Giriş Kayıt

İvan'ın Çocukluğu (1962)

Ivanovo detstvo
avatar
Fügen Atasoy (17 Kasım 2017)
  • 200/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Ivan’ın Çocukluğu / Ivanovo Detstvo ( 1962)

Ivan’ın Çocukluğu, Andrei Tarkovsky’nin ilk uzun metrajlı filmi olmasına rağmen uluslararası çapta büyük ilgi görmüş ve Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülünü, San Francisco Film Festivali’nde ise En İyi Yönetmen ödülünü kazanmıştır.
Film, Rus Yazar Vladimir Bogomolov’ un 1957 yılında yayınlanan “Ivan” adındaki hikayesinden sinemaya uyarlanmıştır. Senaryosu Vladimir Bogomolov ve Mikhail Papava tarafından yazılmıştır. 12 yaşındaki yetim bir çocuk olan Ivan’ın, II. Dünya Savaşı’nda şahit olduğu felaketler ve ailesiz kalmasının onda bıraktığı etkiler konu alınmıştır.
Film, gerek senaryosu gerek oyunculukları ile izlemeye doyulmaz bir filmdir ama en dikkat çekici özelliği çekimleridir. Her sahnesi adeta bir tablo gibidir.

Tarkovsky, bu filmde birebir cephe savaşını göstermez ama savaşın izlerini ve insanların hayatında yarattığı tahribatları ve duygularını mükemmel bir sinema diliyle izleyiciye hissettirir. Tarkovsky için pek çok kişi “ anlaması zor, şiirsel film yapan yönetmen” dese de bu film her sinemaseverin anlayabileceği ve etkilenebileceği niteliktedir. Yönetmenin tarzına alıştıktan sonra her filmi çok sevilir. Aile kurumuna verdiği değer birçok filminde hissedilir.

Tarkovsky, bu filmini doğduğu topraklar olan Ukrayna’da çekmiştir. Kanev’de bulunan Dniper Nehri’nin civarında doğal ortamda geçen film, pek çok sahnesiyle ve savaş karşıtı olmasıyla unutulmaz filmler arasında olmayı hak eder.
Alıntı:
“Tarkovsky, filmde çocuk ve savaş psikolojilerini birlikte yansıtabilmeyi başarmış. Dikkat çeken bir diğer nokta da, patlayıcılar, ses efektleri ve dumanlar olmadan da savaş filmi yapılabileceği, hatta belki de en iyilerinden birinin yapılıp, savaşın ne demek olduğunun anlatılabileceği gerçeğidir.”


UNUTULMAZ GÖRSELLERİYLE FİLMİN AKIŞI

Film, Nikolay Burlyaev tarafından canlandırılan Ivan’ın, savaş öncesindeki mutlu hayatıyla başlıyor.
Ivan, evinin yakınındaki nehirin kenarında, guguk kuşunun ötüşü eşliğinde, kelebekleri kovalayarak oynarken çok mutlu, koşuyor, gülüyor, her çocuğun hakkı olan mutluluğu benliğinde hissediyor. O sırada ağaçların arasında annesini görünce mutluluğu daha da artıyor. Ama bu mutluluk çok kısa sürüyor çünkü bu bir rüya. Ivan’ın ailesi o sırada yaşanan II. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından öldürülmüş ve Ivan yapayalnız kalmıştır. Küçük bir yel değirmeninde uyanır. Ivan etrafı kolaçan ederken, yönetmenin Güneş’i çekimi bize Güneş’in ilk kez bir filmde gösterildiği Akira Kurosawa’nın 1950 yapımı Rashomon filmini anımsatır. Tarkovsky’nin diğer filmlerinde Güneş’i değişik karelerde muhteşem bir şekilde çektiğini görürüz.
resim



Ivan’ın güvendiği insanlar sadece bölgedeki Rus askerleridir ve Ivan nehrin karşı kıyısında bulunan Nazi askerlerini gözetleyip, canı pahasına keşif yapmakta ve yüksek rütbeli subaylara bilgi vermektedir. Yakalanırsa öleceğini bilmesine rağmen, Ivan sadece ailesinin intikamını almayı düşünmektedir. Bir gün nehrin kenarında bilgi toplamak için dolaşırken bir Rus askerine yakalanır. Genç Teğmen Galtsev ile bu şekilde tanışır. Ivan’ın güçlü, özgüvenli, hırslı, öfkeli ve yaşından olgun bir çocuk olmasına ilk kez bu sahnede tanık oluruz.

resim


Ivan o gece bir rüya görür, derin bir kuyunun başındadır ve annesi ile birlikte kuyunun dibine bakmaktadırlar. Görsel açıdan hayranlık uyandıran ama hüzünlü sahnedir. Annesiyle kuyuya bakarak yıldızlardan bahsederler. Rüya güzel giderken birden kabusa dönüşür çünkü o esnada kendisi kuyunun içindedir. Kuyunun başında duran annesi ise bir Alman askeri tarafından vurularak öldürülür.

resim


Sabah olunca Yüzbaşı Kholin, Ivan’ı almaya gelir. Ivan, onu gördüğüne çok mutlu olur, adamın kucağına çıkar, sevgisini gösterir. Karargaha getirildiğinde Albay, Ivan’a askeri okula gideceğini söylese de Ivan, büyük bir cesaretle Albay’ın yakasına yapışır. Sanki o bir çocuk değil, ordunun komutanı gibi büyük bir içsel güce sahiptir. Okuldan kaçıp partizanlara katılacağını söyler ve kaçar.

resim

Ivan bir sonraki sahnede, karısı öldürülmüş yaşlı bir adamla karşılaşır. Adam çok üzgündür, savaşta evi yıkılmıştır ve aklını yitirmiştir. Hem karsının öldürüldüğünü söyler hem de karısı yaşıyormuş gibi davranır. Savaşın insanların üzerinde bıraktığı korkunç etkilerin sembollerinden biridir bu sahne.

resim

Subaylar Ivan’ı bulup geri götürürler. Ivan’ın ne askeri okulda ne de yetimhanede yaşamaya niyeti yoktur. Büyükannesinin ve büyükbabasının da yanından kaçmıştır. Onun tek isteği, Nazi’lerden ailesinin intikamını almak için askerlere yardım etmektir.

resim


Doktorun Asistanı, Kadın Subay Masha’nın filmde yer aldığı sahneler de çok önemli çünkü her ne kadar savaş olsa da aşk hep var olmaya devam edecek mesajı verilmektedir. Ormanda geçen bu sahnede, Masha ile Sibiryalı Teğmen Lennie’nin yakınlaşması sonucunda gerçekleşen öpüşme sahnesi filmin unutulmazları arasında yer alıyor. Gerçi Masha’nın gönlü başkasında...Bir başka sahnede klasik Amerikan filmlerinde çalan türden bir müzikle onun hayaline tanık oluyoruz.

resim


Filmin en etkileyici görsellerinden biri de Naziler tarafından öldürülen iki Rus askerinin asılıp bırakıldığı kare, üstlerine asılmış kağıtta HOŞ GELDİNİZ” yazıyor...Bunun nedeni elbette Nazi’lere gözdağı vermek.

resim


Tarkovsky’nin, gravürlere olan sevgisini birçok filminde görmek mümkün, bir sahnede Galtsev ve Ivan, gravür resimlerine bakarlarken biz izleyiciler de birçok resimi görme fırsatı buluyoruz.

resim


Resimlere bakarken ekrana gelen küçük çan ise yönetmenin 1966 yılında çekeceği filmi Andrei Rublev’i anımsatıyor. O filminde de çanın büyük bir önemi vardı.
resim


Tarkovsky’nin sanata olan ilgisini gördüğümüz bir diğer unsur ise bozuk gramofonun tamir edilmesi ve gramafondan çıkan ezgilerin etkileyiciliğiydi.
resim


Bombaları duyarken gördüğümüz sahnedeki ayna görüntüleri ise bize yönetmenin 1975 yapımı Ayna /Zerkalo filmini hatırlatıyor. Ayna, o muhteşem filmde de unutulmaz karelerde kullanılmıştı.

resim


Filmde, Ivan’ın rüyalarının büyük önemi var. Kız kardeşiyle birlikte sağanak yağış altında, elma taşıyan bir traktörün arkasında oturduğu, dökülen elmaları sahildeki atların yediği sahne çok etkileyiciydi.

resim


Keşif için Alman askerlerinin yakınına gittiklerinde ekrana gelen yere çakılmış uçak görüntüsü de filmin unutulmaz görüntülerinden biriydi ve savaşın vahşetini simgeleyen bir unsurdu.

resim


Savaş bittiğinde ekrana gelen tarihi görüntüler çok etkileyici olmakla birlikte, Nazi’lerin karargahında Rus askerlerin incelediği dosyaların içinde Ivan’ın dosyasının bulunması ve ölüm anının gösterilmesi en duygulandırıcı sahneydi. Neyse ki usta yönetmen bizi gözü yaşlı bırakmadı ve Ivan’ı son sahnede çocukluğundaki mutlu anılarıyla uğurladık.

resim


Son olarak Tarkovsky’nin filmlerini hiç izlememiş olan sinemaseverlere bir notum var; bu filmi iki kez izledim ve her yönüyle çok beğendim. Tarkovsky’nin her filmi çok güzel (Solaris’i henüz izleyemedim) Onun şiirsel ve sanatsal filmlerini anlayamamaktan korkmayın, çekim kalitesinin tadını çıkarın o bile yeterli olur. Filmleri sıkıcı değil, kendinizi ona bırakın ve gerçek sinemanın keyfini çıkarın.

Birkaç Küçük Not

Alıntı:
“ Başrol oyuncularından Yevgeni Zharikov, anlattığına göre Galtsev'i 20 yaşına girerken oynamış. önceleri Tarkovsky onu bu rol için genç buluyormuş ama tanışmalarının ertesinde Zharikov'u bırakmamış. Zharikov, yorumlayanların değinegeldiği mesajlarının yanı sıra filmde savaşın genç teğmenlere yüklediği ağır sorumlulukları da vurgu alanında olduğunu söyler. Kholin'i oynayan Valentin Zubkov'dan çok şey öğrendiğini, onun Tarkovsky'nin her söylediğini anında oyunculuğa aktarabilecek yetenekte ve esneklikte olduğunu belirtmiştir. Bu film ilk olarak Eduard Abulov tarafından çekilmeye başlanmış; ama yapımcı daha sonra Tarkovski'yle anlaşmış. O da senaryoyu yenilemiş ve yarıya inmiş bütçeyle filmi yeniden çekmiş.”


Alıntı:
"8 yaşındayız. hiçbirimiz 19 yaşından büyük değil. bir saat içinde kurşuna dizileceğiz. İntikamımızı alın." Askerlerin mevzilendiği kilise yıkıntısının duvarlarında bu sözler yazılıdır ve bu, Ivan'ın çocukluğunun özeti şeklindedir.”



avatar
benteksizhepiniz (28 Mart 2019)
  • 180/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
resim

Ivanovo Detstvo (1962)

Ivan's Childhood

1962 yılı Sovyetler Birliği yapımı film yönetmeni Andrei Tarkovsky'e 1962 Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan Ödülü'nü getirmiş. Tarkovsky'nin ilk uzun metrajlı yapıtı ve onun uluslararası üne kavuşmasını sağlıyor. Vladimir Bogomolov'un hikayesinden uyarlanmış. Yönetmenin diğer filmlerinden farklı özgün bir dili var. Kimilerine göre tam bir çocukluk filmi. Yani saflık, masumiyet, rüya ve masalsılık. Bir savaş filmi için ne tezat. Ama diyalektik bu değil mi? Benim gibi fotoğraf meraklısı biri için siyah beyaz sahneleri hayranlık uyandıran bir film İvan’ın Çocukluğu. Genel söylenişin tersine, mazruf değil zarf önemli bu film için. Zira anlatım tekniği ve kameranın yakaladığı gölge ve ışıklar sarıyor insanı sımsıcak. Anlattığı konu dramatik olsa da. Hele simgeler ve planların seçimi; belki de bir film içinde kullanılma başarısı açısından en üst seviyede denebilir.

resim

Başlangıç sahnesi büyüleyiciydi, filmin bütünü gibi. Doğanın güzellikleri içerisinde İvan, doğanın simgesi olan annesiyle bir rüya yaşar adeta. Sonra ki sahnede; yaşamda güzel anlarda var sıkıntılı mücadele zamanları da, der gibi birden karanlık bir bataklıktan karşı taraf yani düşman saflarından kendi tarafına tehlikeler içinde geçmeye çalışan Ivan’ı izliyoruz. Gerçekçilikle masalsı anlatım öylesine iç içe ki. İnsan şaşakalarak izliyor filmin karelerini. Kapalı mekan çekimleri bir tiyatro sahnesi gibi, doğa ve açık hava sahnelerinde ise fotoğraf akışı şöleni yaşanıyor.

resim

İkinci Dünya Savaşında Sovyetlerde geçiyor film. Alman askerleri İvan’ın köyünü basar ve talan ederler. Babası savaşta olan İvan annesinin öldürülmesine tanıklık eder. Bundan sonra adeta savaşın içinde oniki yaşında bir çocuğun kendi savaşı başlar. Nazi hatlarında bir keşif eri olarak görev yapar. Tehlikelere atılmaktan ve ölümden asla korkmaz. Komutanlar savaşın bir çocuğa uygun olmadığını söyleseler ve onu askeri okula göndermek isteseler de o bunu kabul etmez. Efektler dışında bombalar ve silahlar patlamıyor filmde. Savaş olmadan savaş bu kadar güzel anlatılabilir dedirtiyor bu durum insana. Çocuk ve savaş üzerine belki en güzel film.

resim

Daha önce söz ettiğim filmin ilk sahnesinde annesi ona bir kova su veriyordu. Suyu kovadan içiyordu İvan. Film biterken de aynı kovadan su içer ve yine büyülü son sahne başlar. Deniz kenarında oynayan çocuklar. Sonra İvan koşar mutlulukla… Suların üstünde… Ya da içinde olmak. Her insanın ve özellikle erkek çocukların anne karnına dönme özlemini anlatıyor bence. Gerçek yitik cennet yani. Ama neden kurumuş bir ağaca doğru elini uzatır?

resim

Gelelim en başta söylenmesi gereken şeye. İvan rolünü canlandıran Nikolay Burlyaev’e yani. Olağanüstü bir oyunculuk sergilemiş ayakta alkışlanacak türden. Film ekibi de harika yakın plan çekimlerle bu oyunculuğu destansılaştırmışlar. Böylece bir bütün olarak bu unutulmaz film oluşmuş ve klasikler arasına girmiş.

resim

Filmin simgesel anlatım başarısı ekşisözlük/precision entrysinde çok güzel anlatılmış.

ivan bir örümcek ağının arkasında görülür. bu tutsak olarak yaşadığı hayatını ifade eder. arkasından gelen keçi; günahı ve savaşı, kelebek ise özgürlüğü temsil eder. gördüğü kelebekten etkilenip uçmaya başlar ancak bu isteği kısa sürer yere indiğinde güneş (yani gerçeklik) ona kendini belli eder. güneşe elleri arasından bakarken annesinin yaklaştığını fark eder ve dünyanın güneşinden uzaklaşıp her insanın kişisel güneşine –annesine- koşar. annesinin taşıdığı kovadan su içer, bu bereket ve bolluk demektir. alnını siler emekçilere selam ederek, annesine bir guguk kuşu gördüğünü söyler. guguk kuşu zamanı temsil eder ve aslında annesine zamanının dolduğunu söylemeye çalışır. bu sırada gök gürültüsü kopar, annesi çok korkar. ivan rüyadan uyanır. guguk kuşu bu kez onu gerçekten uyandırmıştır. içinde uyandığı yel değirmeni emeği temsil etmektedir ama değirmen savaşın ağır izlerini taşımaktadır. bu da savaşın emeğe ne büyük zararlar verdiğini gösterir. oradan uzaklaşarak tepeye doğru yürür bu aşması gereken zorlukları temsil eder. tepenin üstünde savaşın bıraktığı enkazların arasından süzülen güneş, zorlukların arkasında duran umut dolu gerçekliği temsil eder. ormanda gökyüzüne atılan ışıklı maytapları görürüz sonra, bunlar insanoğlunun güneşe karşı koyuşunun bir temsilidir ve bu sahnenin arkasından da güneşi batırır tarkovski. ivan gölün kıyısına gelmiştir. aşması gereken bir engel daha bu çocuğu beklemektedir. ama onu bu zorluk da yıldıramaz ve tarkovski onu güneşin battığı ufuğa doğru yolcu eder. kendi gerçekliğini bulması için.

Filmle ilgili Blog sayfam.



Ivanovo detstvo
Dizi Altyazıları
Game of Thrones (65,211) Supernatural (2,976) The Flash (2,168) Star Trek: Discovery (2,152) Into the Badlands (1,635) Arrow (1,556) The Big Bang Theory (1,297) Vikings (1,251) American Gods (1,200) This Is Us (1,116)
Yakında
Türkçe Altyazı © 2007 - 2019