Giriş Kayıt

Kırmızı Kaplumbağa (2016)


La tortue rouge

80 dk
1 Oscar adaylığı. 11 farklı ödül ve 28 adaylık.
7.1
  • 142/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
7.1/10 puan 54 kullanıcı oyladı
Rating:
7.6
94
86
Vizyon Tarihi:
17 Mart 2017 (Türkiye)
Dil:
Hiçbiri
Web Sitesi:
Kelimeler:
Nam-ı Diğer:
The Red Turtle
100 kişi izledi 114 kişi izleyecek 9 kişinin favorisi 82 takip
Özet
Studio Ghibli‘den Isao Takahata’nın da yapımcıları arasında bulunduğu bu masal gibi animasyonda, denizde geçirdiği kaza sonucu kendisini kaplumbağaların, yengeçlerin ve kuşların yaşadığı ıssız bir adada bulan bir adamın hikâyesi anlatılıyor. Sinefesto | Gönderen: shimose
Fragmanlar Görseller
  • La Tortue rouge  - The Red Turtle - la bande annonce du film
  • The Red Turtle Official US Release Trailer 1 (2017) - Animated Movie
  • La tortue rouge
  • La tortue rouge
  • La tortue rouge
Yorumlar
5 ay önce
avatar
Herhangi bir diyalog içermeyen Fransız-Japon ortak yapımı filmin yönetmen koltuğunda Michaël Dudok de Wit oturuyor. Film ayrıca 2017 Oscar ödüllerinde en iyi animasyon film adaylarından biriymiş. Wild Bunch ve Studio Ghibli ünlü stüdyolarının ortak yapımı olan filmde, kaplumbağalar, yengeçler ve kuşlarla dolu bir ıssız adaya düşen bir adamın Robinson Cruose gibi hayatta kalma mücadelesi genel hatlarıyla Isao Takahata’nın koordinatörlüğünde elinde şekil alarak anlatılıyor.
Animasyondaki sadelik ve yalın anlatım dikkati hemen çekiyor. Aslında, derin bir sessizlik içinde filim kareleri kayıp giderken meseleler de çığ gibi büyüyor kahramanımızın yalnızlık dünyasında. Çaresizlikle adayı terketme isteği, büyük bir vicdan azabına dönüyor kırmızı kaplumbağanın ölümü ile. Aslında, tam kırılma da o noktadan sonra başlıyor.. Soyut ve somut metaforlar ile örülen filimin motorunda asılnda varoluşçuluk felsefesinin yattığını görüyoruz...Filimi biraz da bu felsefenin ışığında izah etmeye çalışacak olursak; kahramanımızın kırmızı kaplumbağayı öldürmesiyle beraber gerçekleştirilmesi gereken bir insan imgesi arasında bağ kuruluyor. Böylece bir insan diğer insana bağlanmış oluyor. Var oluşta yalnızızdır ancak bu yalnızlığı ve terk edilmişliği algılayışımız, tüm hayatımınızın temel motifidir. Daha sonra aileye bir çocuk katılarak yeni bir gerçekleşme meydana geliyor, bir sonraki adımda ayrılık, parçalanma ve sonrasında bu Varolma serüveni kahramanın ölmesi ile nihayete kavuşmuş oluyor.
Albert Camus “Her şey şaşmakla başlamıştır. Ne zaman dünyanın derin anlamını sezer gibi olduysam, onun basitliği şaşırttı beni.” derken, beni de animasyonun basitliği içindeki naif ve metafor dolu yapı şaşırttı!
5 ay önce
avatar
“Issız ada da dahi olsan, kişinin gerçek yalnızlığı kadar ıssız bir yer olamaz”.
“Issız olan ada mı? Ben mi?”
Buram buram bir yalnızlığın öyküsü… Dev dalgalarla boğuşmaktan yorgun düşerek, ıssız bir adaya düşen adamın “Robinson Crusoe” nunkini andıran yalnızlığının farklı okumalara açık masalsı öyküsü. Film, gerçeklik penceresinden izlenmesi halinde bütün büyüsü bozulan filmlerden.“Kaplumbağa neden adamın adayı terketmesine karşı?,Nasıl kaplumbağa ölünce kadın oluyor?” gibi sorulara cevaplar aramak izleyeni filmden koparır. Konuşması olmayan, son derece başarılı müziklerle desteklenen ve hislere seslenen bu animasyon film,renkli, büyülü ve sihirli dünyasına dahil olabilmek için seyircisinden de aynı bakış açısını bekliyor. Michael Dudok de Wit ’in yönettiği film En iyi animasyon dalında Oscar adayı olup, ödülü Zootopia’ya kaptırmıştı.
Adam, düştüğü ıssız adadan ( ada gerçekten de ıssız, kuşlar, yengeçler ve kaplumbağa dışında kimsecikler yok) bir an önce kurtulmak için bambulardan sal yapıyor. Denize indirdiği sal kıyıdan açıldıktan bir süre sonra kırmızı bir kaplumbağanın saldırısına uğrar, salı parçalanır. Bu birkaç kez tekrarlanır, her defasında salı daha büyük yapsada sonuç değişmez. En son yaptığı salın da parçalanmasıyla öfkeyle kıyıya ulaşan adam, kendisinin peşinden kıyıya gelen kaplumbağaya elindeki bambuyla saldırır, vurur, vurur… O da yetmez ters çevirir, ölüme terkeder… Ama hırsı geçince pişmanlık bastırır, bu sefer güneş dokunmasın diye üstüne gölge yapacak yapraklar serer.. Su getirir, derisi kurumasın diye… Ölmesin, yaşasın der, önce kolunu oynatan kaplumbağa kızıl saçlı bir kadına dönüşür. Tabi bu arada adamın da adadaki yalnızlığı ona oyunlar da oynar, beyninde düşünceleri gerçekmiş gibi görünür. Denizde bir orkestra bile görür. Hayalle gerçek bir müddet sonra iç içe geçer zaten. Kızıl saçlı kadından bir oğlu olur, çocuk büyüyünce diğer kaplumbağalarla birlikte ailesinden ve adadan ayrılır. Son sahnede iyice yaşlanmış olan adam ve kadın yanyana kumun üzerine uzanırlar, elleri kavuşmuştur. Bir süre sonra kadının yeniden kaplumbağaya dönüştüğünü ve denize doğru ilerleyip, denizde kaybolduğunu görürüz. Adam yapayalnızdır yine… Özdemir Asaf ustanın dizeleri gibi “Yalnızlık paylaşılmaz…” dır. Ve izleyici şaşkındır bunların hepsi birer düşmüdür, hiçbiri yaşanmamış mıdır? Yoksa gerçeğin ta kendisi midir? Yaşam dediğin bir rüya değil midir zaten? Elimizi uzattığımızı, gözümüzle gördüğümüzü gerçek zannederiz, ama gerçeğin bambaşka şekillerde önümüze serildiği ve farkına varamadığımız anlar o kadar fazladır ki hayatta… Bazen gerçek olduğunu gördüğümüz değil de, beynimizin bize yaşattıklarıdır gerçek … Hayat dediğimiz yaşadığımız zaman içinde de hayal dediklerimizin gerçekleşip önümüze geldiğine, gerçek dediğimiz pek çok şeyin de bir anda yok oluşuna “gerçek değilmiydi?” diye kala kaldığımız olmuyor mu? Hayat böyle olduğu için vazgeçilmez belki de… İzlenmeli… Her kesin alacağı tatlar bambaşka çünkü…
8 ay önce
avatar
Altyazı beklemenize gerek yok. Çünkü hiç konuşma olmayan; edebi yönü itibarıyla yalnızlığın insanın hayal dünyasına etkilerini inceleyen bir yapım diyebiliriz.
La tortue rouge Altyazıları

İşitme Engelliler İçin

1
25
415
işitme engelliler için GENEL
4 ay önce
1
23.976
58
işitme engelliler için MkvCage
4 ay önce
  • İyi
  • Yeterli
  • Yetersiz
  • Değerlendirilmedi
  • Kaynak Altyazı Bekleniyor
  • Arşiv
Bu filmi sevenler şunları da sevdi
Forumdan Benzer Başlıklar
Türkçe Altyazı © 2007 - 2017