Giriş Kayıt

Blade Runner 2049: Bıçak Sırtı (2017) Yorumlar


Blade Runner 2049

En çok beğenilen yorumlar
avatar
(48) -
Türkiye'de sansürlü olarak oynayacak olmasını kınıyorum. Gerçekten çok ilkelce...
7


default avatar
(43) -
BANA GÖRE YILLAR GEÇTİKÇE DEĞERİ KATLANACAK VE SONUDA KÜLT FİLM KATEGORİSİNDE MUTLAKA YER ALACAK BİLİMKURGU BAŞYAPITI BİR FİLM

Philip K. Dick’in öyküsünden Ridley Scott’un yönetmenliğinde 1982 ‘de sinemaya aktarılan Blade Runner özellikle gelecek tasviri ve alt metniyle zamanının çok ötesinde geçip adını sinema tarihine altın harflerle yazdırmış bir film. Böyle bir filmin tam 35 yıl sonra gelen devam filminin yarattığı heyecan oyuncu kadrosunda Ryan Gosling K ve ilk filmin kahramanı Harrison Ford (Rick Deckard)’un yer alması daha da önemlisi yönetmen koltuğuna son yıllarda kalburüstü işleriyle övgüyü hak eden
Denis Villeneuve'un Olması ki filmografisine bakıyorum ve Arrival, Sicario, Prisoners, Enemy ve Incendies gibi ileride kült klasik olabilecek filmlere imza atan Ve şimdi de Blade Runner 2049.la mükemmel bir iş çıkaran
Denis Villenevue, Benim için sinemanın yeni üstatlarından birisi.1982 yapımı blade Runner sinema tarihinde yapay zekayı ele alan ilk filmlerden biridir. Hall 9000(2001 Uzay Macerası) aksine filmdeki yapay zekalar(replikantlar) insan suretinde, insandan çok daha dayanıklı ve akıllıdır. Tek eksikleri olan duygu geçmişlerine yüklenen anılarla filizlenince replikantların dört yıla indirgenmiş hayatlarını sorgulaması da kaçınılmaz olur. O günden bu yana insanoğlunun en büyük paranoyalarından biri olan yapay zekanın bilinçlenmesinin, bunun ahlaki, felsefi yönlerinin sinema dünyasında defalarca işlendiği düşünüldüğünde Blade Runner 2049’un ortaya ilk filmin ruhunu yakalamayı başarıyor ve hatta ilk filmden daha öne çıkıyor İlk filmin yakaladığı özgün distopik atmosferi gayet iyi özümsemiş olan Villeneuve ilerleyen teknoloji ve görüntü yönetmeni Roger Deakins’ın yardımıyla kusursuza yaklaşan sinematografisi sayesinde filmi perdede izlemeyi Roger Deakins demişken Deakins, şu anda çalışan en iyi görüntü yönetmenlerinden birisi ve tamı tamına 13 defa Oscar'a aday olmasına rağmen hiç ödül kazanamadı. Eğer Deakins bu filmle Oscar kazanmazsa, artık bir dahada kazanaz bu benim kanaatim Çünkü bu filmde başardığı şeyler gerçekten de dahiyane niteliğinde. Film boyunca ekranda beliren farklı renk paletleri o kadar belirgin ve oyuncuların silüetleri arkasında öyle kusursuz bir biçimde ayarlanmış ki, izlerken kendinizden geçiyorsunuz. Ve merak etmeyin, filmde bundan çok daha fazlası var. Şahsen, Blade Runner 2049'ın görüntü yönetmenliğinden gerçek setlerine kadar Bu arada sadece Deakins'in sinematografisi değil, aynı zamanda görsel efektler de inanılmaz derecede sıradışı Hollywood'un yaklaşık 250 milyon dolarını bir aksiyon filmine değil de, felsefik ve yavaş ilerleyen bir sanat filmine yatırmış olmasını görmekde insanı mutlu ediyor (sansür yüzünden bozulan sahneleri saymazsak) unutulmaz bir deneyim haline getiriyor. Bu incelikli sinematografik çalışma neredeyse tek başına iki film arasında organik bir bağ kurmayı da başarıyor. Müzikleri de karanlık atmosferine ve filmin ruhuna uygun ancak bazı sahnelerde fazla baskın kullanılması ters teperek sizi sahneye konsantre olmaktan alıkoyuyor. Film ufak ayrıntılarda da oldukça başarılı. İlk filmin neon ışıklarından yarattığı hologramları kullanışı, filmin unutulmaz sahnelerinden birinde Zhora’nın üzerindeki şeffaf yağmurluğun benzerini Joi’ye giydirmeyi düşünmesi gülümsetmeyi başarıyor.İlk Blade Runner‘dan günümüze kadar geçen 35 yılda insanoğlunun bir bilimkurgu hikayesi abartısı olarak baktığı yapay zekanın konumunun bir hayli değiştiği bir gerçek. Geçtiğimiz günlerde yapay zekaların kendilerine özgü bir dil geliştirdiğinin farkına varan Facebook Yapay Zeka Araştırma Programı çareyi projeyi sonlandırmakta buldu. Yani artık filmlerde kitaplardaki bu bilimkurgu paranoyasının gerçeğe dönüşmesinin imkansız olmadığını biliyoruz. Yapay zekanın bilinçlenmesi üzerine yazılan kitaplar ve çevrilen filmlerde işlenmemiş bir bakış açısı yakalamak zor olsa da aslında Blade Runner 2049 kağıt üzerinde oldukça iyi bir fikir yakalıyor
sizlere son önerim ise bu filmi kesinlikle ve kesinlikle sinemada ve hatta IMAX'de izleyin Eğer evde izlerseniz aynı etkiyi vermeyeceğinden 100/100 eminim. kısa bir örrnek verebilirim mesela Interstellar filmini sinemada izlediğimde çok uzun süresine rağmen hiç bitmesin dediğim bir filmdi hatta tekrar bilet alıp izlemeyi bile düşündüm 3 ay sonra evde bluraydan izlerken sinemadaki heyacanı yaşamadım bir şeyler eksik gibiydi FİLMİN TEK KÖTÜ YANI ise Uzun süresi ve yavaş temposundan dolayı kolayca tekrar tekrar izlenemeyecek bir film oluşu işte bu sebebten dolayı sinemada izleyin önerisi getiriyorum Kısacası Blade Runner 2049 bu yılın en büyük ve en iyi filmi tek kelime ile özetlemek gerekirse bir başyapıt
9


avatar
(264) -
Filme gitmeden önce Blade Runner'ı izleyin, eğer ''director's cut'' versiyonunu çoktan izlemişseniz izlediğiniz versiyonun final sahnesi kesilmiş olması lazım, o son sahneyi bulup onu da izleyin - bu film için çok önemli - Daha sonra bu filmi izleyin.

Şu film bir çok şey bakımından mükemmel. İlki, 1. filmden kalan soruların çoğuna cevap vermiş. İkincisi, filmde yarattıkları dünyanın gerçekliği kusursuz - gösterilen teknoloji ve ortam gerçekten inanılmaz - Üçüncüsü, film sizi direk içine çekiyor ve bunu sadece gizemiyle değil, sessizliği ve
görsel manzarasıyla yapmayı başarıyor. Dördüncüsü, 1. filmde de olduğu gibi bu filmde de oyunculuğun ve müziğin atmosfer ile mükemmel uyumda olması. Beşincisi, filmin tatmin edici bir sonu olması. Altıncısı, bildiğin film sizi manipüle ediyor ve hiç farkında bile değilsiniz.(Ayrıca ''The Sting''de olduğu gibi saçma bir yöntem kullanarak değil) Yedincisi, karakterlerin girişi/tanıtımları.

Ses çok etkileyiciydi, patlamalar filan gerçekten etkileyiciydi. Efektler muazzamdı, gelip giden holagramdan tut uçan arabalara kadar, yeterince tatmin ediciydi, yapımcılar para basarak geleceği kusursuz yansıtmışlar.(''IT'' filmindeki gibi seyircileri korkutamayan, kalitesiz efektli yaratıklar için 35 milyon dolar kullanmamışlar. Bildiğin parayı harcamışlar ve seyircilerini tatmin ettirmişler.)

Tıpkı orijinali gibi, bu filminde soruları; bizi insan yapan şey ne ve tüm özelliklerimize uyum sağlayınca niye kendimizi yaratışılımızdan farklılaştırmaya çalışırız? ''K'' her ne kadar yapay biri olsa da, sanal olan Joe(Ana De Armas) ile ilişkisinde adamın ne kadar gerçek bir insan olduğunu görebiliyoruz, üstelik aralarındaki ilişki güzel olduğu kadar yaratıcıydı da. Ve filmdeki tema her ne kadar kölelik olsa da size makinelerin paylaştığı ilişkinin de önemini gösteriyor.

Önce Blade Runner'ın kesilmemiş versiyonu izleyin, sonra sinemaya gidip bunu izleyin.
8


Yorumlar (53)
default avatar
(95) -
Filmden yeni çıktım.. Bilim Kurgu hayranı olmayan birisi olarak çok beğendim. Yaratılan atmosfer,sessizlik, saçma sapan müziklerin girmemesi insanı filmin içine çekiyor. Bunun için bile en az 6-7 yi alır. İlk filmi izlemeden gitmek benim hatamdı. Şimdi ilk filmi izleyeceğim.
8


avatar
(114) -
Üzücü,gerçekten çok üzücü... Günümüzün sinema anlayışı tamamen dibi görmüş durumda. Artık yeşil perde önünde çekilen saçma sapan süper kahraman filmleri dışındaki hiçbir film değer görmez olmuş. Şu filmin bile gişede değer görmemesi bunu gösteriyor. Sadece ülkemizden bahsetmiyorum bütün dünya da bu halde. Emirsude nickli bir arkadaş çok güzel bir değerlendirme yapmış:

"Bana göre yıllar geçtikçe değeri katlanacak ve sonuda kült film kategorisinde mutlaka yer alacak bilimkurgu başyapıtı bir film"

Bir bilim kurgu filmine 35 yıl sonra devam filmi çekiliyor ve aynı 35 sene önceki film gibi fantastik ögelere ve dünyaya sahip olmasına rağmen ortaya müthiş sadelikte ve incelikte bir film çıkıyor. Geleceği anlatırken yapay bile olsa her canlının sevgiye muhtaç olduğunu gösteriyor ve bunların hepsini 2,5 saatlik süresine rağmen 1 saniye sıkmadan adım adım işleyerek yapıyor ama gelin görün ki hak ettiği değeri görmüyor ve inanın mesele sadece bu film de değil. Bugün vizyonda yeşil yol, Titanic, Forrest gump vb kült filmler ve Spiderman 8 olsa, insanlar 7 kere izlemiş ve kendilerine hiçbir şey katmayacağını bilse bile yine Spiderman 8i tercih edecektir. Umarım en kısa sürede sinema dünyası ve sinema severler bu içine girilen hiçlik girdabından çıkıp asıl sinema evrenine geri dönerler
10


default avatar
(3) -
ya ben bu filmi birde paraya kıyıp 3d imax izledim yazık oldu. türk dizilerindeki uzun bakışmaların bolca yer aldığı gereksiz yere uzunlaştırılmış sıkıcı bir film olmuş.
3


avatar
(123) -
Bugun bir anda kafama esip sinemada izleme karari aldim. Ilk filmi izlemedigim icin aklimda bazi sorular kaldi ama puanimi oradan kesmedim cunku bu filme haksizlik olurdu. Ama yine de benden 6 puan aldi. Simdilik fazla bir sey yazmayayim ilk filmi izledikten sonra editlerim.
6


default avatar
(1) -
Bu filme bilim-kurgu demek bilim-kurgu'ya hakaret olur.Gelecek de geçtiğini bir tek uçan arabalardan anlıyoruz sözde cyborg'lar bile insanlar gibi suda boguluyor. Görsellik namına pek birşey yok.
Yönetmen Çağdaş film çekmiş geleneksel degil. Kısa Film'lik bir konuya 2 saat 40 dakika harcamış. ee tabii dakikaları doldurabilmek için gereksiz uzunluklarda sahneler ve müziklerle doldurmuş. ilk filme hayran olup gidecekler hüsrana uğrayacaktır. Tabii ki Çağdaş film sevmiyorsanız...


default avatar
(12) -
İlk Blade Runner'ın büyüsünü tatmış olanlar için katlanılamayacak düzeyde kötü bir devam filmi, benim için son yılların en büyük fiyaskosu!..
Donuk yüzlü kasıntı 'artiz' Ryan Gossling de, 'ahı gitmiş vahı kalmış' olsa bile Harrison Ford da rollerine tam oturmuş, pek başarılılar...
Oysa 'Sinema'nın öncelikle bir 'görsel sanat' dalı olduğunu unutmuş, senaryonun felsefesini yorumlayayım derken karanlığa (mecazi anlamda değil; gerçekten 'estetik' yoksunu, kuru, yavan bir karanlığa) dalıp boğulmuş ve o karanlığın kasvetine 164 dakika boyunca izleyiciyi de peşinden sürükleyen bir çekim ekibi var karşımızda... (Lütfen ilk Blade Runner'daki 'karanlık' ama yine de renkli, estetik çekimleri anımsayınız).
Arrival'ı sanki dekor zahmetine girmemek için 'karanlığa-kasvete sığınıp' çarçur ettiğini düşündüğüm Villeneuve bu filmde de aynı batağa saplanmış, yazık olmuş. (Sanki 'kasvet' bu adamın ruhuna yerleşmiş... Ortaçağ karanlığına ilişkin filmlerde daha başarılı olur bence).
İlk Blade Runner'a 9 puan vermiştim, bunaysa ancak 3.
3


avatar
(92) -
Filmi bugün izledim. Beklentimin çok üstündeydi. Oyunculukları ve özellikle de yönetmeni çok sevdim. 82 yapımı filmin birçok soru işareti kafamdan silindi. Yapılan kafa karıştırmalara, sürprizlere ve "Hass..." dedirten yerlere bayıldım. Her şey sırasıyla ilerliyor hepsi güzelce tamamlanıp diğer adım rahatça geçiliyor. Yani filmi izlerken "Bu niye böyle oldu şimdi ?" ya da "O nasıl oluyor ya ?" demiyorsunuz. Kafanızda soru işareti olmuyor. Her şey çok güzel. Filmi çok beğendim. Kesinlikle ilk filmini izleyin ve bu sene yapılan 15 dakikalık bir anime var; "Blade Runner: Blackout 2022" adında, onu da izleyin (bence gereksiz ama filmde birkaç yerde sürekli 'blackout' diyor. "O da ne ?" dememek için izleyin yani). KEYİFLİ SEYİRLER DİLERİM.
Sürprizbozan: Göster
10


default avatar
(3) -
10 numara bir film. Başlarda beni biraz sıktı açıkçası ama sonradan fena açıldı. Yada ben işten gelince yorgundum ondan uyukladım biraz bilemiyorum. 3D kesinlikle tavsiye etmiyorum. 2D izleyin ve tabi ki orijinal dil ile...
9

Cevaplar (1)
default avatar
(3) -
bir filmde uyuduysan yada sıkıldıysan bu filme nasıl 10 numara dersin anlamadım. herkes beğeniyor diye sen beğenmek zorunda değilsin hakkaten berbat sıkıcı uzun bakışmaların bolca yer aldığı uzun bir filmdi
3


-2
| Bildir


avatar
 kurdele (2939) -
3D çok gereksizdi, ilk saat oldukça durağandı ama meğerse demlenmemizi sağlıyormuş yoksa giriş çok hızlı oldu derdik! Bilimkurgunun yalın, saf hali denebilir bu film için. Biraz tahmin edilebilir buldum ama kesinlikle izlenmeyi hakeden bir film olmuş. Kadrosu her haliyle yüksek kalite... İyi seyirler olsun. Bu arada herkese hitap etmiyor, 11 kişiydik salonda, 5 kişi ara olmadan çıktı, gitti.


default avatar
(43) -
BANA GÖRE YILLAR GEÇTİKÇE DEĞERİ KATLANACAK VE SONUDA KÜLT FİLM KATEGORİSİNDE MUTLAKA YER ALACAK BİLİMKURGU BAŞYAPITI BİR FİLM

Philip K. Dick’in öyküsünden Ridley Scott’un yönetmenliğinde 1982 ‘de sinemaya aktarılan Blade Runner özellikle gelecek tasviri ve alt metniyle zamanının çok ötesinde geçip adını sinema tarihine altın harflerle yazdırmış bir film. Böyle bir filmin tam 35 yıl sonra gelen devam filminin yarattığı heyecan oyuncu kadrosunda Ryan Gosling K ve ilk filmin kahramanı Harrison Ford (Rick Deckard)’un yer alması daha da önemlisi yönetmen koltuğuna son yıllarda kalburüstü işleriyle övgüyü hak eden
Denis Villeneuve'un Olması ki filmografisine bakıyorum ve Arrival, Sicario, Prisoners, Enemy ve Incendies gibi ileride kült klasik olabilecek filmlere imza atan Ve şimdi de Blade Runner 2049.la mükemmel bir iş çıkaran
Denis Villenevue, Benim için sinemanın yeni üstatlarından birisi.1982 yapımı blade Runner sinema tarihinde yapay zekayı ele alan ilk filmlerden biridir. Hall 9000(2001 Uzay Macerası) aksine filmdeki yapay zekalar(replikantlar) insan suretinde, insandan çok daha dayanıklı ve akıllıdır. Tek eksikleri olan duygu geçmişlerine yüklenen anılarla filizlenince replikantların dört yıla indirgenmiş hayatlarını sorgulaması da kaçınılmaz olur. O günden bu yana insanoğlunun en büyük paranoyalarından biri olan yapay zekanın bilinçlenmesinin, bunun ahlaki, felsefi yönlerinin sinema dünyasında defalarca işlendiği düşünüldüğünde Blade Runner 2049’un ortaya ilk filmin ruhunu yakalamayı başarıyor ve hatta ilk filmden daha öne çıkıyor İlk filmin yakaladığı özgün distopik atmosferi gayet iyi özümsemiş olan Villeneuve ilerleyen teknoloji ve görüntü yönetmeni Roger Deakins’ın yardımıyla kusursuza yaklaşan sinematografisi sayesinde filmi perdede izlemeyi Roger Deakins demişken Deakins, şu anda çalışan en iyi görüntü yönetmenlerinden birisi ve tamı tamına 13 defa Oscar'a aday olmasına rağmen hiç ödül kazanamadı. Eğer Deakins bu filmle Oscar kazanmazsa, artık bir dahada kazanaz bu benim kanaatim Çünkü bu filmde başardığı şeyler gerçekten de dahiyane niteliğinde. Film boyunca ekranda beliren farklı renk paletleri o kadar belirgin ve oyuncuların silüetleri arkasında öyle kusursuz bir biçimde ayarlanmış ki, izlerken kendinizden geçiyorsunuz. Ve merak etmeyin, filmde bundan çok daha fazlası var. Şahsen, Blade Runner 2049'ın görüntü yönetmenliğinden gerçek setlerine kadar Bu arada sadece Deakins'in sinematografisi değil, aynı zamanda görsel efektler de inanılmaz derecede sıradışı Hollywood'un yaklaşık 250 milyon dolarını bir aksiyon filmine değil de, felsefik ve yavaş ilerleyen bir sanat filmine yatırmış olmasını görmekde insanı mutlu ediyor (sansür yüzünden bozulan sahneleri saymazsak) unutulmaz bir deneyim haline getiriyor. Bu incelikli sinematografik çalışma neredeyse tek başına iki film arasında organik bir bağ kurmayı da başarıyor. Müzikleri de karanlık atmosferine ve filmin ruhuna uygun ancak bazı sahnelerde fazla baskın kullanılması ters teperek sizi sahneye konsantre olmaktan alıkoyuyor. Film ufak ayrıntılarda da oldukça başarılı. İlk filmin neon ışıklarından yarattığı hologramları kullanışı, filmin unutulmaz sahnelerinden birinde Zhora’nın üzerindeki şeffaf yağmurluğun benzerini Joi’ye giydirmeyi düşünmesi gülümsetmeyi başarıyor.İlk Blade Runner‘dan günümüze kadar geçen 35 yılda insanoğlunun bir bilimkurgu hikayesi abartısı olarak baktığı yapay zekanın konumunun bir hayli değiştiği bir gerçek. Geçtiğimiz günlerde yapay zekaların kendilerine özgü bir dil geliştirdiğinin farkına varan Facebook Yapay Zeka Araştırma Programı çareyi projeyi sonlandırmakta buldu. Yani artık filmlerde kitaplardaki bu bilimkurgu paranoyasının gerçeğe dönüşmesinin imkansız olmadığını biliyoruz. Yapay zekanın bilinçlenmesi üzerine yazılan kitaplar ve çevrilen filmlerde işlenmemiş bir bakış açısı yakalamak zor olsa da aslında Blade Runner 2049 kağıt üzerinde oldukça iyi bir fikir yakalıyor
sizlere son önerim ise bu filmi kesinlikle ve kesinlikle sinemada ve hatta IMAX'de izleyin Eğer evde izlerseniz aynı etkiyi vermeyeceğinden 100/100 eminim. kısa bir örrnek verebilirim mesela Interstellar filmini sinemada izlediğimde çok uzun süresine rağmen hiç bitmesin dediğim bir filmdi hatta tekrar bilet alıp izlemeyi bile düşündüm 3 ay sonra evde bluraydan izlerken sinemadaki heyacanı yaşamadım bir şeyler eksik gibiydi FİLMİN TEK KÖTÜ YANI ise Uzun süresi ve yavaş temposundan dolayı kolayca tekrar tekrar izlenemeyecek bir film oluşu işte bu sebebten dolayı sinemada izleyin önerisi getiriyorum Kısacası Blade Runner 2049 bu yılın en büyük ve en iyi filmi tek kelime ile özetlemek gerekirse bir başyapıt
9


default avatar
(9) -
film sansürlü değil.sony pictures yaş sınırını düşük tutmak için bazı tasarruflarda bulunmuş.fazla abartmamak lazım.

Cevaplar (1)
default avatar
(1) -
O zaman Sony filme gitmeyecek yetişkinlerden kaybedeceği parayı çocuklardan çıkarsın da görelim bakalım.


0
| Bildir


avatar
(301) -
Şimdi, olay bilim kurgu olunca akan sular durur. Bu filme gitmeden önce yorumlarda yazılmış mutlaka 1. bölümü izleyin diye, aynen ben de öyle yaptım hafızamı tazelemek için. Blade Runner farklı bir bilim kurgu gerçekten, durgun, dingin ağır ilerleyen bir yapısı var, uzun uzadıya lezzet almak isteyenler için biçilmiş kaftan, ancak çok aksiyon isteyeni sarmaz, herkese göre değil bu film.. Kafanızda mantık hatalarına ait çok sorular birikebilir ama bence salın dizginleri akıp gitsin film, görselliğinden keyif alın.. Yılda kaç kere geliyor ki böyle bilim kurgu. Harrison Ford'u izlemek her zaman ayrı keyif, Ryan Gosling de epey yakışmış filme. Bence 1 bölüm daha gideri var bu konunun.. Torrente düşünce tekrar 1080 izlenir..

Bu arada sinema salonunda o mısır paketini 1 saat boyunca hışırdatarak yiyen hayvan zat! Kendimi o kadar çok tuttum ki sana dalmamak için, tüm konsantremi mahvettin! Yemesin kimse sinemada bir şey ya! dışarıda beslenir kendini bilen insan!.. Sırf bu yüzden sinemada film izlemiyorum, evde indirip izliyorum, artı sinemalar çok havasız ve tozlu ve evdeki konfor olamaz hiçbir zaman ama hadi bilim kurgu dedim, olay farklı dedim ve pişman oldum. Mısırı sinemada yemeyi kim icad ettiyse! Bir başkası da yanımda tuhaf tuhaf soluyor, yemin ederim alt bölgeye attım kendimi 2.yarıda! Arka orta taraflar benim gibi hassas olanlar için zararlı..
7

Cevaplar (2)
avatar
 kurdele (2939) -
Poşette mısır yer ' poşetin hışırtısı ayrı, ağzından çıkan ses ayrı ve işi bittikten sonra dişlerini temizlemek için yaptığı fıçık hareketi ayrı dert'!... Sinemaseverler için kulaklık girişli koltuklar yapılsın ve gerekirse daha pahalı olsun ama olsun be kardeşim!!!


+1
| Bildir
avatar
(301) -
Vallahi öyle güzelinsan, pahalı olsun ama bi izolasyon olsun bu kaygısız rahat insanlardan... Şimdi kara kara önümüzdeki Star Wars 'ta n'apıcam diye düşünüyorum! hep ilk matinelerine girmişimdir o derece önemli benim için.. bi Jedi kılıcıyla girmek lazım filme, ya da Hattari Hanzo Gülücük
7


+2
| Bildir


avatar
(1487) -
Psikolojik bilim kurgu.

Şimdi arkadaşlar öncelikle ilk filmi izleyen biriyseniz bu yapımın da benzer yapıda olduğunu göreceksiniz. Kötü ya da iyiden çok içindeki işleniş üzerine düşünmek gerek. Birçoğumuz için film felaket sıkıcı olabilir ama film bana kalırsa bir deney filmi. Bilim kurgu üzerine farklı işlenişle sağlam bir rahatsız edici yapıya sahip film. Hani neydi ne oldu moduna geçebiliriz ama dediğim gibi bir Star Wars gibi bilim kurgu beklememeliyiz. Karanlık olması da hata değil bilerek yapılmış bir özellik. Çöken bir atmosferin sonuçları hepsi. Kasvetli olması ve kulakları yok eden müzik falan durumları filmi ayrı bir yere katıyor. Tabi yine de zor bir film. İzlerken az sıkılmamak elde değil. Ne beğendim ne de beğenmedim.

İyi seyirler.
Saygılar
6


avatar
(379) -
Bazı yorumlarda çok sıkıcı içim bayıldı gibisinden ifadeler var, evet aynen öyle bir film ama güzelliği de burada zaten. Bu bir aksiyon bilim kurgusundan ziyade noir filmi. Bunu göz önünde bulundurarak izleyin. Benim gibi depresif ve karanlık senaryolardan hoşlanıyorsanız bayılacaksınız.
10


avatar
(741) -
Filmden beklentim vardı açıkcası.İlk filmini 5 yıl önce izlemiştim bu yüzden dün akşam açıp tekrar izledim ve çok beğendim.Bu filmin bir klasiklerin arasında yer alan Bıçak Sırtı'na saygısı çok hoşuma gitti.Bu filmde de tam olarak bir klasik film havası vardı.Arabalar hala araba, çevre hala 1982 yılı bilim kurgusu gibi.Kült bir şekilde devam etmiş.Konusu ilk filme oldukça benzer bir yapıda açıkcası.Ryan Gostling ve kötü android rolünü oynayan Sylvia Hoeks harikaydı.Ana de Armas'ı pek sevmesem de tatmin edici düzeyde oyunculuk sergilemiş bence.Filmin atmosferi görsellikleri ve özellikle müzikleri harikaydı.Kesinlikle IMAX'de izlemenizi öneririm.Görselliğinden daha çok ses sistemi için.Kesinlikle muazzam bir ses sistemi üzerine kurulmuş bir çok sahnesi vardı ve bana o gerilim atmosferini çok daha iyi yaşattı.Görsellik ve ya 3D adına çok özel bir şey olmasa da IMAX'in ses sistemi için gitmenizi tavsiye ederim.Jared Leto bir hayli az oynamış ve onun karakterini önemli yapacak bir monologun yarısı sansürlü diğer yarısı da filmden çıkarılmış durumdaydı.Sansürden kastım çıplaklık gözükmesin diye kadının koluna ya da omzuna zoom yapılmış ve hiç hoş olmayan bir sahne ortaya çıkmış.Benim dikkatimi çeken 2 tane kesilmiş sahne vardı.Kesinlikle hiç hoşuma gitmedi.Hatta şimdi kamera çekimi torrent indirip o sahnelerde ne olmuş bakacağım.Film bence ilk filmden daha iyiydi.Belki de bu filmi sinemada izlediğim için bana öyle gelmiştir tabi.Herkesin seveceği bir film değil.Öncelikle filme gerçekten ilgi duyan kişiler izlemeli.Film çok durağan ve bence durağanlığı çok iyi bir gerilim ortamı yaratıyor fakat kesinlikle herkese hitap eden bir tarz değil.Aksiyon arıyorsanız başka film izleyin.Açıkcası film sonlarında beni bir hayli duygulandırdı.Film gibi film.Bu sene sinemada izlediğim en iyi filmlerden ilk 3 arasına girer ve kesinlikle bu sene izlediğim en oturaklı ağır abi tarzı bir film.Şiddetle tavsiye ederim.
Not: Orjinal süresi 2 saat 44 dk olan filmin Türkiye'deki gösterim süresi 2 saat 15 dk. O yarım saat nereye gitti çok meraklardayım.
10


default avatar
(35) -
Filmin atmosferi ve müzikleri çok güzeldi bence. İzleyiciyi içine çeken bir havası var fakat konusu çok kötüydü. 20 dk lık bir konuyu 2.40'ya yaymışlar. Film çok durgun geçiyor. Ve de konusunda da adam gibi izlemeye değer pek birşey olmuyor. İnsanlar yönetmenin bir önceki filmi Arival ile kıyaslayıp, Arrival da muhteşemdi bu da muhteşem demişler. Bence Arrival rezalet, vasat, çok sıkıcı, şişirilmiş bi filmdi. Ama bu film yine Arrival kadar kötü değil. Kendini izlettiriyor fakat konu çok kötü. Sinemada izlemeye değmez bence. Ben izledim beni hiçbir şekilde film etkilemedi. İzle geç filmlerinden. Bir izleyenin tekrar izleyeceğini zannetmiyorum. Sinemaya gitmeyin arkadaşlar.
5

Cevaplar (2)
avatar
(264) -
Bu filmin atmosferini, hatta filmi güzel yapan şey zaten durgun geçmesiydi. Tıpkı Braking Bad dizisi mükemmel yapan şey ağır ağır ilerlemesi olduğu gibi. Tabi herkesin zevki farklıdır ön yargılı da olmak istemiyorum ama büyük ihtimalle sen Braking Bad dizisini de sevmiyorsundur.

Böyle filmleri/dizileri anlayıp da taktir etmek için sadece seyretmek gerekmez, eğer filmden bir şeyler almak istiyorsanız daha da derinlere inmeniz gerekir. ''Durgundu, sıkıcıydı'' diyip ön yargılı yaklaşırsanız bir şey elde edemezsiniz.

Blade Runner(1982) film sayfasına git arkadaşın biri ''İşte eski yapım bilimkurguların makus talihi.Adamlar 2019 da uzayda koloniler kurmuş ama hala tüplü televizyonları var'' yazmış. Tabi 2010 yıllarında yaşayıp da film hakkında böyle yorumlar yazmak kolay. Zor olan şey Filmdeki felsefeyi kavramak.
8


+5
| Bildir
default avatar
(35) -
Breaking Bad benim en sevdiğim favori dizilerimden biridir. O bir dizi olduğu için ağır ilerleyebilir. Her ne kadar ağır ilerlese de her bölümü dolu dolu geçiyordu. Ben ağır ilerleyen gerçekçi dizileri çok severim. Fakat bu bir film olduğu için ve de zamanı kısıtlı olduğu için ağır ilerlemesi taraftarı değilim filmlerin. Yine de ağır ilerleyen filmleri de seviyorum fakat konusu güzel olursa.
Filmden birşeyler alınacak bir felsefe olduğunu düşünmüyorum ilk filmden farklı. Buyrun siz söyleyin neymiş filmin felsefesi. Verilen felsefeyi zaten anladım ben tıpkı ilk filmde olduğu gibi. Ama bi felsefe için de 3 saatlik sıkıcı hiçbir şey olmayan film izlenmez tıpkı Arrival gibi. O film de aşırı kötüydü.
5


-4
| Bildir


default avatar
(12) -
film çok kötü rezalet ötesi.
drama mı nedir, konusu belli mi değil mi işleyişi saçmalamış durumda.
sinemada izlediğime bin pişman oldum .
izlediğim en kötü bilim kurgular arasında.
1

Cevaplar (2)
default avatar
(4) -
İlk filmi izlediniz mi?
9


+2
| Bildir
default avatar
(202) -
sessizrihtim, yorumlarına sonuna kadar katılıyorum, sinemada izlemeyin çok kötü..
1


-7
| Bildir


default avatar
(78) -
Villenueve filmi baltalamış malesef. Basit bir konu üzerinde çok çok ağır bir tempoda, izleyiciyi heyecan ve meraktan yoksun bırakan bir film çekmiş. Filmde olmayan heyecanı gereksiz yerlerde kullandığı gerilim müzikleriyle vermeye çalışmış. Benim için iyi film kıstaslarından biri, ikinciye seyredip seyretmeme isteğidir. Bu filme ikinciye katlanamam. Kısacası; sıkılarak, bunalarak seyrettim. Tavsiye etmiyorum.
4

Cevaplar (2)
avatar
(379) -
bu filmin güzelliği zaten ağır tempolu ve kasvetli olmasında saklı.ilk film de aynı şekilde depresif bir atmoseferde geçiyordu.noir city cyberpunk sana bir şey ifade etmiyorsa zaten yanlış filmi izlemişsin.yine de renkler zevkler diyecek bir şey yok
10


0
| Bildir
default avatar
(78) -
Filmin ağır temposunun dışında en az 5-6 neden belirttim filmi beğenmemle ilgili, ama sadece birine odaklanmışsın. Ayrıca hikayesi sağlam olan ağır tempolu filmleri de çok severim, bilim kurgu filmleriyle büyümüş bir neslin bireyi olarak da sadece noir city ve cyberpunk dünyası yaratılmış ama içi boş olan filmler benim zevk ve renklerime girmiyor.
4


-3
| Bildir


avatar
(236) -
Tek kelime ile şahane.
Arrival'dan sonra karşımıza yeni filmi ile çıkan yönetmen Denis Villeneuve, yine harika iş çıkarmış diyebiliriz. Ryan Gosling ve Jared Leto'nun güzel performansları, Harrison Ford'un oyunculuğu ile kurgusu iyi olan film tekrar tekrar kendini izlettirecek seviyede.

Tek kötü yanı; ülkemizde ahlak sansürü diyebileceğimiz yada yerel kültüre uymadığı söylenen sahnelerin zoom yapılarak yada kesilerek bizi koruduklarını sanmaları ve sanki bunu normalmiş gibi yansıtmaları, ülkemizin gittikçe gerilediğini görmek çok üzücü
8


default avatar
(4) -
Büyük bir heyecanla uzun süredir gelmesini beklediğim bir filmdi, yabancı sitelerde bazı olumsuz yorumlar okuyup üzülmüştüm ama bugün seyredince tek kelime ile mest oldum. Ryan Gosling harika bir seçim olmuş, görsel olarak inanılmaz güzeldi, uzunluğundan hiç rahatsız olmadım keyifle izledim. İki film arasındaki geçiş hiç rahatsız etmedi hatta ilk filmi daha iyi anlamı bile sağladı. Bu filmin konusunda Harrison Ford vardı oynamış, konuda olmasaydı ve hiç oynamasaydı yokluğunu aramazdım. Star Wars’un Guardiand of the Glaxy’nin devam filmlerini herkes çok beğenmişti ben beğenmemiştim bunu da ben çok beğendim bakalım nasıl ilerleyecek. Tekrar tekrar ve tekrar izleyeceğim zamanları sabırsızlıkla bekliyorum. Puanım 9.
9


avatar
(48) -
Filmin kendine has bir ambiyansı vardı. Müzikler de acayip oturmuştu. Yine de o kadar ağır ilerliyordu ki, film bitince ben de dahil herkes bir ohhh çekti ve çok şükür bitti, hayatımızdan 3 saat çöpe gitti dedi.
İlk film 1982 de çekilmişti, 2016 yılında geçiyordu ve filmde 2016 yılında tüplü televizyonların kullanıldığını gösteriliyor diye eleştirilmişti. Bu da 2049 yılında geçiyor ve 2049 da ısınmak için UFO kullanıyorlar.
UFO şirketinin hisseleri tavan yapar. Sırf ambiyans, müzikleri ve kalitesinden 7 verdim.
7


avatar
(431) -
Sinema'ya giderken klasik devam filmlerinde oluşan hayalkırıklığını bu filmde de yaşarmıyım diye bir korku vardı içimde. Villeneuve'ün Arrival'da ki muhteşem performansından sonra bu filmle ilgili beklentilerim oldukça fazlaydı lakin filmin başlamasıyla birlikte atmosferine kendi kaptırmam bir oldu açıkçası. Kimilerine göre filmin süresi fazla uzun gibi gelse de bence süresi olması gerektiği kadardı.
İlk filmin orjinal konusuna tamamen bağlı kalınmış ve ilk filmde kafada kalan sorulardan bazılarının cevapları da filmin içinde yatmakta ancak sonrasında bazı yeni soruları da beraberinde getiriyor. Görsel efektler ve detaylar konusunda gerçekten uğraşıldığı göze çarpıyor. Ryan Gosling ve Harrison Ford'un performansları gerçekten olağanüstüydü hatta bu performansıyla Harrison Ford bu sene Oscar'ı alabilir bile. Sonuç olarak ilk filmle senkronizasyonu ve geçişleri iyi sağlanmış, göz dolduran efektleriyle ve tadında aksiyonuyla benim için bu senenin en iyi filmiydi. İmkanınız var ise imax olarak izlemenizi tavsiye ederim.
10

Cevaplar (4)
avatar
 kurdele (2939) -
Beklediğim yorum geldi, inşallah senin kadar keyif alırım izlediğimde... Eline sağlık.


-3
| Bildir
avatar
(431) -
Sağolun inşallah ilk filmi beğeniyorsanız bundan daha çok keyif alacaksınız bence. Anlamadığım neden eksi basıyorlar işte o kısmı kuantum ötesi
10


-2
| Bildir
avatar
 kurdele (2939) -
Neden eksi basiyorlar? Mesela sen onun beğendiği filmi beğenmemiş olabilirsin, mesela sen çok yorum yazıyor olabilirsin veya sırf zevk için hani hiçbir şeyi beğenmeyen bir sosyal kitle var, onlara denk gelebilirsin. Fake hesap açıp, beni mesajla taciz edip her yazdığım yoruma birkaç eksi basan takipçilerim var, sağolsunlar:) ne yapmak lazım dersen, kaale almamak lazım derim ben...


0
| Bildir
avatar
(431) -
Allah sabır versin dostum. Öyle arkadaşlara üzülüyorum zevk alamadan yaşamak zor olsa gerek.Gülücük
10


0
| Bildir


default avatar
(3) -
flim çok başarılı, mirasın hakkını fazlasıyla veriyor, IMAX'i bilmiyorum ama sinemada izleyecek olanlara 3D tavsiye etmem, çok karanlık bir flim gözlükler gözü yoruyor eziyete dönüyor. 3D namına pek bir sahne de yok
9

Cevaplar (1)
default avatar
(4) -
Kendi yorumuma yazmayı unuttum gerçekten keske film 3D olmasaydıSümüklü Aslında çoğu filmi 3D izlemek istemiyorum.
9


-1
| Bildir


avatar
(32) -
Bu filme gitmeden önce FİNAL CUT izleyin demişsiniz , final sahnesi kesilmiş filan demişsiniz. Bu yanlış bilgi. Bu kafasını kullanmayan, hayal gücünden yoksun ,bir grup insana sorulup güzelim filmi mahveden bir eklemedir ; film bittikten sonra çekilmiş saçma sapan bir şeydir. Hatta yönetmene yapılmış büyük bir ayıptır. Zira yönetmen finalde esas oğlan ve kızımız bir yolculuğa çıkıyor , kız ne kadar yaşadı, esas oğlanda bir Replicant mı v.b soruları sorduran açık bir şekilde harika bitmişti. FİNAL CUT Klasik filmi mahveden bir finaldir. Harrison Ford yıllar sonra finaldeki yazılan metni kasıtlı olarak kötü okudum bile demiştir. Bu yanlışı düzeltmiş olalım. Bence izlemenize gerek yok klasik film yeterlidir.

Cevaplar (3)
avatar
(5) -
büyük ihtimalle bu filmi izlememişsindir o son kesilen sahne bu film için büyük rol oynuyor,
klasik filmi mahvetmesi filan önemli değil. Bu film için önemli olan sahne.
10


-4
| Bildir
avatar
(113) -
Yanlışınız var. Director's cut Ridley Scott'ın onaylamadığı ve onun isteği dışında materyallerin eklendiği bir sürüm. Yönetmenin tamam bu benim filmim işte dediği sürüm final cut. İsminin director's cut olması sizi aldatmasın. Yönetmenin isteğiyle çıkan bir sürüm değildi. Kesinlikle ilk filmin final cut versiyonu izlenmeli.


0
| Bildir
avatar
(92) -
Birinde ne var diğerinde ne yok spoiler ibaresi içinde açıklık getirir misiniz ?
10


0
| Bildir


avatar
(264) -
Filme gitmeden önce Blade Runner'ı izleyin, eğer ''director's cut'' versiyonunu çoktan izlemişseniz izlediğiniz versiyonun final sahnesi kesilmiş olması lazım, o son sahneyi bulup onu da izleyin - bu film için çok önemli - Daha sonra bu filmi izleyin.

Şu film bir çok şey bakımından mükemmel. İlki, 1. filmden kalan soruların çoğuna cevap vermiş. İkincisi, filmde yarattıkları dünyanın gerçekliği kusursuz - gösterilen teknoloji ve ortam gerçekten inanılmaz - Üçüncüsü, film sizi direk içine çekiyor ve bunu sadece gizemiyle değil, sessizliği ve
görsel manzarasıyla yapmayı başarıyor. Dördüncüsü, 1. filmde de olduğu gibi bu filmde de oyunculuğun ve müziğin atmosfer ile mükemmel uyumda olması. Beşincisi, filmin tatmin edici bir sonu olması. Altıncısı, bildiğin film sizi manipüle ediyor ve hiç farkında bile değilsiniz.(Ayrıca ''The Sting''de olduğu gibi saçma bir yöntem kullanarak değil) Yedincisi, karakterlerin girişi/tanıtımları.

Ses çok etkileyiciydi, patlamalar filan gerçekten etkileyiciydi. Efektler muazzamdı, gelip giden holagramdan tut uçan arabalara kadar, yeterince tatmin ediciydi, yapımcılar para basarak geleceği kusursuz yansıtmışlar.(''IT'' filmindeki gibi seyircileri korkutamayan, kalitesiz efektli yaratıklar için 35 milyon dolar kullanmamışlar. Bildiğin parayı harcamışlar ve seyircilerini tatmin ettirmişler.)

Tıpkı orijinali gibi, bu filminde soruları; bizi insan yapan şey ne ve tüm özelliklerimize uyum sağlayınca niye kendimizi yaratışılımızdan farklılaştırmaya çalışırız? ''K'' her ne kadar yapay biri olsa da, sanal olan Joe(Ana De Armas) ile ilişkisinde adamın ne kadar gerçek bir insan olduğunu görebiliyoruz, üstelik aralarındaki ilişki güzel olduğu kadar yaratıcıydı da. Ve filmdeki tema her ne kadar kölelik olsa da size makinelerin paylaştığı ilişkinin de önemini gösteriyor.

Önce Blade Runner'ın kesilmemiş versiyonu izleyin, sonra sinemaya gidip bunu izleyin.
8

Cevaplar (1)
avatar
(78) -
tavsiyeniz üzere ilk filmi izleyeceğim teşekkürler


-1
| Bildir


avatar
(20) -
Filmi çok beğenmedim. Bazı yerlerinde uyumamak için zorladım kendimi. Özellikle bazı sahneleri gereksiz yere uzatmışlar gibime geldi. Aksiyon ve gerilim dozu düşük tempoda ilerleyen bir filmin süresinin uzun tutulması pek sağlıklı bir karar olmamış.
5


avatar
(48) -
Türkiye'de sansürlü olarak oynayacak olmasını kınıyorum. Gerçekten çok ilkelce...
7

Cevaplar (3)
default avatar
(24) -
Bilmediğim için soruyorum. Ne tür bir sahne sansürleniyor? Cinsel içerikli mi?


0
| Bildir
avatar
(1487) -
Araştırmama göre bir oto-sansür var. Bazı ülkelerde ki ülkem ne yazık ki o bazı -yazık orada yaşayanlara- olan ülkeler arasına girdi son 15 yıl içinde yani filmdeki çıplak birçok sahne sansüre uğramış. İnsanın her gün gördüğü cinsel organı başkasında utanç kaygısına dönüşmüş. Sanatsal faaliyetlerde insan uzuvu bir sapkınlık anlamına geliyor artık ülkemde. Kadının kolu saçı bacağı gibi. Sapkınlık toplumsal mikroba dönüşüyor. Lanet olsun diyor bunu yapanlara Allah'tan lanetler gönderiyorum.
6


+16
| Bildir
default avatar
(15) -
kesilmeler vardı dikkat ettim direk geçti bazı sahnelerde


0
| Bildir


default avatar
(3) -
Ryan Gosling son 4-5 yılın en iyi aktörlerinden biri. Hatta en başa yazabilirim. Bu film için de gayet iyi seçim. Muhtemelen yüksek puanlı bir film olacak. Bu tür filmleri sevmeseniz bile Ryan Gosling için gidin bence. En azından rol nasıl yapılır görürsünüz.


avatar
(88) -
Ryan Gosling'in La La Land'ın çekiminden yeni çıkmış gibi bir hali var. Oyuncu seçimi yanlış olmuş. Tamam yakışıklı adam da hiç mimik yok, ruh gibi geziyor kamera önünde. Kasıntıdan patlayacak bir gün.

Cevaplar (2)
default avatar
(1) -
Katılıyorum neden bu hülyalı bakışlı adam...


-5
| Bildir
avatar
(246) -
Bana göre de yanlış kast. Gerard Butler olurdu mesela. Clive Owen.. Ne bileyim? Tamam, bir oyuncuya belli rollerin yapışması iyi birşey değil ama bari bu filmle zinciri kırmaya çalışmasaydı. Duygusal görüntüden oldukça uzak olan Harrison Ford iyi bir seçimdi zamanında.


-4
| Bildir


‹ Önceki 1 Sonraki ›
Türkçe Altyazı © 2007 - 2017