Masaki Kobayashi
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [1 Mesaj] « Önceki konuSonraki konu »
Yazar Mesaj
paralax
Avrupa Sineması
Eski Yönetici

Kayıt: 16.08.2009
İletiler: 1234
Şehir: izmir


Özel mesaj gönder
 Masaki Kobayashi
Japon Yeni Dalda Akımı - 2

Masaki Kobayashi


 Masaki Kobayashi
Masaki Kobayashi
Doğum Yeri:Hokkaido, Japan
Doğum Tarihi:14 Şubat 1916 (Pazartesi)
Ölüm Tarihi:03 Ekim 1996 (Perşembe)


Kobayashi, 80 yıllık yaşamında 22 tane film yönetmiş. Yönettiği filmler, samurai filmlerinden savaş filmlerine, hayalet-fantastik filmlerden kara filmlere kadar çeşitli türlere yayılmış. Kendi köklerinden kopmadan, marksist ideolojiden sapmadan daima onurlu bir duruş sergilemiş onurlu bir bilge. Hatta bana öyle geliyor ki; yaşamı bizatti en önemli eseri. Şöyle bir örnek vermek isterim. İkinci dünya savaşında Japonya ordusunda savaşmak istemediğinden, vicdani redçi olmuş 3 yıl boyuncada Japon toplama kamplarında işkence görmüştür. Daha sonra Japonya’nın yeniden inşası sürecisinde sosyalist yaşamından ödün vermemiş, Japon sosyalistleri içinde önemli bir figür olarak kalmıştır. Hiçbir zaman inançlarından ödün vermemiş ve eylemleri ile düşündüklerini örtüştürmüş bir usta Kobayashi.




Kobayashi sinemasını anlatmak ise başlı başına son 400 yıllık Japon tarihini anlatmak demek. Japonya’daki feodal düzenin yıkılışı, 2. Dünya savaşı ve sonrası, Amerikan işgali, Amerikan rüyasının tüm Japonya’yı ele geçirişi ve gelişen kapitalizim ve sınıf savaşımı vs... Bir toplumun yaşadığı tüm süreçleri yaşamış ve kamerasından cesurca anlatmış bir dahi. Sineması eleştirmenlerce Japon Yeni Dalga akımına bağlı olarak gösterilse de bence kendine has, çok özel ve hiç bir akıma bağdaşamayacak kadar özgür bir dili var.




Usta; görsel olarak Japon kültüründen esinlenerek, oldukça sade bir uslup kullanmıştır. Sahneler oldukça detaylı planlanmış olup, genel olarak geniş mekan kullanınımı yapmıştır.Kamera hareketleri yavaş ve sekanslarıda uzun tutmuştur. Kwaidan filminde mesela tüm dekorları kendisi tasarlamış ve çizimlerini yapmıştır.(İzleyenler hemen hatırlarlar: Dev gözü kendisi çizmiştir.) Işık kullanımına çok önem vermiştir. Daha çok doğal ışıktan yararlanmıştır. Ancak sekansların kırılma anında sert ışık kullanımından da kaçınmamıştır. Ayrıca oyuncularından sade ama olduşça karmaşık mimikler içeren zor performanslar istemiştir. Oyuncu odaklı sahnelerde kamera daima oyuncunun göz seviyesinde olup, karekterin olaylara bağlı değimini izleyiciye tam olarak aktarmıştır. Senaryolarında ise, inanılmaz bir toplumsal çözümleme ve alt metin kullanımı vardır. Eleştirleri hiçbir zaman kuru, klişe ve dogmatik bir tarzda değildir.Didaktiklikten uzak durmuş, izleyiciyi özgür bırakmıştır. Daha ziyade, hareketli, eleştirdiği şeyi gayet iyi bilen ve eleştirisini yöneltirken aynı zamanda çözümde üreten bir bir entellektüel olmuştur.




Kobayashi’nin ele aldığı konuları daha çok ezilen ve egemenin ahlakına terk edilmiş insanların hikayelerinden seçmiştir. Bu insanlar bazen işini kaybetmiş bir samurai, bazen asimile olmuş bir küçük mafya, bazen çalışmaktan başka çaresi olmayan, bir işçi bazen de askere gitmek istemeyen ama egemene hizmet için çinlileri sömüren bir fabrikada çalışan bir mühendis. Velhasıl neyi anlatırsa anlatsın, Kobayashi genel olarak, ahlakı, asimilasyon politalarını, emperyalizmi, sosyal demokrasi, dini yani insana pranga olan ve doğruymuş gibi gösterilen her türlü kavrama karşı çıkmış, özgür ve emekten yana insanları savunmuştur. Kamerası ile beyni daima aynı yöne bakmıştır. Sonuç olarak; anlattığı daha çok Japon toplumunun sorunları gibi dursada, daha geniş bir perspektiften baktığımızda tam da tüm dünyanın evrensel ve kadim sorunları olduğunu görürüz. Esas etkileyici olan da budur. Yereli anlatırken nasıl oluyordu bütün insanlığı anlatması.(Benim kanım, ideolojisinin evrenselliği ve sağlam bir yöntem biliminin olması.)


Ustayı daha iyi anlatabilmek için dört filminden örnek vermek istiyorum.

SEPPUKU



Feodal düzenin dağılması ve Edo’da bir imparatorluk kurulmasından sonra, işsiz kalan samurai’lerin yaşam mücadelerini ve o dönemin sosyal ekenomik durumunu anlatmıştır. Filmde aynı zamanda ahlak ve erdem kavramlarının, egemenin çıkarları doğrultusunda nasıl değiştiği vurgular. Eskiye bağlı kalan ezilenlerin ise, nasıl yok olmaya mahkum olduklarını günümüze de referans vererek gözler önüne serer.


KWAİDAN



Klasik 12 tane japon hayalet hikayesinden, yedisini anlattığı bu filmde, Japon toplumunun ahlak ve erdemden bahs ederken, nasılda çürümüş bir toplumsal yapıya sahip olduklarını vurgular. Filmin ama esas başarılı olduğu nokta: görselliğidir. Bir uçak hangarında Kwaidan’ı çekmiş, tüm dekorları kendisi tasarlamıştır. Sinema tarihinin en etkileyici dekorlarından biridir.


KUROİ KAWA



Japonya’nın ABD işgali sonrası, gelişen kapitalizm ile birlikte, rant ekonomisi, mafya ve emekçilerin durumunu gözler önüne sermiştir. Filmin diğer bir eleştirdiği nokta ise, yaşanan asimilasyon ve Amerikan rüyasının yarattığı dejenerasyon süreçleridir. Kobayashi Kuroi Kawa filmini kara film tarzında çekmiştir. Çünkü anlattığı mesele tam da japonların amerikanlaşmasıdır.


NİNGEN NO JÔKEN



Kobayashi’nin en önemli filmleri insanlık durumu üçlemesidir. Japonya’nın Çin’de yaptıkları, emperyalizm, sosyal demokrasi ve kapitalizmin en keskin eleştirlerini sunar. Toplam 11 saate yayılan film tarihe düşülmüş bir belge gibidir. Görsel uslubu zaman zaman belgesele kaçar. Bir mühendisin etrafında tüm 2. Dünya savaşının kirli tarihini anlatır. Aynı zamanda emperyalizmle uzlaşmanın imkansızlığına da vurgu yapar. Sinema tarihin en gerçekçi ve sert filmlerinden biridir.

İletiTarih: 28 Haziran 2011 19:32
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
3 0
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [1 Mesaj] « Önceki konuSonraki konu »
Forum Seçin:  

Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız