Giriş Kayıt
Jasper Jones (2017)
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 2 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Yazar Mesaj
eriCartman



Kayıt: 31.12.2011
İletiler: 2653



E-Posta gönder Özel mesaj gönder
 Jasper Jones (2017)

resim


Jasper Jones, 1960'ların Avustralyası'nın ufak bir kasabasında geçen bir hikayeyi anlatıyor bizlere. Her ne kadar filmin ve filmin uyarlandığı kitabın ismi Jasper Jones olsa da hikayenin kahramanı olarak karşımıza Charlie Bucktin çıkıyor. Charlie, yaz günlerini kitap okuyarak ve aslen Vietnamlı komşularının oğlu olan en yakın arkadaşı Jeffrey Lu ile hangi süper kahramanın en iyisi olduğu gibi boş konularda laflayarak geçiriyor. Bir gece yarısı camına gelen Jasper Jones yardıma ihtiyacı olduğunu ve kendisini takip etmesi gerektiğini söylüyor ve birlikte şehrin dışındaki ormanlığın içine karışıyorlar. Ormanlık alanda Jasper Jones'un keşfettiği ceset karşısında şok olan Charlie, Jasper'a yardım etmeyi kabul ediyor ve olaylar gelişiyor.

Jasper Jones, 2009 yılında Craig Survey tarafından yazılan ve Avustralya Bağımsız Yayıncılar Yılın Kitabı ödülünü almış bir roman. Türkiye'de 'Tanrının Unutulan Çocukları' adıyla çıktı. Ocak 2015'te ülkemizde ilk baskısı yapılan kitabı ben de bu yılın başlarında okuma fırsatı buldum ve oldukça beğendiğimi belirtmem gerek. Kitap o kadar sürükleyiciydi ki sabah başladığım kitabı akşamına bitirmiştim. Eğer okumadıysanız sizlere de tavsiye ederim.

Film, ufak yaştaki karakterleri merkezine koysa da aslında Avustralya'nın o yıllarda yaşayan halkına tutulan bir ayna görevi görüyor aslında. Cesedin bulunması durumunda ilk suçlanacak kişinin kendisi olduğunu söyleyen Jasper, anne ve babası farklı iki ırktan olan esmer bir melez. Filmin ortalarında bu söyleminin doğru olduğunu görüyoruz. O yıllarda Vietnam'da şiddetlenen savaş nedeniyle oğlunu Vietnam'a asker yollayan ve onun orada hayatını kaybettiğini öğrenen kasabadaki annesi, Charlie'nin en yakın arkadaşı Lu'nun annesine kalabalık içinde sözlü saldırıda bulunmasına ve üstüne kahve dökmesine rağmen insanların hiçbir şey yapmadan olayı izlediklerini ve evlerine dağıldıklarını görüyoruz. Ölen askerin babası ise gece vakti arkadaşıyla birlikte gelip Lu ailesinin bahçesini yerle bir ediyor. Irkçılığı yansıtma konusunda bir Bülbül'ü Öldürmek havası var filmde. Irkçılık üzerinden önyargıyı ve adaletsizliği görüyoruz. Filmin sonunda Laura Wishart'ın babası tarafından defalarca tecavüze uğradığını ve hamile kaldığını öğreniyoruz. Filmin kahramanlarının Wishart'ın babasının şehrin başkanı olması nedeniyle polise güvenemiyorlar. Gücün yargıyı nasıl etkilediğini görüyoruz. Tüm bunlara rağmen filmin umut verici anları da var. Mesela insanların sabah vakti Lu ailesine bahçeyi yenilemesinde yardım ettiklerini görüyoruz. Jeffrey Lu sayesinde kazanılan kriket maçının sonunda izleyicilerin bu Vietnamlı çocuğu ayakta alkışladığına şahitlik ediyoruz.

Charlie, Jeffrey'e Batman'ın en iyi süper kahraman olmasının nedeninin diğer kahramanlara oranla daha büyük bir risk aldığını ve bu nedenle daha cesur olduğunu açıklayarak savunuyor. Bu filmde de aldığı riskler ve cesaretiyle Charlie Bucktin bir nevi süper kahramana dönüşüyor.

Film, içerisinde barındırdığı mesaj ile güçlü dursa da ne yazık ki bunu izleyiciye gerektirdiği ölçüde yansıtamıyor. Yönetmenin birçok ayrıntı ve alt metni iyi işleyememesi ve senaryonun da diyalog noktasında zayıf kalması sonucu film, ceset bulan iki gencin bu olayla nasıl baş ettiklerini anlatan basit bir yapı halini alıyor. Üstelik bu iki gencin ( Charlie ve Jasper) arkadaşlığını da çok vasat bir şekilde gösteriyor. Charlie ve Jeffrey arasındaki sıkı dostluk da oldukça sığ bir şekilde işleniyor.

Filmin başında Charlie'nin iç sesini duyuyoruz. Kitabın kahraman bakış açısında yazıldığını düşünürsek filmin de o yönde ilerleyeceğini düşündüm. Ancak filmin geri kalanında bu özellik bir daha kullanılmıyor. Oldukça garip geldi bana.

Yine de film kitaptaki gizemli havayı yakalamayı başarıyor. Sonuna kadar merak uyandırıyor ve konuyu akıcı bir şekilde işliyor. Kötü olaylar sonucunda ilk suçlanan kişilerin kötü insanlar olmasının yanlışlığını izleyiciye güzel yansıtıyor.

Filmin en büyük artısı ise oyunculukları. 2015 yılındaki Pan filmiyle yıldızı parlayan Levi Miller, Charlie Bucktin rolüyle filmi sırtlamış.Toni Collette, Angourie Rice ve ufak rolüyle de olsa filmde boy gösteren Hugo Weaving başarılı oyunculuk çıkaran diğer isimler. Diğer oyunculuklar idare ederken Jasper Jones rolündeki Aaron L. Mcgrath ne yazık ki vasadı aşamıyor. Filmin açık ara en kötü performansı ise Jeffrey Lu rolüyle Kevin Long'a ait. O kadar kötüydü ki bir ara kitapta en çok yer alan karakterlerden birinin filmde neredeyse hiç gözükmemesinin nedeninin o olduğunu düşündüm.

Değinmek istediğim son nokta ise filmin ambiyansı. 2017 yapımı olan film, 1969 yılının Avustralya ortamını iyi yakalamış. Arabalar, giysiler, makyajlar, dekorasyanlar ve evlerin görünümüyle kendinizi küçük bir Avustralya kasabanızda hissetmemeniz elde değil.

Genel olarak baktığımda Jasper Jones'un başarılı bir yapım olduğunu söyleyebilirim. İçerisindeki potansiyeli tam olarak yansıtamasa da, sadece Avustralya değil tüm dünyadaki ırkçılık, önyargı, adaletsizlik, arkadaşlık ve cesaret kavramlarını başarıyla anlatıyor.

Puan: 7.3/10

Jasper Jones
2017
Jasper Jones
Dram / Gizem / Gerilim105 dk

Yönetmen: Rachel Perkins
Avustralya’da bir kasabada yaşayan Jasper Jones’un, bir gece ormanda kaybolan arkadaşı Laura Wiseheart’ın cesedini bulmasıyla yaşadıklarını ve okul arkadaşı Charlie Bucktin ile gerçeği arayış mücadelesini mercek altına alıyor. Film, genel olarak yetişkinliğe...
6.6 (1,865 Oy)

İletiTarih: 06 Aralık 2017 07:55
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
trafalgar
İskandinav Sineması
Sinefil Grubu


Kayıt: 03.07.2012
İletiler: 258

Yaş: 34 Akrep


Özel mesaj gönder
Filmin başında başlayan gizem ve çocukların tanık olmak zorunda kaldıkları acılar filmi izlemeye değer bir film yapıyor. Filmde bulunan yan temalar; savaş, ırkçılık, aldatma gibi bu kısa film için bence çok fazla. Charlie zaten yeteri kadar şeye tanık olmuşken annesini başka bir adamla görmesi, Jasper'ın dedesiyle absürt bir şekilde tanışması filmde hiç işlenmese daha iyi olurdu.
Ama çocuk oyuncularla bezeli filmler her zaman prim yapar. Bende de öyle. Eksikliklerine rağmen filmin anlatmak istediği, çocukların katlanmak zorunda kaldıkları acılar , gayet iyi anlatılmış.
Ayrıca Batman ve Süpermen kıyaslamasına bakış acısını çok sevdim. Gülücük

Alıntı:
Tüm bunlara rağmen filmin umut verici anları da var. Mesela insanların sabah vakti Lu ailesine bahçeyi yenilemesinde yardım ettiklerini görüyoruz. Jeffrey Lu sayesinde kazanılan kriket maçının sonunda izleyicilerin bu Vietnamlı çocuğu ayakta alkışladığına şahitlik ediyoruz.


Senin de dediğin gibi iyiler her zaman var. Bence filmde bu gayet de başarılı işlenmiş. Hem oğlunu savaşta kaybeden annenin yaptığı saldırıyı ya karşı kasabalının tepkisizliği hem de Vietnamlı ailenin bahçesinin tekrar düzenlenmesi gibi iki tarafında yaşadığı üzüntüye yardımcı olmaya çalışan insanlar..

Sayende güzel bir film izledim. Yazı için teşekkürler. Saygılar

İletiTarih: 12 Aralık 2017 08:39
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 2 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Forum Seçin:  

Türkçe Altyazı © 2007 - 2018