Giriş Kayıt
En çok beğenilen yorumlar
default avatar
(49) -
Lanthimos sen nasıl bir anda bu kulvara geçtin yahu?
Kubrick mi olacaksın başımıza nedir? 1975 Barry Lyndon esintileri taşısa da The Favourite, dev ötesi dev bir bütçe, inanılmaz makyaj, kostüm, çekim tekniği, nükteler... absürtlükler... dekor... ile başka, çok başka bir film olmuş.

Gönül, senaryoyu da sen yaz, yine bizi gerim gerim ger isterdi ama olmuş. Bence yine olmuş.
Evet, hiç beklemediğimiz bir yerden gelmiş bu kez sorular, çok da hazırlıksız yakalandık ama ben büyük keyif aldım. Bipolar kraliçeden de bir Lanthimos klasiği olan finalden de.

Dizi olarak çekilse 10 15 bölüm olabilecek bir konuyu 2 saate sığdırması ise bence ayrı bir başarıydı.
Yoksa eleştirilerde okuduğumuz gibi derdinin politik unsurları derinleştirmek olduğunu düşünmüyorum.

Belki kendisiyle ilgili beklentimiz çok yüksek olduğu için metin yavan gelmiş olabilir ancak bu sadece ayarsız beklentimizden kaynaklanıyor, yoksa açıkta kalan bir taraf yok.

Oyunculuklar ise kelimenin tam anlamıyla kusursuzdu.
9


avatar
(180) -
17. Filmekimi Festivali'nden Kısa Kısa 5: The Favourite (Sarayın Gözdesi)

Yorgos Lanthimos, şu anda çalışan en özgün ve kaliteli yönetmenlerden birisi. Her ne kadar onun yeni filmi The Favourite, önceki filmleri kadar güçlü olmasa da, prodüksiyon dizaynı ve Stone-Weisz-Coleman üçlüsünün inanılmaz performansları sayesinde akıllara kazınıyor. Bilet kuyruğunda 75 dakika boyunca beklediğime değdiğini söyleyebilirim. The Favourite, sanki Barry Lyndon'un 21. yüzyıl seyircisi için güncellenmiş bir versiyonu gibi, sadece bu seferki hikaye elinde bulunan bütün klişeleri elinin tersiyle itiyor. Gerek "iyi karakter" olarak göremeyeceğimiz başrolleri ve alışılmışın dışındaki atmosferiyle The Favourite, izlemesi son derece keyifli, sürükleyici bir film. Olivia Coleman, bu yılın en iyi performanslarından birisini sergilemiş, Emma Stone ise kariyerinin açık ara en cesur ve en iyi performansını sergilemiş. Her ne kadar filmin büyük çoğunluğu zirvede olup finali biraz zayıf bir etki bıraksa da, genel itibariyle çok iyi bir film olmuş. Sakın kaçırmayın.
9


default avatar
(169) -
Bu senenin çokça ismi anılan ve de fazlaca pohpohlanan içi boş bir diğer yapımı. Konu tırt olunca gerisi lafı güzaf oluyor.. Uzatmayım. Vaktinizi bu tırt filmle öldürmeyin kardeşim...


Yorumlar (25)
default avatar
(342) -
Oscara aday gösterilmesi kafamda bazı şüpeler uyandırdı örneğin oscara aday gösterilecek başka bir film olmaması veya daha kaliteli filmler çevrilmediği kanatindeyim. Eğer oscar adayı olmasaydı filmi yarıda bırakabilirdim.Sıkıcı bir o kadarda dağınık bir film izlemek sabır istiyor ginede siz bilirsiniz.
5


avatar
(455) -
her dönemde saray ve ahalisi nelerden zevk alacağını şaşırmış olsa gerek ki halk her zaman ezilen kısımda kalan metaforu alttan sinsice işlenmiş filmde.. kullanılan kamera filme artı katmış.. kostüm tasarımları da iyiydi.. konu bilindik ve sıradan da olsa işleme tarzı iyiydi.. herkese hitap etmeyen yer yer sıkıcı bulunmaya namzet bir film olsa da izlenebilir kategorisinde
6


avatar
(551) -
Hikâyesini Deborah Davis ve Tony McNamara’nın yazdığı “The Favourite”, Yunanlı sinemacı Yorgos Lanthimos’un yönetmen koltuğunda oturduğu kurgusal (fiction) bir drama…

Prömiyeri, 30 Ağustos 2018’de Yorgos Lanthimos’un Büyük Jüri Özel Ödülü ile Olivia Colman’ın Volpi Cup En İyi Kadın Oyuncu Ödülünü kazandığı Venedik Film Festivalinde yapılan ve 21 Aralık 2018’de vizyona giren film, 10 kategoride Academy ödülüne aday olmanın yanı sıra şu ana kadar 1 Golden Globes ile 7 BAFTA dâhil toplam 134 ödülü hanesine yazdırmış durumda…

15 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilen ve 17 Şubat 2019 tarihi itibarıyla da 76.7 milyon dolarlık bir gişe rakamına ulaşmış olan bu filmin, 7.8/10 (59.051 oy) ve 3.4/5 (4.458 oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 8.5/10 (341 yorum) ve 90/100 (53 yorum) olan Rotten Tomatoes ve “Mutlaka İzlenmeli” etiketine de sahip olan Metacritic yorum ortalamaları son derece etkileyici…

Yine de gelin isterseniz bu son derece şatafatlı filmi, her zamanki gibi önceliği oyuncu kadrosuna vermek suretiyle birde biz inceleyerek yorumlayalım ve ardından da puanlamaya çalışalım…

Ancak, artık neredeyse yorumlarımızda geleneksel bir özellik haline geldiği üzere ayrıntılı incelemeye geçmeden önce yine filme ilişkin ilk tespitimizi paylaşalım:

Karşımızdaki, eğer rakipleri arasında “BlacKkKlansman” (2018), “Roma” (2018), “Vice” (2018) ve “Zimna wojna /Cold War”(2018) gibi filmler bulunmasaydı, aday olduğu 10 Academy ödülünü de hiç zorlanmadan alabilecek niteliklere sahip olan bir film…

Fakat doğrusunu söylemek gerekirse, saydığımız bu rakiplerden ilk ikisi yani “BlacKkKlansman” (2018) ve “Roma” (2018), bana göre 2018 yılının en iyilerinden oldukları için en az “The Favourite” kadar aday oldukları kategorilerde Academy ödülü almayı hak eden filmlerden…

Diğer iki rakip yani “Vice” (2018) ve “Zimna wojna /Cold War”(2018) un ise 24 Şubat 2019 akşamı sırf siyasi nedenlerle en az birer Oscar heykelciği kapmalarına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor…

Neden mi?

Zira bunlardan ilki, Başkan George W. Bush’un yardımcısı (Vice – President) Dick Cheney’e (ve tabii aslında Amerika’nın saldırgan emperyalist politikalarına) övgüler düzerken diğeri de, masum bir aşk hikâyesi görünümü altında soğuk savaş dönemi Amerikan filmlerinde olduğu gibi çok sıkı bir antikomünizm propagandası yapıyor… Dolayısıyla, eminim Academy ödülleri jürisi de, görevini yapacak ve bu iki filmi de elleri boş, boyunları bükük bir şekilde evlerine göndermeyecektir… Ki özellikle “Zimna wojna /Cold War”(2018) un bu durumuna ilişkin öngörümü, daha henüz yarışacak ilk beşin dahi belli olmadığı (bu filmin) 05 Kasım 2018 tarihli yorumumda yazmıştım…

Hal böyle olunca da “The Favourite” e yarıştığı 10 kategoriden geriye, Olivia Colman’a verilmesinin kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu düşündüğüm “En İyi Kadın Oyuncu” ödülü ile yine benim plase olarak gördüğüm “Kostüm Tasarım” ve “Prodüksiyon Tasarım” ödülleri kalıyor… Ama dediğim gibi, aslında yarıştığı 10 kategoride de ödülü sonuna kadar hak ettiği için çok daha farklı sürprizlerle de karşılaşabiliriz…

Academy ödülü ağırlıklı bunca sözden sonra birazda Olivia Colman, Emma Stone ve Rachel Weisz’in performansları üzerine konuşmak gerekiyor… Ki aslında onu da lafı fazla uzatmadan, eğer Emma Stone ve Rachel Weisz’in de Olivia Colman gibi daha önceden alınmış Oscar heykelcikleri olmasaydı, bu kez kesin alırlardı şeklinde bağlayabiliriz…

Filmde, üzerine konuşmazsam kesinlikle rahat etmeyeceğim üç konu daha var:

Bir, hikâyesi…

Gördüğüm kadarıyla pek çok kişi anlatılanları gerçek sanmış… Hâlbuki Lanthimos bu konuda, “Filmdeki bazı şeyler doğruydu çoğu değildi” diyerek olaya son noktayı koymuş… Yani nihayetinde bu filmde anlatılan şey İngiltere tarihi değil… O, sadece tarihten esinlenilerek yapılan ve seyri göze hoş gelen bir kurgu…

İki, Robbie Ryan…

Bence bu adam, filmdeki kamera kullanma tarzı ile Görüntü Yönetmeni kategorisindeki Academy ödülünü Alfonso Cuarón ile birlikte en fazla hak eden isimlerden biri…

Üç, müzikleri…

Saray entrikalarıyla süslü olaylar gözümüzün önünden akıp giderken, W.F. ve J.S. Bach, Handel, Purcell, Vivaldi, Schubert ve Schumann diye uzayıp giden barok ve klasik dönem ustalarının tınılarıyla Elton John’un ilk albümü “Empty Sky” (1969) da yer alan "Skyline Pigeon" un kulaklarımızın pasını silmesi inanılmaz bir duyguydu…

Sonuç olarak, Yorgos Lanthimos’u büyük yönetmenler klasmanına terfi ettiren bu film için puanım 7, önerim ise “mutlaka izlenmeli” şeklinde olacak…

Keyifli seyirler…
7


default avatar
(1) -
10. dakikada başlayıp 3 dakika süren 2 notalı iğrenç müzik, hayatımda ilk defa bir filmin sesini kapatmak zorunda bıraktı beni. o bakımdan bende bir izi var. neyse ki en iyi müzik dalında adaylığı yok.
müzikleri kadar karakterlerden de tiksinmemi sağladığını itiraf etmeliyim. kendini izlettiren başarılı bir yapım. en az 4 oscar alacağı kesin.
8


avatar
(3924) -
Büyük ve büyük olmaya aday oyuncularla zengin kadrosu, saray, saray içi, dışı ve dönem kıyafetleriyle görselliği ve göz alıcı güzelliği, politik entrikaları, kendine has komedisi, sarayiçi çekişmeleri... Büyük önyargıyla, kesin çok sıkıcıdır diyerek başladığım ve her dakika beni kendine çeken bir yapım oldu. Şiddetle tavsiye ederim. İyi seyirler olsun.


avatar
(138) -
Oyunculukları çok başarılı olan tuhaf bir film.Deli hasta bir kraliçenin etrafında olup güç mevki için savaşan iki hırslı erkeklerden tehlikeli iki kadın.Zaten dönemin erkekleri makyajları giysileriyle soytarıdan farksız.Film herkese göre değil.Olivia Colman iyi ancak ödülleri toplayacak kadar değil. Rachel Weisz 47 yaşında hala çok güzel çekici ve karizmatik.Emma Stone dönem kostümleriyle en seksi görünümünde.
6


default avatar
(60) -
Köy yanarken, or... saçını tararmış... Kraliçe Anne'nin ve eşcinsel metresleri Sarah ile Abigail'in içinde oldukları çarpık durumu en iyi bu cümle açıklıyor.

Sürprizbozan: Göster


Bizden önce başkaları vardı. Onları çizdiler ve biz geldik. Sandık ki; bu hep sürecek. Bizden öncekiler de öyle sanıyordu çünkü. Sonra günü geldi, bizi de çizdiler. Ve gelenler sandı ki; bu hep böyle sürecek. Ta ki diğer başkaları gelene kadar.

#AcademyAwards'a (#OscarAwards) 10 dalda aday olan bu yapımın yönetmeni son demlerde kendi tarzını oluşturmaya başlamış olan Yunanlı #YorgosLanthimos. Yönetmenin imzası filmin her karesinde hissediliyor zaten. Hali hazırda bütçesi büyük olan bütün dönem filmleri gibi kostümler, makyaj ve dekor çok başarılı. Bunun yanı sıra balık gözü tekniği ile yapılmış olan çekimler ekstra bir mistisizm katmış filme. Başrolü paylaşan 3 aktristin oyunculuğu da takdire şayan. Diyaloglar fazla hızlı ama... Altyazıyı sindirmeniz biraz zor oluyor seyir sırasında.

Histerik denebilecek seviyede rahatsız olan bir Kraliçe'nin iki lezbiyen ilişkisi özelinde giden senaryonun, aşağı yukarı tamamı sarayın içinde geçiyor. Haliyle İngilizlerin bahçe düzenlemesi, iç mekan mimarisi ve sanat seviciliği propagandası yiyoruz filmi izlerken. Ah şu İngilizler... Refah seviyesi arttıkça eğlence anlayışının ne kadar ilkelleştiğine (Ördek yarışları, çıplak insanlara meyve atmak vb.) şahit olurken bir yandan da bizim kültürümüzdeki Hanedan-Teba ilişkisi ile Kuzey Avrupa'daki Hanedan-Teba ilişkisinin farkını da görüyoruz. O dönemde bizde olsa adamın kellesini götürecek davranışlar, çok da normal karşılanıyor Kıt'a Avrupa'sında. Kraliçe'ye akıl vermeler, posta koymalar falan... #iyiSeyirler.


default avatar
(31) -
Klasik ısmarlama Oscar filmi. Yalnız bu film için bu yönetmen uygun bir seçim mi olmuş bilemedim. Başka ellerde daha başka olabilirmiş. Ben yönetmenin tarzına ve diğer filmlerine ısınamadığımdan bunu da zevkle izlediğimi söyleyemem. Bence filmin yıldızı Rachel Weisz. Duygu geçişlerini çok iyi yansıtmış. Emma Stone rolünde biraz sırıtıyor gibi geldi bana.
Sürprizbozan: Göster


avatar
(1284) -
10 Dalda Oscar'a aday gösterilince izlemek şart oldu diyerek izledim ve çok beğendim. Tek mekanda geçen durağan bir film ama oyunculuklar gerçekten çok başarılı. Lanthimos yapmış yine yapacağını, filmin çarpıcı bir konusu var. Olivia Colman ve Emma Stone müthiş oynamışlar. Dekor, kostüm ve müzik kullanımı da çok başarılıydı. Bafta ödüllerini de kazanan bu filmi mutlaka izleyin derim.
7


default avatar
(20) -
18. yüzyıl İngiltere'sinde geçen bir saray eleştirisi. Lanthimos'un filmografisinde yeni bir başyapıt bana göre. Kostüm, dekor, mekanlar, müzikler ve oyunculuklar.. Hepsi kusursuz. Aldığı adaylıkların en az 3-4 tanesini kazanacağını düşünüyorum.
9


default avatar
(87) -
Herkeze hitap etmeyen filmlerden sarayda iki kadının sıkıcıcı hikayesi kostümler hariç ben beğenmedim aşırı sıkıldım atlatrak bitirdim
5


avatar
(10) -
Lobster'la keşfedip, Kutsal Geyiğin ölümüyle sevmeye doyamadığımız Yorgos Lanthimos, bu defa farklı birşeylerle karşımızda. Seyrederken başka alemlere daldığım, başka sonlar, dallanmalar düşündüğüm doğrudur ama belki yaratmak istediği etki de böyle birşeydi? En iyi film oscarı için şans tanımıyorum ama yönetmenin fanları muhakkak izlesin derim.
7


default avatar
(58) -
Ucube bir kraliçe ile, onu avucunun içine almak için lezbiyen ilişki dahil her şeyi yapan iki kadınının sevimsiz hikayesi. Seyrettik ve sildik.
3


avatar
(215) -
Filmde iktidar hırsı olan bir kadını, en iyisini ben bilirim ukalalığında olan bir kadını ve evlat acısından delirmiş kadını görüyoruz.

Kadınların erkeklere nazaran daha değişik bir tarzları var. Gücü de acizliği de işine geldiği şekilde kullanmasını çok biliyorlar. Zaten burada da bu anlatılıyor.

Bu parodinin üzerine düşündükçe yeni yeni fikirler çıkıyor; fakat neden bilmem oyuncuların performansı dışında hiç sevemedim filmi.


avatar
(155) -
sıkılarak izledim elbette oyunculuk performansı fena değildi ancak hikaye de hiç bir şey yok en iyi kostüm ödülünü belki alır
4


default avatar
(169) -
Bu senenin çokça ismi anılan ve de fazlaca pohpohlanan içi boş bir diğer yapımı. Konu tırt olunca gerisi lafı güzaf oluyor.. Uzatmayım. Vaktinizi bu tırt filmle öldürmeyin kardeşim...


avatar
(1029) -
Yorgos lanthimos'un daha önce yaptığı filmlerin hiç birisini beğenmemiştim ve bir daha bu yönetmenin filmlerini örneğin (Dogtooth)'dan sonra izlememe kararı almıştım ama bu filmide medyada çok bahsedildiğinden merak ettiğim için izledim ama öyle abartıldığı kadar ciddi bir şey yine göremedim. Konusuda 18. Yüzyılda geçen akıl sağlığı yerinde olmayan hasta İngiltere Kraliçesi Anne’in gözdesi olabilmek için birbirleriyle rekabete girmiş iki kadının hırsı ve ayrıca İngilizlerin ne salakça zevkleri varmış dedirten örneğin ördek yarıştırmak veya çıplak adama portakal fırlatmak gibi aptalca şeylere açıkcası çok çok beğendiğimi söyleyemeyeciğim.Balık gözü çekimler,köstümler ve o dönem güzel yasıtılmış ayrıca iyiki Emma Stone ve Rachel Weisz varmış onların hatırına filmi bitirdim..
5


default avatar
(20) -
Iyi yonetmen, iyi oyuncular, muhteseme yakin donem kurgusu. Izlenecek bir film olmakla birlikte cok da begendim diyemem. Bu yuzden oscar alir sanirim.


avatar
(71) -
ne mutlu bu başyapıtı çeken yönetmene, ne mutlu bu başyapıta tanık olanlara. çağladım, coştum sinemanın yeni tanrısı yorgos lanthimos'a hem hayran oldum hem deliler gibi kıskandım bu yaşta nasıl bu kadar büyük işlere imza atıyor diye. bilmiyorum uzun zamandır bu denli bir sinemasal sarhoşluk yaşamamıştım. çok yaşa yorgos, ışığın sinema sanatını parlatıyor ve büyütüyor. tüyler diken diken.
10


default avatar
(141) -
Dün akşam benim yaşıt arkadaşlarla çok mutlu bir gece geçirdik. Önce Green Book'u seyrettik. Daha
sonra The Favourite. Keyfimizi düşünebiliyormusunuz. Aldığı ödülleri ve puanını hak eden bir flim.
Kadın oyuncuların performansları mükemmel ötesi.İnşallah böyle flimlerin arkası kesilmez.


‹ Önceki 1 2 Sonraki ›
Dizi Altyazıları
True Detective (3,046) The Flash (2,303) Vikings (2,291) Star Trek: Discovery (2,002) Shameless (1,700) Project Blue Book (1,617) Inside No. 9 (1,418) Gotham (1,415) This Is Us (1,377) The Big Bang Theory (1,245)
Yakında
Türkçe Altyazı © 2007 - 2019