Reklamı Kapat
Giriş Kayıt
özel mesaj
spacer

Ilkkan

 
Kayıt : 07 Nisan 2010
  • Leyla İle Mecnun
    Leyla İle Mecnun
  • Naruto
    Naruto
  • 300 Spartalı
    300 Spartalı
  • 96 Saat
    96 Saat
  • Otel Ruanda
    Otel Ruanda
Son Yorumları
Wan pîsu: One Piece (1999)
29 Kasım 2011
Spordan örnek veriyim. Diyelim ki bi sporcu var, cidden iyidir hatta çok iyidir. Ünlüdür falan filan ama hayranlarının abartması yüzünden artık tiksinirsin, gözünde bi değeri kalmaz. One Piece de böyle işte. Hayır iyi güzel bi manga ve anime tabii ki ama insanların diğer mangalarla artık karşılaştırmaması bile inasnı tiksindiriyor. Bu yüzden gözümde direk overrated oldu. Hele bazı şeyleri çok beğenmeme rağmen hayranları sayesinde tiksindim, gözünde en overrated manga oldu. Sağolsunlar. Ama iyidir, tavsiye ederim.
Apocalypse Now (1979)
27 Kasım 2011
Filme iyi veya kötü demeyeceğim fakat tek söyleyeceğim, hayatım boyunca izlerken en çok zorlandığım ve sıkıldığım filmdir. 100-200 kez denedim filmi bitirmeyi (gerçek anlamda, mübalağa değil) ve sonunda zor da olsa bitirebildim.
The Lion King (1994)
26 Kasım 2011
Bu film hakkında yorum yapmıştım fakat dayanamadım, tekrar yazasım geldi.

Daha önceden dediğim gibi, biri gelip ''üff cidden klişe'' dese birşey demem. Kötü adam belirgin bi şekilde kötülüklerini yapıyor, bizim iyi çocuk da en sonunda dönüp onu yeniyor ve mutlu son. Bunlara hak veririm ama cidden inanılmaz duygusal.

Pek çok çocuğun ve gencin zamanında gittiği ilk filmdir bu. Bazısı 5-6 yaşında gider, bazısı 12-13, belki kardeşiyle giden 20 yaşındakiler falan da vardır. Ama erkek olup bu filmde gözü dolmayan insana ciddi şekilde pek rastlamadım. Hani bir bayan da çok duygulanabilir fakat daha çok erkeklere yönelik. Baba-oğul ilişkisi ve intikam işleniyor. Bunlar daha çok erkeklere yönelik şeyler. Hele ki baba-oğul.

Filmin kompozitörü Hans Zimmer, en azından çoğu ona ait. Yani kaliteli bir ost çıkacağı insanı şaşırtmaz fakat benim şimdiye kadar en çok beğendiğim soundtrack albümüne sahip. Amelie, Grease, The Godfather, Tarantino filmleri, The Good, Bad and the Ugly, Snatch, Oldboy, Tron: Legacy, Garden State ve aklıma daha pek çok gelmeyen efsane soundtrack albümlü filmler var. Fakat aralarından en çok ben Aslan Kral filmini beğendim. Hani dediğim gibi, Hans Zimmer eserleri olduğundan zaten çok iyi şeyler çıkacağı aşikar ama bu kadarını beklemiyordum. Ennio Morricone ve John Williams'ın seviyesine en yakın kişidir bana göre.

Açılış sahnesi bir efsane. Circle of Life şarkısı çalıyor. Güneş doğuyor, bütün hayvanlar bi taraftan aynı yere bakıyor. Uçanı da, yüzeni de, karada yaşayanı da yani her türlü hayvan da bunu yapıyor. Hepsi bi yandan o tarafa gidiyor. Bi yandan güneşin yeni doğuşu sizin içinizi ısıtır, bi yandan o slow ve güzel Circle of Life şarkısı sizi kendine hayran eder. Ve en sonunda görürüz ki herkes Mufasa'nın o Pride Rock dediği kayanın yanına gider. Biraz sonra anlarız ki Simba'nın doğumu vardır. Karizmanın ete kemiğe bürünmüş hali olan Mufasa da, göğsünü gere gere karşılar onları. Eski dostu Rafiki yanına gelir ve birbirlerine sarılırlar. Bütün hayvanlar aşağıda beklemektedir. Rafiki, Mufasa'nın yeni doğmuş oğlunu alır kucağına ve Pride Rock'ın tepesine çıkar. Bu arada Pride Rock sadece kral'ın durabildiği bir yer, tahtın simgesel hali. Rafiki, Mufasa'nın oğlunu alıp Pride Rock'ın tepesinde güneşe doğru uzatır. Bütün hayvanlar orada sevinir, sesler çıkarır. Güneşin ışığı, bulutlar arasından Mufasa'nın oğlu olan Simba'ya çarpar. Bi yandan Circle of Life, bi yandan o birbirinden farklı hayvanların bir arada oluşu. Hakkaten muhteşemdir. Sizi mutlu eder, zaten mutlu bi ortam. Sinema tarihinin gelmiş geçmiş en iyi açılış sahnelerinin başındadır kesinlikle. Animasyon olduğundan ve ufak yaştakilere hitap ettiğine cidden bakmayın, her animasyon çocukça değildir. Çizgilerden yapılmış diye, hepsi Bugs Bunny veya Duffy Duck'takiler gibi değildir. Bazısı sizi en ciddi filmden daha fazla etkiler. Lion King de bunlardan biri.

Scar'ın, Mufasa'yı öldürmek için yaptığı plan ve onu ortaya koyuşu. Bunu pek anlatamam çünkü o duyguyu kesinlikle veremem. Ama Mufasa'nın uçurumun kenarından düşmek üzereyken kardeşinden yardım istemesi ve o sırada kardeşinin onun ellerini tutarak ''Long live the king'' diyerek onu atması. Simba'nın o anı bağırarak görmesi ve ardından babasının cesedinin yanına gidip ''Baba hadi uyan, eve gitmemiz lazım'' demesi. O sırada yine Hans Zimmer'ın oradaki hüzünlü müziği. Gözümüzün önünde dağ gibi adam gider.

Filmde ara ara çalan müzikler. Tam bir müzikal olmasa da, içinde müzikal filmlere ait sahneler mevcut. Müzikler dediğim gibi inanılmaz zaten.

Mufasa'nın hayaletinin çıktığı sahne... anlatılmaz yaşanır. Rafiki'nin, Simba'ya ''He lives in you'' dedikten sonra babasının ortaya çıkışı. Darth Vader karakterinin seslendiricisi olan efsane adam James Earl Jones, Mufasa'yı seslendiriyor. O sahnede sesi echo'laştırıyorlar. Yani tanrı sesi gibi. Sizi inanılmaz etkiliyor. Mufasa'nın oğluna ''Remember, who you are... You are my son, and the one true king'' derken arkada çalan eşsiz müzik. Böyle tanrımsı bişey çıkıp bana ''sen gerçek kralsın'' falan diyecek, heralde düşer bayılırdım orada.

Hakuna matata. Efsanedir. Timon ve Pumbaa'nın hayat felsefesi ve insanı inanılmaz mutlu eder. Filmi izleyen anlar zaten bunu.

Filmin en sonu işte, bu da inanılmaz. Simba, babasının hayaleti ile konuşmasından sonra köye döner ve Scar'ın egemenliğindeki kötü bi krallık görür. Bi yerden saklanıp uzaktan onları izler. Scar o sırada Simba'nın annesi ile konuşmaktadır ve Scar, annesine vurur. Orada kükreyerek Simba'nın ortaya çıkışı falan kesinlikle anlatılmaz yaşanır. Yine Scar'ın ''I kill to Mufasa'' deyişi, savaş çıktığında birden şimşeğin çıkıp her tarafın yanması ve savaşın sonunda iyilerin kazanmasıyla yağmurun yangını söndürmesi. Ve en sonu işte. Herşey hallolur. Simba, Pride Rock'ın tepesine tırmanacağı sahne. İşte o sahne. Rafiki'nin ona ''It's time'' demesi ve herkesin onu Pride Rock'a çıkışını hayranlıkla izlemesi. Yine epic bi şarkı gelir arkadan. Gerçekten her şarkısı hayranlık uyandırıcı. En sonunda da mutlu son.

Bir baba, oğlu ile kesinlikle ve kesinlikle izlemeli. Önyargılı olmayın, çocuklar için yapılmış olsa da yetişkinleri de etkiler. Grave of the fireflies ve Hachiko: A Dog Story filmlerini genelde öneririm duygusal isteyenlere. Çünkü gözünüzü dolduran filmler olur ya, hah, bunlar işte zirvedekileri. Lion King ise bunların biraz daha erkeklere hitap eden türündeki hali. Çünkü o baba-oğul arasındaki ilişkiyi ve babasının intikamını alması daha çok erkeklere yöneliktir.

Ayrıca Mufasa ve Scar'ın seslendirmelerine değinmek istiyorum. Daha iyisi olamazdı. Hani zaten Mufasa'yı James Earl Jones seslendirdiğinden bu doğal bi durum ama Scar'ı seslendiren Jeremy Irons da mükemmel bi iş çıkarmış. Tam kötü adam sesi ve bi yandan da karizmatik.

Soundtrack albümünde özellikle bakılması gerekenler: Circle of Life, This Land, Hakuna Matata, Under the Stars, To Die for ve King of Pride Rock.

Ha unutmadan, Oscar'lara asla güvenmem fakat Pulp Fiction, The Shawshank Redemption, Forrest Gump ve Leon'un yapıldığı bir senede en iyi soundtrack ödülünü aldı.
Türkçe Altyazı © 2007 - 2016