Giriş Kayıt

Gir Kanıma (2008)

Låt den rätte komma in
avatar
Claire Redfield (31 Ekim 2011)
  • 140/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
resim


Aslına bakarsak konusu basit ve neredeyse her yerde sıklıkla gördüğümüz bir konu.Bir küçük kızımız var ve vampir.Bir de küçük oğlanımız var bu sıradan insan ama kendilerine göre problemleri var.Mesela hep arkadaşları tarafından aşağılanıyor,küçük düşürülüyor.İçine kapanık olduğu için ise karşılık veremiyor.İşte bu 2 çocuğun kaderleri bir kış gecesi kesişiyor ve asıl hikayemiz başlıyor.

İlk önce yönetmenden bahsetmek isterim.(Tomas Alfredson).İzlediğim ilk filmi…Öyleki kendisi hakkında bir araştırma yapmak istedim,pek de sonuç bulamadım hakkında.Diğer filmlerine bakınca aslında pek de fazla öne çıkmayan bir yönetmen olduğunu gördüm.Şüphesiz bu filmle daha çok dikkati çekti.Filmde kullandığı kamera açılarına bayıldım.Bu yönden filme keyif katmış diyebilirim.Bu filmle öne çıktığını söylemiştim.Ve de bundan sonraki projeleri de takip edilecektir.Mesela benim tarafımdan 9 Aralık 2011’de Türkiye’de vizyona gelecek olan,oyuncu kadrosu çok sağlam olan Tinker Tailor Soldier Spy filmi takipte.

Sanat ile klasik vampir konusu ancak bu kadar güzel birleştirilebilirdi doğrusu..Film gittikçe kendine inanılmaz bağlıyor.Sıkılanlar olacaktır büyük çoğunlukta ama gerçek anlamda hak vermek gerekiyor çünkü film sanat filmi tadında olduğu için birazcık ağır işliyor.Uyarmakta fayda var.:)
Diğer yandan bir de Eli ile Oskar’ın aşkı var tabi..Eli kız mı erkek mi,ne olduğunu bilemiyoruz,nerden geldiğini bilemiyoruz hatta o adam(Hakan) babası mı o da tam belli değil..Şu alıntı’ya yer vermek isterim (Kaynak Vikipedi):

‘’Bu film kitap uyarlamasıdır…Karakterlerin birçoğunun romandaki geçmişleri filmde yer almaz. Buna ek olarak Oskar'ın arkadaşı Tommy gibi romandaki bazı karakterler ise hikâyeden büsbütün çıkarılmıştır. Ayrıca romanda sunulduğuna göre Eli karakteri, yüzyıllar önce sadist bir vampir soylusu tarafından hadim edilmiş bir erkek çocuktur. Bu durum filmin bir sahnesinde Eli giyinirken anlık bir şekilde görünen yara izi ile, son derece muğlak bir şekilde gösterilir. Yönetmenle yapılan bir röportaja göre filmde hadım edilme olayı daha ayrıntılı bir şekilde geriye dönüşlerle anlatılıyordu, ancak sonrasında bu sahnelerin çıkarılmasına karar verildi.
Romanda şakacı ve kaygısız tarafını gösteren Eli, filmde özellikle de Oskar ile birlikteyken, tam olarak açık olmayan bir şekilde ağırbaşlı, gizemli ve trajik bir durum sergiler. Filmdeki diğer bir değişiklik Hakan'ın Eli'ye olan ilgisi dışında, hikâyeye olan etkisinin hafifletilmesidir. Romanda Eli bu ilginin avantajlarını Hakan'ı son bir cinayet için ikna etmekte kullanır. Yine romana göre Hakan hastane de öldükten sonra bir zombiye dönüşür ve Eli'yi takip eder.
’’

Tabi bu bir ara kesitti..Başta belirttiğim Eli ile Oskar aşkının en saf hali ‘’Ben kız olmasam yine beni sever miydin?’’ Sorusuna ‘’Evet’’ cevabının gelmesiydi..Ya da Oskar’ın arkadaşı Eli’nin bir vampir olmasının bilmesinden çok,Eli’nin arkadaşlığının ilgilendirmesi bile buna basit bir örnek..

resim


Kızın ‘’Uzun zamandır 12 yaşındayım.’’ Lafı da bana Twilight’ı hatırlattı.

Bu iki oyuncunun da performanslarına diyecek söz de yok doğrusu..Mimikleri olsun,yetenekleri olsun filmi daha katlanabilir yapmışlar.
Bu filmden sonra Amerka yapımı bir remake film olan ‘’Kanıma Gir’’ filmi de yapıldı.Ancak her zaman dediğim gibi her şeyin ilkinin güzel olması ve de öyle kalması tarafındayım.Ama o filmde izlenecekler arasında,meraktan. :)

Toparlarsam;filmin tek eksiğinin uzun süresi ve yavaş ilerleyen temposu olduğunu söyleyebilirim.Süresini kısa tutsa olurmuş yönetmen.Filmin sonu da tam olarak kesinleşseydi daha da iyi olurmuş.Bu dediklerimin dışında o kar ve soğuk manzaranın da filme farklı bir havası olduğunu düşünüyorum.Kışın izlemiş biri olarak içimi ürpertmeye yetti. :)



Türkçe Altyazı © 2007 - 2017