Giriş Kayıt

True Detective (2014–)

avatar
kurt_thewolf (05 Mart 2014)
  • 200/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
resim

True Detective
2014
True Detective
Suç / Dram / Gizem55 dk

Yönetmen: Cary Joji Fukunaga, John Crowley, Justin Lin
True Detective HBO kanalı için çekilen bir antoloji drama dizisidir ve ilk sezonu Cary Joji Fukunaga yönetmiş, Nic Pizzolatto tarafından yazılmıştır. İlk sezonun yıldızları Matthew McConaughey, Woody Harrelson, Michelle Monaghan, Michael Potts, ve Tory Kittles'dir....
9.0 (425,796 Oy)

Vicdan mı, Kanun mu? Hangisi gerçek?
Bir tarla... Flu bir görüntü, eskilere dem vuran cinsten. Tarlanın ortasında sarılığa aykırı çıkan yeşil bir ağaç... Onun da altında gizemli bir ceset ve cesede doğru yaklaşan birbirlerine aykırı bir ikili... Eyalet Polisi'nden iki Cinayet Dedektifi. Çevresinde iyi bir ünvana sahip olan Martin Hart ailesi ve çocukları olan sıradan bir polis. Peki ya diğeri, yani ortağı? Rust Cohle... Hakkında bir şey bilmediğimiz gizemli birisi. Düşünceleri alışılmışın dışında, bakış açısı çok farklı olan bir polis. Narkotikte Gizli Soruşturmacı olarak, yani kirli adamların arasında dört yıl çalıştıktan sonra birden Cinayet'e gelen garip biri. O denli garip ki, tüm polislerin ellerinde en küçüğünden bir not defteri varken, Rust'ın elinde kara kaplı kocaman bir defter bulunuyor sürekli. Alacaklı gibi doaşmasından ötürü kendisine Vergi Memuru lakabını takmışlar. Soğuk da biri. Arkadaşı yok. Karısı varmış bir zamanlar ama kızlarını küçük yaşta kaybedince ayrılmışlar. Kısacası Marty'de ne varsa ortağı Rust'da yok. Bu ikilinin bir dava ile değişen hayatları anlatılıyor aslında. Olay sadece bir cinayeti çözmek değil. Karşılaştıkları ilk karmakarışık cinayeti çözmek, ama gerçek manada çözmek için verdikleri, Rust'ın uğraştığı Marty'nin ise destek verdiği, uğraşların ömürlerine ve yaşadıklarına etkisini yorumluyoruz dizide. O ilk cinayetle başlayan yaklaşık 20 yıllık bir süreci görüyoruz. Adım adım atlıyoruz, nereye varacağını pek bilmeden, merakla anlatılanları dinliyoruz aslında. Sanki geçmişte yaşanılan bir anıyı canlandırmakmış gibi duruyor başlarda. Kendi birikimlerini başkalarına anlatmak ve böylece yeni jenerasyona bir şeyler öğretmek gibi algılıyorsunuz konuyu. Ama esas konunun ne olduğu zamanla açığa çıkıyor ve böylece siz de geçmiş birikimlerle birlikte zaman zarfımızla paralel olarak konuya dahil oluyorsunuz. Eş zamanlı olarak 20 sene önceki karmaşık ama "adi" bir cinayetin dallanıp budaklanarak nerelere gittiğine şahit oluyoruz. Üstelik nefes kesmeden, durmadan, çizgiyi bozmadan.

Rust, Marty'e göre daha iyi bir dedektif. Hayatı tamamen iş üzerine çünkü. Tek değer verdiği ve inandığı şey bu. Başkaca tutunacak dalı olmayan, aslında olmasını da istemeyen biri o. Her şeyi sonuna kadar zorlamayı seviyor, ya da yapabileceği başka bir şey olmadığı için zorluyor. Gerçeği, hakikati ortaya çıkarmak tek yaşama sebebi. Ayrıca yarım iş bırakmayı da sevmiyor ki bu da bizi esas noktaya getiren etken. 20 yıl önce yarım kalan işlerinden ötürü geri dönüyor. Tamamlamak için. Bu kendine verdiği bir söz ve sözünün de eri biri. Marty ise sıradan birisi, sıradan vatandaş, hatta sıradan bir dedektif. Mesaisini bitirip evine gitmek tek isteği. Tek bir yanlışı var, o da aldatmak. Bu ikiliyi bu kadar uzun anlatmamın sebebi, dizinin bu iki karakter üzerinden yürümesi ve kişiliklerinin dizinin tümünü oluşturması yatıyor. Karakterleri anlayamadıktan, onları doğru okuyamadıktan sonra dizinin pek bir anlamı kalmıyor. Burada karakterler öylesine derine incelenmiş ve işlenmiş ki sadece iki karakter olmasına karşın ne bunalıyor, ne de karakterlerden soğuyorsunuz. En güzel tarafı da birden işlemeyişleri bana göre. Her bölüm de cinayeti araştırmalarıyla paralel olarak karakterleri de tanıyorsunuz biraz daha. Zamanla bir karaktere yakın hissediyorsunuz mesela. Diğerinin yanlış yaptığı bir şeye gıcık da olsanız zamanla nedenini anlıyorsunuz. Birden siz de kendinizi Marty ve Rust ile arkadaş gibi hissedebiliyorsunuz. Buna karşın farklı olarak insan hayatının nasıl bir hiç uğruna heba edildiğine de tanık oluyorsunuz ki, bu yapımın ne kadar sağlam bir kurguya sahip olduğunu gösteriyor bizlere. Kimileri için bu yapım karakteri analiz eden bir inceleme, kimileri için heyecanlı ve nasıl sonuçlanacağını bilmediğiniz bir cinayet soruşturması, kimileri için de hayatlarımızı sorgulayan bir portre... Herkese istediği türde anlam katabilen gerçek bir yapım.


Vicdan mı, Kanun mu peki gerçek olan? Birer kanun adamı olarak yola çıkan bu ikilinin hayatlarının değişimini ele almamızın esas nedeni bu sorudan geçiyor. Yaptığımız sadece bir iş mi, yoksa gerçeği ama asıl gerçeği mi ortaya çıkarmak. Yapılan meslek ve o mesleğin etiğinden çıkıp vicdan meselesi haline gelen bu dürtü doğru mu, yoksa hayatımızın hatası mı? Hemen hemen her bölümde sorgulanan bu gerçek Rust ile Marty'nin yolunu tekrar birleştiriyor aradan geçen 10 küsür sene ve yaşananlara rağmen. Her ne kadar anlaşamayan, birbirlerine zıt karakterleri de olsa onların birleştiği bir ortak nokta var ki, o da gerçek olanı ortaya çıkarmak. Görmezlikten gelmemek, hatta bizde "Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" dememek. Onlar bile isteye o yılana dokunmak, ucunda zehirlenmek olsa bile dokunmak istiyor. Bunun için de ellerinden geleni yapmaya hazır ve de kararlılar. Önlerine serilen yol otoritenin benimsediği, bize göre o kör noktalardan geçiyor. Birilerinin güç sahibi olarak "haklı" olduğu kişilere karşı kafa tutmaya, geçmişte iç edilmiş olayı ya da olayları açığa çıkarmaya çalışıyorlar. Basit olarak tabir edilen bir cinayeti aydınlatmak kimilerine göre bir kurban bulmak olsa da, kendileri de böyle inanmış olsalar da aradan geçen yıllar boyunca aslında ikisinin de istediği şeyin düzeni yıkma pahasına, kanuna göre suç işleme pahasına, ahlaki olarak yalan söyleme pahasına ama en güzeli vicdani olarak doğru şeyi yapma pahasına harcanan ömürleri gösteriyorlar bizlere. Harcanan bu ömürleri, yitirilen güzel değerleri göstererek anlatıyorlar ki, herkesin kendince soru sormasını da istiyorlar bence. Güzel bir ömür sürerek her şeye duyarsız olmak mı, yoksa bu ömrü feda edip doğru yaşamak mı?

resim

Yok mu bir Behzat Ç.'lik?
Rust karakterine biraz alıştıktan sonra onunla beraber olayları birleştirmeye başlarsanız dizinin ilerleyen bölümlerinde belki sizler de bir Behzat Ç. görebilirsiniz kendisinde. Olayın ucunu gördükten sonra karşısında kim olursa olsun durmayan bir polis. Hatta olayın ucunun gittiği yerin bizzat karşısındaki olduğunu bile bile bunu sürdürmesi, otoriteye olan ithamları, herkesin yalaka gibi görülmesi kesndisine... Doğru sözlülüğü, laf sokmaları, hatta yalnızlığı ve aile yapısı bile benzemiyor mu? Kafasına koyduğu şeyi aynen Behzat Amirim gibi yapmıyor mu? Bence yapıyor. Sadece Behzat'dan farkı daha soğuk olması ve kendisini tamamen soyutlaması hayattan. Belki de beni diziye bağlayan taraf da budur.




True Detective
Film Altyazıları
The Favourite (3,809) Fantastic Beasts: The Crimes of Grindelwald (3,301) Gräns (2,257) Journal 64 (2,122) Robin Hood (1,760) Overlord (1,413) Creed II (1,382) Mortal Engines (1,327) A Private War (1,250) Widows (1,078)
Dizi Altyazıları
True Detective (3,496) Vikings (2,844) Shameless (1,839) Star Trek: Discovery (1,821) Counterpart (1,503) Project Blue Book (1,490) Wayne (1,352) Supernatural (908) Friends (888) The Big Bang Theory (879)
Türkçe Altyazı © 2007 - 2019