Giriş Kayıt
Changeling 2008
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 3 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Yazar Mesaj
leopar1972
Sinefil Grubu


Kayıt: 15.11.2008
İletiler: 89



Özel mesaj gönder
 Changeling 2008

resim


Changeling
2008
Changeling
Biyografi / Suç / Dram141 dk

Yönetmen: Clint Eastwood
Ağırlıklı işçi sınıfından insanların oturduğu varoş mahallelerinden birinde, Los Angeles banliyölerindeyiz. 1928'in mart ayında, telefon operatörü olarak çalışan anne Christine Collins , sakin bir cumartesi sabahında işe gitmek üzere evden ayrılırken...
7.8 (215,647 Oy)


Yönetmen : Clint Eastwood
Senaryo : J. Michael Straczynski
Oyuncular : John Malkovich, Angelina Jolie, Colm Feore, Jeffrey Donovan, Amy Ryan, Michael Kelly, Geoffrey Pierson, Gattlin Griffith, Frank Wood, Peter Gerety, Reed Birney, Jason Butler Harner Yapımcı : Ron Howard, Clint Eastwood, Brian Grazer, Robert Lorenz
Görüntü Yönetmeni : Tom Stern
Müzik : Clint Eastwood

1928 yılında Los Angelos'da yaşanan gerçek bir hikayeden yola çıkılarak senaryolaştırılan, “American Gangster”, “A Beatiful Mind”, “Cinderella Man”, “Friday Night Lights” ve “Apollo 13” gibi birbirinden başarılı gerçek yaşam öykülerini beyazperdeye taşıyan yapımcı Brian Grazer ile Ron Howard tarafından ele alınan filmde başrollerde Angeline Jolie ve John Malkovich yeralıyor.

Yönetmenliğini Clint Eastwood'un yaptığı "Changeling" Mayıs 2008'de Cannes Film Festivalinde gösterime girmiş. Film çeşitli dallarda 7 ödül almış.

Konusu ise kısaca şöyle;
Filim, 9 yaşındaki oğluyla(Walter) birlikte yaşayan bekar anne Christine Collins’in (Angelina Jolie) işten eve döndüğünde oğlunun ortadan kaybolmasıyla başlıyor. Christine oğlunun kaybolduğunu polise bildirir. Bir müddet sonra oğlunun bulunduğu haberi verilince, oğlunu almak için tren garına giden Christine hayal kırıklığına uğrayacaktır çünkü Polis Teşkilatınca bulunan çocuk kendi çocuğu değildir. Ancak Başkomiser Jone teşkilatının zaafını örtmek ve başarılarına gölge düşürmeme konusunda oldukça ısrarcıdır. Çünkü dönemin L.A.P.D (Los Angelos Polis Teşkilatı) halkın gözünden düşmüş ve güven konusunda kan kaybetmektedir. Enselerinde kilisenin başpapazı vardır ve teşkilatın kirli oyunlarını çok iyi bilmekte ve bunları radyo kanalı ile dile getirmeye çalışmaktadır. Bulunan çocuk Christine’nin çocuğu değildir ancak Los Angeles Polis Teşkilatı’nı ve özellikle Başkomiser Jone ile yandaşlarının ikna edilmesi mümkün değildir. Ama Christine umudunu kaybetmemiştir, bulunan bu çocuğun kendi çocuğu olmadığını defalarca Başkomiser Jone söylemesine rağmen gerçeği kabul ettirmeyii başaramayacak ve Başkomiser Jone bu başarısızlığı örtmek için her türlü önlemi almada tereddüt etmeyecektir. Olaylar bu şekilde seyir ederken Walter’ın ortadan kaybolmasıyla başka bir cinayet olayının bağlantısını keşfeden Dedektif Lester Ybarra ile araştırmanın boyutu birden değişecektir. Diğer yandan iyilerden tarafa destek çıkan ve “Tanrı’nın yöntemleri biraz karışıktır.” diyen aktivist rahip (John Malkovich) bir nebze olsun Christine Collins’e nefes aldırmayı başarsa da; Polis Teşkilatı, ruh hastalıkları koğuşu ve mahkeme arasında amansız bir mücadele çocuğu kaybolan anneyi beklemektedir.


resim


Angelia Jolia’nın çaresiz bir anne rolünü çok iyi oynadığı görülüyor. Ağlama sahnelerindeki gerçeklik ve duygu geçişlerinin seyirciye hissettirilmesinde oldukça başarılı olduğu söylenebilir. Olumsuz tarafından bakıldığında ise Angelia Jolia’nın dudağındaki “Kırmızı Ruj”un sıkça eleştirildiği görülüyor. Kimi eleştirmen dudağındaki yoğun bir şekilde uygulanan kırmızı rujun kadın olarak verdiği [mücadeledeki azim.duruş ve kararlılığına bağlanırken, kimi eleştirmence de yardımcı öğe olarak yönetmenin ruj yerine başka yardımcı öğelerin ön plana çıkarmasına vurgu yaparken, karakterin doğallığını bozduğu gerekçesiyle eleştirilmiş.


resim


Christine’e en büyük desteği veren Rahip Briegleb’in en önemli özelliği Kentin politik mekanizması konusunda derin bilgi sahibi olduğu için Christine’e önemli yardımlarda bulunan, radyo programı ile Polislerin hatalarını her fırsatta eleştiren aktivist rahip karakterinin ünlü aktör John Malkovich tarafından başarıyla canlandırıldığını görüyoruz.


Bunların yanında aslında gizli başrol olan seri katilin yani Jason Butler Harner‘ın oyunculuğu dikkat çekiciydi. “Wineville Chicken Coop Murders” olarak tarihe geçen cinayetlerin faili olan Gordon Northcott‘u başarıyla canlandırdığı görülüyor.Ancak Jason Butler Harner’ın kişiliği hakkında elimizde pek bir şeyin olmaması, filimde katilin geçiştirilmesi olarak mı yoksa bu konudaki bilgi eksikliğinden mi ya da bilerek mi bu kişilik üzerinde durulmadığı konusunda bize pek fazla bir ipucu verilmediği görülmekle birlikte katil rolündeki Jason Butler Harner’ın gerçek katile çok benzemesi ilgimizi fazlasıyla çekiyor.


resim


Filimin ilham kaynağı olan gerçek cinayet dosyasından biraz bahsedecek olursak ;Gordon Northcott, cinayetleri annesi Sarah Louise Northcott yardımıyla işlemiştir. Cezaya çarptırıldığı gün Sarah Louise, oğlunun masum olduğunu ve Gordon’un soylu bir İngiliz olan ilk eşinden olduğunu söylemiştir. Daha sonra ise Gordon’un, kendi kocası Cyrus George Northcott‘un kızları Winifred ile olan ensest ilişkisinden olduğunu iddia etmiştir. Bu ifadeye göre Sarah Louise, Gordon’un annesi değil; anneannesidir. Çocukken Gordon’un tüm aile üyeleri tarafından cinsel olarak taciz edildiğini belirtmiştir. Winifred, babası ile ilgili öne sürülen ilişkiyi reddetmiş ve bu iddiaların hiç biri kanıtlanamamıştır. Gordon’un işlediği suçlar kapsamına çocuk kaçırma ve öldürmenin yanına taciz de eklendiğinden, bu hikayelerin bir kısmının doğru olabileceği düşünülebilir. DNA testlerinin olmadığı bir dönemde meydana gelen talihsiz olaylar tabii ki bir gizem olarak kalmış. Cinayetlerin ortaya çıkmasında ailesiyle rol oynayan Sanford Clark ise beş yıldan yirmiüç aya indirilen cezasını çektikten sonra düzgün bir hayat sürmüştür. Sarah Louise Northcott, Walter Collins‘in öldürüldüğünü itiraf etmiştir. Northcott’un “cinayet çiftliği”nde yaşananlarla ilgili olarak sonradan yapılan soruşturmada düzinelerce küçük çocuğun esrarengiz şekilde ortadan kayboluşuyla ilgili sırlar kısmen çözülmüş oldu. 24 yaşındaki Northcott’un annesi Sarah ile birlikte hareket ederek çocukları kaçırdığı, işkence ettikten sonra öldürdüğü ortaya çıktı. Suçlamaları kabul eden seri katil bir süre sonra dört çocuğu öldürmek suçuyla hapse atıldı ama gerçek sayının çok daha fazla olduğu tahmin edildi. Narsist yapısı olan Gordon Northcott mahkeme boyunca küçük Walter’ın kaderiyle ilgili olarak çelişkili beyanlarda bulunarak kafaları karıştırdı. Bir süre sonra da Kaliforniya eyaleti yasalarına göre idam edildi. Annesine de San Quentin Hapishanesinde ömür boyu hapis cezası verildi.


resim


Filmde, 1920’li yıllarda Los Angeles Polis Departmanında yaşanan yozlaşmanın portresinin çok iyi çizildiğin görüyoruz. Polis teşkilatının başarısızlıklarının ve bizzat kendileri tarafından uygulanan kanunsuzluklarının altı mahkeme sahneleriyle de kuvvetlendirilerek çizildiğine şahit oluyoruz.


Film’e dair ilginç tespitlerden bazıları;
-Set ve dekarasyon konusunda çok ince planlamaların yapıldığı ve olayın yaşandığı dönemin yansıtılması konusunda prodüksiyon tasarımcısı James Murakami’nin sözlerine kulak verelim; “Collins ailesinin 1920’li yıllarda yaşadığı evin iç ve dış mekan çekimleri, Los Angeles’ın 35 mil kadar doğusundaki San Dimas’a bağlı Olde Town bölgesinde gerçekleştirildi. Prodüksiyon tasarımcısı James Murakami bu konuda yapılan çalışmayı şu sözlerle tanımlıyor:
“San Dimas bölgesinde uygun mekanlar bulduğumuz için çok şanslıydık. Kasabanın o bölümünde çok az şey değişmişti. Çektiğimiz bazı ham görüntüleri izledikten sonra bunların ne kadar etkileyici olduğunu anladık. Her şeyi mümkün olduğunca sade şekilde çekmeye çalıştık. Rahatlık sağlamak için renkleri bilerek yumuşattık. Set dekorasyonu departmanımız, tüm ayrıntılara büyük dikkat göstermek suretiyle her seti ve her mekanı “yaşar” hale getirmeyi başardı.

- Çocukların katledildiği tavuk çiftliği; Los Angeles’ın 75 mil kuzeyinde çekim yapan film ekipleri, bu bölgedeki küçük bir çiftlikte Northcott’un ürkütücü tavuk çiftliğiyle ilgili sahneleri gerçekleştirdiler. Tasarımın nasıl yapılacağı konusunda fikir sahibi olmak isteyen Murakami ve ekibi, gerçek cinayetlerin yaşandığı orijinal tavuk çiftliğine bir yolculuk yaptı.
Deneyimli tasarımcı bu geziyle ilgili izlenimlerini şu sözlerle dile getiriyor: “O çiftlikte bulunmak ürkütücü bir deneyim oldu. Ancak ekibimin topografik yapıyı ve yerleşim düzenini görerek olayı anlayabilmesi için gerekliydi. O dönemden kalan gazete haberi fotoğraflarını kullanarak çiftliği yeniden yarattık.”

-1935 yılında dünyaya veda eden Christine Collins, oğlunun başına ne geldiğini bilemeden öldü.(Çocuğun akıbeti hep soru işareti olacağından gerçek veriyi yazmak zorunda kaldım, izleyeceklerin affetmesi dileğiyle) Ondan geriye kalan mirasın ne kadar güçlü olduğunu Straczynski(senaryo yazarı) şu sözlerle yorumluyor: “Christine Collins’in oğlunun başına tam olarak ne geldiğini bulma tutkusu çok güçlüydü. Başına her ne gelirse gelsin bu tutkusundan asla vazgeçmedi. Oğlunun başına geleni bulabilmek için verdiği mücadeleyi hiç bırakmadı. Başka birisi olsaydı bunca zorluk karşısında yılarak geri çekilebilirdi ama o mücadelesini asla sonlandırmadı. Collins’in verdiği savaşım sayesinde eyaletin yasal sisteminde iyileşme sağlandı ki, en çok da bu nedenle filmi ona ithaf etmek istedim.” Straczynski sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu senaryoyu yazarken çok sade ve basit bir amacım vardı: Christine Collins’in yaptığı işi onurlandırmak… Yaşadığı olayları olabildiğince dürüst şekilde anlatmak istedim. İnancını asla kaybetmeyerek oğlunu aramaya devam etmesini onurlandırmayı hedefledim. Karşısına çıkan her yetkiliye tek soru soruyordu: ‘Oğlum nerede?’ İşte bu soru Los Angeles kentinin o günkü berbat düzenini alt üst etmeye yetti. Mücadelesi sonucunda oğlunu bulamadı ama kente daha dürüst, daha çağdaş bir yasal düzenin hakim olmasını sağladı.

-Walter olduğu iddiasıyla getirilen çocuğun gerçek adı Arthur Hutchens’dı ve 12 yaşındaydı. Favori film yıldızı Tom Mix ile tanışma umuduyla Hollywood’a ulaşma hayalleriyle evinden kaçmıştı. Illionis’teki bir yol üstü kafe’sinde çocuğu gören polisler, Los Angeles’te kaybolan çocukla şaşırtıcı benzerliğini fark edince haince bir plan düzenlemeye karar verdiler. Los Angeles’a otobüs bileti parasının Christine Collins tarafından ödeneceğini, orada bir evi ve odası olacağını duyan çocuk, polisin düşündüğü bu plana katılmayı kabul etti. Ancak bu kararı verirken attığı adım sayesinde Los Angeles sakinlerinin güvenlik ve düzen anlayışını sonsuza kadar değiştirecek bir olaylar zincirinin başlatmak üzere olduğunu bilemezdi.


İlk film incelemem olması nedeniyle heyecanlanıp biraz uzattım sanırım, okuyucular inşallah beni affeder. Gerçek bir olayı tamamen perdeye yansıtmak için titiz bir çalışma yapan Clint Eastwood ve ekibinin filmi olan “Changeling”i izlemenizi tavsiye ederim. İzlemekle doğru bir karar verdiğinizi göreceksiniz.

İletiTarih: 31 Temmuz 2017 05:12
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
trafalgar
İskandinav Sineması
Sinefil Grubu


Kayıt: 03.07.2012
İletiler: 258

Yaş: 34 Akrep


Özel mesaj gönder
Filmi bugün izledim. Olayın gerçekliğini araştırmak için nete girdiğimde ilk önce siteye baktım. İncelemenizi gördüm ve yazınız tüm sorularıma cevap verdi. Filmin senaryo aşaması çok titiz yazılmış. Örneğin itirafçı çocukla polisin konuşmasında. Polis kaybolan çocukların kartlarını itirafçıya göstermeden önce bu kartları uzun zamandır güncellemediğini söylüyor. Yani Walter'ın resminin kayıp çocukların resimleri arasından alınmadığını artık biliyoruz. Bunun gibi ufacık detaylarla iyi işler çıkarılmış.
Kırmızı ruja değinmişsiniz. ben de abartılı bulanlardanım. Sembolik bi anlamı olduğunu düşünmüyorum. Sadece çok güzel bir oyuncuyu daha da ön plana çıkarmak amacıyla yapıldığını düşünüyorum.
Yazınız için teşekkürler..

@leopar1972
İletiTarih: 26 Kasım 2017 21:01
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
leopar1972
Sinefil Grubu


Kayıt: 15.11.2008
İletiler: 89



Özel mesaj gönder
Yazıdan faydalandığınızı belirtmişsiniz, teşekkürler.

@trafalgar

İletiTarih: 02 Aralık 2017 10:56
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 3 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Forum Seçin:  

Türkçe Altyazı © 2007 - 2018