Giriş Kayıt
özel mesaj
spacer

cemertem

 
Kayıt : 10 Eylül 2010
Şehir : Trabzon
  • Tetikçinin Gecesi
    Tetikçinin Gecesi
  • Sen Şarkılarını Söyle
    Sen Şarkılarını Söyle
  • Yerçekimi
    Yerçekimi
  • Pi'nin Yaşamı
    Pi'nin Yaşamı
  • Brokeback Dağı
    Brokeback Dağı
  • Stanley Kubrick
    Stanley Kubrick
  • John Goodman
    John Goodman
  • Carey Mulligan
    Carey Mulligan
  • Sandra Bullock
    Sandra Bullock
  • George Clooney
    George Clooney
  • Tetikçinin Gecesi
    Tetikçinin Gecesi
  • Darbe
    Darbe
  • Citizenfour
    Citizenfour
  • Son Durak
    Son Durak
  • Gloria
    Gloria
  • avatar
    oinokhoe
Son Yorumları
Alien: Covenant (2017)
20 Mayıs 2017
"Alien" serisi her daim ilgi çekici bulduğum sinema tarihinin unutulmaz serilerinden biridir. Buna hiç şüphe yok Ridley Scott'ın katkısı büyüktür. Ama bu nedir? Bir önceki film Prometheus'un fersah fersah gerisinde kalmış. Her şey görsellik değildir. Alien vd. serilerinde müzikler bile önem taşırdı. Bu son filmde Ridley Scott iyice dibe vurmuş. Olmamış bu film arkadaşlar. Senaryo o kadar kötü ki en basit izleyici bile klişelerden sıkılacaktır. Her filmde aynı aptal klişeleri tekrarlamanın alemi ne? O saçma sapan diyalogların ve gereksiz sahnelerin yerine daha akılcı daha bilimsel sahneler koyulamaz mıydı? Bu filmin senaryosunu yazan John Logan isimli senariste baktım 3 tane oscar adaylığı var ki gladyatör ve son samuray buna dahil. Yani dalga mı geçmişler böyle bir senaristin elinden böyle aptalca bir metin nasıl çıkabildi hayret verici! Neye odaklanacağıma karar veremedim. Robotların evrim geçirmesine mi? İlk insanın arayışına mı? Yaratıkların değişim süreçlerine mi? Gittikleri gezegenin geçmişine mi? Bildiğin robot odaklı filme dönmüş. Çok gereksiz bir hamle. Harika bir konu heba edilmiş. Oysa Prometheus umut verici olduğu kadar ilham verici sahneler barındırıyordu ek olarak kurguda çıkarılmış sahneleri de muazzamdı. Heba ettiler güzelim filmi. Bundan sonra Ridley Scott bu işi başkasına devretsin yahut senaryo ekibi komple değiştirilsin.
What Happened, Miss Simone? (2015)
13 Temmuz 2016
Muhteşem bir ses, olağanüstü bir sanatçı ve çok iyi bir direnişçi. Sivil hakların sanatçı önderlerinden, Aretha Franklin ve Mahalia Jackson'dan sonra dinlemekten vazgeçmenin mümkün olmadığı bir sanatçı..Bu güzel belgeseli çeviren arkadaşı yürekten kutluyorum...
The Hateful Eight (2015)
10 Ocak 2016
Tarantino benim çok sevdiğim ve saygı duyduğum, orijinal ve sanatını konuşturan bir sinemacı. Daha ötesinde bence çok iyi bir senaryo ustası. Daha önceki filmleri de bu filmi ile paralel değerlendirildiğinde Tarantinonun özünden hiçbir şey kaybetmediğini, hatta üstüne ekleyerek çok daha iyi hikayeler çıkardığını görebiliyorsunuz. Bu filme gelirsek yaklaşık 3 saatlik bir sinema şöleni desem abartmış olmam sanırım. Hiçbir sahnesinde sıkılmadım. Şiddeti estetik bir açıdan hikaye ile ilintili olarak sunabilen çok nadir bir film olarak görüyorum. Tarantino bu filminde bizi ABD'nin tarihine götürüyor. Özetle filmin hikayesinde çıkış noktası olarak 1861 yılında ABD'nin Washington'daki yönetimi ile bu ülkeden ayrılmak isteyen 11 güney eyaleti arasında (Konfederasyon) çıkan iç savaş var. Abraham Lincoln'un köleliği ortadan kaldırmak amacıyla seçimlere girmesi ve 1860 yılında başkan seçilmesiyle patlayan gerginlik 1865'de Birleşik Devletler'in zaferiyle sonuçlandı ve kölelik kaldırıldı. Akabinde de konfederasyon yıkıldı. Filmin pek çok sahnesinde Lincoln'e ve ABD tarihine atıflar mevcut. Radikal tercih ve söylemleri pek çok kez kullanan usta yönetmen yine geri durmamış ve odak noktasına ünlü siyahi sanatçı Samuel L. Jackson'ı koyarak ve söylemlerini bu karakter üzerinden realize ederek tarafını belli etmiş. Filmin kurgusu Kill Bill'e çok benziyor. Kendi içinde pasajlara ayrılmış, her birinde çok başka hikayeler var, karakter tanımlamaları mevcut, her biri birbirine baya ustaca bağlanmış ve gerçekten epik bir tadı yakalamış. Kurgu bana çok kaliteli geldi bilhassa sıkılmadan izlettirmesi ve mistik havayı hiç kaçırmayacak şekilde ilerlemesi çok hoş. Bu seferki işi uzun ve diyalogları da uzun ama Tarantino eğer senaryo koltuğunda da oturuyorsa senaryosunda en çok karakterlere odaklanmanız gerekecektir. Her biri yine oldukça marjinal ve muhteşem bir cast seçimi ile birbirini tamamlamışlar. Sizi bilmem ama ben Michael Madsen'ın canlandırdığı Joe Gage karakterini çok sevdim. Yani başrol oyuncuları zaten üzerlerine düşeni fazlasıyla yerine getirmişler onlar için söylenecek pek bir şey yok ama yan rollerde çok usta seçimler yapılmış. Michael Madsen'ı Rezervuar Köpekleri filminden de tanıyoruz. Diyaloglara gelince gerçekten filmin tam manasıyla diyaloglar üzerine oturtulduğunu gördüm. Diyaloglardan çok iyi replikler çıkmayabilir belki ama filmin bütün gücü diyaloglarda gizli. Vahşi Batı temalı filmleri adeta ters yüz ediyor ve usta Tarantino aksiyon yerine diyalog kullanarak daha doyurucu bir şekilde filmi sembolize ediyor. Görüntü yönetiminde 70mm'lik şahane makineler adeta o muhteşem Wyoming atmosferini beyazperdeye aktarmış. Ayrıca bir hatırlatma bir röportajda filmin kadrajının bu denli geniş olmasının filmdeki bütün oyuncuların her an sahneye girmesine aracılık ettiği ve herkesin arka planda yapacak bir rolünün olduğu söylenmiş. Tarantino’nun da amacı tam olarak bu olsa gerek, her karakterin yapacak olduğu şey var. Hiç konuşmasa dahi. Ses tekniği her zamanki gibi çok sağlam. Karlı ve fırtınalı hava ile iç mekan sesleri fazlasıyla gerçekçi. Kostümlere değinmek gerekirse her zamanki gibi usta işi tercihler, aksesuarlara kadar dönemin ruhunu içselleştirmiş, erkeksi ve sert havayı yansıtmayı başarıyor. Filmin müzikleri çok iyiydi ama ben ilk yarım saatteki tercihleri çok daha kaliteli buldum, ikinci yarı bu açıdan daha sönüktü. Sanat yönetimi ise bunca kısıtlı mekan ve alana rağmen bence çok başarılıydı. Örneğin Minnie's Haberdashery pasajında aktarılan sıcacık ortam, battaniye, şömine gibi seçimler, ikram edilen yahni ve kahve kısımları dekor ve ışık ile birleşerek o kadar hoş bir atmosfer yaratmış ki bir anda dahil olmak isteyebiliyorsunuz. Neyse sonuç olarak çok başarılı bir film. Gerçi birkaç saat evvel bu gözler Tarantino filmi esnasında salondan çıkan dört beş kişiye denk geldi. Dikkat edin sanıyorum ki dünyanın hiçbir ülkesinde bu gibi durumlarla karşılaşmazsınız. Zira hemen yan salonda oynayan yerli ucuz komedi yapımları varken Coen biraderleri, Nolan ve Scorsese gibi sinemacıların filmlerinde de çıkacak çok sayıda kişiye şahitlik edebilirsiniz... Tarantino'nun bir sinema dili var. Bu açıdan ender sayılan bir sinemacı ve o nedenle değerli, bu adam size flashbacklerle, dış sesle ve kadrosu ile bir mesaj veriyor zaten. Tek bir mekanda bile geniş açılı objektif kullanarak daha önce deneyimleyemeyeceğiniz bir görüntü yönetimi keyfi sunuyor. Teşekkürler ve tebrikler usta Tarantino. Umarım daha çok filmlerini izleriz hep birlikte...
Dizi Altyazıları
Game of Thrones (112,570) Rick and Morty (4,750) The Strain (3,174) The Defenders (2,130) Preacher (2,030) Suits (1,815) The Last Ship (1,659) Mr. Mercedes (1,376) Fargo (1,151) Twin Peaks (1,012)
Türkçe Altyazı © 2007 - 2017