Giriş Kayıt
Çevirmen Hikayeleri
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 15 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Yazar Mesaj
Fügen Atasoy
Dünya Sineması
Editör


Kayıt: 19.06.2014
İletiler: 1257

Yaş: 45 Aslan


E-Posta gönder Özel mesaj gönder
 Çevirmen Hikayeleri

Çevirmen arkadaşlar merhaba,

Bu başlık altında çevirmenliğe ne zaman ve nasıl başladığımızı, başımıza neler geldiğini ve sıkıntılarımızı nasıl çözdüğümüzü paylaşalım istedik. Ben 3 yıllık deneyimimde neler yaşadığımı yazdım, siz de kısa veya uzun bu konudaki tecrübelerinizi paylaşırsanız, hem birbirimizi daha iyi tanırız hem de çevirmenliğe yeni başlayan arkadaşlarımızın tecrübelerimizden faydalanmasını sağlarız diye düşündük.

Çevirmenlik hikayenize aşağıdaki bilgileri de eklerseniz çok seviniriz.

Çevirdiğiniz İlk Film
Bu Filmi seçme nedeniniz
Bu çevirinin hikayesi
Çeviriniz de karşılaştığınız zorluklar
Film hakkında kısa bir görüş (tercihen)
Etkilendiğiniz ya da size yol gösteren çevirmenler


Henüz sizleri taglamadım, umarım bu başlığı görürsünüz, olmazsa özel mesajdan size ulaşacağım, kaçış yok Gülücük Katılırsanız çok seviniriz.

İletiTarih: 22 Haziran 2017 14:15
En son Fügen Atasoy tarafından 23 Haziran 2017 19:33 tarihinde değiştirildi.
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
Fügen Atasoy
Dünya Sineması
Editör


Kayıt: 19.06.2014
İletiler: 1257

Yaş: 45 Aslan


E-Posta gönder Özel mesaj gönder
Çevirmenlik Hikayem

* Benim altyazı çevirmeye karar verişim, dünya sinemasından daha çok film izleme isteğimle başladı. Film sitesi sahibi bir arkadaşım bana moral verdi, seçtiğim bir filmi ve uyumlu altyazısını gönderdi ve Avustralya yapımı Tracker (2002) filmi ile başladım. Sadece arkadaşımın sitesinde yayınlattım. Bu sitede paylaşmadım. O zamanlar bana filmleri temin eden sitenin adminine ayıp olur diye düşünüyordum oysa ki böyle bir baskısı veya ricası olmamıştı. Ben torrentten film indirmeyi epey geç öğrendim.

* Binlerce kişinin önüne çıkmaktan çekindiğim için 8 ay boyunca altyazılarımı turkcealtyazi sitesinde paylaşmadım çünkü yol yordam bilmiyordum, yanlış yapmaktan korktum. Çevirilerimin yayınlandığı film izleme sitesinin izleyicilerinden sürekli teşekkür mesajları gelince artık zamanı geldi diyerek, yaptığım tüm çevirileri 2 günde bu siteye yükledim. Tabii tam olarak kurallara uygun olmadı çünkü sürüm bilgisi, srt uzantılı dosya gibi detaylardan bihaberdim. 8 ay içinde yaptığım çevirilerin bazıları o süreç
içinde başka çevirmenler tarafından yapılıp siteye yüklenmişti; buna üzüldüğümü hatırlıyorum.

Bir-iki gün içinde 50 kadar dünya sinemasından altyazı çevirimi siteye yükleyişim üyelerde küçük bir şok etkisi yarattı ve Nisan 2016 tarihinde ekşi sözlük dahil birçok sözlükte adıma başlıklar açıldı.

Ekşi sözlükten iki alıntı
- Yaptığı güzel çevirilerle avrupa sineması ve bağımsız sinema izlememize katkılarda bulunan bir altyazı gönüllüsü arkadaş. Sağolsun.
- Son haftalarda inanılmaz bir performansla avrupa sinemasının güzide örneklerinin altyazılarını çeviren aklı beyni bilgisi boş vakti azmi iradesi ..... dert görmeyesi yüce kişi...

* Sağ olsunlar turkcealtyazi sitesinden birçok kişi benimle temasa geçip bana yol gösterdiler, ben de bugünkü seviyeme ulaştım. Önceleri hep turuncu olarak değerlendirildim. Ama azmettim ve yeşil alabilmek için ne gerekiyorsa yaptım. Kuralları tam olarak öğrenmem epey zaman aldı.

* Bir keresinde kırmızı verilmiş bir kaynak altyazının çevirisini yaptım. Altyazının İngilizcesi o kadar kötüydü ki hiçbir şey anlaşılmıyordu. Yine de bırakmadım ve neredeyse tüm satırları sahnenin gidişatına göre yazdım. Hiçbir sorun çıkmadı aksine çok beğenildi.
http://www.turkcealtyazi.org/mov/0470302/fang-xiang-zhi-lu.html

* Çeviri yaparken başıma gelen en kötü şey, kaynak altyazıda olmayan konuşmalar olması. Mesela orijinal dili İtalyanca olan Mia Madre (2015) filmini çevirirken, Amerikalı bir adam filme dahil oldu ve İngilizce konuşmaları duyarak eklemeye ve zamanı tutturmaya çalıştım.

Nairobi Half Time (2012) filminin sonunda karşıma kaynak altyazıda olmayan İngilizce konuşmalar çıktı ama onu duyarak çeviremedim çünkü satır eklemeyi bilmiyordum! Kötü oldu tabii. Bunun gibi çok örnek geldi başıma. Amerikan filmlerinde böyle sorunlar olmuyor ama dünya sinemasından filmler çevirmenin arasıra da olsa böyle sıkıntıları olabiliyor. Yine de bu riskleri göze alıp bir şekilde hallediyorum.

* Çeviri yaparken beni en huzursuz eden şey, acaba aynı anda başka biri daha bu filmin altyazısını çeviriyor mu düşüncesi oluyor. Maalesef bir kez böyle bir şey de başıma geldi. Benden önce bitirip yükleyen oldu.

* Bir keresinde de ben çeviriyi yapıp bitirdiğim günün bir öncesinde o filmin dublajlısı film sitelerinde yer aldı. ( Tim's Vermeer) O gün de çok üzülmüştüm.

* Geçen gün facebook'tan benimle temasa geçen tanımadığım biri, iki çevirimi bir etkinlikte kullanmak için para ödemek istediklerini söyledi. Ben olara bu işi keyif için yaptığımı ama istiyorlarsa bir hayır kurumuna bağış yapabileceklerini söyledim. Bugün benim adıma Kızılay'a 300 TL bağış yapıldığını gösteren bir belge gönderdiler. Bu da çok hoş bir çevirmenlik anım oldu.

* İlk çevirdiğim değil ama sitede ilk paylaştığım film: Mùa len trâu (2004)
Bu filmi dünya sinemasından güzel bir örnek olduğu için seçtim.
Çeviride herhangi bir zorluk yaşamadım.

 Mùa len trâu (2004) Türkçe [1] İngilizce [1] Altyazı 
Afiş
Yönetmen:Minh Nguyen-Vo
Vizyon Tarihi:09.08.2004
IMDB Puanı:7.1 (391 Oy)
Tür:Dram
Süre:102 dk
Ülke:Vietnam Vietnam, Belçika Belçika, Fransa Fransa
Dil:Vietnamese
Oyuncular:The Lu Le, Thi Kieu Trinh Nguyen, Huu Thanh Nguyen, Zan Sram Kra

İletiTarih: 22 Haziran 2017 14:24
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
Taşındı: 23 Haziran 2017 19:47 - kuzeydebiryer tarafından
Taşındığı Forum: Çeviri Duyuruları > Grup Aktiviteleri
ssniper



Kayıt: 30.11.2016
İletiler: 257
Şehir: İzmir
Yaş: 49 Oğlak


facebook Özel mesaj gönder
Çevirdiğiniz İlk Film: TürkçeAltyazı'ya ilk eklenen filmin PostHuman isimli bir kısa film. (Daha önce altyazılarımı Divxplanet'e yüklüyordum. Site çökünce birçok altyazımı yitirdim. Şu anda sadece bu siteye ilk yüklenen çevirimi bulabildim, kusura bakmayın.)

Bu Filmi seçme nedeniniz: Acemilik dönemimi, kısa metrajlı, az diyaloglu çeviriyle atlatmak istedim.

Bu çevirinin hikayesi: Açıkçası çok derin bir hikayesi yok. YouTube'da "short" diye arama yaptım. Çıkan kısa filmler içinde imdb kaydı olan ve kaynak altyazısı mevcut olanları seçtim. Altyazılarının satır sırasına göre sıralayıp, en az olandan başladım.

Çeviriniz de karşılaştığınız zorluklar: Farklı lisandaki satırlar, kaynak altyazısı olmayan satırlar ve de maalesef ki makine tercümesi çıkan kaynak altyazılar.

Etkilendiğiniz ya da size yol gösteren çevirmenler: Her türlü filmleri çeviren arkadaşlar mevcut, ancak ben @ha46792 ya da @neco_z gibi KORKU janrını esas olarak seçen arkadaşlarımı örnek alıp, ekseriyetle KORKU janrından film/dizi seçmeye çalıştım. (Ufak tefek istisnaları mevcuttur, ancak denildiği gibi "istisnalar kaideyi bozmaz".)

İletiTarih: 24 Haziran 2017 00:33
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
samet_419



Kayıt: 09.04.2014
İletiler: 108

Yaş: 25 Terazi


Özel mesaj gönder
Scrubs dizisini izlerken çok beğenmiştim. Öyle ki bitince oyuncuların oynadığı başka diziler aradım ve Janitor (Neil Flynn)'ün oynadığı The Middle'a başlamış bulundum. Diziyi çok sevmemle birlikte altyazısı olan tüm bölümleri bitirmem çok kısa sürdü. Sonra büyük bekleyişim başladı. Bir yılı aşkın bir süre bekledikten sonra önce kendim ve daha sonra abim için çevirmeye çalışmaya karar verdim. İngilizce ve altyazı teknikleri bilgim çok düşüktü. Bir tane bile İngilizce deyim karşılığı bilmiyordum. Haliyle uzunca bir süre onaysız altyazılarla devam ettim ve çalıştıkça çok şey öğrendim. Hala da öğrenmeye devam ediyorum. The Middle hayatımda çok önemli bir köşe taşıdır.
 The Middle (2009) Türkçe [15] İngilizce [20] Altyazı 
Afiş
Yönetmen:Lee Shallat Chemel, Elliot Hegarty, Phil Traill
Vizyon Tarihi:02.09.2009
IMDB Puanı:7.5 (36,749 Oy)
Tür:Komedi
Sezon:9.Sezon
Süre:22 dk
Ülke:ABD ABD
Dil:İngilizce
Oyuncular:Patricia Heaton, Neil Flynn, Charlie McDermott, Eden Sher

Onaysız, berbat altyazılarım hala sitede duruyor. İlk fırsatım olduğunda güncelleyeceğim. O zamana kadar onaysız altyazılarımı kullananlara verdiğim eziyetten dolayı özür dilerim. Saygılar

İletiTarih: 24 Haziran 2017 03:23
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
peaceflower



Kayıt: 27.06.2015
İletiler: 275
Şehir: İstanbul


Özel mesaj gönder
Sayfa hayırlı olsun sevgili Fügen Atasoy.

Çevirdiğiniz İlk Film; Çevirdiğim ilk film "Cennet Parası - Pennies From Heaven (1936)" idi.
 Pennies from Heaven (1936) Türkçe [1] İngilizce [1] Altyazı 
Afiş
Yönetmen:Norman Z. McLeod
Vizyon Tarihi:25.11.1936
IMDB Puanı:6.7 (489 Oy)
Tür:Komedi, Dram, Müzikal
Süre:81 dk
Ülke:ABD ABD
Dil:İngilizce
Oyuncular:Bing Crosby, Madge Evans, Edith Fellows, Louis Armstrong

Bu Filmi seçme nedeniniz; Siyah beyaz müzikaller ve Bing Crosby filmleri arasında belkide en çok sevdiğim film budur.
Ayrıca film ilk defa bir siyahi oyuncunun beyaz bir baş rol oyuncusu ile aynı düzeyde oynaması gibi tarihi bir önem taşıyor.
Bu kişi elbette Louis Armstrong. Bing Crosby, Louis Armstrong ile filmde düet yaparak bir ilke de imza attı.
Bu çevirinin hikayesi; Uzun zamandır altyazısı yoktu, 1936'dan beri diyebilirim. hahahahaha Şaka bir yana, ilk başlarda evde ailemle film izlemek için çeviri yapıyordum. Sonra çevirilerimi paylaşmaya başladım ve devamı geldi.
Çeviriniz de karşılaştığınız zorluklar; Her filmin kendine göre, ülkelere,dönemine göre zorluğu var. Ben deha çok siyah beyaz filmlerle haşır neşirim, beni ilk zorlayan 30'lu 40'lı filmlerdeki argo dil oldu diyebilirim. Aynı dönemde bir romantik filmde ağladı dil kullanılırken, bir Kara Filmde bambaşka bir dil kullanılıyor.
Film hakkında kısa bir görüş; Pennies From Heaven bana göre aile ve müzikal sinemanın en güzel örneği. Şarkılardan tutun, karakterlerin anlatımı çok iyi yapılmış. Keyfinizin yerine gelmesi için izleyebileceğiniz bir film.
Etkilendiğiniz ya da size yol gösteren çevirmenler; Hatırladığım kadarıyla Günebakan, konor, Ceyhun ve benzeri diyeceğim, Bu kişiler ve daha birçokları klasik film çevirmenlerinin ilkleri diyebilirim.

Bir keresinde benimde başıma başkasıyla aynı filmi çevirme olayı gelmişti. Ben de biraz üzülmüştüm doğrusu, şimdi kim üzülmez ki?
Yinede çeviri yapmak güzel bir şey, filmi izlerken başka, çevirisini yaparken başka bir zevk alıyorsun. Ve en önemli sorunlardan biri zaman kanımca. İyi ve güzel tercihler yapmalı ve ona göre çeviriye yön vermek gerekiyor.

İletiTarih: 24 Haziran 2017 03:28
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
ismuta
Çevirmen


Kayıt: 04.02.2014
İletiler: 818



Özel mesaj gönder
Merhabalar. Böyle bir şeye vesile olduğunuz için öncelikle size teşekkür ederim. Çeviri serüveni bence herkeste olduğu gibi önce film/dizi izlemekle başlar daha sonra bunlar yapıyor benimde dilim var nasıl yapılır sorusunun arkasına bir bakmışsın çeviri gelmiştir. Benim öyle olmadı tabi. Hehehehe

İngilizce hazırlık okuduğum zamanlar genellikle dizi izlerdim, filmler ile pek alakam yoktu. Daha sonra hazırlık bitti ve o vakitler altyazı işleri nasıl olur diye buralara bakmıştım sonra malum program SW indirdim daha sonra ne çevirmeli diye aranırken, bir sitede şu diziye rastladım: My So-Called Life [1]

İlk bölümü indirdim prosedürü pür dikkat takip ettim ve tam tamına bir günde çevirimi bitirmiştim. Ne bir imla kontrolü ne bir teknik kontrol. Akabinde sitelere yükledim, tabi o vakit hiçbir dönüt istemiyordum çünkü amacım hazırlıkta kaptığım dili unutmamaktı. İki bölüm çevirdikten sonra bıraktım nedense hoşuma gitmemişti dizi ve başka arayışlara girdim. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim dizinin iki bölümünü sonra yeniden çevirdim kırmızı almışlardı diye.

Şimdi benim için dönüm noktası olan filme gelelim o da Love Me Tonight. Bu filmi bir arkadaş başka bir siteden rica etti bana çevirmem için, nam-ı diğer kusagami olur kendisi. Çevirdim ve nedense filmi beğendim ve hoşuma gitti. Bu tür filmleri hemen çevirmedim çünkü ücretli birkaç çeviri yaptım o ara çok cüzi miktarlara, sonra gelmedi zaten. hahahahaha Sonra başka bir site ile tanıştım iCM, orada listeli filmler var ve çok güzellerdi. Oradan ara ara bir iki film seçip çevirdim, izledim. Şu anda o siteyi referans olarak alıyorum çevirilerimde.

Şimdi bir de diğer yöndeki çevirilerim var. Türkçe'den İngilizce'ye. Ondan da birkaç kelam etmek istedim. KG diye bir film sitesinde çok sağlam film izleyicileri var ve bazıları Türk sinemasına özellikle 00' öncesinden birkaç yönetmene. Ve benden rica ettiler bir film çevirdim yeni dönemden adı da Küf. Bayağı zorlanmıştım ama üstesinden geldim. Sonra o siteden biriyle tanıştım ve o yönde birkaç çevirim oldu.

Çevirilerde karşılaştığım sorunlardan en büyüğü ki bu son dönemlerde olmaya başladı bana çok uzun gelmeye başladılar. Artık uzun uzadıya oturup bir çeviri yapamıyorum illa gözüm bir ortak arıyor. Ve bulabilirsem bundan sonra her filmi onunla çevireceğim. Bazen çift çevirmenler var onları kıskanıyorum buradan demiş olayım. Sonra efendim 5-6 satırlık cümleler beni çok yoruyor ya da konuyla alakasız bir satır ziyadesiyle zamanımı alıyor. Bazen günlerce o cümle yüzünden çevirimi bekletiyorum.

Bana yol gösterici olarak sevgili kusagami gösterebilirim. Çevirmenlerden zevk aldığım serdar202 var. Kendisiyle skype'dan çok konuşuruz bazen satır satır tartışırız. neco_z ile çevirim oldu ve teknik olarak katkısını göz ardı edemem. Özel olarak benimle ilgilendiği oldu. HakanGil ile bir Rus filmi çevirdik, o kadar faydalı bilgiler verdi ki Rusça hakkında çeviriden beş kat zevk aldım. Şimdilerde Themis adlı çevirmen ise her daim kurtarıcım oldu benim. Sıkıştığım zaman gel bir ortak olalım dedim ve hiç kırmadı.

Bir de hayran olduğum çevirmenler var. Hep takip ederim onları şimdi isimlerini zikretmek hoş kalmaz, unuttuklarım olabilir diye. Saygılar

[1] http://kedilervekitaplar.blogspot.com.tr/2009/12/iptal-edilerek-harcanms-10-dizi.html

Ek: 101 Film 101 Çevirmen adlı hasangdr ve kusagami ile beraber iki defa düzenlediğimiz bir etkinliğimiz oldu. Muhteşem ötesi bir şeydi bana göre. Çevirmenlik hayatımda yaptığım en iyi şeydir diyebilirim bu etkinlik için.

@neco_z
@yagami
@HakanGil
@Themis
İletiTarih: 24 Haziran 2017 03:45
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
zeyra88
Çevirmen


Kayıt: 11.04.2011
İletiler: 434
Şehir: İzmir
Yaş: 29 Oğlak


facebook twitter Özel mesaj gönder
Merhabalar... gelen mesaj üzerine şöyle bir düşündüm de... çeviriye ne zaman ve nasıl başladım hiç bilmiyorum, anlatabilecek bir hikayem de yok gibi, ilk çevirdiğim filmi hatırlamıyorum inanır mısınız yow yow

Lakin ilk çevirdiğim şey yani ilk çevirim bir Tayvan dizisiydi ve çok zor şartlar altında çevirdim. Şok Yeppudaa Çeviri Çetesi olarak bir proje düzenledik. Çeviride daha yeniydim ve Tayvan dizilerinin o dönem hazır srtsi olmuyor. En azından bu dizinin eng srtsi yoktu. Bulduğumuz bir rusça altyazının zamanlamasını kullanıp dizinin eng hardsubundan baka baka rusçaya geçirdim Türkçe çeviriyi. İlk çevirimde sanırım en zoru başarmıştım bana göre Hıhı

Dizinin afişine vurulmuştuk. Lakin afiş sevdamızın bu denli acılı olacağını tahmin edememiş ve vazgeçmeyi de grurumuza yedirememiştik ekip olarak sanırım. Zaten yıllar yıllar sonra da hazır eng srtsi de çıkmıştı ama bizim için çok geçti tabii Sümüklü

Ha dizi güzel miydi bu kadar çile çekmeye değecek kadar; değildi Gülücük) ama pişman mıyım; hayır Melek ama..

Çeviri hayatımda bana yol gösteren pek olmadı, kendim araştırarak, izleyerek okuyarak öğrendim çok şeyi. Janus sadece bir iki ufak hatamda bana doğruyu göstermişti sağ olsun. Onun dışında pek yardım aldığım kimse olmadı. Lakin zamanla hep daha da yeni şeyler öğrendim, asla hatasız çevirim olmadı bana göre, her çevirimde yeni bir şey öğrendim. Kimi zaman çevirmen arkadaşlarım sayesinde kimi zaman bir şekilde kendim gördüm hatalarımı. Hala da kusursuz değilim eminim öğrenecek çok şeyim var.

Twisted Evil

İletiTarih: 24 Haziran 2017 04:41
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
Trust No 1
Çevirmen


Kayıt: 03.04.2016
İletiler: 79

Yaş: 25 Balık


twitter Özel mesaj gönder
Merhaba Gülücük

Çevirdiğiniz İlk Film: Edge of Tomorrow (2016)

 Edge of Winter (2016) Türkçe [1] İngilizce [1] Altyazı 
Afiş
Yönetmen:Rob Connolly
Vizyon Tarihi:01.08.2016
IMDB Puanı:5.3 (2,396 Oy)
Tür:Dram, Gerilim
Süre:89 dk
Ülke:Kanada Kanada, ABD ABD
Dil:İngilizce
Oyuncular:Shaun Benson, Shiloh Fernandez, Patrick Garrow, Tom Holland


Bu Filmi seçme nedeniniz: Hikâyesini beğenmiş olmam.

Bu çevirinin hikayesi: Çoğunlukla dizi çevirisi yapıyorum ve bir film çevirisi yapmak istedim. Füüü üüü üü

Çeviriniz de karşılaştığınız zorluklar: Bol satırları ve yoğun içeriği olan diziler/filmler yorucu oluyor. Bu konuda beni en çok zorlayan Agents of S.H.I.E.L.D. dizisi oldu.

Etkilendiğiniz ya da size yol gösteren çevirmenler: Pitiko ve nazo82

İletiTarih: 24 Haziran 2017 11:08
En son Trust No 1 tarafından 25 Haziran 2017 09:09 tarihinde değiştirildi.
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
ha46792



Kayıt: 29.12.2014
İletiler: 220
Şehir: izmir


Özel mesaj gönder
Merhabalar! İlk film çevirim.
 Quicksilver Highway (1997) Türkçe [1] Altyazı 
Afiş
Yönetmen:Mick Garris
Vizyon Tarihi:13.05.1997
IMDB Puanı:4.8 (1,744 Oy)
Tür:Korku, Gerilim
Süre:90 dk
Ülke:ABD ABD
Dil:İngilizce
Oyuncular:Christopher Lloyd, Matt Frewer, Raphael Sbarge, Missy Crider


Stephen King ustanın filmlerini çok severim bazıları ne kadar saçmalasa da bu değişmez. Elimde tüm filmleri vardı. Derken Quicksilver Highway (1997) filmine rastladım ve hiç bir altyazı kaynağı bulamadım. Bari dedim kendim yapayım ve bir gece 80'ler korku koleksiyonum aklıma geldi. Ben askerdeyken, gelen misafir çocuklar onları bulup kasetlerin bantlarını çıkarmış hepsi gitmiş, askerden geldiğimde öğrendiğimde herkese küsüp odamda ağladığımı çok iyi bilirim. Koleksiyonumu tekrar dijital ortamda geri kazanmak için uğraşmaya başladım. İlk zamanlar niyetim kendimi tatmin etmekti. Google amcaya bol bol danışıp neler yapabilirim araştırdım.Derken acaba paylaşam mı, dedim? Ve paylaştım. Çocukluğumda ölesiye korktuğum sinemada izlediğim KURT ADAM LONDRA'DA filmi idi. Tam 1 yıl etkisinden kurtulamadım. Sonrasında hep bu duyguyu arar oldum ve sinemalar ve video kiralama dükkanlarında korku filmlerinin peşine düştüm o düşüş. Daha önce paylaştığım bir notumu tekrar paylaşıyorum." Hepimizin beklediği o anlar vardır. Çocukluğumda benim için cumartesileri çok özeldi çünkü video da film izleme gecesiydi, o gün kaç film izlenecekse mutlaka korku da olurdu ve en sona kalır herkes yattıktan sonra ben korka, korka tek başına izlerdim. Sonraları artık kendim almaya başladım, hala Türkçe dublajlı seslendirmelerin o mono sesi kulaklarımdan gitmez. 80'lerin korku sineması gerçeği vardır. On yıl herhangi korku filmleri yılı olabilir ama favori filmlerin fikir üretim kaynağıdır. Nostaljik diye önyargı ile yaklaşanlar olabilir belki, ama 80'lerin korku filmleri hakkında çok özel şeyler gördüm. Uhrevi görüntüleri ve ruhani atmosferi, karanlık yönü benim ilgi duymama yol açtı. Diğer ezoterik sinema alemleri için bir ağ geçidi olarak görev yaptı. Sizlerle paylaştığım altyazılar hayatımın önemli bir parçası olan 1980'li yıllara bir çeşit saygı duruşudur. ha46792…"

İletiTarih: 24 Haziran 2017 13:37
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
Mert Yıldız kurdele
Amerikan Sineması
Çevirmen


Kayıt: 28.04.2013
İletiler: 944
Şehir: Mersin/Kayseri (Erciyes Üniversitesi)
Yaş: 20 İkizler


facebook twitter Özel mesaj gönder
Bana saçma gelmiştir hep. 2010 yılıydı, Testere 7 filminin CAM sürümünü indirmiştim, bu siteden de çevirisini indirmiştim. Filmin sonuna geldiğimde "Çeviri: bilmem kim" yazıyordu. Ben de merak ettim nasıl yazılıyor diye, araştırdım biraz. Not defterinde açtım ve Çeviri: Mert Yıldız yaptım, sonra filmi açtım, baktım gerçekten de öyle yazıyor. O zamandan bir ilgim oluşmuştu, o zamanlar 13-14 yaşımdaydım. Sonrasında, 2 yıl önce falan, Ramazan ayındaydık ve nasıl zaman geçiririm diye düşünüyordum kendi kendime. Sonra aklıma bu çeviriler geldi. İngilizce adına hiçbir eğitimim yoktu ama anlıyordum bir şekilde. Sonrasında olaylar şöyle gelişti;

Çevirdiğiniz İlk Film: "Devil You Know" adlı bir korku filmiydi. Bu filmi seçme nedenim satır sayısının az olmasıydı ve siteye gönderdiğim zaman dakikasında kırmızı olmuştu. Ciddi teknik hatalar, ciddi çeviri hataları vs, her şey vardı yani. Sonrasında forum yetkilileriyle konuştum ve Subtitle Workshop programından bahsettiler, birkaç da araştırma yaptım ve artık altyazı stilini öğrenmiştim.

Çevirimde karşılaştığım zorluklar;

Aslında, bu başlığı çeviride sevmediğim şeyler olarak değiştirsem daha uygun olur. Pek zorlandığım bir şey yok ama sevmediğim çok şey var. Ekrana gömülü olan altyazıları çevirmek hoşuma gitmiyor, çevirirken illa ki filmi izlemek zorunda kalmak hoşuma gitmiyor. Filmlerde gençlerin aptalca, duraksamadan konuştuğu sahneler hiç hoşuma gitmiyor. Biraz üşengecim, ondandır sanırım.

Etkilendiğiniz ya da size yol gösteren çevirmenler

Ben çevirilere ilk başladığım zamanlarda Melih Adıgüzel aktif olarak çeviri yapıyordu, ondan etkilenmiştim.
Sonrasında ise etkilendiğim ve ilham aldığım çevirmenler Ozzie ve orhunergül oldu. Kendilerine saygım büyük.

İletiTarih: 24 Haziran 2017 16:27
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
motion112233
Müdavim


Kayıt: 09.06.2010
İletiler: 98



Özel mesaj gönder
Herkese merhabalar. Normalde çeviri hikayemi anlatmam gerekiyor. Ama ben daha öncesinden başlamak istiyorum. Sinemayla ilk tanıştığım günlerden...

motion112233 Karate Öğreniyor

Eskiden, çok eskiden, uzak bir galakside, (iyi tamam, Samanyolu galaksisinde) sinemanın ne olduğunu bile bilmediğim o günlerde, evde küçük bir tüplü televizyonumuz vardı. İzlemezdim o televizyonu. Bana saçma sapan, gereksiz bir alet gibi görünürdü. İçinde saçma sapan programlar, birbirinden salak yarışmalar vardı bana göre. Gereksizdi, zaman kaybıydı televizyon izlemek. Sonra bir gün, Jackie Chan'in filmlerinden birine denk geldim televizyonda. Adam inanılmaz kung fu hareketleri yapıyordu ve bir yandan da çok komik doğal ve gerçekti.. Birine sert bir tekme attıktan sonra sert bir yüz bir ifadesi takınıyor ama hemen bir an sonra acıdan dizlerini ovalıyordu. Önüne çıkan herkesi dövdükten ve duvarları ve nesneleri tek bir kung fu hareketiyle parçaladıktan sonra, zerre acı belirtisi göstermeyen Bruce Lee gibi değildi bu adam. Başka başka komiklikleri de vardı. Kısacası bayılmıştım bu adama ve filmlerine. Ve o zamanki küçük aklımla şu sonuca vardım: Jackie Chan'in filmlerinden başka hiçbir şey izlenmeye değer değildir. Hayatımın sadece Jackie Chan izlediğim bir dönemine bu şekilde girdim. Sanırım yaklaşık bir yıl sürmüştü bu dönem.
motion112233 ve Kırılma Anları
Sinema kariyerimdeki (ne kariyer ama) en büyük kırılma anlarından biri James Cameron'un "Titanic" filmini izlememle gerçekleşti. Filmi
her zamanki gibi küçük tüplü televizyonumuzda izlemiştim. Her yarım saatte bir reklamla bölünüyordu film. Buna rağmen filmin üzerimdeki etkisi muazzam oldu. Film bittikten sonra, ekranın karşısında öylece kala kaldım. Boğazımda bir yumru, ağlamak üzereydim.
Hatta bir kaç damla göz yaşı döküldü gözlerimden. Açıkçası bu durum beni bir nebze şok etti. Film izledikten sonra ağlamanın bir şehir efsanesi olduğunu sanıyordum. Ve ayrıca çok mantıklı ve duygusal olmayan/duygularını beli etmeyen biriydim. O ana kadar filmlerin, insanları eğlendirmek için yapılan saçmalıklar toplamı olduğuna inanıyordum. Herhangi bir filmin beni ağlatabileceği aklımın ucundan bile geçmiyordu. Bir anda sinema, saçma sapan bir eğlencelikten ciddi bir şeye dönüştü gözümde.
 Titanic (1997) (Titanik) Türkçe [30] İngilizce [15] Altyazı 
Afiş
Yönetmen:James Cameron
Vizyon Tarihi:06.04.2012
IMDB Puanı:7.8 (868,818 Oy)
Tür:Dram, Romantik
Süre:194 dk
Ülke:ABD ABD
Dil:İngilizce
Oyuncular:Leonardo DiCaprio, Kate Winslet, Billy Zane, Kathy Bates

motion112233 Film Avına Çıkıyor

O günden sonra, sinema konusuna ciddi bir şekilde eğilmeye, sinemayı ciddiye almaya başladım. Peki sinema filmlerine nasıl ulaşacaktım? Cevap her zamanki gibi tüplü televizyonumuzda yatıyordu. O yıllarda ne sinemaya gidecek bir paramız ne de sinemaya gidecek paramız vardı ( hay aksi, iki kere mi söyledim?). Televizyonda güzel bir film yayınlanacağı gece televizyona ambargo koyuyor ve uzaktan kumandayı kimselere kaptırmıyordum artık. O yıllarda TRT'de Miramax'ın filmleri yayınlanırdı. Filmin başında Miramax yazısı çıktığında sevinçten hoplamaya başlıyordum. Yıllar sonra buna "Miramax büyüsü" dendiğini öğrendim. Stüdyonun filmleri sonraki yıllarda bu büyülü olma özelliğini kaybetti gerçi ama o zamanlar her şey büyülüydü sanki. Ben de kanalları tek tek tarıyor, hangi film hangi saate hangi kanalda yayınlanacak takip ediyor ve gözüme kestirdiklerimi avlıyor pardon izliyordum. Yavaş yavaş sinema bilgim artıyordu.
motion112233 Çadır Kentte

Bir gün hiç unutmam, kanallardan birinde Otto Preminger'in "Bonjour Tristesse" adlı filmi yayınlanacaktı. Film gece 2'de yayınlanacağı için uyanık kalmam gerekiyordu. Ama o saate kadar uyanık kalmama izin yoktu. Ben de herkes uyuduktan sonra, televizyonu sessizce odama görürmüş, televizyonun ışığı dışarı sızmasın diye (çünkü o zaman uyanık olduğum anlaşılırdı) battaniyeyi, televizyonu ve beni içine alacak şekilde bir çadır şekline getirmiş ve filmi o şekilde izlemiştim. Daha sonra bir kaç kez daha bu şekilde film izlemek zorunda kaldım. canım televizyonum

 Bonjour tristesse (1958) (Günaydın Hüzün) Türkçe [5] İngilizce [1] Altyazı 
Afiş
Yönetmen:Otto Preminger
Vizyon Tarihi:01.12.1959
IMDB Puanı:7.0 (3,360 Oy)
Tür:Dram, Romantik
Süre:94 dk
Ülke:ABD ABD
Dil:İngilizce
Oyuncular:Deborah Kerr, David Niven, Jean Seberg, Mylène Demongeot


motion11233 Dijital Teknolojilerle Tanışıyor

Nasıl olduğunu tam olarak hatırlamıyorum ama bir şekilde VCD denen bir şeyin olduğunu ve filmlerin VCDplayer ile izlenebildiğini öğrendim. Önce bir tane VCD player aldık sonra da ilk VCD'mi kiraladım. İlkler hiç unutulmaz: İlk kiraladığım VCD Steven Spielberg'ün
"Azınlık Raporu" adlı filmiydi. Kiralama ücreti 1 liraydı (yoksa 1 milyon lira mı?) ve ertesi gün VCD'yi geri götürmem gerekiyordu. Ama yine de sevmiştim bu VCD olayını. Televizyonun aksine (televizyon hep yağmurlu gösterirdi) VCD ayna gibi gösteriyordu filmleri. DVD'nin ne olduğunuysa bilmiyordum. Biraz gizemliydi, biraz daha pahalıydı ve biraz daha kaliteliydi. İlk DVD'mi uzun yıllar sonra kiralayabilecektim.

 Minority Report (2002) (Azınlık Raporu) Türkçe [29] İngilizce [13] Altyazı 
Afiş
Yönetmen:Steven Spielberg
Vizyon Tarihi:27.09.2002
IMDB Puanı:7.7 (433,657 Oy)
Tür:Aksiyon, Macera, Suç
Süre:145 dk
Ülke:ABD ABD
Dil:İngilizce, İsveççe
Oyuncular:Tom Cruise, Max von Sydow, Steve Harris, Neal McDonough


motion112233 İlk Kez Sinemaya Gidiyor

O yıllarda envai çeşit sınava hazırlanmak için herkes dershaneye giderdi ve dershaneye gitmek kanun gibi bir şeydi. Ben de bundan kurtulamadım ve dershaneye yazıldım. İşin güzel tarafı, koca şehrimizin tek sineması dershanenin bitişiğindeydi. İşin kötü tarafı, sinemaya gidecek param yoktu. Fakirdik. Ayda sadece 20TL harçlık koparabiliyordum ve bu paraya 20 kez VCD kiralayabilirdim. Sinema biletiyse 5 liraydı. Kolay kolay 5 lirayı gözden çıkaramazdım. Sinema'nın önünden defalarca geçiyor ama içeri adımımı atamıyordum. Hem param yoktu hem de çekingen biriydim. Meraktan ölüyordum. Bu dev binanın içinde ne vardı acaba? Bir gün dayanamadım, paraya kıydım, bileti aldım. İçeri girdim. Ama şaşkınlıktan nereye gideceğimi ne yapacağımı bilemedim. Neyse ki görevlilerden biri şaşkınlığımı fark etmiş olmalı ki, yardımıma koştu ve beni salonuma götürdü ve oturacağım koltuğu gösterdi. Yıl 2002.
Harry Potter fırtınasının ortalığı kasıp kavurduğu günler. "Harry Potter ve Sırlar Odası" filmine almıştım bileti. Karanlık salonda film başladı. Aman yarabbi, o nasıl bir ekrandı öyle. Dev, muazzam boyutlarda bir ekranda film oynuyordu. O güne kadar küçük, tüplü televizyondan başka bir ekran tanımamıştım. O yıllarda masumduk, hayata atılmamıştık henüz, feleğin çemberinden geçmemiştik ve algılarımız yüksekti. Filmi görsel ve işitsel anlamda özümsemekle kalmadım adeta filmi içine ışınlandım. Hogwarts'ın koridorlarında dolaştığıma yemin edebilirdim. İnanılmaz büyüleyici bir ilk deneyim oldu bu benim için. Sinemadan adeta, ne adetası, resmen büyülenmiş bir halde çıktığımı hatırlıyorum. Sinemadan çıktıktan sonra kar yağmaya başladığını ve karın bu romantik büyülü atmosferi tamamladığını da hatırlıyorum. Her şey mükemmeldi o gün. Sonra ancak 5 kez daha gidebilmiştim sinemaya.

 Harry Potter and the Chamber of Secrets (2002) (Harry Potter ve Sırlar Odası) Türkçe [27] İngilizce [11] Altyazı 
Afiş
Yönetmen:Chris Columbus
Vizyon Tarihi:29.11.2002
IMDB Puanı:7.4 (436,543 Oy)
Tür:Macera, Aile, Fantastik
Süre:161 dk
Ülke:İngiltere İngiltere, ABD ABD, Almanya Almanya
Dil:İngilizce
Oyuncular:Daniel Radcliffe, Rupert Grint, Emma Watson, Richard Griffiths


motion112233 Büyük Şehre Taşınıyor (ya da tosbağalar yanlış kişiye toslayınca)

Uzunca bir dönem aylak aylak dolaşıp bol bol film izledikten sonra, nihayet sınavı kazanmış ve işe alınmıştım. İstanbul yolu görünmüştü artık. İşe atılma, hayata atılma zamanı gelmişti. 2009 Nisan ayıydı. Uluslararası İstanbul Film Festivali başlıyordu. Ve ben bu büyük şehre ilk kez geliyordum. Devasa bir şehirdi. (hâlâ da öyledir), tuhaf bir enerjisi, tuhaf bir dinamizmi vardı şehrin. İnsanlar bu muhteşem şehirden neden nefret ediyordu, anlamıyordum. Güç bela festivalin düzenlendiği İstiklal caddesine ulaştım. Caddeyi uzaktan görür görmez gözüm fal taşı gibi açıldı. Şok Muazzam bir insan kalabalığı caddede akıyordu. Böyle bir insan kalabalığı olamazdı! Yoksa olabilir miydi? Festivaldeki tüm filmleri izlemek istediğim için 80 tane bilet aldım! Hayatında ancak 5 kez sinemaya gitmiş, VCD kiralayarak sinemayı takip etmeye çalışan ben, 80 tane bilet almıştım. 80 tane bilet cebimde kalın bir deste oluşturmuştu. Sonra kızın biri beni durdurdu. Telefon hattımı değiştirmem için yalvarıyor, eğer hattımı değiştirirsem elde edeceğim kazançlardan dem vuruyordu! Ve sonra şöyle bir şey dedi: "Eğer hattınızı değiştirip bizim operatöre geçerseniz bedava bir sinema bileti almaya hak kazanacaksınız." Cebimde 80 tane bilet vardı ve kızın bana teklif ettiği şey 1 tane biletti. Zavallı kız yanlış kişiye tosladığını nereden bilebilirdi!

motion112233 Altyazılara Karşı (Altyazılar Kazanıyor)

Altyazı kavramıyla ilk tanışmam Louis Malle'nin "İdam Sehpası" filmi sayesindedir. Bu tarz filmler eskiden "Ulaşılması İmkansız Olan Filmler" adlı listemdeydi. Ve şimdi filmin DVD'sini elimde tutuyordum. İstiklal Caddesinde Fransız Kültür Merkezi vardı. Oradan filmin DVD'sini kiraladım. (VCD'den DVD'ye transfer olmuştum artık) Ama DVD'nin altyazı seçeneği yoktu. Ne İngilizce ne de başka bir dilde altyazısı vardı filmin. Bu sorunu nasıl çözebilirim diye kara kara düşünürken, birden aklıma google geldi. Google'da altyazı diye arattırınca karşıma turkcealtyazı.org diye bir site çıktı! Filmin türkçe altyazılarını buldum. Ama DVD'ye altyazıyı nasıl ekleyeceğimi bilmiyordum. Ben de altyazı dosyasını iş yerindeki yazıcıya gönderdim. (Bir top A4 kağıt aldım bu iş için, kendi paramla) Sayfalar dolusu çıktıyı aldım. Akşam evde filmi biraz izliyor, sonra durdurup, elimdeki kağıtlardan biraz altyazı okuyup, sonra tekrar filmi oynatıyordum. İşkenceden farkı yoktu. Böylece altyazılarla olan bu ilk cebelleşmemde altyazılar galip gelmişti.

motion112233: İntikam Savaşçısı

Altyazıların beni bu şekilde mağlup etmesine izin veremezdim. İntikamımı almalıydım. Düşünmeye başladım. Altyazıları filme eklemenin kolay bir yolu olmalıydı. Kağıttan okumayla olacak iş değildi bu. Hemen google hocaya başvurdum. İnternet alemini alt üst ettim ve en sonunda altyazıyı filme eklemenin inceliklerine vakıf oldum. Ama bu defa da başka bir sorun çıktı: Her filmin altyazısı bulunmuyordu. İtiraf edeyim, bu beni biraz sinirlendirmişti. Sitenin adı türkcealtyazı idi, her filmin türkce altyazısının bulunduğunu vadediyordu ama her filmin türkce altyazısı bulunmuyordu. Bu durumu ilk kez Roman Polanski'nin "Cul de Sac" filmine altyazı ararken fark ettim. O zaman kadar her filmin türkce altyazısı var sanıyordum. İşin arkasındaki süreci ve emeği bilmiyordum.

Ve Tanrı "Çeviri olsun" dedi.

Başlangıçta sadece İngilizce altyazı vardı. Ve İngilizce altyazı Tanrı'ylaydı. Ve İngilizce altyazı Tanrı'ydı. Ve Tanrı buyurdu: "Çeviri olsun!"
Böylece Tanrı'dan aldığım bu ilhamla harekete geçerek altyazı çevirme işine girmeye karar verdim(!) Kendi kendime şöyle dedim "Ulan motion112233, hep altyazı indiriyorsun, biraz da altyazı yükle!" Peki ama hangi filmi çevirmeliydim? O sıralarda youtube'da bir filme denk geldim: Emil Loteanu'nun Anton Çehov'un hikayesinden uyarladığı 1978 tarihli filmi "Bir Av Kazası"(http://www.turkcealtyazi.org/mov/0172812/moy-laskovyy-i-nezhnyy-zver.html). Filmi öyle bir restore etmişler ki sanki dün çekilmiş gibi görünüyordu. Üstelik İngilize altyazıları da vardı. Başrolde de Oleg Yankovskiy vardı. Genelde sinemaseverler Oleg Yankovskiy'i Andrei Tarkovski'nin "Nostalji" filminden hatırlar ama ben onun daha az bilinen filmlerini de uzun yıllar önce, TRT 2'de, tüplü televizyonumda izlemiştim. Ve kesinlikle çok beğendiğim bir oyuncudur. Filmin kendisi de harikaydı. Usta işi bir film olduğunu her karesinde hissedebiliyordum. Klasik bir Rus romanını okuyormuş gibi bir hisse kapılıyordunuz filmi izlerken. Oyunculukları, kostüm tasarımı, hele o müzikleri! İsmimin bu filmle yan yana anılmasını istiyordum. O yüzden ilk çevireceğim film olarak bu filmi seçtim. Sovyet sinemasına olan aşkımı simgeleyecekti bu çeviri. Ama bazı tereddütlerim vardı. Daha önce hiç altyazı çevirmemiştim. Ya işi yüzüme gözüme bulaştırırsam korkusu vardı. Ve o anda Tanrı'nın sesini duyar gibi oldum: "Senin ağzın ve dilin olacağım ve sana çeviri yapmayı öğreteceğim, böylece çevirilerin boş zemine düşmeyecek."

Sütten Ağzı Yanan motion112233 Yoğurdu Üfleyerek Yer

Bir gün, kıyıda köşede kalmış filmler yerine, şöyle büyük bir Hollywood filmini çevireyim dedim. Filmi sinemada izledim, hemen ertesi gün İngilizce altyazı dosyasını çevirmeye başladım. Daha bir saat çalışmamıştım ki, bir başkası çeviriyi siteye yüklemişti. Bu olaydan sonra bir daha popüler Hollywood filmlerine el atmadım.

motion112233'den İnciler: "Enerjinizi Başka İşlere Harcayın Gençler"

Beni en çok rahatsız eden şeylerden biri aynı anda birden fazla çevirmenin tek bir filmi çevirmeye çalışmasıdır. Buna en güncel örnek "Wonder Woman" filmi. Dört tane çevirmen çevirdi bu filmi. Biriniz çevirseydiniz yeterdi halbuki. Enerjinizi çevrilmemiş başka filmlere harcayabilirdiniz.

motion112233, Uzaylılar ve Nar Gibi Kızarmış Ekmekler

Normalde bir altyazıyı çevirdikten sonra, yükler geçerim. Filmi kendi çevirdiğim türkçe altyazıyla bir kez daha izlemem. Bir gün merak ettim, kendi altyazımla filmi izlemeye karar verdim. Bir de ne göreyim, altyazının zaman kodları, satır numaraları ekranda görünüyordu. Bunların ekranda görünmemesi gerekiyordu. Zaman kodlarına hiç müdahale etmemiştim halbuki. Sadece İngilizce satırı silip türkçesini yazmıştım. O halde neden zaman kodları, satır numaraları görünüyordu? Neden 5 tane satır aynı anda görünüyordu? Altyazıyı ben bu haliyle mi siteye yüklemiştim? Aman yarabbi, ben ne yapmıştım böyle? Neyi yanlış yapmıştım da altyazı böyle tuhaf davranıyordu? Bu sorularımı cevaplayacak kimse yoktu. Altyazı çevirdiğimi öğrendiklerinde bana uzaylıymışım gibi bakan insanlar vardı sadece etrafımda.
Kısacası kimseden yardım almadım. Alt yazılar konusunda bir yol gösterenimiz olmadı. Sümüklü Belli ki altyazılar konusunda öğrenmem gereken daha çok şey, yemem gereken daha bir fırın ekmek vardı. (Fırından yeni çıkmış sıcacık ekmeği de çok severim bu arada) Yirim

motion112233: Etki Altında Bir Çevirmen

Etkilendiğim çevirmenler oldu mu? Elbette olmuştur. Özellikle de yeşil renk almış, sitenin kadrolu çevirmenlerinin çevirilerini analiz ederek onlar gibi çevirmeye, onlar hangi koşullar altında hangi noktalama işaretlerini kullanıyorlarsa ben de aynı işaretleri kullanmaya çalıştım. Bu şekilde hatalarımı minimuma indirmeye gayret ettim.

motion112233'ün Emeklilik Günleri: "Kahvemle daktilomu getir hatun, anılarımı yazacam!" (ve motion112233 terliği kafasına yer)
Bir gün sitede, çevirmenleri, başlarından geçen hikayeleri anlatmaya davet eden bir başlık gördüm ve... ama hey durun bir saniye, bundan sonrasını biliyorsunuz zaten, bu bölümü anlatmama gerek yok.

İletiTarih: 24 Haziran 2017 20:50
En son motion112233 tarafından 13 Temmuz 2017 15:47 tarihinde değiştirildi.
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
Canan Örmen
Çevirmen


Kayıt: 12.09.2012
İletiler: 82
Şehir: Istanbul
Yaş: 22 Kova


twitter Özel mesaj gönder
Bu güzel başlıktan aldığım mesaj sayesinde haberim oldu. Şu sıralar pek aktif olamasam da bu başlığı doldurmadan geçemeyeceğim.
Heyoo

Çevirdiğiniz İlk Film

 Le Week-End (2013) (Paris'te Bir Haftasonu) Türkçe [3] İngilizce [2] Altyazı 
Afiş
Yönetmen:Roger Michell
Vizyon Tarihi:06.06.2014
IMDB Puanı:6.3 (6,234 Oy)
Tür:Komedi, Dram, Romantik
Süre:93 dk
Ülke:İngiltere İngiltere, Fransa Fransa
Dil:İngilizce, Fransızca
Oyuncular:Lindsay Duncan, Jim Broadbent, Igor Gotesman, Olivier Audibert


Üç yıl olmuş, ilk bu filmi çevirdiğimi bile unutmuşum. Gerçi bakmasam büyük ihtimalle Tom à la ferme derdim. Füüü üüü üü

Bu Filmi seçme nedeniniz

O sıralar yeni başladığım için herhangi bir film olsun yeter ki çevireyim diyordum. Biraz da az satır olmasına dikkat ediyordum. Ne kadar çoğu satırı daimi ortağım Okan'a yüklesem de az satırlı film arıyordum.

Bu çevirinin hikâyesi

Yine tekrarlamış olacağım ama dizi çevirisinden çok film çevirilerine yoğunlaşmak istediğimden ve ilk film çevirim olduğundan kısa film olmasını istemiştim. Bu filmi de tesadüfen bulmuştum. Benim şansım, ortağım, aynı zamanda hayat arkadaşım olduğundan sıkıldığımız kısımları birbirimizle değiştirip hiç zorlanmadan bitiriyorduk. Utandı

Çevirinizde karşılaştığınız zorluklar

Genel olarak çeviride en zorlandığım kısımlar, kısa ve öz cümle kuramam, müzikal veya şiir çevirilerinde kafiye yaparken de zorlanırım. Bunların dışında İngilizce'ye yönelik, uydurma kelime veya söz öbekleri kullandıklarında bazen anlamakta zorlanırım.

Etkilendiğiniz ya da size yol gösteren çevirmenler

Açıkçası pek çeviri takip edemiyorum ama son zamanlarda en çok Eda Söylerkaya çevirilerini beğeniyorum. Gülücük

İletiTarih: 06 Temmuz 2017 01:40
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
antas
Yorumbaz


Kayıt: 29.04.2010
İletiler: 274
Şehir: Alger
Yaş: 29 Yay


facebook twitter Özel mesaj gönder
Öncelikle belirtmek isterim ki, herkesin yazdığı mesajı okudum. Ne güzel hikayeler çıkmış. İyki çevirmişsiniz o filmleri. İyki bir şeyler vesile olmuş sizlere. Beni de bu efsanevi siteyle tanıştıran filmi açıklayayım.

Çevirdiğiniz İlk Film :

 How to Train Your Dragon (2010) (Ejderhanı Nasıl Eğitirsin?) Türkçe [16] İngilizce [3] Altyazı 
Afiş
Yönetmen:Dean DeBlois, Chris Sanders
Vizyon Tarihi:23.04.2010
IMDB Puanı:8.1 (543,060 Oy)
Tür:Animasyon, Macera, Komedi
Süre:98 dk
Ülke:ABD ABD
Dil:İngilizce
Oyuncular:Jay Baruchel, Gerard Butler, Craig Ferguson, America Ferrera


Bu Filmi seçme nedeniniz :

Benim kitap yazma gibi bir hastalığım vardır. Sayısız fantastik, polisiye kitap yazmışımdır. Ama hiçbiri iddialı değildi. Bu yüzden ben de Türkçe dilini güzel kullanmaya dair bir hastalık oluştu. Bu animasyon filmini ilk izlediğimde, sitede sadece bir Türkçe altyazı bulunmaktaydı. Onunla izlemeye başladığım zaman çevirinin gerçekten ama gerçekten berbat olduğunu gördüm. Çeviride hataların olmasının yanında, kullanılan Türkçe çok iğrençti. Ben de acaba yapabilir miyim, diye düşünüp, bu çeviri işine girdim.

Bu çevirinin hikayesi :

Çevirinin şahsına münhasır bir hikayesi yok. Küçükken kardeşim için oyunları Türkçe'ye çevirmekten başka bir tecrübem yoktu. Ben sadece, bu filmi benden sonra izleyen insanlar için kolaylık olsun diye yaptım. Herkesin iyi vakit geçirmesini istemiştim.

Çevirinizde karşılaştığınız zorluklar :

Çok zorlukla karşılaştım. Böylesine profesyonel şekilde çeviri yapan arkadaşların olduğu ortamda, kendi kendinize yarattığınız baskı da devasa oluyor. Mükemmeliyetçi bir yapım olduğu için kendimi çok zorladım. Eminim, şu an kendi altyazımla filmi izlesem, çok utanırım. yakaladım En azından, yüreğimin sesini dinleyip, çevirdim işte. Umarım azıcık da olsa, bu filmi izleyen insanlara güzel vakit verebilmişimdir.

Film hakkında kısa bir görüş (tercihen) :

Yapılmış en iyi animasyon filmlerinden biridir. Dreamworks cidden güzel bir iş çıkarmıştı.

Etkilendiğiniz ya da size yol gösteren çevirmenler :

Etkilendiğim çok çevirmen oldu. Lost dizisini çeviren bir arkadaş vardı Begüm ya da Pelin idi ismi. Şimdi pek hatırlayamadım. Onun çevirilerini severdim. Fringe dizisi ile tanıdığım Emre Bekman, The Pacific dizisi ile tanıdığım eşekherif isimli çevirmenlere cidden hayrandım. Bana yol gösteren çevirmenler... Bireysel anlamda olmadı. Fakat, ben burdaki çoğu işi bilen arkadaşların her paylaştığını okudum ve bir şeyler öğrenmeye çalıştım.

İletiTarih: 06 Temmuz 2017 11:22
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
Molar34



Kayıt: 22.12.2013
İletiler: 1180

Yaş: 25 Oğlak


Özel mesaj gönder
Çeviride 2 yılı doldurmuşken ilk çevirimi yapalı sanki daha uzun olmuş gibi hissediyorum niyeyse. İlk çevirim olduğu için gurur kaynağımdı o zamanlar ama şimdi izlesem hatalar bulacağıma eminim. Neyse, başlayalım Hıhı

Çevirdiğiniz İlk Film
 Playing It Cool (2014) Türkçe [1] İngilizce [1] Altyazı 
Afiş
Yönetmen:Justin Reardon
Vizyon Tarihi:26.09.2014
IMDB Puanı:6.0 (19,671 Oy)
Tür:Komedi, Romantik
Süre:94 dk
Ülke:ABD ABD
Oyuncular:Chris Evans, Michelle Monaghan, Topher Grace, Aubrey Plaza

Bu Filmi seçme nedeniniz
Satır sayısı biraz gözümü korkutmuştu ilk kez çevireceğim için ama köşede kalmış bir filmle acemiliğimi geçirmek istediğim ve başta Chris Evans olmak üzere oyuncu kadrosunu tanıdığım için seçmiştim. Bir de mevcut bir çevirisi/çevirmeni olmadığı için.

Bu çevirinin hikayesi
Yabancı yapımlara olan ilgim arttıkça onları çeviren çevirmenlerin nasıl işler çıkardığını da merak etmeye başlamıştım. Zamanla kendim de katkıda bulunmak istemiş ama çeviri ortamına, programa, nasıl yükleneceğine yani kısacası her şeye yabancıydım. İşi işte öğrenmeye karar vererek bindim bir alamete... Gülücük

Çevirinizde karşılaştığınız zorluklar
Bu film için konuşursam; teknik açıdan çok zorlanmıştım. Çok vaktimi alınca da çeviri gözümde büyümüştü. Kendimden bir şey katsam mı, olduğu gibi çevirsem mi diye arada kalmıştım. Aldığım yönergelerin ve biraz da araştırmamın yardımı oldu. İngilizce argolar ve fıkralarda zorlanmıştım ama ne kadar özen ve emek istediğini fark etmiş ve kendimi geliştirmeyi amaçlamıştım. Çeşitli platformlardan kötücül mesajlar aldım ve çoğu insanın bu aşamada vazgeçtiğini öğrendim. Ama turunculardan yılmayıp hatalarımı öğrenmeyi, devam edip daha güzel çeviriler yapmayı kendi çapında bir sinemasever olarak aklıma koymuştum. Bir filmi üç kez elden geçirmekten çekinmediğim oldu ama AKG'nin üç kez kontrol etmek zorunda oluşu da bir emektir, es geçmemek lazım.

Film hakkında kısa bir görüş (tercihen)
Ağır bir anlatımı yoktu. Bir romantik komediydi. Çevirisinin rahat olacağını düşünmüştüm.

Etkilendiğiniz ya da size yol gösteren çevirmenler
Lost ve Prison Break'i çeviren arkadaşlarla çeviriye ilk ilgim başlamıştı. Begüm ve miserym, nazo82 aklıma ilk gelenler.
Filmi yakınlarımla izlerken altyazımdaki hataları fark etmeye çalışıp kendi kendime yol gösterdiğim de oldu. yakaladım

İletiTarih: 06 Temmuz 2017 13:10
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
Laktikasit
Kore Sineması
Çevirmen


Kayıt: 12.04.2012
İletiler: 191
Şehir: ankara
Yaş: 25 Yengeç


Özel mesaj gönder
« Fügen Atasoy » yazdı:
Çevirmen arkadaşlar merhaba,

Bu başlık altında çevirmenliğe ne zaman ve nasıl başladığımızı, başımıza neler geldiğini ve sıkıntılarımızı nasıl çözdüğümüzü paylaşalım istedik. Ben 3 yıllık deneyimimde neler yaşadığımı yazdım, siz de kısa veya uzun bu konudaki tecrübelerinizi paylaşırsanız, hem birbirimizi daha iyi tanırız hem de çevirmenliğe yeni başlayan arkadaşlarımızın tecrübelerimizden faydalanmasını sağlarız diye düşündük.

Çevirmenlik hikayenize aşağıdaki bilgileri de eklerseniz çok seviniriz.

Çevirdiğiniz İlk Film
Bu Filmi seçme nedeniniz
Bu çevirinin hikayesi
Çeviriniz de karşılaştığınız zorluklar
Film hakkında kısa bir görüş (tercihen)
Etkilendiğiniz ya da size yol gösteren çevirmenler


Henüz sizleri taglamadım, umarım bu başlığı görürsünüz, olmazsa özel mesajdan size ulaşacağım, kaçış yok Gülücük Katılırsanız çok seviniriz.


@Fügen Atasoy 'un ricası üzerine ne zamandır yazacaktım ama bir türlü fırsat bulamamıştım. Başlık için kendisine teşekkürler ^^


6 yıl oldu çeviriye başlayalı. Pek bilen-seven çıkmaz buralarda ama ben asya, hatta direkt Kore çevirmeni olarak tanıtıyorum kendimi. Çeviriye Yeppudaa'daki yarım dizilere yardım ederek başladım. O zamanlar bu tarz platformlardan bihaberdim. Altyazıyı direkt uploader'a veriyordum. Adını bile hatırlamadığım, kayıp çevirilerim var yani. Böyle böyle 1-2 sene kadar yarım dizileri çevirirken YÇÇ bünyesine yeni kanlar katmak isteyen Dance adlı emekli adminizin teklifi üzerine 28 Şubat 2013'de YÇA yani Yeppudaa Çevirmen Adayı oldum. 2 yıl kadar süren adaylık süremce bana @anobist sunbaem koçluk etti Çok Seviyor sayesinde çok şeyler öğrendim ve 2015'de mezun oldum. O zamandan beri de Yeppudaa Çeviri Çetesi bünyesinde kendi çapımda bir şeyler çeviriyorum. Hem sitemizde hem de böyle altyazı platformlarında çok değerli arkadaşlarla tanıştım, hepsi de bana muhakkak bir şeyler kattı
Uzakdoğu dışında hiçbir şey çevirmiyorum, izlemiyorum da hatta. Sinemada uzakdoğu dışında izlediğim en son yabancı film birdman'di galiba. O derece yani. Zevk meselesi işte.

Kısaca editörümüzün rica ettiği kısımlara gelirsem;

İlk çevirdiğim film: Mr. Go

 Mi-seu-teo Go (2013) Türkçe [2] İngilizce [1] Altyazı 
Afiş
Yönetmen:Yong-hwa Kim
Vizyon Tarihi:17.07.2013
IMDB Puanı:6.2 (602 Oy)
Tür:Komedi, Dram, Spor
Süre:132 dk
Ülke:Güney Kore Güney Kore, Çin Çin
Dil:Korece, Çince
Oyuncular:Dong-il Sung, Jiao Xu, Hee-won Kim, Kang-woo Kim


Güney Kore-Çin ortak yapımı komedi-spor temalı bir film.

Bu filmi seçme nedenim
: tamamen duygusal! İlk kez film çevirecektim, film seçme işinde acemiyim. O sene festivalden ödül alan filmlerin hepsi kapılmış, bu fukara tek kalmıştı. Bu da en iyi animasyon dalında ödül almıştı galiba.

Bu çevirinin hikayesi:
Açıkçası çeviriye küstüğüm ve hatta bırakmayı düşündüğüm bir dönemde öylesine çevirdim bu filmi. Prensip olarak sonunu izlediğim bir şeyi çeviremediğimden garanti olsun diye ödüllü film diye seçmiştim. Azar azar çevirmeye başladım. Birkaç ayımı aldı galiba çevirmek. Hem ilk film çevirim olduğundan titizleniyordum hem oldukça uzun ve bol satırlı bir filmdi hem de konusu dolayısıyla bana yabancı filmdi. Ömrümde beysbol maçı izlememiş olan ben beysbol filmi çevirdim resmen.

Çevirinizde karşılaştığınız zorluklar:
Çeviride sadece beysbol sahnelerini çevirken zorlandım. Seri bir şekilde bol bol terim kullanılarak maç anlatılıyor ve futbol maçı bile izlememiş olan ben bu satırları çevirmeye çalışıyordum. Ekşiden, urbandan, bir beysbol animesi çevirmiş çevirmenin forumlara yazdıklarından faydalandım. Face'deki turk beysbol takımlarının sayfalarına msj atıp terimleri falan sordum. 1 ay cevap gelmesini bekledim falan. Baya titizlendim ama yine de hatalar yapmışımdır. Bir daha tövbe!

Film hakkında kısa bir görüş:
Güzel bir film asında, çevirmeni değilseniz tabii. Hani böyle pazar sabahı ailecek izlenecek eğlenceli bir film. Kiss falan da yok, kafa rahat cümbür cemaat izlenir.

Etkilendiğiniz ya da size yol gösteren çevirmenler:
YÇÇ'nin emektar çevirmenlerinden çok şey öğrendim. Okuduğum kitap çevirilerini de dikkatlice inceleyip her çeviriden bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Umarım bir gün ben de yol gösterenlerden olurum temennisi ile beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

İletiTarih: 10 Temmuz 2017 22:03
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 15 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Forum Seçin:  

Türkçe Altyazı © 2007 - 2017