Giriş Kayıt
Yorumlar (12)
default avatar
(5) -
Valla ben bir şey anlamadım,anlayan varsa anlatsın lütfen...5/10 veriyorum o da bilim-kurgu olmasının hatrına...yoksa tamamen vakit kaybı.
5


default avatar
(31) -
Olumsuz yorumlara aldırmayın. Muhtemelen bunu bir film gibi izleyen arkadaşların düşüncesi bu yönde. Oysa bu film izlenesi değil, okunası, düşünülesi bir film.

Bilişim felsefesi, yapay zeka, simülasyon argümanı, turing testi vb. birçok konu ile ilgili bir film. Düşünebilenler için gayet başarılı. Yapay zeka ne kadar ileri gidebilir? Bu soru için bile izlenir.
8


default avatar
(352) -
“2036 Origin Unknown”, hikâyesini de yazan Hasraf 'Haz' Dulull’un yönetmen koltuğunda oturduğu ikinci uzun metrajlı sinema filmi…

Kısaca hikâyesi, 2036 yılında, 2030 yılındaki ölümlü bir Mars uçuşunu araştırmakla görevlendirilen Mackenzie 'Mack' Wilson (Katee Sackhoff) ile yapay zekâ sistemi ARTI’nın (seslendiren Steven Cree), bu araştırma sürecinde yaşadıkları olaylar olarak özetlenebilecek filme ilişkin, 8 Haziran 2018 tarihinde vizyona girmiş olmasına rağmen 4.2/10 (2.241 oy) luk IMDB ve 3/5 (248 oy) luk Rotten Tomatoes izleyici puanları dışında çokta dişe dokunur bir yorum mevcut değil… Olanlarında zaten neredeyse büyük çoğunluğu son derece negatif…

Peki, bütün bu olumsuzluklara ve 94 dakikalık süresine rağmen beni bu filmi izlemeye iten temel etken ne oldu?

Hemen söyleyeyim… Hasraf Dulull’un sanal efekt teknisyenliği ile başlayan sinema geçmişi, bu bir… Film için bir araya getirdiği teknik ekibin yapısı, bu da iki olsun… Ve nihayet üçüncü olarak da, özellikle de oldukça düşük bir bütçeyle çekildiği her halinden belli olan filmin, sanal efektlerinin yönetimini de yine bizzat kendisinin üstlenmiş olması… Yani bir anlamda, bilim kurguya ve sanal efekt teknolojisine olan özel ilgi ve merak diyelim biz buna…

O halde, lafı daha fazla uzatmadan, her zaman olduğu gibi önceliği yine oyuncu kadrosuna vermek suretiyle filmimize biraz daha yakından bakalım…

Bakalım da, bu film için 94 dakika boyunca ekran başında oturmaya değer miymiş daha iyi anlayalım…

İsterseniz önce kısaca, Katee Sackhoff’un performansına bir değinelim… Sterling Brooks karakterini canlandıran Ray Fearon’ın birkaç sahnelik canlı katkısı ile kız kardeşi Lena Sullivan’ı oynayan Julie Cox’un bilgisayar ekranındaki görüntüleri dışında, Katee Sackhoff’un tam 94 dakika boyunca, kapalı tek bir mekânda ve dişçi koltuklarındaki aydınlatma aparatlarını anımsatan ARTI isimli yapay zekâlı bir robotla konuşmak suretiyle, aynen tek kişilik tiyatro oyunlarında olduğu gibi tek başına sahne aldığını görüyoruz… Doğrusunu isterseniz, ilk kez Mike Flanagan’ın “Oculus” (2013) un daki Marie Russell karakterinde ciddi şekilde dikkatimi çekmiş olan Katee Sackhoff’u bu filmde de oldukça başarılı bulduğumu söylemeliyim…

Yapay zekâlı robot ARTI için de birkaç laf etmek gerekirse… Her ne kadar hepsinin atası büyük usta Stanley Kubrick’in HAL 9000’i olsa da, 2018 yılında yapılan filmlerdeki yapay zekâ karakterleri arasında Gary Oldman’ın seslendirdiği Tau karakterini (“Tau” – 2018) tek geçerim… O, biraz insansı duygularla da harmanlanmak suretiyle sanki daha bir zekice kurgulanmıştı…

Filmin teknik ekip kısmına gelince…

Açık mekân ve drone çekimlerinde adı, artık bir marka olan (“Bohemian Rhapsody” – 2018’deki konser çekimleri de ona ait) Adam Sculthorp’un görüntü yönetmeni, “Mystic River” (2003), “Million Dollar Baby” (2004), “Letters from Iwo Jima” (2006) ve “Gran Torino” (2008) gibi Clint Eastwood filmlerinin müziklerini de yapan Michael Stevens’ın filmin müziklerinin bestecisi ve benzer işleri “Children of Men” (2006) ve “Gravity” (2013) de de yapan Jon Bunker’ın prodüksiyon tasarımcısı olarak seçilmelerinin sadece sıradan bir tesadüf olduğunu düşünmek son derece büyük bir saflık olur…

Bütün bunlara ek olarak; Hasraf Dulull, elindeki kısıtlı bütçe olanakları dâhilinde sanal efektlerdeki bütün maharetlerini de sergileyince, belki aksiyon ve korku – gerilim tarzı bilim kurgu meraklılarını değil ama felsefi mesajlar içeren bilim kurgu meraklılarını tatmin edebilecek tarzda bir film çıkmış ortaya…

Sonuç olarak; kişisel önerim, eğer türün meraklısıysanız olumsuz yorumların hiç birine aldırmadan filmi dikkatli bir şekilde izlemeniz şeklinde olacak…

Keyifli seyirler…
6


avatar
 kurdele (679) -
Büyük umutlarla başladığım dakikalar ilerledikçe sıkıldığım daha sonraları da izleme zevkimin kaçtığı bir filmdir.Aslında güzel başlayıp sonraları tek bir yerde ve bir kişiyle bitmesiyle benim için zaman kaybı olmasının dışına çıkamadı ayrıca kızın top oynamasına da sinir oldum.Filmin tek olumlu yönü Mars gezegeni görüntüleri güzeldi.Film daha çok bilim kurgu sevenlerin ilgisini çekebilir uzak durmakta fayda var....
4


avatar
(88) -
bilimkurgu sevenler, tek mekan yapımlarından hoşlananlar şans verebilirler, gidişat başka filmleri anımsatsa da o kadar da kötü değil yani yoklukta gideri var.
6


avatar
(118) -
İlginç bir film, çok şey söylemek isterken, nutku tutulup hiç bir şey söyleyememiş platonik aşık gibi..
6


default avatar
(31) -
filmin tek ilgi çekici yanı bayan oyuncu Katee Sackhoff veazda olsa uzay görselleri başka kayda deger bişi yok. vasatı geçememiş malesef.


avatar
(105) -
Stanley Kubric'in yönettiği "2001 space odyssey" filminin talihsiz çakması farklı bakış açısı (HAL' kastediyorum) Bilim kurgu hayranları seyrederken zevk alabilirler nede olsa uzun bir aradan sonra eski bir tanıdık yüz görecekler...
5


default avatar
(26) -
Hollywood beni şaşırtmayı sürdürüyor... Birkaç sayfalık bir öyküden koca bir film senaryosu ilk kez yaratılmıyor elbette. Ancak elinizdeki öykü böylesine sıradansa, hele de 'tek kişilik' bir gösteriyse; oraya albenisi olan 'çok iyi' bir oyuncu gerekir. Bu filmi omuzlarına yükledikleri Katee Sackhoff adlı 'şey', Battlestar Galactica dizisindekinden bile yapmacık oyunuyla, bir Hollywood filmini lisenin yıl sonu müsameresi düzeyine indirmeyi başarıyor.
Bilimkurgu tutkunları bu yapmacık oyuna kafayı takmadan izleyebilirler, başkaları uzak dursun derim.
3

Cevaplar (3)
avatar
(434) -
İngiliz yapımı olarak görünüyor ama?


2
| Bildir
default avatar
(26) -
İyi yakalamışsınız. Kültür Emperyalizmi kafalarımızı işte bu derecede yönlendiriyor: her filmi Hollywood çekermiş gibi koşullanıyoruz. Neyse, yorumumdaki 'Hollywood'ları atıp yerlerine 'İngiliz Sineması' adını koyabilirsiniz, özünde değişen bir şey olmaz.
3


1
| Bildir
default avatar
(28) -
Ezbere sözlerini kültür emperyalizmine yormamalısın bence.


2
| Bildir


‹ Önceki 1 Sonraki ›
Türkçe Altyazı © 2007 - 2018