Giriş Kayıt
En Karanlık Saat (2017) - Darkest Hour
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [1 Mesaj] « Önceki konuSonraki konu »
Yazar Mesaj
g.c.
Sinefil Grubu


Kayıt: 22.12.2008
İletiler: 2542
Şehir: Magnesia
Yaş: 34 İkizler


Özel mesaj gönder
 En Karanlık Saat (2017) - Darkest Hour

En Karanlık Saat (2017) - Darkest Hour

2 Oscar ödüllü (En İyi Erkek Oyuncu - En İyi Makyaj & Saç Tasarımı) / 39 farklı ödül ve 63 adaylık.

resim


4 Mart Oscar Ödül töreninden hemen önce Ülkemizde vizyona giren, Winston Churchill’in biyografisinden bir kesit olarak sunulan Darkest Hour’un isim seçime dikkat çekerek başlamak istiyorum. En Karanlık Saat olarak çevrilen deyim; tarihi olay ve tarihe yön veren kişilerin yaşantılarında ki en kritik dönemeç olarak tanımlanmakta. Tam da bu nokta da temelinde Winston Churchill’in hayatında verdiği en kritik kararlardan birini konu alan yapım için daha uygun bir isim düşünülemezdi. Yapımcıya takdir bizden.
Amerikan ve İngiliz ortak yapımı tarihi bir filme sadece film olarak bakmak ne kadar doğru bilemiyorum ancak bir süre filme odaklanıp-yorumlamaya çalışacağım.

"Başarı nihai değildir; başarısızlık da ölümcül değildir. Önemli olan devam etme cesaretini gösterebilmektir." W. Churchill

Filmin en başarılı iki noktası Oscar jürisi tarafından zaten ödüllendirildi. Neden bu film değil de şu film almadı denilebilecek alternatif bile çıkartamadım iki dalda. Muazzam bir başrol performansı söz konusu. Gary Oldman filmin kesinlikle dinamosu görevinde. Benzer şekilde Gary Oldman’ı rolü ile bu şekilde bütünleyen kusursuz makyajı kesinlikle oskarlık. Akademiye de en azından bu iki tercihi için kutlamak gerek.

Senaryonun ele alınışı yönünden benim filmle ilgili sıkıntılarım oldu. Konu tarihi olaylardan uyarlama olunca kendi tarihini istedikleri şekilde kendi yazan adamların verdikleri mesajlar bende karşılık bulmadı. Sinemasal açıdan dört bin kişilik tümeni, Dunkirk’te bulunan askerler için feda etme sahnesi ile metro sahnesi her ne kadar başarılı gibi gösterilse de ben gülmeme engel olamadım. İngiltere tarihinin en kritik kararı bu şekilde alındı öyle mi? Hadi canım sizde!

Film boyunca kullanılan karanlık çekimler, filmin geneline hâkim olan umutsuzluk ve buhranı yansıtmada büyük görev üstlenmiş. Ancak bence bu karanlık ortam çekimleri aşırıya kaçmış, bir noktadan sonra insanı boğuyor. Müziklerde de benzer durum söz konusu özellikle son yarım saatte müzikten ziyade ses efekti vari bir uğultu yükseliyor da yükseliyor. Tansiyon ve gerilimi vermesi açısından ben başarılı bulamadım.

Dunkirk gibi bir film ile peşi sıra vizyona girmesi İngilizlerin kendini aklama/anlatma çabası olarak nitelendirilebilir ki zamansal tesadüfe ben tesadüf olarak bakmıyorum. İki film aynı konuyu ele alıyorken bir filmde sivil donanmanın Dunkirk’e ulaşması filmin tavan noktası iken diğer filmde doğru dürüst sahne bile konulmaması bence iki filmin en başında birbirini tamamlayacak şekilde tasarlandığının en bariz örneği. Yoksa tarihte yer eden sivil donanma ile dört yüz bin kişilik sıkışıp kalmış orduyu kurtarma operasyonunu Winston Churchill’ın biyografisinde bu şekilde oldu bittiye getirilerek yansıtılmazdı beyazperdede.

resim


Gelelim Winston Churchill’e; saptırılmış tarihten ve beyazperdeden uzaklaşınca söz konusu devlet adamı bizleri pek sevdiği söylenemez. Nasıl sevsin! Adamın kariyerini Çanakkale Destanı ile yerle bir etmişiz Gülücük Avam kamarasında "Savaş hukukuna göre zehirli gaz kullanmak yasaktır; biliyorum. Amma zehirli gazı insanlara karşı kullanmak yasaktır! Türkler Müslüman'dır. Dolayısıyla da insan sayılmaz hiçbiri! Yani, Türklere karşı rahatça zehirli gaz kullanabiliriz!" dediği rivayet edilmektedir. Bu rivayet olarak kalsa da resmi belgelerde Churchill’ın Türklere kazığı olarak geçen olaysa şudur; 2 adet zırhlı gemisi siparişimizi, 28 Temmuz 1914 tarihinde bedelinin büyük bir kısmı ödenmiş olmasına rağmen, bakiye 650.000 lirası bankada bloke edilen ve el konulan zırhlı gemileri teslim almaya Rauf Orbay başkanlığında giden ekip eli boş dönmüş, zırhlı gemilere el konulduğu 3 Ağustos 1914 tarihinde bizzat Churchill tarafından açıklanmıştır. Ee haliyle, 7,4 IMDB puanına sahip film Ülkemizde 6-6,5 puandan öteye geçememiştir.

Bense genel itibari ile vasat bir film izledim kanısındayım, puanımda 5,5-6 bareminde ancak Gary Oldman’ın muazzam oyunculuğu ve makyaj başarısından ötürü bir puan daha ilave ediyorum. Sinemaseverlerin izleyeceğine pişman olmayacakları ancak yüksek beklentiyle izlenmeyecek bir biyografi olarak nitelendirmek mümkün. İzleyip
izlememek tamamen size kalmış.

İletiTarih: 08 Mart 2018 16:43
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [1 Mesaj] « Önceki konuSonraki konu »
Forum Seçin:  

Türkçe Altyazı © 2007 - 2018