Giriş Kayıt

Metrodan Kaçış (2009) incelemesi


The Taking of Pelham 1 2 3

Metrodan Kaçış (2009)

The Taking of Pelham 1 2 3
avatar
kurt_thewolf (19 Mart 2013)
  • 140/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
resim

 The Taking of Pelham 1 2 3 (2009) (Metrodan Kaçış) Türkçe [18] İngilizce [8] Altyazı 
Afiş
Yönetmen:Tony Scott
Vizyon Tarihi:31.07.2009
IMDB Puanı:6.4 (156,456 Oy)
Tür:Aksiyon, Suç, Gerilim
Süre:106 dk
Ülke:ABD ABD, İngiltere İngiltere
Dil:İngilizce
Oyuncular:Denzel Washington, John Travolta, Luis Guzmán, Victor Gojcaj


Adıyla aynı pararlelliğe sahip bir kurgu... Henüz izlememiş olanlar için sadece filmin Türkçe ismini telaffuz etmek, konusunu ya da özetini öğrenmek için yeterli. Ayrıca sadece bu noktadan baktığımızda, yapımın sadeliğini de anlayabiliyoruz hemen. Gerçekten son derece sade bir film Metrodan Kaçış. Konusuyla, çekim alanlarıyla, efektleriyle, oyuncularıyla bile sade. Hatta yönetmeniyle de son derece sade. Tabii başarılı bir sadelik bu. Gereksiz konuşmalar, gereksiz ve abartılı oyunculuklar ve roller, hatta gereksiz konu kalabalığı bile yok filmde. Başlangıçtan sonuna dek sade bir konuya odaklanıp, o konunun nihayete ermesini bekliyorsunuz. O kadar...

Sadelikten o kadar bahsettim ki, birden aykırı bir şeyler izlemek geldi içimden. İşte bu duygunun aynısını filmi izlerken de hissetmek mümkün. Yorucu bir yapım olmaması insana sürekli bir şeylerin eksik olduğunu hissettiriyor. Ama işin güzel tarafı, bu eksikliğin ne olduğunu tam olarak bulamıyorsunuz. Aksiyon, hareket eksik dediğiniz anda hareket başlıyor, konu havada dediğiniz anda, konuya odaklanıyor. Ama sürekli bir eksiklik havuzunda batmamaya oynuyor film. Tek eksikliği hissedilmeyen taraf görsel konuda karşınıza çıkıyor. Bu kadar sade ve yavaş işleyen bir filmde görsel olarak tatmin oluyorsunuz. Çok fazla oyuncu yok, o alanda bile garip bir sadelik yüzünüzü aydınlatıyor. Hani derseniz, az oyuncu demek o oyuncuların çok görünmesi ve zamanla sıkılmanıza dalalettir... Yok, hiç de öyle hissettirmiyor film. İki ana karakter, biri iyi diğeri ise kötü malumunuz, var hikâyede ama ikisi de aslında birbirini dengelemiyor. Birazcık Garber karakterine ağırlık verilmiş, o kadar. Kötü olarak izlediğimiz Ryder ise film boyunca bir ana karakter olduğunu pek hissettiremiyor. Bir gerilim filminde bu karakterlerin gerçekten kuvvetli olması gerekir, ancak onlar da dediğim gibi filmdeki sadelikten nasiplerini almışlar. Tüm bunlardan anlaşılacağı üzere, iki arada bir derede kalınacak bir film Metrodan Kaçış. Ne yükseliyor, ne de alçalıyor. Aynı çizginin sapma değerleri arasında gezinip duruyor. Film sonunda da o çizgide bitiriyor. İzlemediğinizde bir şey kaybetmeyeceğinizi düşündüğünüz yapımlardan, o hissi uyandırıyor insanda.


resim


Denzel Washington ve John Travolta'ya baktığımızda ikisinin de her zaman gördüğümüz tipik oyunculuklarından farklı bir şeyler yapmadıklarını rahatlıkla görebiliriz. Denzel Washington'ın canlandırdığı Garber karakteri son derece iyi bir insan, hatta o kadar iyi bir insan ki yaptığı bir kötü davranışı bile çok ucuza kapatıyor. Yaptığı kötülük kendisi için bile değil, ailesi, çocukları için... O kadar iyi bir insana karşı, John Travolta'nın canlandırdığı Ryder ise tam tersi kötülüğe sahip bir insan. Gözünü kırpmadan adam öldürebilen ama her daim sözüne sadık birisi. Böylesi iki zıt tarafı karşı karşıya getirdiğinizde büyük bir patlama bekliyorsunuz, ama filmde olmayan bir patlama bu. Her iki karaktere de ısınamıyor ve sanki bir boşluktaymışçasına filmi bitiriyorsunuz. Film bitiminde verebileceğiniz bir tepki kalmıyor maalesef. Öylece ekrana bakakalma durumları olmuyor. Filmi kapatıp aynen devam ediyorsunuz hayata. Çünkü hatırlanacak pek bir tarafını gösteremiyor yapım sizlere.

Yönetmen koltuğunda, kemikleri sızlamasın, Tony Scott'ı görüyoruz. 19 Ağustos 2012 Pazar günü Vincent Thomas köprüsünden atlayarak intihar eden, Ridley Scott'ın kardeşi olan yönetmen. Pek çok filmini beğenmiş biri olarak, bana göre bu filmde de başarılıydı. Yine de bu başarı, çizgiyi geçip geçmediği belli olmayan bir futbol topu gibidir. Ne öldürür, ne de sağ bırakır. Sadece süründürür. Ama belki de sürünmektense ölmek daha iyidir. Bilemiyorum.

Son tahlilde ise, film geçer not alabilecek bir yapım. Herkesin nezdinde. Oyunculara ve yönetmene bakarak beklentiye girmezseniz filmden zevk alabilirisiniz. Zaman geçirmek için güzel bir alternatif, ancak sinamasal alan için izlemek isterseniz, maalesef ki sizi tatmin etmeyecektir. İzlemeyen dostlar için, iyi seyirler...


resim



The Taking of Pelham 1 2 3
Film Altyazıları
Live by Night (10,356) Resident Evil: The Final Chapter (8,979) Hidden Figures (4,754) Rogue One (4,539) Patriots Day (4,361) Assassin's Creed (3,843) Split (3,558) Allied (3,486) Paterson (3,341) Why Him? (2,509)
Dizi Altyazıları
Legion (4,582) The 100 (4,092) Black Sails (3,542) Arrow (3,304) The Expanse (3,114) The Originals (2,787) Colony (2,614) The Flash (2,345) The Last Kingdom (2,247) Into the Badlands (2,183)
Türkçe Altyazı © 2007 - 2017