Giriş Kayıt
özel mesaj
spacer

MatthewMc

 kurdele
Sinefil Grubu
 
Kayıt : 03 Mayıs 2017
  • Blade Runner 2049: Bıçak Sırtı
    Blade Runner 2049: Bıçak
  • Thor 3: Ragnarok
    Thor 3: Ragnarok
  • Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri
    Üç Billboard Ebbing
  • Tam Gaz
    Tam Gaz
  • Süperstar
    Süperstar
  • Stranger Things
    Stranger Things
  • Rick and Morty
    Rick and Morty
  • Daredevil
    Daredevil
  • Spaced
    Spaced
  • Taht Oyunları
    Taht Oyunları
  • Denis Villeneuve
    Denis Villeneuve
  • Taika Waititi
    Taika Waititi
  • Woody Harrelson
    Woody Harrelson
  • Edgar Wright
    Edgar Wright
  • Aamir Khan
    Aamir Khan
  • Justice League: Adalet Birliği
    Justice League: Adalet Birliği
  • Kardan Adam
    Kardan Adam
  • İçimdeki Güneş
    İçimdeki Güneş
  • Yenilmezler: Ultron Çağı
    Yenilmezler: Ultron Çağı
  • Sen Kiminle Dans Ediyorsun?
    Sen Kiminle Dans Ediyorsun?
Son Yorumları
Yol arkadasim (2017)
02 Kasım 2017
Şu dolu vizyon haftasının tam ortasında vizyona girmiş olan Yol Arkadaşım'ı görmeyi düşünmüyordum bile. Zaten programım dolu olduğundan ve daha bir sürü film incelemesi paylaşacağım için, bu filmi kafamda direk es geçmiştim. Ama çoğu kişi tarafından filmin aslında hiç de fena olmadığını öğrenince, kafamı biraz dağıtmak için bu filme girmeye karar verdim. Fakat girmeden önce filmin fragmanı veya konusu hakkında hiçbir fikrim olmadığı için ortaya nasıl bir sonucun çıkacağını hiç bilmiyordum.

Filmin başrolünde olan Oğuzhan Koç'un canlandırdığı Onur, çalıştığı ilaç şirketinden kovulduktan sonra bir an önce Ayvalık'da oturan sevgilisinin yanına gidip ailesiyle tanışmak için yola çıkmasıyla başlıyor. Fakat işinden ayrıldığı için yanında çok az parası olan Onur, masrafları bölüşmek için yeni çıkan "Yol Arkadaşım" adlı uygulama ile Ayvalık'a giden başka bir yolcu olan Şeref'i bulur ve birlikte yola çıkarlar. Bu sırada da başlarına bir sürü olay gelir."

Yol Arkadaşım, konusundan anlaşılabileceği gibi son derecede tahmin edilebilir, süresine göre biraz fazla uzun ve ara sıra klişe karakterlere ve sahnelere sahip olan bir film. Normalde bütün bu etmenler böyle bir filmi iyice dibe çekip sonucu çekilmez bir hale getirirken, bu filmde ise bu sorunlar gözüme o kadar da batmadı. Ortaya çıkan sonuca kusursuz diyemem gerçi ama yine de filmi izlerken eğlenmediğimi söylersem yalan olur.

Bu filmin beni en çok şaşırtan yanı, Oğuzhan Koç ve İbrahim Büyükak'ın performanslarıydı. Normalde aşırı komik ve abartılı rollerde izlemeye alışık olduğumuz bu ikili, bu filmde son derecede samimi ve gerçekçi performanslar sergilemişler. Bu konuda özellikle de Oğuzhan Koç'un karakteri beni çok şaşırttı. Bu sayede film ne zaman sırtını komediden drama veya romantikliğe yaslasa, çıkan sonuç şaşırtıcı derecede etkiliydi. Burada İbrahim Büyükak'ın senaryosunun da büyük bir payı var. Hikaye ve bazı yan karakterlerin bilindik olmasına rağmen ana ikili arasındaki dinamik, bütün filmi izlenebilir yapıyor.

Ayrıca filmde yapılan espriler de son derecede komikti. Filmi izlerken saniye başı katıla katıla gülmüyorsunuz fakat arada kelime oyunlarından yapılan o kadar çok ince espriler geçiyor ki, uzun süresine rağmen film boyunca yüzünüzde ufak bir gülümseme oluyor. Ayrıca arada sırada sesli kahkaha attığım bölümler de oldu, özellikle de bazı konuk oyuncuların olduğu sahnelerde.

Yazıyı toparlamam gerekirse Yol Arkadaşım, türünün kurallarını baştan yazmayan, ilk 30 dakikası biraz ağır hissettiren ve genel olarak süresi biraz fazla uzun olan bir film. Ama bunlara rağmen, samimi karakterleri ve ince esprileri ile film boyunca seyirciyi eğlendirip böyle bir işten beklediğiniz şeylerin tamamını size sunmayı başarıyor, ne eksik, ne fazla. Gerek komedi, gerek dram, romantik ve hatta müzik olsun, her şey çok iyi bir şekilde dengelenmiş. Filmi izlemezseniz pek bir şey kaybedeceğinizi düşünmüyorum açıkçası ama eğer son zamanlarda çıkan Türk komedi filmlerinin geneline bakacak olursak (öhöm Cumali Ceber öhöm), Yol Arkadaşım bu filmler arasında etkisini gösteren bir yapım. Ben şahsen filmden beklediğimi buldum, 2 saat boyunca hiçbir şey düşünmeden eğlenceli vakit geçirmek isteyenlere de tavsiye ederim. İyi seyirler.
Hababam Sinifi (1975)
17 Ekim 2017
Bir komedi filminden ziyade, harika ve Türk sinemasında eşi benzeri olmayan bir film Hababam Sınıfı. Günümüzdeki çoğu Türk komedi filmleri gibi hikayeye hiçbir katkısı bulunmayan, zayıf şakalar içermeyen Hababam Sınıfı, bizleri sadeliği ve doğal oyunculuklarıyla sevdirdi. Münir Özkul'un Mahmut Hoca'sı, Kemal Sunal'ın İnek Şaban'ı... Bu karakterleri candan sevdik ve onlarla büyüdük. Filmin çok komik olmasının yanı sıra, Hababam Sınıfı harika mesajlarla dolu ve son derece dramatik sahnelere de sahip. Fakat bunların hiçbiri zorlamayla yaşanıyormuş gibi hissettirmiyor, sırf konu ilerlesin diye değil. Hababam Sınıfı'nın öyle eşsiz bir havası var ki, filmin nasıl ilerleyeceğini bildiğiniz halde sizi bittikten sonra yeniden izlemek istiyorsunuz. Son derece komik ve etkileyici bir film. Gerek karakterleri gerek sade atmosferi olsun, Hababam Sınıfı herkesin anlayabileceği içinizin ısınacağı bir işlenişe sahip. Türk sinemasının en iyi filmlerinden birisi.
The LEGO Ninjago Movie (2017)
17 Ekim 2017
"Ninjago şehrinde yaşayan Lloyd, Jay, Kai, Cole, Zane ve Nya adlı 6 ninja, neredeyse her gün şehirlerine saldıran Garmadon ile savaşmakla ve bu esnada okul hayatlarına ayak uydurmakla meşguldür. Bu sırada Ninjago'yu ele geçirip burayı kendi kötülükleriyle donatmaya çalışan Garmadon'un bilmediği tek bir şey vardır. O da ninjaların kaptanı olan Lloyd'un, onun oğlu olduğudur."

İlk 2 Lego filmine bayılmıştım. "Lego Filmi" benim için büyük bir sürprizdi ve sadece "bir ürün yerleştirme filmi"nden çok daha fazlasıydı. "Lego Batman Filmi" ise çok köklü bir geçmişe dayandığından bütün bunlarla dalga geçebilmek için elinde bir sürü materyali vardı. Böylece ortaya son derece keyifli bir film çıkmıştı. Fakat bu filmde ise durum biraz farklı. Lego Filmi ve Lego Batman Filmi'nde neredeyse yapılacak sınırsız şeyler varken, Lego Ninjago Filmi ise bu konuda daha küçük hissettiriyor. Bu yüzden de büyük/küçük herkesin seveceği bir filmden ziyade daha çok çocuklar için yapılmış gibi hissettiriyor.

Bu da Lego Ninjago Filmi'yle ilgili en büyük sorunum. Bu film, tıpkı serinin diğer filmleri gibi bir sürü komik şakaya ve yaratıcı sahnelere sahip. Ama bu filmi biraz yavaşlatan şey, son derece tahmin edilebilir konusu ve işlenişi olmuş. Bu yüzden filmi izlerken eğleniyorsunuz ama ne zaman Garmadon ve Lloyd arasındaki baba-oğul meselesi gündeme gelse, filmin ilerlemesi biraz zaman alıyor.

Yine de bu filmden nefret etmiş gibi görünmek istemiyorum çünkü Lego Ninjago Filmi, aslında çoğu kişinin söylediğinden çok daha eğlenceliydi. Hikayenin atmosferine bayıldım, hatta animasyonun kalitesini serinin ilk 2 filminden daha başarılıydı. Üstelik baba-oğul meselesinin filmi biraz aşağıya çekmesine rağmen her şey finalde başarılı bir şekilde bir araya gelmiş. Ayrıca Türkçe dublaj kadrosu da çok iyiydi. Ve filmde yapılan şakaların çoğu son derece komikti, bu sayede filmin büyük bir kısmı boyunca yüzümde büyük bir gülümseme vardı.

Bu yazıyı biraz kısa tuttum çünkü Lego Ninjago Filmi hakkında söylenecek pek fazla bir şey yok. Tıpkı diğer Lego filmleri gibi güçlü bir animasyona, yüzünüzü güldürecek şakalara, başarılı bir seslendirme kadrosuna ve süper göndermelere sahip. Fakat Ninjago, diğer Lego filmlerinden ziyade daha çok çocuklar için yapılmış olup konusu daha bilindik olduğundan size ilk 2 filmin verdiği etkiyi yaşatmıyor. Bu yüzden bu filmi izledikten sonra hemen unutuyorsunuz. Yine de tercih sizin; eğer ailecek izlerken keyifli vakit geçireceğiniz bir animasyon arıyorsanız, bu filmi kesinlikle izleyin. Ama eğer ilk 2 Lego filmine bayılmış bir yetişkinseniz, bu film sizde aynı etkiyi yaratmayabilir. İyi seyirler.
Türkçe Altyazı © 2007 - 2017