
1


default avatar
(74) -
Ne,Neden,Nasıl diyip,Finalde ne oldu şimdi diyebileceğiniz bir film....
6


default avatar
(159) -
Aman boşuna Kidman ve Farrell var diye aldanıp izleme hatasına düşmeyin. Ancak bu türün meraklıları hoşlanacaktır.
2


default avatar
(1) -
Meraklısına güzel bir film olabilir. şahsi görüşüm zaman kaybı. Mantık hataları dolu. Iyi kurgulanmamış
Sürprizbozan: Göster
1


‹ Önceki 1 2 Sonraki ›
The Killing of a Sacred Deer
Dizi Altyazıları
True Detective (3,046) The Flash (2,303) Vikings (2,291) Star Trek: Discovery (2,002) Shameless (1,700) Project Blue Book (1,617) Inside No. 9 (1,418) Gotham (1,415) This Is Us (1,377) The Big Bang Theory (1,245)
Yakında
Türkçe Altyazı © 2007 - 2019