Giriş Kayıt

Sarayın Gözdesi (2018)


The Favourite

119 dk
6.8
  • 136/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
6.8/10 puan 422 kullanıcı oyladı
Yönetmen:
Rating:
7.5
93
91
Vizyon Tarihi:
08 Şubat 2019 (Türkiye)
Dil:
İngilizce
Bütçe:
$15,000,000
Çekim Yeri:
Hertfordshire, İngiltere, Birleşik Krallık
665 kişi izledi 352 kişi izleyecek 33 kişinin favorisi 277 takip
Özet
The Lobster, Köpekdişi, Kutsal Geyiğin Ölümü gibi her filmi büyük ses getiren Yorgos Lanthimos’un, prömiyerini yaptığı Venedik Film Festivali’nde ödül kazanan son filmi, yönetmenin önceki filmlerine kıyasla çok farklı, çünkü bir dönem filmi. 18. Yüzyılda geçen filmde Fransa ile savaş sürerken iki soylu kuzen, Marlborough Düşesi Sarah ile akrabası genç Abigail, İngiltere Kraliçesi Anne’in gözdesi olmak için birbirleriyle rekabete girer. Kraliçe Anne’in sağlığı bozulurken iktidar, hırs, aşk ve hasetten güç alan saray entrikaları alıp başını gider. Günümüzün en parlak üç kadın oyuncusunu bir araya getiren The Favourite, The Crown, All About Eve ve hatta Jackie Brown ile karşılaştırılan, yeni bir Lanthimos başyapıtı, Variety dergisine göre "kusursuz kesimli bir pırlanta". - Gönderen: Quaresmania
Yorumlar
4 yıl önce
avatar
Lanthimos sen nasıl bir anda bu kulvara geçtin yahu?
Kubrick mi olacaksın başımıza nedir? 1975 Barry Lyndon esintileri taşısa da The Favourite, dev ötesi dev bir bütçe, inanılmaz makyaj, kostüm, çekim tekniği, nükteler... absürtlükler... dekor... ile başka, çok başka bir film olmuş.

Gönül, senaryoyu da sen yaz, yine bizi gerim gerim ger isterdi ama olmuş. Bence yine olmuş.
Evet, hiç beklemediğimiz bir yerden gelmiş bu kez sorular, çok da hazırlıksız yakalandık ama ben büyük keyif aldım. Bipolar kraliçeden de bir Lanthimos klasiği olan finalden de.

Dizi olarak çekilse 10 15 bölüm olabilecek bir konuyu 2 saate sığdırması ise bence ayrı bir başarıydı.
Yoksa eleştirilerde okuduğumuz gibi derdinin politik unsurları derinleştirmek olduğunu düşünmüyorum.

Belki kendisiyle ilgili beklentimiz çok yüksek olduğu için metin yavan gelmiş olabilir ancak bu sadece ayarsız beklentimizden kaynaklanıyor, yoksa açıkta kalan bir taraf yok.

Oyunculuklar ise kelimenin tam anlamıyla kusursuzdu.
4 yıl önce
default avatar
ABD'nin çözemediği 6 'büyük' (!) sorunu var:

1- Irkçılık (Kıtanın keşfi ve kölelikten bu yana süregelen Beyaz-Siyah çatışması)
2- Homoseksüellik (LBGTİ hakları, eşcinsel evliliği vs..)
3- Kürtaj (Hristiyanlıkta kesin yasak olması sebebiyle çocuk aldırmaya tepki gösterilmesi)
4- Uyuşturucu (Otun, Marijuananın yasallaşması, hastalara reçereyle verilmesi vs..)
5- Silahlanma (Okullarda çocuklarınm birbirini öldürmesi, psikopat seri katil bolluğu, herkesin silaha marketlerden erişebilmesi ve silahlanma oranının yüksek olması)
6- Obezite (Ülkenin yarısı obez anasını satiyim.. ama öyle böyle değil bayağı obez.. 200 kilolarla ifade edilen cinsten.. yani buna Fast-Food (Burger, Pizza ve Kola kültürü de diyebiliriz)

bunların hepsi bize ve daha bir çok millete yabancı şeyler.. bizde bunlar çok çok azınlıkları ilgilendirdiğinden problem olarak görülmüyor.. dolayısıyla da çözüm üretmeye de gerek duyulmuyor. Ülkemizde siyasette de halkta da tartışılmayan meseleler..

ABD Seçimlerinde hep 2 parti (ya da ideoloji diyelim) yarışır: Demokratikler ve Cumhuriyetçiler.
Bizdeki Liberaller ve Muhafazakarlar gibi da düşünebiliriz.. Bir taraf bu saydıklarımızı desteklerlen ötekisi karşı çıkar.. seçimlerde adaylarların bir numaralı gündem maddeleri bunlardır... (ve Ortdoğu politikası elbette), oy veren halk da bu kişileri acaba kürtajı destekliyor mu, silahlanmıya destekliyor mu desteklemiyor mu diye balkarak değerlendirir. Demokratikler ile Cumhuriyetçilerin ayrıldıkları konular temelde bunlardır..

Şimdi bunları niye anlattım? Çünkü Hollywood da ABD'nin bir yansıması.. Hollywood çoğunlukla Cumhuriyetçilere tepki gösterir, başkanlarını sevmez ve ağır dille eleştirir. Bunu Oscar ödüllerinde atılan sloganlarda da görebilirsiniz. Hollywood özgürükçülerden yanadır. Buraya kadar eyvallah..

Ama artık kabak tadı vermeye başladı. Neden mi? Her zenci filmine ödüller yağdırmak, her lezbiyen ya da gay ilişki içeren filme ödüller yağdırmak, yani aile yapısını, kültürü, ahlakı dejenere eden her şeyei ödüllendirmek.. bu bana gülünç geliyor. Bu filmde (The Favourite) de lezbiben ilişki var ve çok ahım şahım bir film olmamasına rağmen ödüle boğuluyor. Geçen sene de gay ilişkileri ve zencileri konu edinen Moonlight vardı (hem gay hem zenci... ooo tam Akademinin ödüllendireceği tarzda) Daha önceleri de Brokeback Mountain vardı yine bol ödüllü..

Özetle ABD'nin özellikle de Hollywood'un ırkçılık ile ilgili her filmi pohpohlaması, her lez-gay ilişkili filmlere prim vermesi kabak tadı vermeye başladı. Geçin artık bunları... Bunlar çok büyük problemler ise ülke olarak çözün ve geçin artık bunları.. özünüze dönün.. 50'li yılların Hollywood'una dönün: Alfred Hitchcock, James Dean, Frank Sinatra, Marylin Monroe, Henry Fonda, Gene Kelly, Grace Kelly, Katharine Hepburn, Audrey Hepburn, Rita Hayworth, Elizabeth Taylor, Paul Newman, Kirk Douglas, Marlon Brando .. daha sayayım mı? Charles Chaplin, Clint Easttwood, Orson Welles, Anthony Quinn, Stanley Kubrick, Stephen Spielberg, Al Pacino, Robert De Niro...

Oyunculara sözüm yok.. onlara lezbiyeni oyna de oynarlar.. aksiyon filme koy dövüş sanatlarının en ince ayrıntılarına kadar öğrenirler.. müzikale koy günlerce koreografi çalışır ve en iyi dansçı ve şarkıcı gibi rol yapabilirler.. mesele senaryo.... yani konu veya içerik.... ödüle boğulan filmlerin bir çoğunun yoksun olduğu şey bu... bütçe var oyuncular en iyilerinden seçilmiş ama senaryolar tırt.. iyi olanlar da zaten adaptasyon; ya kitaptan ya da 50'lerin klasiklerinden uyarlama, yeniden çevrilme...
4 yıl önce
avatar
17. Filmekimi Festivali'nden Kısa Kısa 5: The Favourite (Sarayın Gözdesi)

Yorgos Lanthimos, şu anda çalışan en özgün ve kaliteli yönetmenlerden birisi. Her ne kadar onun yeni filmi The Favourite, önceki filmleri kadar güçlü olmasa da, prodüksiyon dizaynı ve Stone-Weisz-Coleman üçlüsünün inanılmaz performansları sayesinde akıllara kazınıyor. Bilet kuyruğunda 75 dakika boyunca beklediğime değdiğini söyleyebilirim. The Favourite, sanki Barry Lyndon'un 21. yüzyıl seyircisi için güncellenmiş bir versiyonu gibi, sadece bu seferki hikaye elinde bulunan bütün klişeleri elinin tersiyle itiyor. Gerek "iyi karakter" olarak göremeyeceğimiz başrolleri ve alışılmışın dışındaki atmosferiyle The Favourite, izlemesi son derece keyifli, sürükleyici bir film. Olivia Coleman, bu yılın en iyi performanslarından birisini sergilemiş, Emma Stone ise kariyerinin açık ara en cesur ve en iyi performansını sergilemiş. Her ne kadar filmin büyük çoğunluğu zirvede olup finali biraz zayıf bir etki bıraksa da, genel itibariyle çok iyi bir film olmuş. Sakın kaçırmayın.
The Favourite Altyazıları

Türkçe Altyazılar

Dil
CD
Çevirmen
Fps
İndirme
Gönderen
1
23.976
9,047
SPARKS / RARBG / YTS.AM
4 yıl önce
1
23.976
9,731
EVO / FGT / PSA / CMRG
4 yıl önce
1
23.976
6,166
CM8 / MkvCage / MkvHub / MOVCR / MP4KiNG / Omikron / PSA
4 yıl önce

İngilizce Altyazılar

Dil
CD
Çevirmen
Fps
İndirme
Gönderen
1
23.976
649
EVO / MkvCage / Pahe.in / PSA / RARBG / RMTeam / SPARKS / YTS.AM
4 yıl önce
1
NETRip
23.976
586
CMRG / EVO / FGT / MkvCage / RMTeam / YTS.AM
4 yıl önce
1
Fansub
23.976
748
CM8 / MkvCage / MkvHub / MOVCR / MP4KiNG / Omikron
4 yıl önce
  • İyi
  • Yeterli
  • Yetersiz
  • Değerlendirilmedi
  • Kaynak Altyazı Bekleniyor
  • Arşiv
Bu filmi sevenler şunları da sevdi
Forumdan Benzer Başlıklar
Türkçe Altyazı © 2007 - 2023