Giriş Kayıt
özel mesaj
spacer

kuzeydebiryer

Yönetici Grubu Genel Editör
 
Kayıt : 23 Ağustos 2008
D.Günü : Nisan 11, 1978 (39) Koç
Şehir : Düş Toprakları
İlgi alanları : Sinema, Edebiyat ve Müzik
Sitesi : http://turkcealtyazi.org
  • Uçak
    Uçak
  • Salaklar Sofrası
    Salaklar Sofrası
  • Pardon
    Pardon
  • Çöpçüler Kralı
    Çöpçüler Kralı
  • Züğürt Ağa
    Züğürt Ağa
  • İkiz Tepeler
    İkiz Tepeler
  • Teenage Mutant Ninja Turtles
    Teenage Mutant Ninja
  • Sünger Bob Kare Pantolon
    Sünger Bob Kare Pantolon
  • Community
    Community
  • The Office
    The Office
  • Sabahattin Ali
    Sabahattin Ali
  • Joan Fontaine
    Joan Fontaine
  • Laurence Olivier
    Laurence Olivier
  • Colin Firth
    Colin Firth
  • Setsuko Hara
    Setsuko Hara
  • Örümcek-Adam: Eve Dönüş
    Örümcek-Adam: Eve Dönüş
  • Annabelle: Kötülüğün Doğuşu
    Annabelle: Kötülüğün Doğuşu
  • The Mask
    The Mask
  • Savaş Günahları
    Savaş Günahları
  • Gramofon Avrat
    Gramofon Avrat
  • avatar
    Akturk
  • avatar
    ibrahimdekori
  • default avatar
    aysula
  • default avatar
    pirlostears
  • avatar
    Fahreddin22
Son Yorumları
It Comes at Night (2017)
04 Eylül 2017
Tekinsizlik üzerine inşa edilmiş bir film. Ne adı ne de türü ile tam olarak bağlantılı değil. Korku filmi sınıfında değerlendirilmesi beni şaşırttı. Aslında Bu film merkezine güvensizlik duygusunu oturtan Post-Apokaliptik bir gerilim filmi. Filme olumsuz yorum yapanların film adı, türü ve afişinden dolayı bir beklentiye girdiklerini düşünüyorum. Bu konuda da onlara hak veriyorum. Tabi bu beklentinin karşılığını bu filmde bulmak olanaksız. Şimdi beklentileri, tür karmaşasını, adını bir tarafa bırakalım sonuçta bulacağımız şey kesinlikle iyi bir filmdir. Güvensizlik dediğimiz duyguyu bütün film boyunca ayakta tutabilen bir yapımdı. Müzik kullanımı, mekan kullanımı, ışık kullanımı, oyunculuklar gayet başarılıydı. Gerilim türünde izlenebilecek bir yapım. Tavsiye ederim.
Listen to Me Marlon (2015)
11 Ağustos 2017
Sinemayla ya da oyuncularla ilgili çok sayıda belgesel seyrettim ama bu o tür bir belgesel değildi. Marlon Brando'nun bütün içtenliğiyle anlatımıydı. Çocukluk anılarının, sevgi arayışının, doğru yanlış seçimlerinin, insanlık adına dimdik ayakta durduğu anların, en önemlisi yalnız bir insanın yansımasıydı. Ne denilebilir ki müthiş bir iş çıkarmışlar. Marlon Brando'nun ses kayıtlarıyla ruhsal bir yolculuğa tanıklık ediyorsunuz. Bu akşam yapacağım ilk iş bir Marlon Brando filmi izlemek olacak. Pariste Son Tango bunun için en doğru seçimlerden biri olur.
One, Two, Three (1961)
11 Ağustos 2017
Billy Wilder'ın hem yönetip hem de senaryosunu yazdığı filmler içerisinde en komik olanı. Film kapitalizmi simgeleyen Coca Cola markası ve Komünizmi simgeleyen bir çok unsur arasında iğneleyici esprileri, propagandaya yakın duruşu ile ön plana çıkıyor. Bu konuda söylenecek çok söz olabilir ama bu konulara girmeyeceğim. Bazı şeylerin tarihte kalması gerektiğini düşünüyorum. Ben filmi yönetmen, senaryo ve oyunculuklar açısından ele alacağım. Billy Wilder büyük bir yönetmen. ne yapmak istediğini fazlasıyla biliyor. O kadar incelikli bir senaryo kaleme almış ki bunu film hakkındaki Trivia'ları okurken görüyorsunuz. Sekreterine yazı yazdırırken söylediği numaraların Coca Cola fabrikasının Atalanta'da 1917 yılında kuruluşundan tutun bir çok filme ve o dönemin siyasi havasına göndermelerle dolu. Soğuk Savaş döneminin bilindik bütün klişelerini iğneleyici esprileriyle nakış nakış işlemiş. Hayran kalmamak elde değil. Oyunculuklar açısından James Cagney'in performansına şapka çıkartılır. Usta işi bir oyunculuk vardı karşımızda. Cagney 1930 yılında pamuk işçileriyle ilgili bir durum nedeniyle Komünizm suçlaması yaşamış filmin bir çok yerinde bu duruma gönderme yapılmış.

Özellikle filmin son 40 dakikası baş döndürücü bir tempoya sahip. Olaylar hızla akarken harika espriler ile son 40 dakikayı gülümsemeyle geçiriyorsunuz. Bu bölümde durum komedisinin yanında absürt komedinin de izlerini görüyorsunuz.

"- Ben bir kapitaliste dönüşmeyeceğim!
- Bir kere iyi bir damada dönüş, sonra ne halt yersen ye. Coca Cola'nın formülünü çalarsın ve Moskova'yla ödeşirsin. Ama bugün öğlen bir centilmen gibi davranacaksın!"

Film bu repliklerden sonra öyle bir tempo kazanıyor ki bu tempoya sahip filmlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Bir de bu işi iyi yaptığınız zaman karşınıza olağanüstü bir iş çıkıyor. Filmde çok güldüğüm bir replikte yapılan bütün harcamaların hesabının yapıldı andı. Toplamda 10 dolarlık bir borcun var dediğinde genç damadımız; "Yani üç saattir kapitalistim ve 10 bin dolar borcum mu var?" demesi beni epey bir güldürdü. Mutlaka izlenmesi gereken filmlerden biri.
Türkçe Altyazı © 2007 - 2017