Giriş Kayıt
En çok beğenilen yorumlar
default avatar
(30) -
Kıvanç aşmış kendini.Yılmaz Erdoğan hanımını kimse öpmesin diye buldugu hastalık süper olmuş Çok Mutlu


avatar
(333) -
Ruhun şiirle harmanlanmadığı bir hayatı düşünemiyorum. Günlük koşuşturmaların çarkında bir ileri bir geri giden hayallerimize hayat veren pek az şey var bu dünyada. Yılmaz Erdoğan son yıllarda birbirine benzeyen senaryoların dışına çıkarak bizleri 1941 Türkiye'sine götürüyor. Birbirine söz sanatının incelikleriyle bağlı olan Muzaffer ve Rüştü ilk görüşte etkilendikleri genç bir kız üzerine bahse tutuşurlar. Şiiri anlayan bir aşkı bulma ümidinden daha çok iki dostun aralarında sürdürdükleri bir oyun başlar. Dönem filmine yakışır sahneler, müziğin derinden bizi ele geçirdiği 3 kişilik sekanslar bu işin diğerlerinden farklı olduğunu göstermek için yeterliydi. Kederin gölgesinde göz yaşı damlalarına dönüşen senaryoyu da beğenmemek elde değil.

iki genç şair Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu'yu canlandıran Mert Fırat ve Kıvanç Tatlıtuğ iyi bir performans sergiliyorlar. Kıvanç Tatlıtuğ Muzaffer rolünde rüşdünü ispatlamıştır. Hiç olmazsa benim için böyle. Filmin bitimiyle birlikte eşimle edebi bir sohbette başlattık. Bu bile benim için ayrı bir güzellikti. Eve gelince kütüphanemden şiir antolojilerini elden geçirdim. İki şairin şiirlerini okudum hayat hikayeleri yine yüreğimi burktu. Rüştü Onur'un şiirleri 1956 yılında Salah Birsel tarafından derlenerek kitap haline getirilmiş. Bu kitabı bulabilirsem arşivime hatırasıyla dahil olacak bir kitaba sahip olacağım. Bakalım hayırlısı. Rüştü Onur'un şiirlerinden sen varken filmde de yer alıyordu kalbime işleyen bir sahneyle sunulunca bunu izlemek ayrı bir keyife döndü. Küçük yazımı bu şiirle tamamlayayım.

Sen varken
Yalnız değilim bu şehirde.
Oturup konuşabiliyorum
Hatta gezinebiliyorum
Sokaklar boyunca.
Ya sen olmasan...
8


default avatar
(4) -
Filmi 1 saat önce izledim,Bu filmi beğenmeyenlerin daha ne beklediklerini gerçekten anlamış değilim,dram sevmeyenlerin bile etkisinde kalacağı bir film kesinlikle izleyin.10 defa izlenebilecek bir film.
Kıvanç Tatlıtuğ'u pek beğenmezdim daha doğrusu ilgimi çekmezdi ama bu filmde beni gerçekten utandırdı.
Filmi izlerken fakirliklerini ben yaşadım
Şiirleri Dergiye çıktığında ben sevindim
Türkiye'de eşine az rastlanacak bir film
9/10
10


Yorumlar (103)
default avatar
(202) -
Ey Yılmaz Erdoğan sana bir çift sözüm var: İki cihan var benim bildiğim bu dünyada yanyana gelmeyelim olur mu?Dah düne kadar (Dün bu filmi izleyinceye kadar) senden zerrece hazzetmezdim ne erkek olarak ne şiir okuyan olarak (Benim nezdimde kızlara şiir okuyarak kendine düşüren biriydin)...Lakin dün anladım ki, insan önyargılardan öleyazarmış.Öyle utanırmış ki kendinden burdan ilan etmek düşermiş.Eğer öbür dünyada karşılaşırsak senle ayaklarımızı uçurumun kenarında sallaya sallaya günlük konuşmalar yapan insanların doğallığında birini gerçekten sevmenin ne olduğunu; yalansız beklentisiz nerdeyse soluk alır gibi olduğunu sana iletebileyim.Bu dünyada yapamam bunu elimi kolumu bağlar inandıklarım....Ama bil ki; inanarak Allah a dua ederken adını geçireceğim...Diyeceklerim bu kadardır kardeşim...İnsan sanat yaparmış.... Ben bu filmi izleyince anladım...Teşekkür ederim.
9


avatar
(1233) -
Yılmaz Erdoğan kişilik olarak açıkçası hiç sevmem!! Tv de Bir Demet Tiyatro Beyaz perdede Sadece bu filimini çok severim o da oyunculuğuna değil
9


default avatar
(50) -
Türk sinemasinin son yillardaki en buyuk basarilarindan biridir bu film.
10


default avatar
(136) -
Film zaten muhteşem ona diyecek bir sey yok da Kıvanç Tatlıtuğ hayatımda gördüğüm en iyi sinema oyinculugunu ortaya çıkarmış
10


avatar
(142) -
Öncelikle filmde mükemmel bir görüntü yönetimi olduğunu söylemek gerekir. Ayrıca daha 20’li yaşlarında Verem’e kurban giden 2 genç şairin hayatına odaklanarak unutulmuş bu şairlere yeniden soluk vermesi takdiri hak ediyor.
Diğer taraftan tesadüfen şairlerin hayat hikâyesini okuduktan sonra fark ettiğim bir filmdi, beklentim yüksekmiş. Sefalet ve hastalıkla boğuşan 2 genç şairin hayatı biraz kopuk anlatılmış, süre iyi kullanılamamış. Gerçek hayattan güçlü bir dram konu edilmesine rağmen bu ölçüde bir duygusal yoğunluk hissettirilememiş.
Görüntü yönetimi, unutulmuş aşklar ve unutulmuş genç şairler adına : 8 / 10

Sürprizbozan: Göster
8


avatar
(21) -
Şiir gibi bir film. Şiirden anlayanlar izlesin. Anlamayanlar zaten izlemesin. Klas+

Moderasyon; Yorum yazarken, her cümle için bir satır kullanmak yerine yukarıda düzenlendiği gibi paylaşınız.
9


avatar
(205) -
Sürprizbozan: Göster
8


default avatar
(10) -
Şiiri seven bir insan olarak, şairlerin hayatlarını görsel bir biçimde izlemek isteyen bir insan olarak bu filmi gördüm göreli izlemek istemişimdir. Filmi halk evinde izlemek nasipmiş demek ki. Film de ki kadro, oyuncuların kalitesi, oyuncuların kostümleri, müzikleri her şeyiyle tamam bir film ve bu film Türk Sinema tarihinin en iyi 10 filminden biridir benim gözümde...
8


avatar
(674) -
Film iki yarı olarak ayrı ayrı düşünmek gerek:
İlk yarı daha neşeli olmasının yanında Cumhuriyet Tarihi`nin en büyük sorunu olan Cumhuriyetin Anadolu insanına uzak kalmasını sadece belirli bir zümreye aitmiş gibi yaşanılmasını, yapılan devrimlerin biraz tepeden inme olduğunu ve milli koruma kanununun dayattıklarını gözümüzün içine sokmadan anlatmış. Zaten böyle olması daha iyi.
İkinci yarıda ise daha duygusal ve yoğun bir film var karşımızda. Bu durum bende biraz seyir zevkinin düşmesine neden oldu.
Filmin tamamına bakınca ise Türk Sineması adına kaliteli bir film olmuş. Gerek oyunculuk gerek görsellik olarak. Film bütçelerinin artmasıyla birlikte daha da kaliteli ve güzel filmler yapacağız.
8


avatar
(131) -
Beni duygulandırmayı başaran nadir yapımlardan biri.
8


avatar
(63) -
Kelebeğin Rüyası, 1940’lar Türkiye’sinde güzel bir kız için iddiaya giren iki şairin üzerine odaklanır. Kız kimin şiirini beğenirse o kazanır, diğeri kaybeder. Şairler bir yandan da hastalık, yoksulluk, madenlerde zorunlu görev ve İkinci Dünya Savaşı gibi problemlerle uğraşmak zorundadır. Hikaye çözüldükçe, şairler mutluluk arayışında şehirler ve hikayeler arasında seyahat etmektedir. En cesur olan kötümser olan mıdır, yoksa iyimser olan mı? Hikaye bunu anlatacaktır.


Kelebeğin Rüyası, filmi yazan ve yöneten Yılmaz Erdoğan’ın yedi yıllık hazırlığının sonuç ürünüdür. Film Türkiye’de 2,5 milyonluk bir seyirciye ulaştı ve Almanya, Danimarka ve Avusturya gibi ülkelerde sinema perdesiyle buluştu. Film için afiş ve trailer’lar IGNITION tarafından hazırlandı.

PRODÜKSİYON NOTLARI

Prodüksiyon sürecinin tamamı, pre-prodüksiyon ve post-prodüksiyon dahil olmak üzere, iki sene sürdü. Çekimler, hikayenin de geçtiği şehirler olan Zonguldak, Heybeliada ve İstanbul’da gerçekleştirildi. Çekimlerin bazıları ise İstanbul’daki bir film stüdyosunda yapıldı.

Kostüm tasarımcısı Gülümser Gürtunca’nın lideri olduğu bir ekip, 18 farklı atölyede 6 aylık bir süre içerisinde, yaklaşık 3000 kostüm, ayakkabı, çanta ve şapka üretildi. Zonguldak, Heybeliada, ve Kasımpaşa’da yapılan 18 haftalık çekim sürecinde 10000 figüran yer aldı.
Kelebeğin Rüyası’nın Sinematografi Yönetmeni Gökhan Tiryaki...

Avatar ve The Dark Knight filmlerinde de çalışan Antoine Moilineau, 60 kişilik bir görsel efekt ekibinin liderliğini üstlenmiştir.

Sanat Yönetmeni Hakan Yarkın ve ekibi, koleksiyonerler ve sahaflardan binlerce fotoğraf topladı. Bu fotoğraflar, 1940’ları yansıtacak set tasarımı için arkaplan görevi gördü. 1940 ila 1980 arası inanılmaz derecede meşgul olan ancak son yedi senedir kapalı olan Heybeliada Sanatoryomu, filmin hastane sahneleri için restore edildi. Sanat yönetmeni ve takımı, hastaneyi 1941 yılında nasıl görünüyorsa, altı ay süren çok titiz bir çalışmaneticesinde eski haline döndürdü. Ortamın doğal manzarası, ahşap çalışmaları ve boya üzerinde çalıştıktan sonra, 50 kişilik bir takım sanatoryomu şekle sokmayı başardı. Hasta yatakları, X-ray odaları, yemek odası masa ve sandalyeleri ve güvenlik kulübesi dahil olmak üzere bütün mobilya ve aksesuarlar, fotoğraflarında görülen orijinallerine sadık kalmak koşuluyla yeniden üretildi.

http://www.kelebeginruyasifilm.com/tr/film-hakkinda
8


avatar
(1079) -
Kostüm, dekor, oyunculuklar iyi, Belçim Bilgin liseli rolü için yaşlı. İlk yarıdaki replikler fazlasıyla Yılmaz Erdoğan. Anlatımı akıcılığı güzel olsa da hikayeden akılda kalan hastalık, yokluk, zengin kız fakir oğlan ve birkaç dize...
7


avatar
(1689) -
Her anlamda dünya standardında bir film olmuş; hikayesi, müzikleri, oyuncu performansları, görsel güzellikleri ve fotoğraf tadında çekim teknikleri şahane şiir gibi bir filmdi.
Kendi söyleyişlerine göre inönü dönemi veya ikinci dünya harbi için kullandıkları bir isim vardı kaç kaç harbi olabilir mi acaba ama işte neyse o yılların açlık ve kıtlık yılları olduklarından bahsederler, ekmek yapmaya un bulamazdık derler. Bu yüzden dedemin annesi, nenemin küçük kardeşi ve kız kardeşinin kayını galiba veremden ölmüşler. Bu açıdan film benim için daha bir anlaşılır ve anlamlı oldu.
Politikaya bulaşmamış olmalarına sevindim zira politik sinemadan iğrenirim.
Filme kısaca bir yorum yapacak olsam herhalde "Adamlar daha ne yapsın?" derdim.
8


avatar
(140) -
Behçet Necatigil 1916 da doğmuştur. Filmin geçtiği yıllarda 24-25 yaşında yani. Makyaj vs pek gençleştirememiş Yılmaz abiyi. Türk sineması içinde düşündüğünüzde oldukça iyi bir yapım. Dünya çapında düşünmeyeceksiniz tabii. Hikaye bana vasat geldi. Ben memleketin içinde bulunduğu durumu, halk arasındaki refah uçurumunu, bir yanda açlığı, işkenceyi, diğer yanda elitizmi daha çok vurgulayacağını düşünmüştüm. Çok yüzeysel geçmiş. Milli Koruma Kanunu ile madene ölüme gönderilenler karşısında Cumhuriyet balolarındaki devlet ve kodaman elitizmine inceden dokunulup geçilmiş. Gerisi laylay bir hikaye... Sümüklü
6


avatar
(65) -
Kıvanç Tatlıtuğ'un oyuncuşluğu dışında çok büyük performans yok, bir çok eleştiri var benim bunların dışında ekleyeceğim konu müzikler, filmdeki acıtasyonu vurgulamak için sürekli yüksek sesle keman girmesi gerekmiyor bana göre kimi yerde daha düşük kalması gereken müzik sürekli bangır bangır ve rahatsız edecek boyutta idi. Bunun dışında bazı eleştirelere katılmıyor da değilim örneğin zengin kızın (heleki lise öğrencisi bir kızın) 1940'larında Zonguldak ta tenis oynaması bana gerçekci gelmedi. Türk filmi açısında iyi sayılabilecek bir film ancak abartmayada gerek olmadığı kanaatindeyim.
6


avatar
(177) -
İnsana şiir yazdırır bu film. Gülücük Müzikleri, kostümleri, oyunculukları ve hikayesiyle türk sineması için yüz akı. Özellikle Kıvanç Tatlıtuğ performansını çok beğendim.
8


default avatar
(4) -
Kıvanç'ın oyunculuğuna diyecek yok herkez başarılıydı ben çok geç bile kaldım izlemek için geciktirilmemesi gereken bir film muazzam..
10


default avatar
(136) -
beni çok fazla etkileyen bir film oldu. Kıvanç Tatlıtuğ'un oyunculuğunu da çok taktir ettim. Muhteşemdi
10


default avatar
(11) -
bu filme bu puanları verenler ancak ülkemizde gözükür... 3/10


default avatar
(9) -
Oyunculara sözüm yok senaryoda ne varsa oynamışlar Bana lezzeti olmayan bir yemek gibi geldi Oysa daha etkileyici diyaloglar olabilirdi Özünde iyi iş çıkarılacak bir konuydu Film vardır alır seni hikayenin içine sokar komik yerde güler Hüznün olduğu yerde ağlarsın Etkileyici bir sanat yoktu


avatar
(170) -
Derin, anlamlı, duygusal ve bir o kadar da gereksiz uzun bir film.

Basın ve entelektüel kesimin yaptığı şişirme sonucunda beklentim oldukça yüksekti. Fakat bu kadar abartılacak bir yapımla karşılaşmadım malesef. Film iyi fakat bir başyapıt mührünü taşıyacak kadar da kaliteli değil.

Oyunculuklar gerçekten yerindeydi. Hepsi için level atlama tahtası olmuş diyebiliriz yapım için.Senaryo genel hatlarıyla güzeldi. Şiirler, dialoglar tam kıvamında.1940 Türkiye'sine çok iyi ayna tutulmuş. Burası en beğendiğim olaydı filmde. Saf bu yönüyle bakacak olursak o zaman Türkiye'si için en eğitici yapım diyebiliriz.

Gereksiz uzundu. En olumsuz yönü bu olsa gerek. Daha kısa ve özlü bir anlatım benimsenebilirdi. Soundtrack olarak eksik kalan tarafların olduğu aşikar. Bazı sahnelerin etkileyiciliği daha iyi müziklerle arttırılabilirdi.

Uygun, geniş bir vakitte bir Türk filmi izlemek istiyorsanız ilk tercihiniz bu film olabilir.

OpeD sürümü izlemek için elverişlidir.
İyi seyirler.
7


avatar
(143) -
Olmamis diycem, bi dunya olumsuz elestiri alacagim ama yine de yaziyorum. Onceki yorumlarda da yazilmis, tamamen vasat'in altinda kalmis bir film'dir.

Turk sinemasinda denenmemis cekim yontemleri denerek , gorsellik on plana cikarilsa bile bu filmi kurtarmaya yetmemis.

1940'larin zonguldak'inda gecen film de gercekci ogeler kullanilmamistir. 1940 zonguldak'inda tenis oynayan bayan varmiymis dir acaba ? Biz baska bir ulkede miyiz diye merak etmedim degil.

Oyunculuklar'da erkek oyuncularin performansi cok iyi , bayanlarinki vasata bile cikamamis gordum.

Bu bir hollywood filmi olsa 3-4 puan bile vermezdik, ama Turk filmi olunca isin icine duygusallik girecektir ki puanlamadan da o anlasiliyor zaten.
5

Cevaplar (2)
default avatar
(1) -
Turk sinemasinda denenmemis yontemler denenmeden kalirsa daha mi iyi?
Gorsellik cok canli, insan kendini icinde hissediyor.
Zaten Hollywood milletinden daha duygusal degilmiyiz.
Sizce Turkiyede ciddi bir Vampir konulu bir film yapilsa nasil tepki alir.


1
| Bildir
avatar
(815) -
doğru bir eleştiri, halen eski filimlerimizin o samimi ve sıcak ve içtenliğini yakalayamadık yeni filimlerimizde(hepsi değil tabii ki), oyuncularımızın hepsini kastetmiyorum ama rollerinin içine giremiyorlar, giremediklerinden seyirci filimden o lezzeti, o heyecanı, o duygusallığı,o derinliği, .... alamıyor ne yazık ki!
Şahsi eleştirisel fikrimde, kamera açısından,tekniğinden anlamam."Sanat toplum içindir"onu anlarım...
6


0
| Bildir


avatar
(815) -
Filim fena değil ama istediğim o derinlik yok!Kelebek kozasında kalmış çıkamadan.. İnşallah daha iyilerini seyrederiz...
6


avatar
(273) -
Festival filmlerindeki derinlik, gişeye hitap edecek zenginlik.
İkisi bir arada.

Muzaffer Tayyip ve Rüştü Onur... İki şairin hayatını çok güzel ama ikisinin hayatında olduğu gibi çok acıklı anlattı film. Tesirinden zor kurtulduğumu ve kurtulacağımı o gece rüyama girmesinden anlayabildim diyebilirim.

Yılmaz Erdoğan kendini ifade edebilecek bir üslubu ve zemini bulabildi. Bu daha iyi ve derinlikli filmleri ondan bekleyebileceğimiz fikrini bana veriyor. Kıvanç Tatlıtuğ ve Mert Fırat da ne seviyede oyuncu olduklarını ispatlamışlar. Belçim Bilgin ve Farah Zeynep Abdullah, bayan oyuncuların çoğunlukla ekek oyuncuların gerisinde kaldığı memleketimin yapımlarına benzetmemişler bu filmi, bayağı gayretli ve başarılıydılar.

Özetle Türkiye'deki bu yılın en esaslı yapımlarından biriydi.
8


avatar
(86) -
Harika bir film, emeği geçen herkesi kutlarım ama özellikle görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki bu işin tüm övgülerini hakediyor. Kıvanç Tatlıtuğ'un bir oyuncu olduğuna hiç inanmazdım bu filmde artık çok iyi bir oyuncu olduğunu düşünmeye başladım.
10


avatar
(67) -
Şiir sevipte bu filmi beğenmeyen "şiirden anlamıyor" demektir Gülücük Kıvanç Tatlıtuğ 'un bir deri bir kemik hali ve o abartısız oyunculuğu için bile izlenir. Mert Fırat yine doğal yine iyi oynamış. Yer yer göz dolduran, güldüren sıkmadan izlenen bence Türk Filmleri için ayrı bir rafa konulabilecek güzel bir film... Gülücük
9


avatar
(1001) -
86. oscar ödül töreninde en iyi yabancı film dalında türkiye'den aday gösterilmiştir.
7


default avatar
(275) -
Yılmaz Erdoğan'in en iyi filmidir. Film olmuştur. Şu anda 2013 'ün açık ara en başarılı filmi bu. Kıvanç Tatlıtuğ başta olmak üzere 4(Mert Fırat-Yılmaz Erdoğan-Belçim Bilgin) ana karakter de oldukça iyi oyunculuk çıkarmışlar. dönem havası oldukça güzel. Zor günleri ve savaşı arka planda ince işlerken Şiir ve şiir üzerine konuşmalarda film kendini aşmış. Film içinde Rüştü ve Muzaffer'in aralarındaki muhabbetler çok iyi ve doyurucu.Yılmaz Erdoğan'i bir önce ki filmi Neseli hayat'in üzerine oldukça şeyler koymuş gördüm. Artık beklentimiz çok daha yüksek kendisinden. İzleyiniz.
7


avatar
(269) -
resim

resim

Cevaplar (1)
avatar
(435) -
Gurur duydum.
7


4
| Bildir


avatar
(76) -
son bir-kaç yıl içinde izlediğim en iyi yerli yapım..Film bittikten sonra , genç yaşta ölen bu şairler ve şiirleri hakkında geniş bir araştırma yapmamı gerektirdi..Yılmaz Erdoğan'ın başyapıtı olduğunu düşünüyorum..Olmamış denilecek tek şey kadın oyuncu seçimi..
9


avatar
(146) -
Nasıl desem bu kadar durgun film izledimmi daha önce hatırlamıyorum. Ama yinede sıkılmadan izledim. O aralara serpiştirilen şiirler yokmu beni benden aldı. Belki finali biraz daha güzel yani izleyenleri şaşırtan cinsten olabilirdi. Ayrıca çok büyük beklenti içinde girmiştim filme yani çok iyi bir dram izleyeceğimi düşündüm ama öyle olmadı. Yinede puanım 8
8


avatar
(7) -
Film gereksiz uzun. Belli bir amaç yok olmasa da olurmuş
4


default avatar
(45) -
Filme kotu diyenler haksizlik etmis olurlar. Uzerinde cok emek harcanmis bir yapim. Ancak gozume carpan ilk sey Belcim Erdogan liseli oynayacak bir yasta degildi ve cok siritmisti. Ikincisi ise Sair B.Necatigil olayin gectigi 1941 senesinde 25 yasindaydi ve Yilmaz Erdogan gorunus itibariyle o yasta degildi ancak bunun seyircinin gozune Belcin kadar cok batmadigini dusunuyorum.
8


avatar
(75) -
Türk sinema tarihinde ender rastlancak Dram filmlerinden biriydi. Birileri olacak ki bu filmi Avrupa standartlarında olduğu için beğenmiyor. Umarım böyle diziler biraz daha çoğalır ülkemizde, tüm olumsuz insanlara inat!
8


default avatar
(203) -
Film bölük pörçük, hem modern görünmek istiyor, hem de zaman zaman Yeşilçam melodramları düzeyinde kalıyor... Bu oyuncuların performanslarına da yansımış. Tabii set tasarımları ve görüntü yönetimine birşey diyemeyeceğim, özellikle girişteki plan-sekans çok iyi.


default avatar
(1) -
Ben Yılmaz Erdoğan'ı sevmeyen biriyim.Ancak filmi izledikten sonra kendisine olmasa da emeğine saygı duymak gerekir diye düşünüyorum.Çok fazla filmlerin nasıl çekildiği ile ilgili teknik bilgimde yok.Ancak film ilk başladığında geminin hareket ettiği sahnede kendimi uçuyormuş gibi hissettim.Bunu daha önce hiç bir türk filminde izlememiştim.Sonradan öğrendimki farklı bir kamera tekniği kullanılmış.Ayrıca filmde küfür olmaması da güzeldi.Vizyona giren diğer türk filmlerindeki gibi küfür dolu değildi.Sonuçta hiç tanımadığım bu iki şairi tanıma fırsatını bu filmle buldum.Eve gider gitmez okudum.Ne kadar güzel ki insanları araştırmaya da sevk ediyor.Hangi Türk filminden çıktıktan sonra bunu yapıyorsunuz size birşeyler veriyor.Kıvanç Tatlıtuğ için ise oyuncu olarak görmediğim bir insandı.Onu da ayakta alkışlarım.Bence şu anda piyasad olan en iyi oyunculardan biri.Ben izleyici olarak tek birşeye - puan veririm.Belcim Erdoğan o role uygun (yaş olarak) değildi.Tüm emeği olanları canı gönülden tebrik ederim.İşallah daha iyileri de çekilir. Saygılar


default avatar
(28) -
Yılmaz Erdoğan’ın hem Uluslararası hem de Ulusal yarışmalarda yarışan filmi Kelebeğin Rüyası’nı izlemeyen kaldıysa da duymayan kalmamıştır. Evet, mevzu tam da bahsedildiği gibi. Erdoğan, iki şair üzerinden dönemin Zonguldak’ına gidiyor ve son derece sıradan bir dram filmi ortaya çıkarıyor. Bizim ise sadece işin içerisinde daha önce sinemamızda pek de görülmemiş cinsten bir para var diye bu filme ayrıksı bir saygı beslememiz gerekiyor. Dürüst olmak gerekirse Kelebeğin Rüyası tam olarak vasat bile olamayan bir film. Hatta daha da ileri giderek filmin çok övülen görüntü yönetmenliğinin de aslında yaratıcılıktan tamamen uzak ve batıya endeksli olduğunu söyleyelim. Türkiye’nin güçlü bir anaakım sinemaya ihtiyacı var. Ancak öncelikle anaakım sinemanın ne gibi gereklilikleri olduğunu iyiden iyiye anlamamız gerekiyor.
4


avatar
(94) -
Abartılacak bir yönü olmayan,filmin başından itiberen kör göze sokulurcasına dram yapılan film.

Özellikle Behçet Necatigil karakterinin hikayede bir figüran olması,kullanılan aşk hikayesinin şairlikle iyi birleştirilememesi senaryonun büyük eksilerinden biri.

Kıvanç Tatlıtuğ ve Mert Fırat ne kadar iyi performans gösterdiysede 30 yaşındaki Belçim Bilgin'in torpille liseli bir kızı oynaması yine aynı şekilde 1940-1945 li yıllar arasında 25-30 arası olan Behçet Necatigil'in Yılmaz Erdoğan'ın oynaması,filmin gerçeğe uygun olmasından ziyade başka şeylerle oluşturulmuş olduğunu gösteriyor.

Ne iyi ne kötü.Belli açılardan başarılı güzel ve etkili sahneleri var ama genel olarak ortalama bir Türk filmi.Her hastalık ve aşklı dram filmlerini sevenlerin abartılarıyla puanının yüksek olması normal.
6


avatar
(1001) -
türk sinema sektörü adına farklı ama işe yarar bir yapım olmuş. özelikle kıvanç tatlıtuğ' a çok dikkat edilmesi lazım. kendini fazlasıyla aşmış, bambaşka bir karakter ortaya çıkartmış. ayrıca öpüşmeden ve küfür etmeden de film nasıl çekilirin en son tanımını yapmış.
7


default avatar
(14) -
arkadaş bileti çekmeseydi film arasında çıkardım salondan. anlamadığım nokta şu yılmaz erdoğan ne yapıyordu orada işi neydi?boş hiç bir anlamı olmayan bir karakter. sırf bir şiir okucam diye yer almış.ayrıca şiirler de çok basitti.yazık oldu benim 2 saatime arkadaşin 10 lirasına.


default avatar
(1) -
film gerçekten mükemmel, kıvaç zaten kendini aşmış 4,4 lük helal olsun


avatar
(134) -
Askeri kötü gösteriyor diyenler olmuş. Filmde asker adam mı dövüyor, haksız muamele mi yapıyor? Biz yanlış filmi izledik galiba. Devrim yapılmış bir ülke, herkesin çalışması gereken bir şehir var ortada. Tabi ki biraz sertlik olacak ki filmde öyle bir şey de yoktu. Askerin canım cicim diye davranacak hali yok ya. Filmde görebildiğim tek hata, ettehiyyatü duasına kadının besmele ile başlamasıydı. Yerli filmleri baz aldığımda filmi çok başarılı buldum.
8


default avatar
(31) -
Bu filme verdiğim paraya ve zamana acıdım. Evde oturup soliter oynasam daha iyiyidi. Oyuncular 10 numara. Çekimler iyi. Ama konu nerde? Senaryo nerde? Ne oldu filmde ne anlattı?

Gerçek hayattan alıntı diye ot gibi sunmakmı film yapmak? Hadi eşimde oynasın bari bu filmdemi dedi Erdoğan? İzyelenler sanatın değerinimi anladı bu filmde? Çok daha iyi kurgulanıp sunulamazmıydı?

Tamamen oyuncular ile gişe yapmaya çalışan, Babam ve Oğlum gibi drama filmlerinin yanından geçemeyecek bir filmdi.

Puanım oyuncuların ve çekimin kalitesine. Vaktinizi bu filmle harcamamanız dileğiyle.

Sürprizbozan: Göster
4


default avatar
(32) -
Filmden aman aman hareketlilik bekleyen basit izleyicilerin yorumlarını görmezden gelin. Etkileyici bir film. Hele ki bir sanatseverseniz. Şiirlerden tutun filmin kendisine kadar zaten sanat içeriyor. Unutmayın ki 7 yıllık bir çalışma ve 2 yıllık bir çekimin sonucudur bu film. Ağır ve hoş.
8


default avatar
(10) -
Bir Devrekli olarak;
Rüştü Onur gibi Devrek'ten yetişen bir şairin hayatını konu alan film gerçekten mükemmeldi.
8


avatar
(78) -
Arkadaşlar film hakkında tarihimizi kötü gösteriyor gibi yorumlar gördüm ama yönetmenlerin antimilitarist olması sinemayı geliştirir, unutmayalım ki Stanley Kubrick Dr.Strangelove'da Amerika'ya ağır ithamlarda bulundu(Sidney Lumet-12 Angry Men).Filmin görseli iyi.Her şeye siyasi bir açıdan bakmayı bırakıp olayın biraz sanat tarafına yönelsek daha iyi olur kanaatindeyim.
9


avatar
(34) -
ilk 1 saat baya güzeldi fakat sonra kısımlar çok sıkıcı ve bunaltıcıydı gereksiz yere uzatılmış.bence film 90-100 dakika falan olsaydı daha iyi olurdu.
7

Cevaplar (1)
default avatar
(14) -
bence hiç olmasaymış daha iyi olurmuş


2
| Bildir


default avatar
(44) -
gereksiz uzun izlemeyen bişey kaybetmez ..artıları dönemi iyi yansıtmış ve insan şiirden usanıyor diğer taraftan belçim bilgin sıçmış yılmaz sıvazlıyor hiç 17 yaşındaki kıza benzemiş mi ? 5/10 buda dönemi iyi yansıttığı ve kıvancın oyunculuğuna ....
5


default avatar
(4) -
Filmi 1 saat önce izledim,Bu filmi beğenmeyenlerin daha ne beklediklerini gerçekten anlamış değilim,dram sevmeyenlerin bile etkisinde kalacağı bir film kesinlikle izleyin.10 defa izlenebilecek bir film.
Kıvanç Tatlıtuğ'u pek beğenmezdim daha doğrusu ilgimi çekmezdi ama bu filmde beni gerçekten utandırdı.
Filmi izlerken fakirliklerini ben yaşadım
Şiirleri Dergiye çıktığında ben sevindim
Türkiye'de eşine az rastlanacak bir film
9/10
10


avatar
(81) -
Bütün filmlerimiz böyle olsun anında Hollywood'u bırakmazsam adam değilim. Hıhı
9


‹ Önceki 1 2 Sonraki ›
Kelebegin Rüyasi
Dizi Altyazıları
Westworld (6,892) The Expanse (3,380) The 100 (3,083) La casa de papel (2,540) Colony (2,030) Luke Cage (1,725) The Crossing (1,719) Genius (1,566) 12 Monkeys (1,339) Vikings (1,281)
Vizyonda bu hafta
Türkçe Altyazı © 2007 - 2018