Giriş Kayıt
özel mesaj
spacer

rasko

 
Kayıt : 25 Mart 2012
  • Le retour de Martin Guerre
    Le retour de Martin Guerre
  • Aşık Adam
    Aşık Adam
  • Prey
    Prey
  • Suspect X
    Suspect X
  • Kabus Sokağı
    Kabus Sokağı
  • Bütün O Jazz
    Bütün O Jazz
Son Yorumları
Wo de fu qin mu qin (1999)
16 Kasım 2022
Saf,sade,doğal bir duygusallık hakim filmde...Batı menşeili yapımlarda pek kolay rastlayamayacağınız temiz,beyaz,utangaç bir duygusallık. Filmdeki sevda, bizim aşina olduğumuz cinsten, hikaye de bizden bir hikaye gibi sanki...Maalesef insanların aşk tanımları artık çok değişti., O yüzden yeni nesil için biraz yavan ve tuhaf gelebilir. Konu sıradan olarak nitelendirilebilse de, ben genel olarak çok başarılı buldum. Not olarak 7-8'i rahat var.
Heojil kyolshim (2022)
01 Kasım 2022
İkiye ayırabileceğiniz bir bir film; ilk yarısı klasik olsa da, güzel konu anlatımı özellikle çinli aktrist Tang Wei'nin karizması ve iyi performansı ile birleşince kolayca akıp gidiyor. Erkek başrol Park Hae-il, baş aktrise göre sanki biraz zayıf kalmış. Kadının yüksek aurasının karşısında baş erkek karakter çok sıradan ve soğuk bırakılmış. Aklıma Brad Pitt oynasa ne güzel olurmuş diye uçuk bir fikir geldi. Polisiye kısmında mantıksızlıkları olabilir ama merkezinde dedektif hikayesinden ziyade psikolojik saplantı, tutku, aşk teması var.
İkinci yarısı yönetmen Park Chan-wook'dan alıştığımız üzere değişik, orijinal şeyler yapma hedefi taşıdığı için sıkıcı ve zor izlenir bir hale gelmiş. Zor izlenir dediysem bol kırmızı boyalı, iğrendiren şeyler kullanılmamış, sadece konu anlatımında dağınıklık ve kopukluk tercih edilmiş. İkinci kısma geçildiğinde, sanki kazara başka bir filme ortasından başladığınızı hissediyorsunuz. Niyet edilen şey izleyiciyi şaşırtmak, düşündürmek, konsantre etmek olsa gerek, nacizane fikrim tam tersine bir etkisi olmuş. Bir süre sonra ikinci kez izlemek, daha haz verici olabilir, belki de maksat budur.

Finali bence filmin en güzel ve akılda kalıcı yeri olmuş. Senaryo başarılı arada "benim gibi asabi olmayıp da bu kadar dürüst olan az insan vardır" gibi güzel cümleler de var. Konu daha klasik anlatımla, adamın ve kadının tutkusuna, imkansızlıklara daha çok yoğunlaşsa büyük ihtimal daha çok severdim. Bu haliyle de; zevkle izlemeseniz de, aklınızda kalacak, belki de tekrar izleyeceğiniz, yer yer sıradışı diyebileceğiniz bir yapım. Genel izleyiciye hitabedeceğini düşünmüyorum, festivallik bir film.
Bullet Train (2022)
21 Ekim 2022
Reservoir Dogs filminde "diner" masası sohbetini hala hatırlıyorum, garsona bahşiş verilmeli mi? ne oranda verilmeli? ben niye mr.pink oluyorum? kim mr.brown olacak? Daha sonra Pulp Fiction'da John Travolta ve Samuel Jackson arasındaki gündelik sohbetleri kim unutabilir? Boss'un Uma Thurman'a ayak masajı yapana ettikleri, avrupada quarter cheeseburgere ne dendiği...
Her ne kadar gündelik,sıradan boş muhabbetler, saçma tartışmalar gibi gözükse de pek çoğu izleyiciyi çeken, düşündüren, eğlendiren içeriklere sahiptiler (bu işin öncü ustaları Coen kardeşleri de unutmayalım) Hemen hemen hepsi başta yönetmenin ve oyuncuların da katkısıyla bir klası, enteresanlığı olan hoş diyaloglardı...Zaten karakterleri de giyimleri, tarzları karizmalarıyla hep sıradışı tiplerdi. Inglourious Basterds'ın en sevdiğim yeri Christoph Waltz'ın çiftlik evi muhabbetidir mesela...
Daha sonra "grindhouse" tarzını özleyen Tarantino bir nevi imzası haline gelen bu uzun süreli "alakasız" diyaloglara, benim sinemaya pek yakıştıramadığım, basitçe ve ucuzca sinemaseverin hafızasında kalma maksadından fazlasına hizmetmeyen bol kırmızı boyalı "gore" sahneleri, iç gıcıklatan, iğrendiren sekansları ekledi.
Her başarılı olanın takipçileri olur. Pek çok yönetmen de yaptıklarıyla kısmen de olsa Tarantino stilini hatırlattı. Hayranları kızabilir ama Guy Ritchie'yi bile ben bunların arasına katıyorum. Ama o en azından kendi tarzı ile harmanlayıp "The Gentlemen" gibi güzel örnekler vermeyi başarıyor.
Filmimize gelirsek sözkonusu "boş muhabbetler" bile Tarantino, Guy Ritchie kalitesinden, klasından bir hayli uzak ve sıkıcı, espriler ve şiddet sekansları gayet sıradan, izle ve unut tarzı yavan bir film. Brad Pitt nasıl bu filmde oynamayı kabul etmiş hayret...Yönetmen Tarantino, Guy Ritchie filmlerinin bir "çakma"sını yapmış demek çok kaba olur ama "replika"sını yapmış diyebiliriz. Çok enteresan bir şey beklemeden, beklenti düşük tutularak seyredilebilir.
Türkçe Altyazı © 2007 - 2022