Giriş Kayıt
A Patch of Blue / Sevgili Arkadaşım - 1965
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 6 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Yazar Mesaj
serdardemirkiran kurdele
Klasik Sinema
Sinefil Grubu


Kayıt: 09.04.2017
İletiler: 115
Şehir: Ankara


Özel mesaj gönder
 A Patch of Blue / Sevgili Arkadaşım - 1965

resim
A Patch of Blue
1965
A Patch of Blue
Dram / Romantik105 dk

Yönetmen: Guy Green
8.0 (6,316 Oy)


"Bir arkadaşa sahip olmak harika bir şey. Şu andan itibaren benim favori sözcüğüm bu olacak”.

Avustralyalı yazar Elizabeth Kata’nın 1961 de yazmış olduğu “Be Ready with Bells and Drums” adlı kitabından yönetmen Guy Green tarafından sinemaya uyarlandı. Shelley Winters, en iyi yardımcı kadın oyuncu Oscar’ı kazanırken, film dörtte Oscar adaylığı elde etti, bunlar En iyi kadın oyuncu/E. Hartman (ödülü Julie Christie/Darling kazanmıştı), en iyi sanat yönetimi ve set dekorasyonu, en iyi görüntü yönetmenliği/Robert Burks, en iyi müzik/ Jerry Goldsmith
resim
Amerika’da beyazların, zencilerin elde ettikleri hakları kabul edemedikleri bir dönemde beyaz kör bir kız ile ona yardım etmek isteyen zenci bir erkeğin ilişkisini anlatmak gerçekten kolay değildi. Bu tür filmlerin öncüsü sayılan birbirlerine zincirle bağlı biri beyaz diğeri zenci iki mahkumu anlatan 1958 yapımı Stanley Kramer filmi “Kader Bağlayınca/The Defiant Ones” tan bahsetmemek olmaz. Bu tür filmler, Amerika’nın ırk ayrımcılığındaki katı tutumunu değiştirmesinde rol oynayan etkenlerden. ”A Patch Of Blue” yu diğer filmlerden ayıran özelliği de çok ince bir zeka ürünü oluşu, direk bir tepki yerine iki farklı karakteri öylesine ortak bir duyguda bir araya getiriyor ki, bu naif ve kırılgan anlatımdan etkilenmemek mümkün değil. Yönetmen Guy Green kör bir kızı anlattığı için filmde sesi ön planda tutmuş, Selina gibi görmüyor olsanız, gözünüz kapalı olsa dahi bu özellik filmi anlamanızı mümkün kılıyor. Ve yönetmen duygu sömürüsüne gitmeden, ikili arasındaki ilişkilerdeki mesafeyi hep koruyarak filmin başarısında çok büyük rol oynuyor.
resim
Yönetmen Green'in kimsenin tanımadığı Elizabeth Hartman’ı bu role seçerken de ne kadar haklı olduğunu sizler filmi izleyince hak vereceksiniz. Bu film onun en iyi filmi,71 yapımı “The Beguiled/Kadın Affetmez” de öne çıkan filmlerinden sayılabilir. Sonraları maalesef sıradan filmlerde kaldı. 1943 doğumlu yıldız, geçirdiği bunalım sonrası 1987 de 44 yaşında, evinde beşinci kattan atlayarak intihar etmişti.
resim
Selina (E.Hartman) fahişelik yapan annesi Rose-Ann (S.Winters) ve ayık gezmeyen büyük babası Ole Pa (W.Ford) ile izbe bir evde yaşayan kör bir kızdır. Geçmişte evde yaşanan bir kavgada annesinin attığı asit şişesi duvara çarpıp gözlerine gelmiş ve kör olmuştur. Böyle bir olaya sebep olmasına rağmen anne Rose-Ann, kızına karşı son derece katıdır. Evin gelirine katkı olsun diye boncuk dizmektedir. Hiç arkadaşı yoktur, tüm ev işleri ona yaptırılıyor, okula gönderilmemiş, nadiren evden ayrılıyor, o da sıkıcı ve boğucu ev ortamından uzaklaşıp parkta boncuk dizmek için bu onun yaşantısındaki tek değişikliktir. Ama evden parka gitmek için birilerinin yardımına muhtaçtır. Ya kendisine boncuk getiren kişiyi ya da büyükbabasını razı etmesi gerekmektedir, onu parka bırakmaları için. Sabahtan akşama kadar parkta kalan Selina, akşam büyükbabası Ole Pa’nın gelmesini beklemektedir. Bir gün parkta Gordon Ralfe (S.Poitier) adlı bir adamla tanışıyor ve hayatına bir anlam katılıyor. Gordon zencidir ama bu Selina için bir şey ifade etmemektedir. Yan yana yürürken etraflarındaki kişilerin rahatsız edici bakışları da. Ve ona o kadar içten dostça yaklaşır ki, Selina hayatında hiç görmediği bu dostça yaklaşım için her gün parka gitmek ister. O onun tek arkadaşıdır. Selina fiziksel anlamda kördür, yönetmen burada dış görünüşe dair kişilerde oluşan yargıların bir hastalık boyutunda önyargı oluşturduğunu gösteriyor. Selina’nın kör olması, Gordon’u tanımasına engel olmamakta, gözünüz görmediğinde herkesin eşit olduğu adeta bizlere ispatlanıyor. Farklı renk, ön yargı gibi. Irk ayrımının ne kadar anlamsız olduğuna ayna tutuyor. Bunu gidermek için herkesin kör olmasına gerek yok tabi ki, insanların içlerindeki manevi körlüğün giderilmesi gerekiyor. Filmde gören insanların hiç önemsemedikleri işlerin, kör biri için ne kadar önemli ve mutluluk verici olduğunun altı çok güzel çiziliyor. Annesinin bile kendisine öğretmediği, Gordon’un Selina’ya gösterdiği telefon etme, trafik ışıklarındaki butona basma, markette alışveriş yapmak gibi işlerin, gözleri görmeyen biri için ne büyük bir mutluluk kaynağı olduğu bizlere çok güzel bir biçimde sunuluyor. Gordon, Selina’yı tanıdıkça onu yaşadığı hayattan kurtarmanın yollarını aramaya başlar. Ancak bu hiç te kolay olmayacaktır.
resim
Film çok duygusal repliklere de sahip.
Ben seni almaya geç kalabilirim, karanlık basar” diyen büyükbabasına Selina’nın;
Hepsi bu mu? Karanlık benim için anlamsız. Ben hep karanlıktayım” deyişi.
Gordon’un parkta Selina ile tanışırken “Boncuk dizmekte bir ortağa ihtiyacın var” diyerek lafa girişi, Gordon’un evinde yemek yerlerken Selina’nın
Gerçekten çok lezzetli”,
“Beğenmene sevindim, özel bir şey değil”,
“Belki de paylaştığımız içindir. Yemek ve konuşmak çok müthiş
” demesi.
Gordon’a kardeşinin tartıştıkları esnada söylediği;
Bu senin yöntemin değil. Gerçekler her zaman gerçektir. Yarım doğru diye bir şey yoktur” ve “Ormanı görebildiğinden emin ol, ağaçlar buna engel olmasın” sözleri gibi.
Bu ırk ayrımına karşı çıkan tutumuyla, sinemanın en güzel örneklerinden birisi olan bu duygusal filmi tüm sinemaseverlere öneririm. İzleyin, beğeneceksiniz…
[/justify]

İletiTarih: 12 Eylül 2017 23:22
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
aydin1972



Kayıt: 22.05.2013
İletiler: 837
Şehir: istanbul
Yaş: 46 Terazi


Özel mesaj gönder
Klavyenize sağlık Serdar bey,
Çok uzun bir süre önce izlemiştim.. Film hakkında enteresan bir bilgi daha Sidney poitier ile Elizabeth hartman ın öpüşme sahneleri sinemalarda yayınlanmamış, ancak DVD sine bu sahneler orjinal haliyle piyasaya sürülmüştür. Guy Green ise o yıllarda renkli çekebilecekken inatla siyah beyaz olacak bu film demişti

İncelemelerinizi takip ediyorum, keşke bende bu şekilde uzun uzun anlatabilsem. Film izlerken gösterdiğim sabrı özet, inceleme yazarken ne yazık ki gösteremiyorum Gülücük
Saygılar

İletiTarih: 13 Eylül 2017 01:43
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
R3hab
Cinema mondiale
Editör


Kayıt: 01.01.2013
İletiler: 1843
Şehir: Tomorrowland
Yaş: 22 Boğa


twitter E-Posta gönder Özel mesaj gönder
Ellerine sağlık Serdar abi, yine muhteşem bir yazı. İnceleme için teşekkürler... Saygılar

İletiTarih: 13 Eylül 2017 13:33
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
kuzeydebiryer



Kayıt: 23.08.2008
İletiler: 10726
Şehir: Düş Toprakları
Yaş: 40 Koç


Özel mesaj gönder
Bu film benim için özeldir. sevgili çevirmenimiz BitterMoon çeviri isteğime geri dönüş yapmış ve bu güzel filmi bizlere usta çevirisi ile kazandırmıştı. şimdi nerede bilmiyorum ama bir merhabasını duymak isterdim. çok değerli bir insan.

İnceleme için ellerine sağlık Serdar abi. Çok güzel bir yazım olmuş. Saygılar

@serdardemirkiran
İletiTarih: 13 Eylül 2017 13:57
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
leopar1972
Sinefil Grubu


Kayıt: 15.11.2008
İletiler: 89



Özel mesaj gönder
Güzel bir inceleme yazısı olmuş, ellerinize sağlık Serdar bey.

İletiTarih: 13 Eylül 2017 21:47
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
No-One
Yorumbaz


Kayıt: 14.11.2017
İletiler: 40
Şehir: Nowhere


Özel mesaj gönder
Güzel bir inceleme olmuş Serday Bey kaleminize sağlık diyeyim tabiri caizse ; izleyenlerin daha iyi yorumlayabilmesi için dönüm noktası sayılacak kareleri vurgulamış ve tarihi olaylardan başlayarak anlatmışsınız Saygılar

Filmi izlerken en çok Selina'nın uğraşına kafam takılmıştı , "neden boncuk dizmek" diye ? Galiba tüm hayatı ebeveynlerinin öğrettiği
( öğretmediği) kadar bilen ve onların gösterdiği yol dışında başka yol bilmeyen kör bir insan için anlamlı bir analoji diye değerlendirdim bu meslek,uğraş seçimini . Sadece ipi takip edip boncukları yerleştirmek , çizilen yol dışında başka bir yola sapamamak Gordon'la tanışıncaya kadar ... Tabi çok ama çok öznel bir yorum Gülücük izlerken düşündüklerimi eklemek istedim bu güzel inceleme altına Saygılar

İletiTarih: 15 Aralık 2017 00:19
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 6 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Forum Seçin:  

Türkçe Altyazı © 2007 - 2018