Giriş Kayıt

Batman v Superman: Adaletin Şafağı (2016) incelemesi


Batman v Superman: Dawn of Justice

Batman v Superman: Adaletin Şafağı (2016)

Batman v Superman: Dawn of Justice
default avatar
Yorumbaz (30 Mart 2016)
  • 160/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Herkesin beklediği film sonunda sinemalara geldi ve ben de büyük bir heyecanla izleme şansı buldum. Batman V. Superman nedense herkesi ikiye ayırdı eleştirileriyle. Ben bu eleştirilerin hem iyisine hem de kötüsüne aynen katılıyorum. Ama bence fazla abartıyorlar. Bütün kusurlarına rağmen Batman V. Superman, DC evrenini çok güzel hazırlıyor ve de DC'nin en iyi filmlerinden birisi oluyor.

Bu film, Man Of Steel'ın finaliyle açılıyor. Superman ortalığı yıkarken, Bruce Wayne'in de orada olduğunu görüyoruz. Bütün bu olaylar yüzünden Wayne de dahil olmak üzere, bütün dünya Superman'a karşı sinirli. Film bu kısımda biraz politik bir taraf hazırlayıp bizleri bunun içine dahil ediyor bir süre. Kötü karakter Lex Luthor ile tanışıyoruz bu esnada. Onun işi, kriptoniti bulup Superman'i yok etmek.

Film oldukça dağınık ve yavaş ilerliyor ilk yarısında. Hem politika hem aksiyon hem dram derken, film çorbaya dönüyor aslında. İlk yarısı her ne kadar kendisini izlettirmiş olsa da, bu tarz kusurları da göz ardı edilmeyecek kadar büyük.

Filmin senaryo hakkında da bir sıkıntısı var aslında, az önce belirttiğimden daha büyük. Mesela filmin asıl olayı, Batman'in Superman'e karşı olduğu sahne en fazla 10 dakika (bu konuya biraz sonra değineyeceğim) ve bu kavganın son bulma biçimi de oldukça saçma.

Koca Justice League ekibini (The Flash, Cyborg, Aquaman ve Wonder Woman var içinde) bir e-mail ile hazırlıyor bu film. Bazı kısımlarını aceleye getirmiş. Ayrıca, sonlara doğru Wonder Woman ortaya çıkıyor ve bütün filmi o çalıyor neredeyse. Bu güzel ama filmin asıl konusu, tüm zamanların en çok bilinen ve sevilen 2 kahramanı hakkında: Batman ve Superman! Filmi izlerken bu karakterlere karşı bir heyecan duymuyoruz, sadece izliyoruz maalesef.

Şimdi, filmin kötü yanları böyle. Peki iyi yanı yok muydu? Kesinlikle vardı! Mesela, oyunculuklardan başlayalım. Ben Affleck, tüm zamanların en iyi Batman'i ve Bruce Wayne'i olmuş. Performansı tam olması gerektiği gibi, hakkında çıkan bütün kötü iddiaları elinin tersiyle itmeyi başarmış.

Lex Luthor'u canlandıran Jesse Eisenberg içinse "iyiydi" diyebilirim sadece. Lex'i canlandırışı oldukça delice. Ve bu iyi bir şey ama bu film zayıf senaryosu yüzünden karakteri oldukça yüzeysel bırakmış. Bu rolü için gerçekten de saçını kazıtması da oldukça ilginçti açıkçası.

Gal Gadot ise muhteşemdi! Wonder Woman olarak bütün gösteriyi çalmış diyebilirim. Superman'i canlandıran Henry Cavill'se daha soğukkanlı oyunculuğuyla, filmdeki yerini iyi doldurmuş.

Oyunculuklar dışında, filmin aksiyon sahneleri de iyiydi. Pardon, aksiyon sahnesi. Filmin 1 tane ana aksiyon sahnesi var ama merak etmeyin, 45 dakika uzunluğunda çok uzun ama beklenene değen bir sekans. İlk yarısının sıradanlığından sonra 2. yarı, filmi öyle bir yola sokuyor ki, gözlerinizi perdeden alamaz oluyorsunuz. Batman ile Superman'in kavgası başarılıydı, bundan hemen sonra olan Doomsday ile olan uzun dövüş sahnesi muazzamdı hatta bir süper kahraman filminde izlediğim en iyi aksiyon sahnelerinden birisine sahipti diyebilirim bu film için.

Aslında, ilk yarısını saymazsak eğer, Batman V. Superman oldukça iyi bir film. Bir sürü işin altından başarıyla kalkmış (senaryo için aynı şeyi söyleyemeyeceğim). The Flash, Aquaman, Cyborg ve Wonder Woman gibi karakterleri iyi tanıtmış, Batman ile Superman'in birbirine karşı olduğu sahneyi kısa ama tatmin edici tutarak filmin aslında bundan ibaret olmadığını göstermiş. Final sahnesi içinse, bir süper kahraman filminde izlediğim en iyi finallerden birisine sahipti bu film. Tahmin edilemez ve seyirciye kesinlikle ters köşe yapan bir finaldi.

Uzun lafın kısası Batman V. Superman, seyirciyi kesinlikle tatmin eden bir film. Gerek aksiyon sahneleri, gerek oyunculukları olsun, başarılı bir iş çıkmış. Ama keşke bunlara verilen özenin aynısını, senaryoda da gösterseymiş dedirtiyor film aynı zamanda. Eleştirmenlerin ve de seyircinin ikiye ayrılmasının sebebi de bu yüzden. 2 buçuk saat süren bu filmde gereksiz bir çok sahne vardı mesela. İlk yarısı kesinlikle daha sakin olabilirdi ve seyirciye ortamı daha sakin anlatabilirdi. Bu yüzden güçlü bir senaryo beklemeyin bu filmden. Eğer ilk yarısından sonra filme ön yargı göstermezseniz, sizi muazzam bir ikinci yarı bekliyor olacak. Mantık hataları da vardı ama, olsun o kadar. Çok büyük beklentilerle gitmezseniz, bu filmden tatmin olmuş olarak çıkacaksınız. İyi seyirler.



avatar
mu618 (30 Temmuz 2016)
  • 140/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
2016'nın en çok beklenen bir kaç yapımından biriydi bu film. DC'nin elindeki tüm kozları kullanıp Marvel'in amansız yükselişine seyirci değil ortak olmak için yapmış olduğu bir filmdi. Ve inanılmaz reklam kampanyası ile birlikte herkesi filme hazırlamaya çalıştılar. Peki DC ve seyirci istediğini alabildi mi? Yorumlamaya çalışacağım.

Öncelikle filmin "extented" yani uzatılmış-kesilmemiş versiyonunu izlediğimi ve yorumumu bu versiyona göre yorumlayacağımı söylemek zorundayım.

2. olarak ve belki de en başta söylemem gereken, belki de yorumuma keskin bir giriş yapmak zorunda olduğum söylem şu ki: Filmin Marvel'in çok daha kötü filmleri ile aynı puan skalasında olmasının sebebi filmin Nolan'ın Batman'i ile kıyaslanmasıdır. Ve bence bu yapılan karşılaştırma yanlıştır belki yanlış olmaktan çok iki filme de yapılan bir haksızlıktır.

Film için ilk yorumum; filmin ne çok iyi ne de çok kötü olduğu yönünde. Yani izlenilebilir bir yapım olmuş. Ama çizgi roman takipçisiyseniz filmi sahiplenmeniz ve hiç beğenmemeniz ya da çok beğenmeniz normaldir.

Belirttiğim gibi bu filmi Nolan'ın Batman serisiyle karşılaştırmak yanlış. Eğer söylentiler doğru çıkar da Ben Affleck bir Batman serisi yaparsa o zaman oturur Nolan'ınki ile her türlü karşılaştırmasını yaparız. Ama bu film daha çok bir DC yapımıdır. Nolan kendi çizgisinde bir Batman oluşturmuştu. Ve DC evrenini şematik olarak alıp kendi çizgisine yakışır bir şekilde bu şemayı realistik bir biçimde izleyiciye sunmuştu. Ve tarihin en iyi süper kahraman üçlemesini yapmıştı. Fakat bu film tam anlamıyla bir evren filmidir. Ve çizgi romanlarını araştırdığımda gördüğüm kadarıyla çizgi romanlara çok paralel bir şekilde yapılan bir film. Bu yüzden bu filmi kendi içinde yorumlamak en doğrusu. Ama yukarıda yazdığım gibi puanının nitekim düşük olmasının sebebi herkesçe bir Nolan beklentisi oluşmasından ötürü olsa gerek. Nolan büyük bir tebriği hak ediyor.

Şunu söylemem lazım -ki çok yerde de belirttim ama- DC'nin "kötü"lerine gerçekten hastayım. Çok felsefik ve ne yaptığını bilen kötüler var. Bu karakterleri harcamadan iyi kullanarak harika yapımlar izletebilir bize DC. Marvel'in zaten en büyük sorunlarından biri kötüleri iyi kullanamaması ve Marvel'in kötülerinin filme bir felsefe katamaması. Marvel'de kötüler iyilerin iyiliğini pekiştirmek için var çoğu zaman. Ve salt kötü bile değil çoğu. Daha çok çirkef sıfatı daha uygun gibi. Çirkef ve vefasız. Marvel'in kötüleri genelde böyle. Bu yüzden Marvel kötülerden çok süper kahramanlarına bir felsefe, bir karakter özü katmaya çalışıyor. Ama filmlerinde genelde "God bless America!" sloganını bastıra bastıra uygulattıkları için karakterlerine katmaya çalıştığı şeyler bu sloganda eriyor gibi. DC bu yönden çok ama çok avantajlı. Yani hem kötü karakterleri çok zekice kurgulanmış hem de evrenleri bambaşka. Yani "God bless America!" ile bitmiyor filmleri.

Buradaki ana düşmanın derdi Superman. Bu yüzden Batman'in ana hikayeden uzaklaşmış olduğunu düşünmeyin ama. Aslında Superman'i biraz daha arada kalmış buluyoruz. Filmde Batman'in işlevi biraz daha fazla gibi. Bunu ne amaçla yaptıklarını bilmiyorum ama bunun filme etkisi fazla değil. Sadece böyle bir durum gördüğüm için söylüyorum.

Filmin ana sorunu uğraşmaları gereken çok konu olması. Bu filmler için çok zor bir şey. Film için hakikatli bir konu bulmak bile başlı başına büyük bir olay iken onlarca konuyu aynı filmde izlettirmek çok çok daha büyük bir olay. Film yeni bir başlangıç olduğu için Nolan'ın Batman serisini göz önünde bulundurmuyor. Bu yüzden Batman'in hikayesine en baştan bir kere daha dahil oluyoruz. Fakat Batman'in Batman olması falan gibi olaylar filmde yok. Bir anda Batman'i tam teşekküllü bir Batman olarak karşımızda savaşırken görüyoruz. Anladığım kadarıyla DC, Marvel'in izlediği yolun tam tersini izleyecek. Şöyle ki: Marvel karakterlerin filmini yapıp daha sonra hepsini birlikte evreni kurtarmak için birleştirmişti. DC ise önce karakterleri birleştirdi ve anladığım kadarıyla birleştirmeye devam edecek gibi. Daha sonra ise karakterlerin filmini yapacak. Şu an görünen yol haritası ve gelen haberler böyle. Tabii bu film için bu çok büyük dezavantaj. Seyirci yıllardır tanıdığı Batman'i bir kere daha tanımaya zorlarken kendini bu arada daha farklı karakterler gün yüzüne çıkmaya başladı. Kim iyi, kim kötü, kim olayın neresinde derken kendimizi hazırlanılan epic finalin ortasında bulduk. Keşke DC bu kadar acele etmek yerine filmi bir kaç parçaya bölebilseydi. Ama onları da anlamak lazım çünkü Marvel almış başını gitmişken DC yerinde saymaktaydı. Ve bu süper kahraman furyasından DC'nin de faydalanması gerekiyordu. Çünkü bu sektörde önemli olan tek şey paradır.

Dediğim gibi filmin en büyük dezavantajı adeta bir misket bombası gibi bir çok konunun sıkıştırılmış olması. Tabii bunları seyirciye hazmettirmeleri lazım. Bu yüzden de film yavaş bir tempo ile ilerliyor. Zaten seyirci verdikleri şeyi alamazsa filmin bir paçavradan farkı kalmaz ki bu kadar konuyu seyirciye hazmettirmek de kolay bir şey değil. Burada DC''nin seçtiği yol evet mantıklı. Ama yetmemiş. DC nin düşündüğü şey: "Elimizdeki konuları seyirciye yavaş bir şekilde verelim. Seyirciyi önce bu karmaşıklığın içinden kurtaralım. Daha sonra harika bir finalle seyirciden "İyi ki beklemişim!" i alabiliriz." Bu doğru bir mantık ve yapılması gereken de zaten bu gibi. Fakat konu çok fazla olunca ister istemez bu yavaşça seyirciye hazmettirme olayı bile hızlı bir şekilde olmaya başlıyor. Burada da yine bir dezavantaj olarak seyircinin beklediği gerilim-aksiyondan yoksun ve hızlı bir şekilde konu geçişleri izlettiriiliyor. Fakat sayın DC kimse filminizden bunu beklemiyordu. DC'nin planı bu yüzden de biraz plan olarak kalıyor. Ve eminim kimse filmin IMDB puanından da hasılatından da memnun değildir. Ama iyi bir ders çıkardılarsa harika filmlere de hazır olalım derim ben.

Filmde süper kahramanların durumları da dünyada tartışılıyor. Aslında bu çok önemli bir şey çünkü DC'de kötüler fazlasıyla zeki olduğu için halkı çok kolay süper kahramana düşman edebiliyorlar. Bunu The Dark Knight'ta sinema tarihinin görüp görebileceği en iyi şekilde görmüştük. Zaten genelde, DC çizgi romanlarında da bu konu fazlasıyla işlenir. Çünkü hep söylediğim gibi DC bir şeyin felsefesini yapmadan çizgi roman yazmaz. Süper kahramanlığın felsefesinde de iyi kötü kavramları etik felsefe ölçüsünde DC çizgi romanlarında diyalektik olmaktan uzak bir vaziyette tartışılır. Şuna geleceğim; işlenmesi çok uzun ve güzel işlendiğinde seyirciyi oldukça tatmin eden bir konudur bu. Fakat bu filmde maalesef yine sadece tozu alınan konulardan biri oluyor. Çünkü dediğim gibi işlenecek daha çok konu var...

Sürprizbozan: Göster


Batman'in en vurucu çizgi romanlarını Frank Miller yazmıştır. Çizgi romanı okuduğumda filmdeki Batman'in o çizgi romanlardan devşirildiği açıkça görülüyor. Hatta Ben Affleck belli ki rolüne o çizgi romanlar doğrultusunda hazırlanmış. O çizgi romanlarda Batman oldukça çok insan öldürdüğü için eleştirilmişti. Film boyunca da Batman'i bir çok insanı öldürürken görüyoruz. Bu haliyle film boyunca Batman'den çok izleyiciye Superman sempatik gösterilmeye çalışılmış gibi. Bunu da başarmışlar. Belli ki bilerek yapılan bir şeydi bu. Superman'i insandan daha insansı göstermek, Batman'i ise daha vahşi bir şekilde seyirciye sunmak. Sanıyorum çekilecek olan diğer filmlerde bunların sebebini göreceğiz çünkü havada kalan çok şey var. Bu sadece bir tanesi.

Oyunculuklara gelecek olursak elbette herkesin aklındaki korku Ben Affleck'ti. Ben Affleck adeta bir cahil cesareti ile bu işin altına girdi. Herhalde eleştiri almadığı herhangi bir yayın organı kalmamıştır. Bu sadece Christian Bale başarısıdır. Ulaşılmaz bir yere koydu Batman'i. İşte oyunculuk böyle bir şey. İyi bir yönetmen ve iyi bir oyunculuk birleşince ortaya çıkan şey muazzam oluyor. Fakat Ben Affleck -benim de gayet şaşırtıcı bulduğum bir şekilde- rolünün hakkını vermiş. Evet kimse diyemez ki: "Yeni Batman'i bulduk ve Christian Bale'den daha iyi oynamış diye." Kimsenin böyle bir iddiada bulunacağını sanmıyorum ama Ben Affleck için konuşmak gerekirse, o kadar eleştirinin altından alnının akıyla çıkmış diyebilirim. Yani film boyunca kostümün içinde Christian Bale'i hayal etmediyseniz Batman kostümü şu an için sağlam birinde. Ayrıca Ben Affleck'in o depresif bakışları da filmin atmosferine çok uygundu. Dediğim gibi bu filmde Batman çok vahşi resmediliyor, burada bakışların ön planda olması gerektiğini herkes söyleyebilir. Ve aranan bakışlar Ben Affleck'te var. Kendisini de inanılmaz ağır bir yükün altından başarıyla kalktığı için kutlamak lazım.

Superman'i oynayan Henry Cavill rolüne çok yakışıyor. Onun için söylenecek fazla bir şey yok. Gerçekten rolünün hakkını veriyor.

Lex Luthor'a ise ayrı bir parantez açmamız lazım ki filmin yıldızı idi. Hep şunu dile getiririm: "Kötü bir karakteri oynamak muazzam bir oyunculuk gerektirir." Jesse Eisenberg önce bir çocuk gibi gözümün içine bakarken film biterken herkesin saygısını ve nefretini kazanmış bir şekilde zirve yaparak filmi bitiriyor. Kendisi kesinlikle filmin yıldızı idi.

Müzikleri konuşmak kimsenin haddine değil ki müzikleri Hans Zimmer'ın yaptığını bilmesek bile sırf Wonder Woman gelirkenki çalan müzik için müziklere tam puan verebilirdim.

Evet, en başta da belirttiğim gibi film ne bir hayal kırıklığı ne de zirveye oynayan bir yapım. Ama gelecek iyi filmlerin bir habercisi gibi duran bir yapısı var. Bu konuda tek sorun DC'nin bu süper kahraman furyasına geç kalmış olması. Marvel'de neredeyse her karakterin bir üçlemesi varken, DC hem kendine bir evren yaratıp hem bunu empoze edip seyirciye hazmettirmek ile hem de iyi bir iş çıkarmakla mesul oldu. Üstüne üstlük bu filmi diğer filmlere de hazırlık aşaması gibi göstermek zorundaydılar. E haliyle uğraşmaları gereken bir çok şey vardı. Yine de altından kalkmışlar diyebilirim. Sadece bu furyaya geç kaldıklarından ötürü Batman v Superman temalı harika bir film izleyecekken biraz karışık bir yapımla karşılaştık. Yani bunun bedelini de yine biz izleyiciler ödedik gibi. Ama bu filmin olası bir ikincisinde çok daha iyi bir film izleyeceğiz diye tahmin ediyorum.

Her şeye rağmen filmdeki ayrıntılara da, her ne kadar yoğun bir şekilde olmasa da filmin felsefesine de uğraşılmış. Hazırlıklar bitip karakterlerin kendine ait filmleri olduğunda, bu filmdeki soru işaretleri cevap bulacaktır ve o zamana kadar biz güzel günleri beklemek zorundayız.

Naçizane puanım 7.4



Batman v Superman: Dawn of Justice
Film Altyazıları
Gold (3,970) Get Out (2,385) Logan (1,888) La La Land (1,216) The Age of Shadows (1,204) Split (1,193) Rings (1,153) Zashchitniki (1,074) The Great Wall (934) Sand Castle (798)
Dizi Altyazıları
Better Call Saul (3,840) The Blacklist (3,310) Into the Badlands (2,728) Fargo (2,575) The Last Kingdom (2,494) Doctor Who (2,102) The Expanse (1,533) Vikings (1,488) Game of Thrones (1,485) Supernatural (1,224)
Türkçe Altyazı © 2007 - 2017