Giriş Kayıt

gitarisyen yorumları

gitarisyen profil sayfası
E Dio disse a Caino (1970)
Tipik bir İtalyan western filmi olan "E Dio disse a Caino", ortalama bir kovboy filmi portresi çiziyor. Konunun basit ve özensiz işlenişi, yer yer sırıtan çekim ve mantık hataları maalesef filmin olumsuz puanları olarak göze batsa da; mekân tasarımları, Klaus Kinski'nin oyunculuğu ve 1970'li yılların western anlayışını olabildiğince iyi yansıtması bakımından (en azından boş bir zamanınızda) izlenmeye değer ve türün meraklıları tarafından sevilebilecek bir film olma özelliği de taşıyor.


Tarih: 11 Haziran 2017 09:39
Heidi (1937)
Meşhur çocuk oyuncu Shirley Temple'ın ilk filmlerinden biri olan ve henüz 7 yaşındayken başrolünü oynadığı "Heidi" filmi, uyarlandığı Johanna Spyri'nin romanından bazı noktalarda farklılıklar gösteriyorsa da; genel yapı olarak kitaba olabildiğince sadık kalıyor ve Shirley Temple'ın çocuk yaşına rağmen sergilediği yetkin oyunculuk da filmi hem seyir zevki açısından hem de teknik kapasite bakımından üst noktalara taşımayı başarıyor. Şirin, sevimli, tatlı, hoşça vakit geçirten ve edebî yönü olan bir film. Umarım siz de izlerken filmden benim aldığım kadar zevk alırsınız.


  • 160/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Tarih: 27 Mayıs 2017 11:52
The Adventures of Tom Sawyer (1938)
Mark Twain'in aynı adlı ünlü eserinden uyarlanan film, bugüne kadar gördüğüm filmler içinde kitabın aslına en fazla sadık kalan filmlerden biri. Oyunculuklar, filmin temposu, görüntüleri ve esprili ruhuyla "nostalji" arayanlar ve hoşça vakit geçirmek isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Umarım izlerken siz de benim kadar keyif alırsınız.


  • 160/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Tarih: 27 Mayıs 2017 11:46
Prego (2015)
Kısacık süresine rağmen, filmde oynayan adamın ve kızın hareketleri, jestleri, mimikleri, tavırları ve -özellikle- bakışlarıyla akılda kalıcı, cici mi cici, şirin mi şirin bir film. İçinden uzun metrajlı dram çıkabilecek bir konuyu komedi olarak işlemişler ve bence çok da güzel olmuş. Beni eğlendirdi, güldürdü ve hoşça vakit geçirtti. Süresi zaten kısa; 13 dakika. Bu yüzden bence bir göz atabilirsiniz.

Çevirisi için sevgili kurt_thewolf'a çok teşekkürler.


  • 160/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Tarih: 09 Aralık 2016 10:01
Where the Dead Go to Die (2012)
Bir zamanlar "Sırpski Film"i izlemiştim ve son derece rahatsızlık vermişti bana. Hatta izledikten sonra bilgisayarımdan silip atmış, uzun süre o rahatsızlıktan kurtulmaya çalışmıştım. Şimdiyse onu aratmayacak bir filmle karşı karşıyayım: "Where the Dead Go to Die"... Animasyon olmasına rağmen son derece sinir bozucu, huzursuzluk verici, insanı geren, rahatsız eden bir film. İnsan psikolojisinin ve beyninin nasıl bir hayal gücüne sahip olabileceğini görüyor, filmi izlemek istiyor ama izleyemiyorsunuz. Ya da izlemek istemiyor ama izlemeden duramıyorsunuz... Paradoks oldu, değil mi? İşte bu film de böyle. Başka ne diyebilirim bilmiyorum bu filmle ilgili. Filmi bir haftada bitirdim. Açtım, sinirlerim bozuldu, kapattım. Ertesi gün açtım, kaldığım yerden biraz izledim, yine sinirlerim bozuldu, yine kapattım. Filmden uzak durmak isterken bir yandan da bitirmek için yanıp tutuşuyordum. Zira film bitmediği zaman, bu kâbus da hiç bitmeyecekmiş gibi geldi bana. Sonuçta izleyip bitirdim. Belki bir gün çevirisini yaparım diye filmi bilgisayarımdan silmedim ama, tekrar izlemeye cesaretim olup olmadığını da bilmiyorum.


Tarih: 08 Aralık 2016 14:35
Død snø (2009)
Filmi ne korku, ne komedi, ne de gerilim filmi olarak izledim. Kanlı sahnelere, aksiyona, koşuşturmacalara da pek takılmadım. Filmi bir belgesel izler gibi arka (hatta ön) plandaki karlı manzaraların tadını çıkarmaya çalışarak izledim. Sanırım bu yüzden de keyif aldım. Gülücük

Tarih: 01 Aralık 2016 21:43
Perfect Strangers (1986)
Bu diziden aklımda kalan en önemli cümle Balki'nin sürekli söylediği "Öyle deme Kuzen Larry!" idi. Yıllardan beri ben de şaka yollu arkadaşlarıma söyleyip duruyorum. Çok sevimli, cici mi cici bir diziydi.

Tarih: 20 Kasım 2016 22:04
La passion de Jeanne d'Arc (1928)
Hayatımda izlediğim en güzel fimlerden biriydi. O yakın çekimler bambaşka bir sanattı sanki. İlk saniyesinden itibaren sonuna kadar gözümü kırpmadan büyülenmiş gibi izledim. Çok, hem de çok etkileyici.

  • 180/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Tarih: 09 Kasım 2016 22:05
Allegro non troppo (1976)
İyi ki tesadüfen görüp izlemişim bu filmi. 1940 yapımı "Fantasia" filmine çok benzeyen ama ondan daha muzip bir klasik müzik / animasyon şöleni. Ravel'den tutun da Stravinsky'ye kadar en güzel eserlerin animasyonlar eşliğinde görsel, iç gıcıklayıcı ve hınzır bir şölene dönüşmesi...

  • 160/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Tarih: 01 Kasım 2016 20:12
Lost Horizon (1937)
"Lost" dizisinin fikir babası ve atası olduğunu düşündüğüm, fikir alan, fikir veren, sorgulatıcı ve büyüleyici bir film.

Yapım yılına ya da siyah-beyaz olmasına bakılmadan izlenmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum.

  • 160/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Tarih: 13 Ekim 2016 19:03
‹ Önceki 1 2 3 4 ... 32 Sonraki ›
Film Altyazıları
Thor: Ragnarok (22,703) Blade Runner 2049 (3,694) Jigsaw (2,636) Geostorm (2,439) Last Flag Flying (1,749) The Man from Earth: Holocene (1,519) Dunkirk (1,407) It (1,098) The Foreigner (1,061) Justice League (854)
Dizi Altyazıları
Vikings (12,120) Shameless (6,590) Black Mirror (6,146) Star Trek: Discovery (3,728) The Big Bang Theory (3,437) Agents of S.H.I.E.L.D. (3,245) Supernatural (3,179) The X Files (2,169) The Gifted (2,098) The Blacklist (1,662)
Vizyonda bu hafta
Türkçe Altyazı © 2007 - 2018