Giriş Kayıt

11:14 (2003)

avatar
eskatalogya (25 Mayıs 2017)
  • 160/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Bazı filmleri anlatırken nereden başlasak nasıl anlatsak diye düşünürüz çoğu zaman.Acaba esas oğlanın kıza aşık olduğu yerden mi başlasak yada en can alıcı sahne burasıydı buradan yola çıkıp hikayeyi şekillendirsek mi diye aklımıza bilmem kaç tane soru veya sorucuklar sorarız.Adam gibi, filmi neresinden tutup neresine götüreceğimiz konusunda yorulur dururuz.İşte tüm bu manasız karmaşıklığa istinaden çekilmiş ilginç ve bir o kadar da şaşırtıcı bu 11:14…



Aslında vizyona düştüğünde merak etmiştim filmi ama bir türlü kısmet olmadı seyretmek.Kısmet bu günlereymiş ne diyelim herşeyde bir hayır vardır. Efenim filmimiz olan 11:14 2003 ABD/Kanada ortak yapımı. 5 dakika gibi kısa bir sürede dünya denen yaşadımız ortamdan sizi alıp başka diyarlara götürüyor.Başrollerinde Hillary Swank,Colin Hanks,Rachael Leigh Cook ve Patrick Swayze var.Tüm oyuncularda üstüne düşen oyunculuk görevlerini harfiyen yerine getiriyorlar…
Filmi konusu özetle şöyle; saat 11:14'te gerçekleştirilen bir kazayla açılan yapım,bağımsız gibi gözüken birden fazla olayı sondan başa doğru anlatıyor ve bir kazayla bağlanan olayların nasıl şekillendiğini ve birbirini nasıl etkilediğini izlemeye başlıyoruz.Bu süreç bizi herşeyin başladığı ana götürüyor…



Dediğim gibi ilginç ve izlenmesi seyirlik bir film bu.İlk başlarda ne olup ne bittiği pek anlaşılmıyor ama film ilerledikçe ve tempo bir o kadarda artınca insan şaşırıp kalakalıyor.Soluksuz izledim desem yalan olmaz anlayacağınız.Hem oyunculuk hem filmdeki hikayelerin birbiriyle bağlantıları muhteşem.Öyküleme ve kurgulama inanılmaz estetik.Bir hikayeyi ancak öbür hikayeyi seyredince anlıyorsunuz ve merakınız gideriliyor.Bu yüzden filmi hangi tür diye bir kategoriye koymanız imkansız çünkü neyi amaçlayıp neyi anlattığını seyretmeden ve olayları kafanızın içinde tasarlayıp oturtmadan kategorizeleştirmek imkansız ötesi.Filme dram diyebilirsiniz çünkü marketi soyan çocuğunu içine düştüğü açmaz dramın ta kendisi.Polisiye diyebilirsiniz çünkü filme tesir eden her sahnede rozetlilerden rastlayabilirsiniz.Gerilim diyebilirsiniz çünkü gelişen bazı olaylar – şimdi anlatmayayım seyredin – sizi olanca gücüyle gerip yüzünüzde kasılmalara neden olabilir.Komedi de diyebiilirsiniz çünkü diyaloglar bazen amerikan sinemalarnıda gördüğümüz mizah anlayışından çok uzakta ve kaliteli.Yüzünüzde tebessüm bırakan cinsten.(Ben pek amerikan kültüründen etkilenen mizahtan hoşlanmam da gülmem de,çünkü gülecek bir şey bulamıyorum)…
Yönetmen temelde özellikle gençlerin ahlak anlayışlarını,sadakat ve cinayet kavramlarını alaycı bir şekilde sorguluyor ve net bir şekilde eleştiriyor bu yönü ile kendisi de genç olmasına rağmen amerikan kültürünün içindeki yozlaşmayı gayet başarılı bir şekilde gözümüzün içine sokuyor.Ayrıca yönetmen olan Gerg Marcks'in ilk uzun metrajlı seyirliği 11:14. Aslında film bittiğinde yüzümde ekşi bir ifade vardı.Aklımda ise aynı tür filmlerden olan Paramparça Aşklar ve Köpekler filminden sahneler geçiyordu.

Filmin sloganı da ilginç bence;
1 dakika
5 hayat
tesadüf yok!
Masum sandığımız günahların aydınlanması ve olayların çözülmesi için son dakikaya kadar beklemek zorundasınız.
Unutmamak gerekir ki; hayatınızı bazen tesadüfleriniz şekillendirir…



Türkçe Altyazı © 2007 - 2018