En çok beğenilen yorumlar
avatar
-
Bu filmi yerden yere -haksızca- vuranlar için soru-cevap şeklinde bilgi vermek istiyorum:

Ağacın tecavüz etmesi çok mantıksız değil mi?
- Ağaç tek başına tecavüz etmiyor. Gülücük Ağaç sadece görselde kullanılan bir şey. Ruhlar bedenlerini somutlaştırmak için canlıların içine girerler ve ağaç da canlı olduğu için onu araç olarak kullanıyorlardı. Nasıl ki film boyunca insanları kullandılarsa ağaçları da kullanabiliyorlardı. Ruhların insanları en etkili korkutma tercihleri onlarla dalga geçmek, mahremiyetine zarar vermek, küçük düşürmek gibi şeylerdir. Bunu sıkça görüyoruz, zaten pek çok metafizik kitaplarda bunun doğru olduğu belirtiliyor. Filmde bu yüzden tecavüz, garip kahkahalar, şarkılar görüyoruz. The Excorcist'i hatırlayın; içine şeytan giren kız sürekli 'f*ck me' diye bağırıyordu. Cinnet filmini hatırlayın; karakterin karşısına sürekli çıplak kadınlar çıkıyordu. Karakterlerin yerine kendinizi koymanız gerekiyor bu gibi filmlerde. Dediğiniz mantıkla hareket edersek Yüzüklerin Efendisi'ndeki konuşan ağaçları da saçma olarak görmemiz gerekirdi.

Film eski ve düşük bütçeli olsa da zamanın insanlarının böyle mantık hataları yapması yine de gerekmezdi. Bu yüzden film 2011 yapımı olsa en kötüler listesinde yer almaz mıydı?
- Mantık hataları her filmde var, Inception dahil... Çokluğunun sebebi yılı ve düşük bütçesidir ama bundan da önemlisi var: O sahneler şimdiki gibi defalarca çekilemiyordu o yıllarda. Sahne bittiğinde yönetmen de biliyor mantık hatası olduğunu ama elinde olan bir şey değil. Sam Raimi'nin 2011 yılındaki filmlerine bakın o zaman, illa günümüzdekini performansını görmek isterseniz: Örümcek Adam serisi, Drag Me to Hell, Üçüncü Göz, Hızlı ve Ölü... Örnek vereyim: Tekoloji gelişirken şimdikiler eskilerin birikimlerinden faydalanırlar. Yani 80'lerdeki insanlarda akıl yok muydu da cep telefonunu icat edemediler demk gibi bir şey bu.

Benzer türlerdeki The Shining, The Excorcist, Psycho gibi filmler kadar kaliteli değil?!
-The Shining ve Psycho filmleriyle karşılaştırılmamalı, bunlar psikolojik-gerilim türünde filmler... The Evil Dead ise salt korkudur, The Excorsict ile aynı kulvardadır denilebilir. The Excorsist'te sürükleyicilik yoktu, The Evil Dead başından sona bir gerilime sahip ve âni sahneleri bolca barındırıyor. Uzun süren sahneleri sever Sam Raimi, sonrasında da Drag Me to Hell'de bunu görebilirsiniz. The Shining ve Psycho üst sınıf(maddiyat bakımından) yönetmenler tarafından çekildi. Kubrick ve Hitchcock'ın elinde yeterli malzeme vardı ve ünlü oyuncularla çalışabiliyordu. Hitchcock, Psycho'yu 61 yaşında çekti ve 50 küsürüncü filmidir. Kubrick, The Shining'i 52'sinde çekti ve 14. filmidir. Sam Raimi The Evil Dead'i 22'sinde çekti ve 2. filmidir. İyi seyirler...
8


avatar
-
Bu filmi sinemada izleme şansım olmuştu. Uzun süre etkisinden kurtulamadığım bir korku filmi olarak hafızamda yer aldı. Filmi o yıllarda izlemeyip yeni izleme şansı yakalayacaklar ise bu keyfi filmde bulamayacaklardır. Bir dönemim kült korku filmi olarak görevini çoktan yerine getirdi.
8


default avatar
-
cocuklugumda izledigim ilk korku filmlerinden biri. beni cok etkilesmisti belki biraz komik gibi gorunen sahneleri olsada yinede korku dunyasında bir başyapıt


Yorumlar (29)
avatar
-
Baştan sona şimdilerde asla bulamayacağımız gerilimi yaşıyoruz bu filmde. Bu filmdeki sesler,makyajlar bir harika. İnsanlıktan çıkmış o suratlar sesler ve hareketler gerçekten insanın nefesini kesiyor. KORKU filmi budur işte.
9


default avatar
-
Bu film bir harika çok saçma ve abartılmış sahneler olsa da bu film bir klasik. Bazı yerlerde zıpladığım oldu makyajlar süperdi. 33 yıl önce izlemiş olsaydık bu filme başyapıt terimi bile az gelirdi.


default avatar
-
bir kaç saçma olay dışında film çok başarılı oyunculuklar da öyle zamanını aşmış bir film bazı sahneleri çok iğrençti ya Şok
8


default avatar
-
Tabi şimdiki gibi 3D teknolojisi ile büyüyen bir nesil için birşey ifade etmemesi çok normal.Ancak bu filmi VHS de veya sinemada izlemiş olanlar için her zaman yeri başkadır.Tırsma ve korkusu ayrıdır Saygılar
7


avatar
-
Tek kelimeyle "Efsane Film"...
Afişini görünce VHS kaseti kiraladığımız gün geldi aklıma.. Hey gidi..
7


avatar
-
Film 1981 yapımı, 2000'li yıllarda izleyince insanı aynı etkiyi vermiyor. Bir de yaşım genç olduğundan (17), ara sıra güldüğüm sahneler oldu ancak film bu zaman bile hala etkili. Orijinal dilinde izlemekte fayda var. Ve sanırım, beni korkutan nokta da şu oldu; " ben olsam ne yapardım ? " diyemedim mesela. Onu demeye korktum. Düşünemedim bile. Filmdeki ince kahkahalar gerçekten çok sinir bozucu ama. Olduğu yeri hak eden bir film bence.
8


avatar
-
vhs-beta video zamanlarını yaşayanlar iyi bilir o dönemin korku türünde 1 numarasıdır.Birde bu filmle eşdeğer gördüğüm 85 yapımı yaşayan ölülerin dönüşü de aynı derece etkileyici bir filmdir. "ne günlerdi be Sümüklü "
10


avatar
-
ergenler kötülesede benim dönemim için çok öenmli bir korku filmidir.


avatar
-
zamanına göre iyi ama , film "korkunç bir film" serisini andırdı bana , korku filmleriyle dalga geçen bir film gibiydi.
5


default avatar
-
Bir "Elm sokağı kabusu" değil bence ama yinede türünün ilk örneklerinden olduğu için epey rağbet gördü.


default avatar
-
Bunu zamanında hele de çocukken izleyipte tırsmayan yoktur sanırım. Bende yarısına kadar izleyebilmiştim arkadaşın evinde ve diğer yarısını hala izlemedim yaşım 8 filandı.Şimdi etkileyici gelmeyebilir büyüsünü bozmamak ve korktuğum tek film olarak kalması için hala diğer yarısını izlemiyorum:)) yakaladım


avatar
-
Anam ne tırsmıştım ilk izlediğimde sanırım sene 1990 civarı yaşım 8 bilemedin 9 psikolojimi bozmuştu hala tırsarım Çok Mutlu
9


default avatar
-
o dönemin en ürkütücü filmidir ...film hakkında kötü konuşanlar şimdiki zamanla kıyaslama yapacak kadar cahil adamlardır..

film 1981 yapımı ..32 yıllık ve sert sahnelerle bezeli..o zamanın makyaj tekniği tabiki şimdiyle kıyaslanmayacak kadar komik dursada ben bu filmi ortaokula giderken izlediğimde resmen psikolojim bozulmuştu..

Akan kanların boya olması..makyajların kremalı pasta kıvamında olması bu filmi kötü yapmaz cahil adamlar..o bembeyaz ve mahzendeki kıpkırmızı gözler unutulurmu Gülücük))

orjinal altyazılı olarak şimdi bile izlenildiğinde, ses efektlerinin ne kadar ürkütücü olduğunu, çekim tekniklerinin ve açılarının ne denli başarılı olduğunu herkes görür..

Heycanlı gençlerin tatil namına en ücra yerlere gitme klişesini yaratan bir film bu..
nisan 2013 te bu filmin yeni versiyonu sinemalarda olacak..

Bakalım orjinalinin aynı tadı verecekmi...
10


avatar
-
Kesinlikle puanına kanıp izlemeye kalkmayın. Dünyanın en saçma ve en uyduruk korku filmidir. Kan yerine pembe boya akıyor adamlardan bari kırmızı olsa Gülücük
1


avatar
-
SiNNERS | NPW Altyazıları AsA Ripiyle de uyumlu arkadaslar.


avatar
-
Sam Raimi'nin tarzını sevmem. Evil Dead'den tutun da Drag Me To Hell'e kadar hiç bir filmini keyifle izlemem. Özgün bir tarzı olduğu kesin, ancak bana hitap etmiyor....
5


avatar
-
Arkadaş bu nedir ya? Ömrümde izlediğim en dandik korku filmi buydu. Oyunculuk namına hiçbirşey yok; ki oyunculuk kriteri filmin çekildiği döneme kesinlikle bağlanmaz, hatta eski filmlerde oyunculuklar daha iyidir. Bir mimik hiç mi değişmez arkadaş? O gördüğüm şeylere görsel efekt demeye bin şahit lazım. Böyle filmler tabii ki yapım yılına göre değerlendirilmeli ancak o yıllarda çekilen bir bilim kurgu filmi, bu bakımdan daha riskli olmasına rağmen parmak ısırtacak cinstendi (Alien 1979). Film boyunca içimde ara sıra zaptedemediğim bir kahkaha isteği vardı... Yanımda arkadaşım olaydı ne güzel beraber eğlenirdik en azından. Herhalde ölmek isteyen ergenler klişesini bu film başlattığı ve Hollywood'a sonsuz senaryo hazinesi sunduğu için puan bu kadar yüksek. Yoksa hürmet gösterilecek bir film bile değil. Uzak durun arkadaşlar, çok uzak...
3


avatar
-
İlk okula giderken izlemiştim bunu ve korkudan altıma etmiştim Gülücük bir ay etkisinden çıkamamıştım izlemeye değer bence
8


avatar
-
Yılının harika bir korku filmiydi çok beğendim ben öneriyorum 10/8


avatar
-
Gülücük) VHS Video kasetten izlediğim çocukluğumun en korkutucu filmlerinden. Ses efektleri öyle huzursuz ediciydi ki anlatamam. Tekrar izlemek istiyorum en kısa zamanda.

Sağlam korku filmleri vardı 80'lerden bir araştırmak lazım ama ne adı ne de oyuncuları aklına geliyor insanın.

Meteor diye bir film vardı bak. Bir çiftliğe yakın bir yere meteor düşüyordu ve o çiftliğe gelen suya karışıyordu her canlı bir feci mutasyona uğruyordu Gülücük
En korkuncu da tavuklardı rüyalarıma girmişti o tavuklar. Bir tavuk ne kadar korkunç olabilir izlemeniz lazım. Bulmalı o filmi....
7


default avatar
-
bu filme yorum yazarken çekildiği döneme göre değerlendirmekde doğru bir değerlendirmedir. çünkü o dönemin koşulları, yönetmenleri, oyuncuları, teknolojik alt yapı ve sinema sanatının gelişmişlik düzeyine göre değerlendirme yapmak lazım ama film 1981 yılında yapılmış olsa bile sinema sanatı için çok erken bir dönem değildir aksine amerikan sinemasının olduğun dönemlerinde biri diyebilirim. film bayet başarılı bulunmuş, açıksası bende başarılı bir film umudu ile izlemiştim ama umduğumu bulamadım. çünkü gerçekten abartılı ve korkutmanın ötesinde komik denilecek sahnelerdi. yani o dönemlerde bu filmi çekenlerde birçok sahne bence içine sinmemiştir. bir çok sahne klasik denebilecek nitelikte idi. bence sinema sanatına eksra bir yeniliği ve getirisi olmamıştır ama 20 li yaşlarında genç bir yönetmenin çekmesi iyi bir gelişmedir zaten sam raimi kendisi kanıtlamış büyük bir yönetmendir. kısacası filmler dönemlik olmamı sadece o dönemde insanları korkutuysa, 20-30 yıl sonra insanlar komik buluyorsa burda sorun vardır örneğin caplinin 80-90 sene önce çektiği filmer bizi halen güldürmeyi başarıyorsa doktor caligari filmi (nerdeyse asırlık film) halen sonu hakkında bir birimize sorular soruyorsak, bu filmlerin kendilerini kanıtladığı anlamına gelir. the evil dead bu işi başaramamıştır.
3

Cevaplar (2)
avatar
-
Sam Raimi'nin bu film için sarf ettiği (Bitiş jeneriğinde) "En uç noktadaki bitap düşürücü korku deneyimi" sözünü dikkate alıp günümüzde bu filmi izlemeye kalkarsanız sadece nasıl yani bu da neydi diyebilirsiniz. Korku filminden daha çok bir komedi filmini andıran "Kötü Ruh" amatörce hazırlanmış efektleri ve ergen gençlerin ölüm sırasını bekleyişleriyle kült sınıfına sokulamayacak bir yapım olarak düşünülebilir. Peki bu film neden bu kadar baş tacı yapıldı. Bunun cevabını rahatlıkla verebilecek kişilerden birisiyim çünkü filmi sinema da izleme şansı buldum. Üç arkadaş hakkında bir çok dedikodu duyduğumuz ( filmde yer alan bazı oyuncuların intihar ettikleri dahil (: ) bu filme korka korka gitmiştik ama merakımızın önüne geçemiyorduk ve sinema salonunda yerimizi aldık. Raimi'nin iddialı sözlerine birebir şahit olduk. Açıkçası korkudan bitap düşmeme rağmen sinema salonunu terk etmedim arkadaşlarım korkularına yenilip adeta koşa koşa kaçmışlardı dışarı. Bense oturduğum koltuğa yapışarak zar zor filmin sonunu getirdim. Uzun bir süre de kabusum oldu bu film. Ama bir iki yıl önce izlediğimde sadece şunu dedim ben bu filmden korkmuş olamam (:

Benim için baş tacı bir film olarak akıl defterimde yer alacak bir yapım.
8


+10
| Bildir
default avatar
-
evil dead korku filmi klasiklerinin babasıdır..Bu filmi şimdiki zamanın teknolojisiyle ve imkanlarıyla değerlendirmek gibi bir hataya düşmemek lazım..

Arkadaş demişki bir çok sahne klasik..Yahu zaten film klasikler arasın girmiş..Tabiki sonra çekilen tüm korku filmlerinde kullanılan sahneler bu filmde olacak..Diğer filmlerin ilham kaynağıdır bu filmdeki o sahneler..

Bence bu filmi anlamak için onunla aynı döneme denk gelmek lazım..Yoksa şimdi bende bugunkü anlayışla izlesem, banada komik gelir..Ama 32 yıl önce insanı altına sıçıracak kadar hareketli korku sahneleri barındıran baştacı filmdi bu...
10


+1
| Bildir


avatar
-
Seksenlerin korku sinemasının şiddetli bir fanatiği olarak filmle ilgili bazı gözlemlerimi sunmak isterim...O zamanların şartlarında izleyenlerde gerçek bir korku atmosferi yarattığı tartışılmaz bir film.Şuan izlendiğinde belki bir komedi havası yaratabilir.Zaman ve teknoloji insanların algılarını fazlasıyla değiştirebiliyor...Bugün sizi fazlasıyla etkileyen şeylere yarın çok sıradan ve olağan olarak bakabiliyorsunuz.Ben bu filmin objektif olarak bir kez de olsa izlenmesi taraftarıyım.Kesinlikle o zamanların bütçe yetersizlikleri,teknolojik altyapının azlığı gibi etkenleri gözönüne alarak izlenirse,daha objektif fikir sahibi olabilirsiniz.Fakat kesinlikle önyargıyla başlanmamalı filme...Çünkü sizi buna itecek fazlasıyla etkeni mevcut zaten...10/6
6


avatar
-
Bu filmi yerden yere -haksızca- vuranlar için soru-cevap şeklinde bilgi vermek istiyorum:

Ağacın tecavüz etmesi çok mantıksız değil mi?
- Ağaç tek başına tecavüz etmiyor. Gülücük Ağaç sadece görselde kullanılan bir şey. Ruhlar bedenlerini somutlaştırmak için canlıların içine girerler ve ağaç da canlı olduğu için onu araç olarak kullanıyorlardı. Nasıl ki film boyunca insanları kullandılarsa ağaçları da kullanabiliyorlardı. Ruhların insanları en etkili korkutma tercihleri onlarla dalga geçmek, mahremiyetine zarar vermek, küçük düşürmek gibi şeylerdir. Bunu sıkça görüyoruz, zaten pek çok metafizik kitaplarda bunun doğru olduğu belirtiliyor. Filmde bu yüzden tecavüz, garip kahkahalar, şarkılar görüyoruz. The Excorcist'i hatırlayın; içine şeytan giren kız sürekli 'f*ck me' diye bağırıyordu. Cinnet filmini hatırlayın; karakterin karşısına sürekli çıplak kadınlar çıkıyordu. Karakterlerin yerine kendinizi koymanız gerekiyor bu gibi filmlerde. Dediğiniz mantıkla hareket edersek Yüzüklerin Efendisi'ndeki konuşan ağaçları da saçma olarak görmemiz gerekirdi.

Film eski ve düşük bütçeli olsa da zamanın insanlarının böyle mantık hataları yapması yine de gerekmezdi. Bu yüzden film 2011 yapımı olsa en kötüler listesinde yer almaz mıydı?
- Mantık hataları her filmde var, Inception dahil... Çokluğunun sebebi yılı ve düşük bütçesidir ama bundan da önemlisi var: O sahneler şimdiki gibi defalarca çekilemiyordu o yıllarda. Sahne bittiğinde yönetmen de biliyor mantık hatası olduğunu ama elinde olan bir şey değil. Sam Raimi'nin 2011 yılındaki filmlerine bakın o zaman, illa günümüzdekini performansını görmek isterseniz: Örümcek Adam serisi, Drag Me to Hell, Üçüncü Göz, Hızlı ve Ölü... Örnek vereyim: Tekoloji gelişirken şimdikiler eskilerin birikimlerinden faydalanırlar. Yani 80'lerdeki insanlarda akıl yok muydu da cep telefonunu icat edemediler demk gibi bir şey bu.

Benzer türlerdeki The Shining, The Excorcist, Psycho gibi filmler kadar kaliteli değil?!
-The Shining ve Psycho filmleriyle karşılaştırılmamalı, bunlar psikolojik-gerilim türünde filmler... The Evil Dead ise salt korkudur, The Excorsict ile aynı kulvardadır denilebilir. The Excorsist'te sürükleyicilik yoktu, The Evil Dead başından sona bir gerilime sahip ve âni sahneleri bolca barındırıyor. Uzun süren sahneleri sever Sam Raimi, sonrasında da Drag Me to Hell'de bunu görebilirsiniz. The Shining ve Psycho üst sınıf(maddiyat bakımından) yönetmenler tarafından çekildi. Kubrick ve Hitchcock'ın elinde yeterli malzeme vardı ve ünlü oyuncularla çalışabiliyordu. Hitchcock, Psycho'yu 61 yaşında çekti ve 50 küsürüncü filmidir. Kubrick, The Shining'i 52'sinde çekti ve 14. filmidir. Sam Raimi The Evil Dead'i 22'sinde çekti ve 2. filmidir. İyi seyirler...
8


avatar
-
Bir ropörtajında Sam Raimi bu filmi, video filmi olarak yaptıklarını söylemişti ( o dönemler videolar vardı ya Gülücük ). Fakat sinemada çok rağbet görmüş ve sayısını şuan hatırlamıyorum ama bir kaç kişi sinemada bu filmi izlerken kalp krizi geçirip ölmüş!!
Ben filmi çok geç izlemiş olsamda, yapım yılına göre değerlendirildiğinde hala etkileyiciliğini koruduğunu (tam anlamıyla değil tabi ki) söyleyebilirim kendi adıma.
8


avatar
-
Bu filmi sinemada izleme şansım olmuştu. Uzun süre etkisinden kurtulamadığım bir korku filmi olarak hafızamda yer aldı. Filmi o yıllarda izlemeyip yeni izleme şansı yakalayacaklar ise bu keyfi filmde bulamayacaklardır. Bir dönemim kült korku filmi olarak görevini çoktan yerine getirdi.
8


avatar
-
uyku saati geldi muhabbeti vardı birde en çok güldüğüm sahneydi.


default avatar
-
cocuklugumda izledigim ilk korku filmlerinden biri. beni cok etkilesmisti belki biraz komik gibi gorunen sahneleri olsada yinede korku dunyasında bir başyapıt


‹ Önceki 1 Sonraki ›