Giriş Kayıt

Richard Nixon'a Suikast (2004)


The Assassination of Richard Nixon

95 dk
2 ödül ve 3 adaylık
6.6
  • 132/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
6.6/10 puan 37 kullanıcı oyladı
Yönetmen:
Ülke:
Rating:
7.0
68
63
Vizyon Tarihi:
17 Mayıs 2004 (Fransa)
Dil:
İngilizce
Müzik:
Çekim Yeri:
Alameda, California, ABD
82 kişi izledi 58 kişi izleyecek 6 kişinin favorisi 14 takip
Özet
scar Ödüllü Sean Penn'den çarpıcı oyunculuk gösterisi!
Gerçek bir adamın çılgın öyküsü.
400 milyon insan gerçekler için bekliyor!

1974 yılı...

Çok büyük politik skandalların yaşandığı bu dönemde Samuel J. Bicke (Sean Penn) 40 yaşlarında, hayata tutunmaya çalışan sıradan bir insandır. Attığı her adımda sorunlarla karşılaşan Bickle çevresi tarafından ciddiye alınan biri değildir. Karısı Marie (Naomi Watts) tekrar birleşme isteğini sürekli geri çevirmektedir. Kötü giden özel hayatı ile birlikte, yapmaktan hiç hoşlanmadığı satıcılık işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Sürekli yalan söylemesini gerektiren satıcılık işinde zaten son derece zorlanmaktadır. Bicke'nin kötü giden hayatındaki en büyük ideali ise arkadaşı Bonny (Don Cheadle) ile birlikte kurmayı planladıkları tamir servisi işidir ama ufak bir sorun vardır. Bu işi kurmak için banka kredisine ihtiyaçları vardır. Bicke kredi için başvurur ve değerlendirmeden çıkacak sonucu beklemeye koyulur. Sürekli bir stres altındadır çünkü çıkacak sonucun hayatına anlam katabilecek tek şey olduğuna inanmaktadır. Bu endişeli bekleyiş içerisindeyken birgün karısı resmi boşanma dilekçelerini gönderir artık bütün hayalleri yıkılmıştır. Bu çaresizlik onu iyi bir adam olmaktan çıkarmaya başlar ve kendini dönemin ABD başkanı olan Richard Nixon'ı Beyaz Saray'ın üzerine bir gaz bombası atarak öldürmeyi planlayan bir adam olarak bulur... | Gönderen: pis metalci
Fragman Görseller
  • The Assassination Of Richard Nixon Trailer
  • The Assassination of Richard Nixon
  • The Assassination of Richard Nixon
  • The Assassination of Richard Nixon
  • The Assassination of Richard Nixon
Yorumlar
6 yıl önce
avatar
Yorum "ağır" spoiler içeriyor!

"Bir millet başarı için, bir insan gibi dahili reflekslerle donanmalıdır. İktisadi meselelerde bu dahili reflekse rekabetçilik ruhu denir." Richard Nixon'dan film boyunca bu ve buna benzer mottovari çıkarımlar duyarken, bir yandan da rekabetçiliğin mecburiyet olmadığının farkında olan, ancak rekabete dayanan düzende bu farkındalıklarla "yaşamak" zorunda bırakıldığından tutunamayan Samuel J. Bickey'i izler-görür ve adeta onunla birlikte yaşar, onunla birlikte kayboluruz. Mevcut düzende hemen hemen her farkındalığı yakalayan insanın başına gelenler Samuel'in de başına gelir. Ailesi parçalanır, işini kaybeder, bunalıma girer; kısacası, kaybolur.

Toplum içerisinde yitip gitme-kaybolma eğiliminde olan Samuel çoğu kaybolan bireyin aksine sessizce köşesine çekilmeyi reddediyor; "Kim bu adamlar, üstad, bizi kapılarının ardında bekleten bu adamlar? Uysal bir insan bu dünyadan miras almamalı mı? Dünya, çıkabildikleri kadar yükseğe nasıl çıktıklarının önemi olmayan zorbalara mı ait? Ben dürüst bir adamım ve bu benim mahvolmama neden olacaksa, varsın olsun. Ancak sessizce mahvolmayacağım." Peki bu reddedişin toplum nezdinde karşılığı oluyor mu? Hayır. Film bu karşılıksızlığı da filmin sonuna ekleyerek, bir nevi farkındalığa sahip kaybolma eğilimli insanların şiddete-teröre yönelme dürtülerinin de törpülenmesi misyonunu es geçmiyor. Evet, vahşi bir düzen var ve bu vahşi düzenle mücadele edilmeli. Ancak vahşice değil. Filmin mesajlarından biri de bu olsa gerek.

Her ne kadar Nixon günah keçisi ilan edilmiş gibi görünse de, temel sorunların kapitalizmden kaynaklandığını, ırkçı-milliyetçi söylemlerin ve eylemlerin dahi kapitalizm temelli olduğunu da film bize anlatmak istiyor. Vietnam savaşından Mortgage davasına kadar bir çok noktaya ucundan da olsa değiniyor.

Sıkı bir düzen eleştirisi yapmak yerine, sıradan bir insanın da anlayabileceği düzeyde eleştirilerini dile getiren film Sean Penn'in muazzam oyunculuğu ve karakter yaratmadaki başarısıyla izleyici için ciddi bir motivasyon sağlıyor. Samuel okkalı bir entelektüel olmamasına rağmen ulaştığı farkındalık ve bu farkındalığın getirdiği eylemsizlik üzerinden ortaya çıkan eylemlilikleri, Samuel ile kendimizi özdeşleştirmemiz açısından son derece rahatlatıcı bir işlev görüyor. Kısacası film, yavan ve sığ düzeyine rağmen, insanı sıkmadan izletebiliyor kendisini. Filmin bunun için Sean Penn'e çok şey borçlu olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Hele Sean Penn'in; "It is about money, dick!" diyerek kendinden geçtiği bir sahne var ki, bu sahne izleyiciyi de yerinden sıçratıp ağzından salyalar çıkartarak bu öfke patlamasına eşlik etmesini sağlıyor.

The Assassination of Richard Nixon bir çok açıdan başarılı bir film. Sean Penn'in performansı mutlaka görülmeli. Filmin bu kadar kıyıda köşede kalmış olması da oldukça ironik. Rekabeti eleştiren, başkalarının omuzlarına basarak yükselmeyi anlayamanların filminin, bu denli kaybolması da filmi destekler nitelikte.

İzleyin, izlettirin. İyi seyirler.
7 yıl önce
avatar
Taxi Driver tadında ama mesajları ondan çok daha kuvvetli
bir eser..ah Sean Pean ah..mahvettin kendini Milk filmiyle..
The Assassination of Richard Nixon Altyazıları

Türkçe Altyazılar

Dil
CD
Çevirmen
Fps
İndirme
Gönderen
1
23.976
462
LKRG
8 yıl önce
1
25
362
GENEL
10 yıl önce
1
23.976
23
693,06 MB
4 yıl önce
1
25
371
HLS
12 yıl önce
2
23.976
92
GENEL
12 yıl önce

İngilizce Altyazılar

Dil
CD
Çevirmen
Fps
İndirme
Gönderen
1
23.976
47
GENEL
9 yıl önce
1
25
80
GENEL
12 yıl önce
  • İyi
  • Yeterli
  • Yetersiz
  • Değerlendirilmedi
  • Kaynak Altyazı Bekleniyor
  • Arşiv
Bu filmi sevenler şunları da sevdi
Forumdan Benzer Başlıklar
Türkçe Altyazı © 2007 - 2019