Giriş Kayıt

The Japanese Wife (2010)

avatar
Uskudari (07 Ocak 2019)
  • 140/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Uzak mesâfe ilişkisi... Eskiden aşkların, âşıkların büyüklüğünü belirlemede bir kıstas kabul edilebilirken, hakîkî âşıkların aşkını yüceltirken, bugün artan iletişim ağı ve araçları sâyesinde âdeta sıradan bir ilişki türüne dönüştü. Hayır, günümüzde buna yeltenenleri küçümsemiyorum. Her hâlükârda zordur; birkaç adım mesâfede dahi olsa sevgili. Zîra aşk, beden bulmak, tenlerde buluşmak ister.

Üstelik bakın vaktiyle ne demiş bu hadsiz:
Sürprizbozan: Göster


Sâhi, sizce kolay mıdır uzaktaki sevgiliye bağlanmak, sâdık kalmak? Platonik aşka burun kıvırıp dünyânın öbür ucunda var olduğuna inanılan biriyle hakîkaten, tam mânâsıyla aşk yaşamak mümkün müdür? Haydi aşk sözcüğünü bir kenara bırakalım ki zâten başlı başına iddiâlı olan bu husûsu gözlerde daha da büyütmeyelim. İlişki diyelim. Böyle bir ilişkiyi sürdürmek ne derece mümkündür? Yılda 1-2 kez karşı karşıya gelmek, hemen her an telefonla konuşmak gibi imkânların işinizi kolaylaştıracağını düşünebilir, daha doğrusu umut edersiniz. Peki ya aradaki tek köprü bir kâğıda sıralanan sözcükler olsaydı?

Alıntı:
"635 mektup, 3 telefon görüşmesi, 15 yıllık evlilik..."


Bengal asıllı Hintli matematik öğretmeni Snehamoy ile Japon Miyagi'nin mektup arkadaşlığı zamanla sırdaşlığa, sonrasında da evliliğe terfi eder. Öyle bir ilişkidir ki bu evlilik ritüelleri dahi gıyâbında, müstakil gerçekleştirilir, nişanlar, düğün hediyeleri posta yoluyla ulaştırılır. Bir araya gelmeleri için zemin müsâit değildir; Snehamoy'un elini kolunu maddî imkânsızlık bağlarken, Miyagi'nin yolunu da bakıma muhtaç annesini terk edemeyişi kesmektedir.

Bir yanda küçük yaşta âilesini kaybedip teyzesiyle büyüyen, çekingen taşra öğretmeni Snehamoy, diğer yanda babasını kaybedişinin ardından yatağa düşen annesiyle ve âile dükkânıyla ilgilenmek zorunda kalan, içine kapanık Miyagi... İkilinin münâsebeti, Miyagi'nin bir dergiye bıraktığı îlâna Snehamoy'un karşılık vermesiyle başlayacaktır. Ana dilleri farklı olan bu iki yalnız yabancıyı İngilizce buluşturacaktır. "Maksat gönüller bir olsun."u düstur edinip bununla avunan ikili, engellerin de ortadan kalkmamasıyla 15 yıl hiç görüşmeden, sâdece mektup yoluyla ve önemli anlarda yapılan 3 telefon görüşmesiyle bağlarını sürdürecektir. Başlangıçta çevredekilerin alay konusu olan bu bağ, yıllar geçtikçe anlayış ve saygıyla karşılanacaktır.

İnanması zor, ama gerçek bir öyküye dayanıyormuş. Tabiî ne kadarı gerçek, ne kadarı kurgu bilmiyoruz. Biri oturup özgün bir senaryo olarak bunu sunsaydı herhalde "Yahu dramın dozunu arttıracağım derken kantarın topunu kaçırmışsın birâder." derdim. Hoş, dağları delen, çölleri aşan âşıkların hikâyeleriyle büyüyen bir topluluk olarak en az şaşıranlardan olmalıyız sanırım.

Film, Bengal gelenekleri özelinde, Hint kültürü ile ilgili seyirciye epey bilgi sunmakta. Bunun hâricinde sosyal hayattan kast sistemine kadar kadraja takılan epey ayrıntı bulunmakta. İki toplum arasındaki farklılıkları ve ortak noktaları da araya sıkıştırmayı ihmal etmemiş Aparna Sen. Yönetmene değinmişken, görüntü yönetmeninden bahsetmemek olmaz. Ufak çapta bir görsel şölenle karşı karşıya olduğumuzu söylesem çok da abartmış sayılmam sanırım. (Karşımızda bir Christopher Doyle yok sonuçta, bu değerlendirmeyi dikkate alırken onu da hesâba katmanız gerekir.) Hele o renk cümbüşü... Tabiî mekân Hindistan olunca bunca rengi ve manzarayı bir araya getirmek çok da zor olmamıştır.

Snehamoy ile Miyagi arasındaki bağa kutsiyet atfedilebilecekse dahi ikilinin münâsebetini "aşk" olarak değerlendirmekte zorluk çekiyorum. Aslında evlilik konusunun ortaya atılması da biraz ilginç doğrusu. Her ne kadar üç yıldır yazışıyor olsalar da teyzesinin, Snehamoy'u, mânevî kızı Sandhya ile evlendirmek istemesine karşılık Miyagi tarafından bir anda dile getiriliyor. Gizem, insanoğlu için her dem câzibesini muhâfaza etmiştir. Belki bunun büyüsüne kapılıp kabul etmiştir teklifini Snehamoy. İkilinin ağzından mektuplarda yazılanları dinlerken de duygulara dâir cümlelere pek rastlamıyoruz. Hele ki bizdeki gibi daha üçüncü yazışmada "Senin dudakların şöyledir, kaşın gözün bilmem nedir, seher yeli kokunu bana getirir, göçmen kuşlar kafama her pislediğinde aklıma sen düşersin, senin iklimini taşır onlar, ben de başımın üstünde ağırlarım bilmem ne..." şeklinde iddiâlı, abartılı sözlere rastlamak ne mümkün. Bunda bilhassa Japonların, duygularını ifâde etmekte zorlanan bir toplum olmasının yanı sıra iki münzevînin karşı karşıya gelmesinin de payı var elbette. Tam bu noktada Sandhya'dan bahsetmemek olmaz.

Sandhya, yıllar sonra Snehamoy'un karşısına çıktığında artık bir çocuk sâhibi dul ve mânevî teyzesinin koruma ve desteğine muhtaç bir kadındır. Aslında burada da bir başka gizem söz konusudur. Zîra haftalar boyunca Sandhya ile aynı hânede yaşayan Snehamoy, bilhassa yas tutan dul kadınların, nâmahrem olan erkeklerden kendisini sakınmak zorunda olması yönündeki gelenekler sebebiyle henüz bir kez dahi Sandhya'nın yüzünü görememiştir. Bunun da elbette bir câzibesi vardır. Kaldı ki çoğumuz, bir kadın gölgesinin dahi, 15 yıllık mektup istifine pekâlâ galip gelebileceği ihtimâlini akla getirmekte zorlanmayız. Üstelik hangi erkek, omuzlarında ağlayan bir kadına dayanabilir? (Hayır hanımlar, bu numara her zaman tutmaz.) Diğer taraftan artık yaşı iyice ilerlemiş olan Snehamoy'un, Sandhya'nın oğlu Paltu'yla yakınlaşması, belki aşktan daha öte, daha yüce bir olguyu, bir duyguyu tetikleyecektir: Baba olma özlemi. Yıllar önce bir yetim olarak geldiği ve gözetildiği bu hânede şimdi kendisi bir yetime kol kanat germek istemektedir. Evet, sonuçta Snehamoy da bir insan ve pek tabiî ki arzuları, dürtüleri vardır. Bunları bastırma çabasından daha ziyâde takdîre şâyan olan ise Miyagi'ye karşı takındığı dürüst tavırdır. Yaşadığı ikilemi eşine dürüstçe bildirmekte ve her ne olursa olsun sâdık kalacağını yazmakta sakınca görmez. Ah bir de zamanlaması doğru olsa!..

Gördüğünüz üzere hemen hemen hep Snehamoy'dan, onun duygularından, arzularından, çevresiyle ilişkisinden, yaşadığı yerden vs. bahsettim. Maalesef film daha çok Snehamoy'a odaklanıyor. Bu sebeple Snehamoy'u ve sadâkatini kolayca değerlendirip not verebilirken işin Miyagi kısmı doğrusu kapalı bir kutu gibi. Onun da sesinden mektuplarını dinlememize rağmen günlük yaşantısı, hisleri, çevresinin bu ilişkiye bakışı vb. konularda Snehamoy'unki kadar bilgi sâhibi olamıyoruz ki bence bu bir eksiklik. Snehamoy'u kendi geleneklerimize, dünya algımıza göre tartma fırsatı bulurken Miyagi söz konusu olduğunda duraksayıp susmak durumunda kalıyoruz. Eğer ki ortada aşk varsa, sırf bu durum bile onu daha büyük bir âşık kılabilir benim gözümde, zîra aklıma şu kıssa gelir:

Alıntı:
Leyla'ya sordular: "Sen mi Kays'ı daha çok sevdin, yoksa o mu seni?"

Kara gözlü, kara saçlı, kara benli Leyla iç geçirdi, üzüldü:

- Dostlar, bu nasıl bir soru, bana böyle bir soruyu nasıl sorarsınız? Elbette ben, onu daha çok sevdim, onun, beni sevdiğinden.

"İyi ama Leyla, o, senin için deliye döndü, çöllere düştü, adı mecnuna çıktı ve kurtlarla kuşlarla konuşur oldu."

"İşte bakın, o gitti, bana olan aşkını ona buna anlattı. Ben ise aha şuracığımda, kalbimin içinde onun aşkını saklayıp durdum, kimseyle ne paylaştım, ne de kimseye dert yandım. Şimdi siz karar verin, o mu beni daha çok sevmiş, ben mi onu?"


Karşımızda, alışılmışın dışında bir hikâye, bir romantik dram var. Öyle tanıtım filmine, yazısına filan da gerek yok, afişi bile yetiyor insanı hüzne gark etmeye: 635 mektup, 3 telefon görüşmesi, 15 yıllık evlilik... Sanki "Aşkın târifini baştan yapmak için yaşadık biz bunları." diyen bir çiftin öyküsü var karşımızda. Aşk veya değil, netîcede yaşanılanlar, anlatılanlar karşısında el pençe dîvan durmak mecbûriyetinde olduğumuzu düşünüyorum. Kaldı ki burada karşımıza çıkan dram, aşk-sevgi mukayesesinde de kaynak teşkil edecek; haydi olmadı; fikir sunacak niteliktedir.



The Japanese Wife
Dizi Altyazıları
Game of Thrones (5,409) Dark (4,411) Big Little Lies (2,053) The 100 (1,847) Swamp Thing (1,558) Agents of S.H.I.E.L.D. (1,503) Black Mirror (1,380) The Big Bang Theory (1,282) Shingeki no kyojin (1,241) Vikings (1,194)
Türkçe Altyazı © 2007 - 2019