Giriş Kayıt

Değişen Dünyanın İnsanları (1966)


Fahrenheit 451

112 dk
1 Bafta film ödülü adaylığı. Another 2 adaylık.
7.9
  • 158/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
7.9/10 puan 131 kullanıcı oyladı
Yönetmen:
Ülke:
Rating:
7.3
81
Vizyon Tarihi:
01 Eylül 1966 (İtalya)
Dil:
İngilizce
Bütçe:
$1,500,000
Çekim Yeri:
14 Linkway, Edgcumbe Park, Crowthorne, Berkshire, İngiltere, Birleşik Krallık
235 kişi izledi 152 kişi izleyecek 23 kişinin favorisi 14 takip
Özet
Ray Bradbury’nin kitapsız bir geleceğe dair bilim kurgu başyapıtı niteliğindeki romanı,usta yönetmen François Truffaut’nun yorumlaması sayesinde ürpertici gerçekçiliğiyle bir klasik haline geldi.Filmde iki rola sahip olan Julie Christie hem Oskar Werner’in kuralcı ve zevk peşinde koşan eşi Linda’yı hem de kitap koleksiyoncusu metresi Clarisse’i oynuyor.
Montag (Oskar Werner) devlet tarafından kitapları yakmak üzere görevlendirilmiş bir itfaiyecidir.Kitap okumaya cesaret eden devrimci öğretmen Clarisse’le tanışınca kendisini kaçak avının içinde bulur.Montag,sadece iki kadın arasında değil,kişisel güvenliği ve fikir mülkiyeti arasında da seçim yapmak zorundadır.
Yönetmen Truffaut’nun İngilizce çekilen bu ilk filmi,insanların ne kadar kötü olabileceğini anlatan ürkütücü bir hikaye. | Gönderen: kuzeydebiryer
Yorumlar
7 yıl önce
avatar
Filmin yapım yılına bakınca hayranlığım dahada arttı .Alternatif gelecek öngörülerinden insanların robotlaşmasıyla ilgili filmler kategorisini koyabiliriz. Ama insanın merak ve öğrenme güdüsünü göstermek adına ayrı bir yere koyuyorum.

Yalnız birşeyi paylaşmadan edemiycem. Filmde bir yerde şöyle bir dialog geçiyordu.

"Bak sağlık kitabı sigaranın zararlarından bahsediyor bu kitap insanların hasta olacağını söyleyip tedirgin ediyor."

"Bak buda felsefe kitabı buda her zaman kendinden öncekinin yanlış olduğunu söyleyip sadece kendini haklı görüyor."

Özetle belkide şimdiden cahilliğin mutluluk olma fikri devletlerin politikası olmuştur.
6 yıl önce
avatar
Fahrenheit 451
Kitaplar. İnsanların en eski “hayal dünyasının kapısını aralama" aracı. Yine bir insan icadı. Hayal dediğime bakmayın, koşullara göre yaşadığımız bu sanal dünyadan daha sahici olabiliyor. Üstelik bu dünya Fahrenheit 451`deki gibi insanların sadece sanal meşgalelerden zevk aldığı, hakikati bir köşeye fırlattığı bir dünya ise. Bizleri daha da ürperten günümüzdeki sanallığın, Linda Montag gibi popüler olma isteğinin filmin çekildiği ve geçtiği yıllarla karşılaştırılamayacak kadar fazla olması.

Clarisse, sordu:" Neden kitaplar yasak?"

Guy Montag:"Çünkü insanları rahatsız ediyorlar."

Bu bir takıma doğru bir gerekçe. Yani kitapların çoğu insanları mutsuz etmekte. Şöyle ki kitaplar öğreticidir. Öğrenen insan ise hakikati bilmenin acısını çeker. Gerçekleri görmenin. Düşündürür de. Bu da durgunluğa neden olur, sizi mutlu etmez. Gerçeklerden haberdar olmayan insanlara bir bakın ne kadar da mutlular. Bebekler, deliler, sürekli tv ve pc başında boş vakit geçiren boş insanlar… Cahilliğin mutluluğunu tatmaktalar.

Filmde sürekli tv izlemenin unutkanlığa neden olduğu açıkça gösteriliyor. İnsanlar tv ile gündelik yaşamdaki popülerliklerini belirler oluyorlar. Oyunlar oynuyorlar, “aile" denen loncalara katılıyorlar. Bu size bir yerlerden tanıdık geldi mi? Günümüzden örneğin?

"Romanlar, asla var olmamış insanlar hakkındalar. Bunları okuyan hayal kurar, daha iyi bir yaşam ister ve üzülür. Bu felsefe, romanlardan bile daha kötü. Biyografiler, ölüler hakkında hikayeler. Otobiyografiler, kendilerini tatmin etmek için."

"Kitap insanlar" var. Her biri bir kitap ezberlemişler. Kelimesi kelimesine. Böylece karanlık günlerden çıkıldığında kitaplar yeniden basılabilecek. Filmin sonunda yine medyanın yalancılığı ve nasıl da devlet tekelinde bulunduğu gözler önüne seriliyor. Ah şu televizyondan dökülen kelimeler. İnsanları uyutan bir ninni gibi.
5 yıl önce
avatar
François Truffaut'un 6 yıllık özleminin bir sonucudur Fahrenheit 451. Adını kağıdın yanma derecesinden alan bir kitap uyarlamasıdır. Truffaut'a her ne kadar çöp edebiyatı uyarlıyor denilse de bu film için bunu kesinlikle söyleyemeyiz. Önemli bir distopik eser olma özelliğini de gösteriyor. Bu hafta içerisinde kitabı da okumuş olacağım. Şüphesiz filmden daha iyi bir yapıtla karşılaşacağım. bunu Truffaut'ta açık bir dille ifade etmiştir.

Truffaut'un yabancı dille çektiği ilk yapımdır aslında bu. Gerekçesini de Fransa'da bu maliyetleri karşılayacak bir yapımcı bulamadım şeklinde açıklar. Biraz da bu orijinal filme fazla önem verilmediğini belirtir. Uzun yıllar süren bekleyiş nihayet Londra'da sonuçlanır. İngiltere'de film yapmanın daha kolay olduğunu düşünmektedir. Teknisyenlere kadar bir heves hakimdir. Oysa bu duyguyu Fransa özgün sinemasında fazla bulamamaktadır. Çekimlerle birlikte iyi bir başlangıç yapsa da temel zorluklar kendini kısa zaman içerisinde gösterecektir. Tek bir kelime İngilizce konuşamadan bir film çekmek oldukça zor bir işe dönüşmüştür. Fransa'ya döndüğünde bu cazibeli şehri nasıl buldunuz sorusuyla karşılaşmış. Bilmiyorum ki hiç gezmedim demiştir. Günlerini otel odasında yalnız başına geçirmiş otelden çıkıp ülkesine geri dönmüştür.

Filme gelecek olursak hikayenin çok sağlam olduğunu belirterek başlayayım. Hikayeden o kadar etkilendim ki kitabını sipariş ettim bir çırpıda bitirmeye kararlıyım. film gelecek bir zamanda geçmekte. İtfaiyeciler bildiğimiz görevlerinin dışına çıkarak insanlara acı veren kitapların peşine düşmüşlerdir. Kitaplar insanların birbirine benzemesine engel olmakta ve insanlara hayalleri vaat edip olmayan şeylerle kandırmaktadır. Toplumu kirleten bu virüs mutlaka yakılarak yok edilmelidir. Sistem bir saat gibi işlerken toplumun içerisinde suçlular ellerini, gözlerini kitapla günaha bulandırmaktadır. İtfaiyeciler görevlerini büyük bir başarı ile yaparlar. Kitapların aldığı nefesi bile fark ederler. Ama itfaiye görevlilerinden Guy Montag (Oskar Werner) o nefeste farklı bir şeyler bulur ve kendisini kitapların büyüsüne kaptırır.

Filmde kullanılan eşyalar, kostümler oldukça başarılıdır. Futuristik çizgiyi yakalayabilmiştir François Truffaut. Müzik konusunda da kendini şanslı sayar ve öyledir. Filmle birlikte ilerleyen müthiş bir film müziği yapılmıştır. Bundan geriye kalan bir kaç ayrıntı dışında istediğine ulaştığını söyleyemeyiz. Yanan kitaplar arasından Dali'nin eserlerini gösteren kitabın her sayfasını göstererek sansürün her türlüsüne destek veren tek dahiye göndermeler bile yapmıştır. Ama ötesi yoktur. Bunun en temel sebebi baş rol oyuncularının kötü performanslarıdır. Hatta Truffaut 6 yıl beklemesem ve bu kadar çaba harcamasam filmi bırakırdım bile demiştir. Bunun nedeni Oskar Werner'dır. 1962 yapımı Jules ve Jim'de başarılı bir çalışma yapsalar da bu sefer bu gerçekleşmeyecektir. Truffaut'un isteklerine karşı hep bir fikri vardır. Artık film çığırından çıkmıştır. Yönetmenimiz Werner'a sert çıkmak zorunda kalmıştır. Film bitene kadar aralarında tek bir sohbet gerçekleşmemiştir. Truffaut, Werner'ın dublorüyle isteklerini yollar Werner'da o somurtkan ifadesiyle oynar. Büyük bir proje yarım kalmış başarıya dönüşür.

Filmin verdiği siyasi mesaja fazla bir anlam yüklememek gerekir. Kitapta bu ne kadar vurgulanmıştır bilmiyorum ama Truffaut'un ellerinde bu eser kuvvetli bir siyasi eleştiri olmaktan uzaktır. Kamerasını sistemin çarklarına çevirirken bu sistemin baskılayıcı gücü, korunması ve devrimci bir hareketin buna karşı koyuşu yoktur filmde. genel olarak Truffaut bunu tercih etmektedir. Filmin final kısmında yaşananları devrimcilikle nitelendirmek de oldukça zordur. Olsa olsa bu bir karşı duruş ve pasif bir bekleyiştir. Bu ne kadar eleştiriye açıksa da ünlü Fransız yönetmenin siyasete genel bakışı budur. Hayatında hiç oy kullanmamıştır. Truffaut'un hayatında ki en büyük eylemi dünyanın en önemli sinema kütüphanelerinden biri olan Cinematheque'un müdürü Langlois'in görevden alınmasına karşıdır. Hükümete karşı yürüttüğü bu tek eylemi de kazanmıştır. Bu kitap politik sinema yönetmenlerinin elinde bir baş yapıta da dönüşebilirdi. Truffaut bir röportajında kafasında aşk hakkında 30 film bulunduğunu, gelecek 45 yıl içinde bunların hepsini çekmeyi amaçladığını söylemişti. Biri çıkıp da çekilen on filmden dokuzunun aşk hakkında olduğunu kanıtlayacak olsa, bunu yine de yeterli bulmayacağını eklemişti.

"Evet, hala buna inanıyorum." diye onaylayarak. "Şu ya da bu şekilde aşk filmleri dışında sevdiğim çok az film vardır. Örneğin Kwai Köprüsü bence aptalca bir hikaye. Her zaman böyle bir hikayeye ihtiyaç duyarsınız, tabii, ama bu hikayeyi on yönetmene verseniz, on Kwai Köprüsü olur elinizde. Hep aynı film çıkar. Ama bir aşk hikayesini on farklı yönetmene verirseniz, birbirinden farklı on film alırsınız. Çünkü yönetmenlerin her biri kendilerinden çok fazla şey koyar. Bu büyük insani motor özellik, tek ortak paydamızdır. demişti. Gerçekten de bu film içinde bunu söylemek gerekir. Fahrenheit 451 başka bir yönetmenin ellerinde çok daha fazlası olabilirdi.

Truffaut, 400 Darbe'den sonra yarı başarı olarak kabul edilen iki filminden biridir Değişen Dünyanın İnsanları. Vahşi Çocuk ile gerçek anlatımına dönmeyi başarmıştır.

Görülmesi gereken bir eser ama bir şeylerin eksik kaldığını sizde fark edeceksiniz. Filmle ilgili daha bir çok ayrıntı var ama yazım epey uzadığı için nokta koymam gerekir.
Fahrenheit 451 Altyazıları

Türkçe Altyazılar

Dil
CD
Çevirmen
Fps
İndirme
Gönderen
1
23.976
2,208
AMIABLE
6 yıl önce
1
25
431
vRs
6 yıl önce
1
23.976
445
GemInI
7 yıl önce
1
23.976
681
1.36 Gb
8 yıl önce
1
23.976
890
700MB
8 yıl önce
1
23.976
1,628
GENEL
12 yıl önce
1
25
1,168
GemInI
12 yıl önce

İngilizce Altyazılar

Dil
CD
Çevirmen
Fps
İndirme
Gönderen
1
23.976
111
AMIABLE
6 yıl önce
1
25
111
GemInI
12 yıl önce
1
Anonim
23.976
205
vRs
8 yıl önce
  • İyi
  • Yeterli
  • Yetersiz
  • Değerlendirilmedi
  • Kaynak Altyazı Bekleniyor
  • Arşiv
Bu filmi sevenler şunları da sevdi
Forumdan Benzer Başlıklar
Dizi Altyazıları
Supernatural (3,834) This Is Us (2,595) Star Trek: Discovery (2,320) Gotham (1,785) The Flash (1,456) American Gods (1,337) Vikings (1,333) The OA (1,083) The Blacklist (975) Arrow (812)
Türkçe Altyazı © 2007 - 2019