Giriş Kayıt

Kırmızı Kaplumbağa (2016)


La tortue rouge

80 dk
1 Oscar adaylığı. 11 farklı ödül ve 28 adaylık.
7.2
  • 144/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
7.2/10 puan 76 kullanıcı oyladı
Rating:
7.5
94
86
Vizyon Tarihi:
17 Mart 2017 (Türkiye)
Dil:
Hiçbiri
Web Sitesi:
Kelimeler:
Nam-ı Diğer:
The Red Turtle
139 kişi izledi 113 kişi izleyecek 9 kişinin favorisi 73 takip
Özet
Studio Ghibli‘den Isao Takahata’nın da yapımcıları arasında bulunduğu bu masal gibi animasyonda, denizde geçirdiği kaza sonucu kendisini kaplumbağaların, yengeçlerin ve kuşların yaşadığı ıssız bir adada bulan bir adamın hikâyesi anlatılıyor. Sinefesto | Gönderen: shimose
İ̇lgi̇ni̇zi̇ Çekebi̇li̇r
Fragmanlar Görseller
  • La Tortue rouge  - The Red Turtle - la bande annonce du film
  • The Red Turtle Official US Release Trailer 1 (2017) - Animated Movie
  • La tortue rouge
  • La tortue rouge
  • La tortue rouge
Yorumlar
1 yıl önce
avatar
Herhangi bir diyalog içermeyen Fransız-Japon ortak yapımı filmin yönetmen koltuğunda Michaël Dudok de Wit oturuyor. Film ayrıca 2017 Oscar ödüllerinde en iyi animasyon film adaylarından biriymiş. Wild Bunch ve Studio Ghibli ünlü stüdyolarının ortak yapımı olan filmde, kaplumbağalar, yengeçler ve kuşlarla dolu bir ıssız adaya düşen bir adamın Robinson Cruose gibi hayatta kalma mücadelesi genel hatlarıyla Isao Takahata’nın koordinatörlüğünde elinde şekil alarak anlatılıyor.
Animasyondaki sadelik ve yalın anlatım dikkati hemen çekiyor. Aslında, derin bir sessizlik içinde filim kareleri kayıp giderken meseleler de çığ gibi büyüyor kahramanımızın yalnızlık dünyasında. Çaresizlikle adayı terketme isteği, büyük bir vicdan azabına dönüyor kırmızı kaplumbağanın ölümü ile. Aslında, tam kırılma da o noktadan sonra başlıyor.. Soyut ve somut metaforlar ile örülen filimin motorunda asılnda varoluşçuluk felsefesinin yattığını görüyoruz...Filimi biraz da bu felsefenin ışığında izah etmeye çalışacak olursak; kahramanımızın kırmızı kaplumbağayı öldürmesiyle beraber gerçekleştirilmesi gereken bir insan imgesi arasında bağ kuruluyor. Böylece bir insan diğer insana bağlanmış oluyor. Var oluşta yalnızızdır ancak bu yalnızlığı ve terk edilmişliği algılayışımız, tüm hayatımınızın temel motifidir. Daha sonra aileye bir çocuk katılarak yeni bir gerçekleşme meydana geliyor, bir sonraki adımda ayrılık, parçalanma ve sonrasında bu Varolma serüveni kahramanın ölmesi ile nihayete kavuşmuş oluyor.
Albert Camus “Her şey şaşmakla başlamıştır. Ne zaman dünyanın derin anlamını sezer gibi olduysam, onun basitliği şaşırttı beni.” derken, beni de animasyonun basitliği içindeki naif ve metafor dolu yapı şaşırttı!
1 yıl önce
avatar
“Issız ada da dahi olsan, kişinin gerçek yalnızlığı kadar ıssız bir yer olamaz”.
“Issız olan ada mı? Ben mi?”
Buram buram bir yalnızlığın öyküsü… Dev dalgalarla boğuşmaktan yorgun düşerek, ıssız bir adaya düşen adamın “Robinson Crusoe” nunkini andıran yalnızlığının farklı okumalara açık masalsı öyküsü. Film, gerçeklik penceresinden izlenmesi halinde bütün büyüsü bozulan filmlerden.“Kaplumbağa neden adamın adayı terketmesine karşı?,Nasıl kaplumbağa ölünce kadın oluyor?” gibi sorulara cevaplar aramak izleyeni filmden koparır. Konuşması olmayan, son derece başarılı müziklerle desteklenen ve hislere seslenen bu animasyon film,renkli, büyülü ve sihirli dünyasına dahil olabilmek için seyircisinden de aynı bakış açısını bekliyor. Michael Dudok de Wit ’in yönettiği film En iyi animasyon dalında Oscar adayı olup, ödülü Zootopia’ya kaptırmıştı.
Adam, düştüğü ıssız adadan ( ada gerçekten de ıssız, kuşlar, yengeçler ve kaplumbağa dışında kimsecikler yok) bir an önce kurtulmak için bambulardan sal yapıyor. Denize indirdiği sal kıyıdan açıldıktan bir süre sonra kırmızı bir kaplumbağanın saldırısına uğrar, salı parçalanır. Bu birkaç kez tekrarlanır, her defasında salı daha büyük yapsada sonuç değişmez. En son yaptığı salın da parçalanmasıyla öfkeyle kıyıya ulaşan adam, kendisinin peşinden kıyıya gelen kaplumbağaya elindeki bambuyla saldırır, vurur, vurur… O da yetmez ters çevirir, ölüme terkeder… Ama hırsı geçince pişmanlık bastırır, bu sefer güneş dokunmasın diye üstüne gölge yapacak yapraklar serer.. Su getirir, derisi kurumasın diye… Ölmesin, yaşasın der, önce kolunu oynatan kaplumbağa kızıl saçlı bir kadına dönüşür. Tabi bu arada adamın da adadaki yalnızlığı ona oyunlar da oynar, beyninde düşünceleri gerçekmiş gibi görünür. Denizde bir orkestra bile görür. Hayalle gerçek bir müddet sonra iç içe geçer zaten. Kızıl saçlı kadından bir oğlu olur, çocuk büyüyünce diğer kaplumbağalarla birlikte ailesinden ve adadan ayrılır. Son sahnede iyice yaşlanmış olan adam ve kadın yanyana kumun üzerine uzanırlar, elleri kavuşmuştur. Bir süre sonra kadının yeniden kaplumbağaya dönüştüğünü ve denize doğru ilerleyip, denizde kaybolduğunu görürüz. Adam yapayalnızdır yine… Özdemir Asaf ustanın dizeleri gibi “Yalnızlık paylaşılmaz…” dır. Ve izleyici şaşkındır bunların hepsi birer düşmüdür, hiçbiri yaşanmamış mıdır? Yoksa gerçeğin ta kendisi midir? Yaşam dediğin bir rüya değil midir zaten? Elimizi uzattığımızı, gözümüzle gördüğümüzü gerçek zannederiz, ama gerçeğin bambaşka şekillerde önümüze serildiği ve farkına varamadığımız anlar o kadar fazladır ki hayatta… Bazen gerçek olduğunu gördüğümüz değil de, beynimizin bize yaşattıklarıdır gerçek … Hayat dediğimiz yaşadığımız zaman içinde de hayal dediklerimizin gerçekleşip önümüze geldiğine, gerçek dediğimiz pek çok şeyin de bir anda yok oluşuna “gerçek değilmiydi?” diye kala kaldığımız olmuyor mu? Hayat böyle olduğu için vazgeçilmez belki de… İzlenmeli… Her kesin alacağı tatlar bambaşka çünkü…
1 yıl önce
avatar
Aniden katılmaya karar verdiğim bu yılki !f festivalinde ilgimi çeken sadece tek bir film vardı. O da bu yıl "En İyi Animasyon Filmi" dalında Oscar'a aday gösterilmiş olan Kırmızı Kaplumbağa'ydı. Ve bu filmin konusu hakkında hiçbir fikrim olmamasına ve fragmanını izlememiş olmama rağmen sırf filmin posteri bile ilgimi çekmeyi başardı. Bu yüzden bu eleştiriyi oldukça basit tutacağım ve filmin konusundan size bahsetmeyeceğim. Bu film hakkında ne kadar az şey bilirseniz, o kadar iyi.

Bu yüzden ilk önce filmin sevdiğim yanlarından başlayalım. Animasyonun tarzına bayıldım. Manzaralar, çizimler, kısacası her şey inanılmazdı. Bunun nedeni de bu filmin yapımcılığını Studio Ghibli'nin üstlenmesi. Studio Ghibli, en sevdiğim animasyon filmlerine imza atan ve 2015 yılında When Marnie Was There ile son filmiyle veda edip uzun bir süredir haber alamadığım bir stüdyoydu. Bu yüzden filmin Studio Ghibli tarafından hazırlanmış olması benim için büyük sürpriz oldu ve filmi kesinlikle daha iyi bir hale getirdi.

Bu filmde hiçbir diyalog yok. Ana karakterlerden kimse konuşmuyor bu filmde. Bu sayede bu basit görünen hikaye daha da derinleşiyor ve karakterlerle duygusal bir bağ kurabiliyorsunuz. Filmi izlerken hiç sıkılmadım çünkü bu hikaye o kadar naif işlenmiş ki!

Fakat filmin müziklerinden konuşmam gerek. Bu filmde hiçbir konuşma geçmediği için hikayenin büyük bir çoğunluğu arka plan seslerine ve de en önemlisi, müziğe dayanıyor. Ve filmin müzikleri şahaneydi. Sürekli dinleyebileceğiniz cinsten.

Filmle ilgili sadece tek bir sorunum var, o kadar. O da süresi. Bu filmin 80 dakikalık aşırı kısa bir süresi var ve bu süre bana hiç yetmedi doğrusu. Keşke film aşağı yukarı 100 dakika olsaymış. Çünkü filmin içinde bulunduğu dünyayı keşfetmek ve karakterlerle daha fazla vakit geçirmek istiyorsunuz. 80 dakikalık bir süre ise bu bakımdan biraz yetersiz kalmış.

Ama genel anlamda bu filme bayıldım. Yani seveceğime emindim ama bu kadar başarılı olacağını da düşünmüyordum doğrusu. Senaryo inanılmaz derecede basit ama güçlü, karakterler ve içerik dopdoluydu. Hayat hakkında müthiş mesajlar veren inanılmaz bir yapım olmuş. Daha fazla detaya girmeyi çok isterim doğrusu ama film hakkında bu kadar bilgi yeter de artar sizin için. Bilmeniz gereken tek şey, Kırmızı Kaplumbağa vizyona girdiği zaman koşa koşa sinemaya gitmeniz. İnanılmaz bir deneyim yaşayacaksınız.
La tortue rouge Altyazıları

İşitme Engelliler İçin

1
25
979
işitme engelliler için GENEL
12 ay önce
1
23.976
143
işitme engelliler için MkvCage
13 ay önce
  • İyi
  • Yeterli
  • Yetersiz
  • Değerlendirilmedi
  • Kaynak Altyazı Bekleniyor
  • Arşiv
Forumdan Benzer Başlıklar
Dizi Altyazıları
Westworld (7,528) The 100 (3,465) The Expanse (2,970) La casa de papel (2,240) The Crossing (1,793) Colony (1,728) 12 Monkeys (1,452) Genius (1,256) Luke Cage (1,186) Vikings (1,110)
Vizyonda bu hafta
Türkçe Altyazı © 2007 - 2018