Giriş Kayıt
PAPILLON / KELEBEK - 1973
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 3 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Yazar Mesaj
serdardemirkiran
Klasik Sinema
Sinefil Grubu


Kayıt: 09.04.2017
İletiler: 116
Şehir: Ankara


Özel mesaj gönder
 PAPILLON / KELEBEK - 1973

resim

“Bir insanın şeytani oyunlara karşı gösterdiği direnç, onun gerçek karakterini ortaya çıkarır”…

“Kelebek” sinema tarihinde bir insanın özgürlük mücadelesini anlatan en önemli yapımlarından.
Adeta özgürlüğe adanmış bir film. Bir insanın kendisine uygulanan her türlü zulme karşı direnişinin, teslim olmayışının filmi. İstisnasız tüm sinemaseverlerin görmesi gereken bir film. Sadece En İyi Müzik dalında Jerry Goldsmith’in Oscar adaylığı bulunan filmin, daha sonraki değerlendirmelerde ödül törenlerinde fazlasıyla göz ardı edildiği, görmezden gelindiği yorumları yapılmıştı.

resim

Fransız mahkum Henri Charrière’in kendi başından geçenleri, özgürlüğüne kavuştuktan sonra kaleme aldığı ve çıktığı dönem çok satanlar listesinden inmeyen “Papillon” adlı romanından uyarlanan filmin yönetmeni Franklin J. Schaffner.
Filmin vuruculuğunu gösterebilmek ve karakterleri daha net çizebilmek için öyküyü anlatmam gerekiyor.
Adadan kurtulan birinin kaleme aldığı bir öykü olduğundan herkes sonunu biliyor ama
detay anlatım yapacağımdan filmi halen izlememiş olanların filmden sonra yazımı okumalarını özellikle rica ederim.
Henri “Papillon” Charièrre (16.11.1906-29.7.1973) (26 Ekim 1931 yılında Paris'te cinayet suçundan tutuklanmış, bu suçtan Fransız Guyanası'nda ömür boyu kürek mahkûmiyetine çarptırılmıştır ve 13 yıllık kaçış mücadelelerinden sonra özgürlüğüne kavuşmuştur. Daha sonra Venezuela vatandaşı olmuş, orada da tüm mahkûmiyet hikâyesini kendi lakabını taşıyan "Kelebek" adlı kitapta yazmıştır) gerçek hayatta yaşadığı her an, ölümüne kadar masum olduğunu iddia etmişti ve filmde onu bir suçludan çok son derece güçlü, kararlı ve en önemlisi iyi bir insan olarak anlatıyor genellikle. Fransız Guyanası’nda geçen öykü aynı zamanda iki insan arasındaki dostluk ve arkadaşlığada bir övgü aynı zamanda ama ön planda hep özgürlüğe kaçış var. Film, Fransa’da mahkum olarak, Fransız Guyana’sına sürgüne gönderilecek olan mahkumlara hapisane müdürünün “Şu andan itibaren Fransız Guyana’sı ceza evleri idaresinin malısınız. Aldıkları cezalar sekiz yıl ve üstü olanlar mahkumiyet sürelerini tamamlayıp tahliye olduklarında asıl ceza süreleri kadar bir süreyi Guyana’da işçi ve koloni vatandaşı olarak geçireceklerdir. Fransa’ya gelince, ülke sizi başından attı. Fransa hepinizi buraya gönderip sizden kurtuldu. Fransa’yı unutun ve mahkum kıyafetlerinizi giyin” sözleriyle başlıyor.

resim

Henri “Papillon” Charièrre (S.McQueen) suçsuz olduğunu söyleyen, cinayetten müebbet hapis cezasına çarptırılarak, cezasını çekmek üzere Fransız Guyanası’na gönderilen bir mahkumdur. Bindirildikleri gemide Fransa’nın en ünlü kalpazanı, Louis Dega’yla (D.Hoffman) tanışır ve aralarında yıllar boyu bitmeyecek bir dostluk oluşur. Dega başlarda Papillon’a güvenmez ama onu tanıdıkça ve gelişen olaylarda karakterini gördükçe arkadaşlığı gelişir. Adaya geldiklerinde hapisane müdürü “Mahkumları olduğunuz ve kaçışı imkansız Fransa guyana’sı sürgün adasına hoş geldiniz. İlk kaçış teşebbüsünüz de mevcut cezanıza iki yıl hücre hapsi eklenir. İkincisinde ise beş yıl daha, daha ciddi suçlar işlerseniz göreceğiniz muamele giyotin olur. Söylediklerimize harfiyen uyarsanız, çekeceğiniz acı hak ettiğinizden az olur” diye gözdağı verir.Haksız yere müebbet olan Papillon’un aklındaki tek düşünce kaçmaktır. Hapishane şartları çok kötüdür. İlk kaçışı Dega’yı bir gardiyandan kurtarırken gerçekleşir. Ama tekne için anlaştığı adam onun hem parasını alır, hem de kelle avcılarına yakalatır. İki sene hücre cezasına çarptırılır. Beş adımlık bir hücrede, çok az bir yemek verilmektedir, kimseyi görmemekte ve konuşamamaktadır. Dega, ona güçsüz kalmasın diye günde bir hindistan cevizi gönderir ama bu durum bir süre sonra ortaya çıkar. Kim gönderdi diye sorgulanır ama söylemez. Yemeği yarıya indirilir.
Bütün zorluklara rağmen hindistan cevizini kimin gönderdiğini söylemez.

resim

Sadece emirle kafalarını kapıdaki delikten dışarı çıkardıklarında diğer mahkumları görebilirler. Hücreye ilk geldiğinde bir mahkumun kendisine “nasıl görünüyorum?” dediğine şahit olduğumuz Papillon’da artık kendisi de diğer mahkumlara sormaktadır “nasıl görünüyorum?”diye, aldığı “iyi görünüyorsun” cevabı ile gerçekte ne halde olduğunu anladığı bu sahnede gözlerin yaşarmaması imkansız.İkinci kaçışında Papillon; Dega ve Maturette isimli başka bir mahkumla kaçar, başarılı olurlar. Kaçışlarında Cüzzamlılar Adası'ndakilerden yardım görürler. Venezuella'ya kadar ulaşırlar. Burada 2 arkadaşı yakalanır.Kelebek ise kaçarken yerlilerin yaşadığı bir köye gelir. Ve uzun süre burada yaşar.
Buradan da ayrılmaya karar verir fakat sığındığı bir manastırda baş rahibenin ihbarıyla yakalanır.Fransız Guyanası'na iade edilir.
5 yıl hücre cezası daha alır.

resim

Çıkınca arkadaşı Dega'nın da bulunduğu Şeytan Adası'na gönderilir. Bu adadan ayrılmanın tek yolu teknedir. Bu yüzden adada sıkı güvenlik önlemleri yoktur ve zaten adadakilerde ileri yaştaki mahkumlardır. Eğer kaçan olursa bu için çaresine köpekbalıkları ve gelgit bakacaktır. Fakat Dega yaşadıklarından akıl sağlığını yitirmiş gibidir. Artık aklı ve ruhu mahkumiyeti kabullenmiştir. Papillon ise özgürlüğe kaçıştan asla pes etmemiş vazgeçmemiştir, iki farklı karakterin sergilenmesidir, biri mahkumiyeti kabullenerek, özgürlüğünü yitirmişken, diğeri sadece su üzerinde yüzen ve üstünde zor durulan derme çatma içi doldurulmuş çuvalla, yiyeceksiz okyanusa açılmayı göze alan adeta bir özgürlük delisi. Çeşitli denemelerden sonra hindistan cevizlerini bir torbaya doldurup yaptığı torbadan sal ile adadan kaçmayı düşünür. Bir kaç deneme sonrasında dalgaların, altıncıdan sonra açık denize çekildiğini gören Kelebek, kayalıklardan aşağıya kendini bırakır, arkadaşı Dega ise ona hayranlıkla arkasından bakmaktadır. Papillon salla uzaklaşırken bağırır:
Hey you bastards, I’m still here. / Hey ! Sen Piç… Ben hala buradayım..”

resim

Romanını okuyanların, kitabı daha fazla beğendiği film, bazı gereksiz ve romanda olmayan sahneler içermesine “timsah yakalama sahnesi gibi” rağmen, iki büyük oyuncunun müthiş performanslarıyla unutulmazlar arasına giriyor. Bilhassa Steve McQueen en başarılı tiplemelerinden birini gerçekleştiriyor filmde. Kişilerin hapishane önceki yaşamlarına fazla değinilmeyen filmde, Papillon’un gördüğü rüyasında yargıcın “Senin suçun bir insanın işleyebileceği en büyük suç. Seni hayatını boşa harcamakla itham ediyorum” demesi ile onun özgürlük mücadelesi ile pek bağdaşmıyor, önceki yaşantısını bilmediğimizden. Son sahnede ise; hayatı artık bu şekliyle kabullenebilenle, sonuna kadar direnen iki kişinin uçurumun başındaki buluşmasına tanık oluyoruz.
Üzerine mahkum elbisesi giydirilen ancak asla tutsak edilemeyen özgür bir ruhla, bu cesareti gösteremeyen, yenilen ve kendisine verilen yaşam şeklini kabullenen kişinin vedalaşma sahnesi çok etkileyici. Susuz, yiyeceksiz sadece özgürlük için okyanusa açılmak başka nasıl açıklanır ki..
Mutlaka izleyin, en iyi hapishane filmleri arasında da zirvede gösterilen bu film, hafızanızdan kolay kolay silinemeyecek. Önce ya da sonra mutlaka romanını da okumanızı öneririm. Kaçırılmaması gereken filmlerden…

İletiTarih: 27 Haziran 2017 19:58
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
kuzeydebiryer



Kayıt: 23.08.2008
İletiler: 10726
Şehir: Düş Toprakları
Yaş: 40 Koç


Özel mesaj gönder
Okurken incelemeden büyük keyif aldım. Çok iyi kaleme almışsınız. Ellerinize sağlık sevgili serdardemirkiran. Saygılar

İletiTarih: 27 Haziran 2017 20:08
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
R3hab
Cinema mondiale
Editör


Kayıt: 01.01.2013
İletiler: 1874
Şehir: Tomorrowland
Yaş: 22 Boğa


twitter E-Posta gönder Özel mesaj gönder
Ellerine sağlık abi çok güzel bir inceleme olmuş.
Saygılar

@serdardemirkiran
İletiTarih: 27 Haziran 2017 20:19
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 3 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Forum Seçin:  

Türkçe Altyazı © 2007 - 2019