Reklamı Kapat
Giriş Kayıt
özel mesaj
spacer

ndenizn

 
Kayıt : 07 Kasım 2010
D.Günü : Aralık 27, 1983 (32) Oğlak
Meslek : Tasarım
İlgi alanları : Sinema, Müzik
  • Yeni Başlangıçlar
    Yeni Başlangıçlar
  • Nalın Ağacı
    Nalın Ağacı
  • Fellini Satyricon
    Fellini Satyricon
  • Gandhi
    Gandhi
  • Marilyn ile Bir Hafta
    Marilyn ile Bir Hafta
  • The Big Bang Theory
    The Big Bang Theory
  • Leyla İle Mecnun
    Leyla İle Mecnun
  • Kuzeyde Bir Yer
    Kuzeyde Bir Yer
  • Şaşifelek Çıkmazı
    Şaşifelek Çıkmazı
  • Eve Dönüş Yok
    Eve Dönüş Yok
  • Ali Atay
    Ali Atay
  • Ewan McGregor
    Ewan McGregor
  • Ben Kingsley
    Ben Kingsley
  • Octavia Spencer
    Octavia Spencer
  • Keira Knightley
    Keira Knightley
  • Kara Şövalye Yükseliyor
    Kara Şövalye Yükseliyor
  • Düşler Bahçesi
    Düşler Bahçesi
  • Sonsuz Matem
    Sonsuz Matem
  • Gördüğüm En Güzel Kadın
    Gördüğüm En Güzel Kadın
  • Muppetlar
    Muppetlar
Son Yorumları
The Rite (2011)
14 Kasım 2011
Düşünüyorum; Anthony Hopkins oynar da bir film seyredilmez mi? Seyrettik, bir daha bekleriz Anthony dedemizi beyaz perdeye, ama; onu görmeye alışık olduğumuz haliyle. Nasıl bir şeytan rolü göreceğiz derken, ellerine sağlık; makyözlerin dedik, efektler, geçişler, seçilen mekanlar ve objeler için gene sanat ekibine teşekkür ettik, geriye kalan, biraz enerjiyle bitmesini beklediğim bir sondu, onu da vermediler, olsun. kudum; -böyle okullar ve özelinde; bu okul var'imiş'. Filmin tartışmak istediği konu; artık koyu inançlı dindarların dahi, böyle okullar açarak ve bu okullara güveni sağlayarak, gizemine; -şeytandır o, dedikleri olayların, fiziksel ve psikolojik bazı travmalar sonucu da ortaya çıkabileceğini göstermek ve ikisini birbirinden ayrıt etmek'imiş'. Emeği geçenlerin ellerine sağlık. Ben filmin başından memnun kalkmadım. Oysa ki ister istemez, böyle kolay ve tekrarı çok olan, fazlaca işlenmiş bir konuyu ele alan birileri varsa, işin içinde iyi ''oyuncu''lar varsa, yer Roma' ysa, kesin farklı bir noktası vardır diye düşünmüştüm. Farkı tarihi oldu, 2011 şeytansız kalmadı. Her şeye rağmen'; iyi seyirler.
Surviving Picasso (1996)
29 Mayıs 2011
Geçenlerde bir televizyon kanalında tesadüfen bir Picasso belgeseline denk geldim, devamlılık gösteren bir seyir değildi fakat sanatına bir kez daha hayran bırakmaya yetti.
Bir süredir üretmek konusunda detaysız düşüncelerim vardı, bu Picasso hatırlatması bir canlandırma deneyimi oldu derken; başka bir kanalda bu film karşıma çıktı.
Benim için tarifsiz bir keyifti bu filmi seyretmek.

Günümüzde namını koruyan bu insanlar, sanatta ki sınırsızlıklarını; sonsuz, erişilmez bir yetenekle mi başardılar, fırtıları hayatları onları ulaşılmaz ilhamlara mı garketti? -Hayır. Bu insanlar gece gündüz demeden çalıştılar, tüm bu hayranlık aşısının tek bir formülü var; üretkenlik. Zamanı iyi kullanıp sanatı yaşattılar, tanıttılar ve ölümden korkmalarının tek bir sebebi vardı; daha fazla üretemeyecek olmak.

Bu filmle ben; ne aşk-i duyguların dengesi(zliği)ni, ne de bu adamın nasıl bir karakterle, ne tür bir yaşam biçimi oluşturduğunu değil, sadece; yeteneğin, akıllı ve çalışkan insanların ellerinden geçince sanata dönüştüğünü öğrendim.
İyi seyirler!
Mr. Nobody (2009)
23 Mart 2011
Bugün artık biliyorum ki, daha doğrusu eminim ki; sanat bir insan zihninde ki her noktaya dokunabilecek güçte.
'İlham veren filmler vardır desem' dalganızı mı geçersiniz? Bilmiyorum. Benim için var; Plüton da Kahvaltı filminden sonra, ilhamını içime sığdıramadığım bir filmdi Mr. Nobody.
İnsan ruhununun gizemini, zamana karşı olan hassaslığını, aşkta ki yenilgilerini, her sonucun bir seçime bağlı olduğunu düşünen zihni yanıltıyor bu film ve yeni bir; çok kapılı düşünme gücü uyandırıyor.
Belki geçici; korku filmi bittikten sonra ışıklar yandığında geriye hiçbir şeyin kalmaması gibi, ama; umut ve cevap, içerlerde bir yerlerde kalıcılığını korur gibi geliyor bana.
Bugün hissettiklerim hiçbir şeyin tek açılı olamayacağını gösteriyor, yeni bir sayfa, yeni bir ışık, yeni bir yol yoktur. Her şeyin birbiriyle olan benzerliği, insanların gözlerindeki sır, hiç de bilmediğimiz cinsten değil.
Bunları bir film üzerinden yazarkan kendimi yargılıyorum, dünyanın dört bir yanında yaşananları düşünerek, öte yandan da kendi dünyamın gelgitinden ve deviniminden ayrı tutamıyorum dünyayı da.

Rüyasında uçan biriyseniz bu hissi bilirsiniz; uyandığınızda uçmanın ne demek olduğunu tarif edemeseniz de, hissetmeye devam edersiniz.
Bu filmin bana yaşattığı buydu. Umarım karakterimin ilerisinde bir görüştür bu, umarım bu filmle sadece ihtiyacım olan bir duyguyu değil, gerçekte varolan bir duyguyu duyumsamışımdır. İyi seyirler!
Türkçe Altyazı © 2007 - 2016