Giriş Kayıt
özel mesaj
spacer

MatthewMc

Sinefil Grubu
 
Kayıt : 03 Mayıs 2017
  • Ölümlü Dünya
    Ölümlü Dünya
  • Uğur Böceği
    Uğur Böceği
  • Blade Runner 2049: Bıçak Sırtı
    Blade Runner 2049: Bıçak
  • Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri
    Üç Billboard Ebbing
  • Tam Gaz
    Tam Gaz
  • Leyla İle Mecnun
    Leyla İle Mecnun
  • Stranger Things
    Stranger Things
  • Rick and Morty
    Rick and Morty
  • The Punisher
    The Punisher
  • Spaced
    Spaced
  • Ali Atay
    Ali Atay
  • Saoirse Ronan
    Saoirse Ronan
  • Denis Villeneuve
    Denis Villeneuve
  • Woody Harrelson
    Woody Harrelson
  • Edgar Wright
    Edgar Wright
  • Molly's Game
    Molly's Game
  • Stalin'in Ölümü
    Stalin'in Ölümü
  • Batman v Superman: Adaletin Şafağı
    Batman v Superman: Adaletin Şafağı
  • Doktor Strange
    Doktor Strange
  • Karınca Adam
    Karınca Adam
Son Yorumları
Put Şeylere (2017)
11 Ocak 2018
54. Ulusal Yarışma'da izlediğim Put Şeylere, muhtemelen Kırık Kalpler Bankası'ndan sonra Onur Ünlü'nün seyirciyi en çok ikiye ayıracak filmi sayılır. Oyunculuklar ve senaryo bir yana, Onur Ünlü'nun bu filmde sinemanın kurallarını yıkarak başardığı şey gerçekten de olağanüstüydü. Film ne zaman vizyona girer bilmiyorum ama girdiğinde, Put Şeylere'yi olabildiğince beklentisiz bir şekilde izlemeye çalışın. Bu film hakkındaki düşüncelerimi yukarıdaki incelemede daha ayrıntılı bir şekilde yazdım ama eğer düşüncelerimi özetlemem gerekirse, Put Şeylere gerçekten de dünya sinemasının en özel filmlerinden birisi. Kusursuz olmamasına rağmen seyirciyi zorlayacak ve daha önceden hiç benzerini görmediğiniz şeylere tanık olacağınız bir iş. Bu yüzden filmi çoğu kişi sevmeyebilir, hatta Türk sinemasının en kötü filmlerinden birisi olarak niteleyebilir (halbuki o unvanı Cumali Ceber gibi filmler çoktan kapmışken). Bense Put Şeylere'yi oldukça azimli, son derecede özgün ve görülmesi gereken bir film olarak görüyorum. Vizyona girdiğinde mutlaka bir şans verin.
Wonder (2017)
03 Aralık 2017
"Auggie Pullman, yüzündeki sağlık sorunları yüzünden bir çok ameliyata girmiş bir çocuktur. Bu yüzden Auggie'nin hiç normal bir hayatı olmamıştır. Ve filmimiz, Auggie'nin 5. sınıfa başlamak için ilk defa okula gittiği zamana ve çevresindekilerle arkadaş olmaya çalışmasını anlatıyor."

Daha fragmanlarından Wonder'ın iyi bir film olacağını anlamıştım fakat önceden buna benzeyen bir sürü film çekildiği için, Wonder'ın nasıl sonuçlanacağını bilmiyordum. Bu yüzden size şunu söyleyebilirim ki Wonder, bu yılın en iyi sürprizlerinden birisiydi.

Bu film hakkında beni en çok şaşırtan şey, hikayesinin ne kadar geniş olduğu ve bütün filmin sadece ana karakterle sınırlı kalmayışıydı. Film süresince Auggie'nin yaşadığı olaylara tanık olduğumuz sırada, çevresinde yaşayan kişilerin bu olaylara kendi gözünden bakmasını ve kendi hayatlarını görüyoruz. Auggie'nin annesi ile babası, kız kardeşi Via, okuldaki arkadaşı Jack Will gibi bir sürü kişiye yeterli ekran süresi tanıyan film, bu karakterlerle bağdaşmamızı ve bu durumun içerisine daha rahat girmenizi sağlıyor. Her ne kadar finale doğru bu karakterlerin yolculukları biraz hızlı bağlanmış olsa da, bunlar Wonder'ı gerçekten de ferahlatıcı bir deneyim olmaktan alıkoymadı.

Daha önceden iyi bulduğum The Perks Of Being A Wallflower'ı yönetmiş olan Steven Chbosky, bu filmde harika bir iş çıkartmış. Wonder'ın kitabını okumamış birisi olarak, bu filmi izlerken kendimi adeta bir kitap okuyormuş gibi hissettim. Bütün sahneler ve karakterler o kadar detaylı ve netti.

Ayrıca tahmin edebileceğiniz gibi, oyunculuklar harikaydı. Room'dan beri gördüğüm her işiyle beni etkilemeyi başaran Jacob Tremblay, Wonder ile günümüzün en başarılı çocuk oyuncularından birisi olduğunu kanıtlıyor. Owen Wilson ve Julia Roberts'ın performansları ise son derecede sade ve etkileyiciydi. Ayrıca Via'yı canlandıran Izabela Vidovic ise harikaydı.

Bunların dışında Wonder hakkında tam olarak başka ne söyleyebileceğimi bilmiyorum. Eğer animasyon filmlerini saymazsak Wonder, açık ara bu yıl vizyona giren en iyi çocuk filmiydi. Hayat, ölüm, arkadaşlık ve insanları görünüşüne göre yargılamama üzerine olan mesajlar ise çok başarılı hazırlanmıştı. Hatta sadece çocukların değil, gençlerin ve yetişkinlerin de kendilerinde bir şeyler bulacağı sahneler içeren, herkesin izlemesi gereken bir film olmuş kısaca. Her ne kadar konusunun tahmin edilebilir olması gibi ufak şeyler Wonder'ı bir başyapıt yapmasa da, harika içeriği ve ferahlatıcı işlenişi ile kendi türünün en iyi filmlerinden birisi olmuş. Ortaya çıkan sonuç ise bir hayli etkileyiciydi. Mutlaka bir göz atmanızı tavsiye ederim. İyi seyirler.
Suburbicon (2017)
25 Kasım 2017
Tıpkı Wonder Wheel gibi yine Uluslararası Boğaziçi Film Festivali'nde izlediğim Suburbicon, benim için ortalama bir filmdi. Oyuncuların performansları ve senaryonun ince katmanlara sahip oluşu filmi kötü olmaktan kurtarmış olsa da, bağdaşamayacağınız ana karakterler ve ilgi çekici olmayan olaylar silsilesi Suburbicon'u oldukça unutulabilir bir seyirlik haline getiriyor. Daha detaylı yorumumu yukarıdaki özel incelememde okuyabilirsiniz.
Vizyonda bu hafta
Türkçe Altyazı © 2007 - 2018